{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/1616 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1000<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/11/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/1299 Esas  2019/1202 Karar <br>DAVA\t\t: İTİRAZIN İPTALİ <br>KARAR TARİHİ\t: 09/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 09/05/2024<br> <br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1299 Esas ve 2019/1202 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br><br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacı ... vekili 07.11.2018 harç tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin 465941000145-4 nolu emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalısı ... A.Ş. tarafından Arjantin'den satın aldığı 08.02.2017 tarih ve FAC20022-00003462 numaralı fatura muhteviyatındaki 240.000 kg nohut emtiasını nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, bahse konu yükün 08.02.2017 tarihinde Arjanti'nin Zarate Limanı’nda ... gemisine yüklendiğini, geminin Mersin Limanına nakliyesi ve konteynerlerin tahliyesinin davalı ... 'ne İzafeten ... A.Ş. tarafından yapıldığını, ... nolu konteyner kapaklarının açılmasıyla içerisindeki nohut emtiasının suyla temas etmesi sonucu katılaştığı, küflendiği ve bozulduğunun tespit edildiğini, konteynır incelendiğinde içerisindeki tavanın delik tespit edildiğini, 09.08.2017 tarihli tutanakla kayıt altına alındığını, ekspertiz çalışmalarıyla sigortalı emtianın hasarının 1.595,00 USD olduğunu, sigortalıya 15.08.2017 tarihinde tazminat ödendiğini, TTK m. 1472 uyarınca talep ve dava haklarının doğduğunu, davalı tarafın ödeme yapmadığını, İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14251 Esas sayılı dosyasıyla takibe geçtiğini, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili 14.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde; Davaya konu taşımadan hasar gördüğü belirtilen emtianın taşındığı, konşimentonun 10. maddesinde yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, MÖHUK m. 47 de de tarafların yetki sözleşmesiyle yetkili mahkemeyi belirleyebileceğini, davanın esası yönünden ise; MSCUWA389763 numaralı konşimentoyla taşınan emtianın ıslanarak hasarlandığı ileri sürülmüş ise de,  TTK m. 1185 gereğince süresinde bir ihbar ve tespit yapılmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, hasarın deniz taşıması sırasında ya da kara taşıması sırasında meydana geldiğinin ispatlanamadığını, malların Mersin Limanından 03.05.2018 tarihinde Get Out yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belirlenemediğini, tahliye limanından konteynırların hasarına ilişkin bir kaydın bulunmadığını, taşımanın FCL / FCL Full Container Load olarak yapıldığını, SHIPPER’S LOAD, STOW, COUNT ibaresiyle malların  taşındığını, konteynırın davacının sigortalısına sağlam olarak teslim edildiğini, yine konteynırda bir delik olsa bile hasarın yükleme sırasında gözle görülebilecek bir hasar olması nedeniyle basiretli bir tacirin bu konteynırı teslim almaması gerektiğini belirterek davanın reddi ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasara uğramasına istinaden açılan rücuen tazminat davasıdır.<br>Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.<br>İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14251 Esas sayılı dosyası, Poliçe, ihtarname, faturalar, konşimento, ekspertiz raporları, fotoğraflar incelenmiştir. <br>İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14251 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... Sigorta A.Ş.'nin 08.11.2017 tarihli ilamsız icra takibi 1.595,00 USD asıl alacak üzerinden takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 13.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 17.11.2017 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi 21.11.2017 tarihinde durdurduğu belirlenmiştir.<br>Dosyaya ibraz edilen konişmento da yer alan yetki ilk itirazı incelendiğinde; bu halde yetkili mahkemenin m.10/3'e göre ... numaralı konişmento da yer alan ve milletlerarası yetki kaydını içeren konişmento kuralının genel işlem şartı niteliğinde bulunduğu açıktır. Buradaki genel işlem şartı, ticari nitelikte olsa da, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 20-25’te yer alan denetime tabidir. Söz konusu denetim gerek tüketici gerekse de ticari nitelikteki genel işlem şartlarına uygulanmaktadır. Ayrıca söz konusu hükümler, tarafların iradelerinden bağımsız olarak emredici nitelikte kurallar barındırmakta ve bu sebeple kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 2 uyarınca, hukuki işlemin tarihine bakılmadan, TBK m. 20-25’de yer alan kurallar geçmişe yönelik olarak da uygulanabilecektir. Öte yandan somut olayda yabancılık unsurunun bulunması da, kamu düzeni ile ilgili bulunan söz konusu hükümlerin uygulanmasını engellememektedir. Çünkü bu konuda “Türk hukukunu doğrudan uygulanan kuralları” başlıklı MÖHUK m. 6 uygulama alanı bulur: “Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır”.  Öğretiye göre, iç hukukta sözleşmeler için getirilmiş olan ve kamu yararı açısından önemli olan hükümler (örn. kira hukukuna ilişkin emredici hükümler, hâkimin fahiş cezai şartı indirmesi gibi), Türkiye’de yabancı bir hukuka tabi olan sözleşmelere de doğrudan uygulanır (Bkz. Aysel Çelikel / Bahadır Erdem: Milletlerarası Özel Hukuk, 11. Bası, 2012, s. 155). Genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin bu kapsamda değerlendirileceği açıktır. Dolayısıyla yabancılık unsurlu olaylarda dahi, mahkemenin TBK'da yer alan genel işlem şartlarına ilişkin denetim kurallarını uygulaması gerekmektedir. <br>Olayda konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edildiği kabul edilse dahi, TBK m. 25’e göre söz konusu genel işlem şartı içerik denetimine tabidir. Bu maddeye göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler konulamaz”. Somut olaydaki yetki kaydının geçerli olduğu kabul edildiğinde, söz konusu konşimento tahtında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlıkta davacının yükle ilgilinin Londra mahkemelerine başvurması gerekecektir. Bu halde TBK m. 25 çerçevesinde söz konusu yetki kaydının geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır. Dürüstlük kuralına göre, söz konusu yetki şartının geçerli olması Türkiye’de bulunan ihracatçı firmalar açısından açık bir dengesizlik yaratmaktadır. <br>Türk içtihat hukukunda TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi konişmentolarda yer alan uluslararası yetki ve tahkim kayıtları için uygulanmıştır. Bu hususta verilen yerel mahkeme kararlarının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından da onaylandığı görülmektedir.  (Örneğin: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-) 2012/147 Esas, 2-) 2012/148 Esas, 3-) 2012/201 Esas, 4-) 2012/205 Esas, 5-) 2012/230, Esas 6-) 2012/236 Esas, 7-) 2012/247 Esas, 8-) 2012/249 Esas, 9-) 2012/312 Esas, 10-) 2012/313 Esas, 11-) 2012/317 Esas, 12-) 2012/319 Esas,  13-) 2012/342 Esas, 14-) 2013/10 Esas, 15-) 2013/12 Esas, 16-) 2013/18 Esas, 17-) 2013/37 Esas, 18-) 2013/49 Esas, 19-) 2013/51 Esas, 20-) 2013/52 Esas, 21-) 2013/54 Esas, 22-) 2013/55 Esas, 23-) 2013/74 Esas, 24-) 2014/16 Esas, 25-) 2014/22 Esas, 26-) 2014/42 Esas, 27-) 2014/56 Esas, 28-) 2014/73 Esas, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin – 1-) 2014/428 Esas, 2-) 2014/443 Esas, 3-) 2014/483 Esas, 4-) 2014/1370 Esas, 5-) 2015/22 Esas, 6-) 2015/23 Esas, 7-) 2015/206 Esas, 8-) 2015/469 Esas, 9-) 2015/503 Esas, 10-) 2015/667 Esas, 11-) 2015/1200 Esas, 12-) 2015/1210 Esas,  13-) 2015/1211 Esas, 14-) 2015/1444 Esas, 15-) 2016/898 Esas, 16-) 2016/1009 Esas, 17-) 2016/1454 Esas, 18-) 2018/144 Esas, 19-) 2018/386  Esas) Dolayısıyla, Yargıtay İhtisas Dairesi tarafından da, konşimentolardaki yetki tahkim kayıtları açısından TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi hâli hazırda kabul gören ve uygulanan bir yoldur. Söz konusu uygulama da, temelde, somut olaydaki yükle ilgilinin hak arama özgürlüğü üzerinde yetki ve tahkim kaydının ekonomik bir sınırlama yapıp yapmadığı ölçütüne dayanmaktadır. Bu tür bir etkinin olmadığı durumlarda yetki ve tahkim kaydı geçerli görülürken, hak arama özgürlüğünün fiilen sınırlanmış olacağı durumlarda genel işlem koşulu niteliğindeki bu kayıtlar bağlayıcı nitelikte sayılmamaktadır. <br>Ayrıca, Konişmentoda yer alan yetki kaydı incelendiğinde \"Tüccarın açtığı herhangi bir davanın ve aşağıda belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın Londro Yüksek Mahkemesi'nin inhisari yetkisinde olduğu ve ingiliz kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden yapılacak taşımalara ilişkin dava, münhasıran NewYork Güney Bölgesinden sorumlu Birleşik Devletler Bölge Mahkemesinde açılacak ve ABD kanunları münhasıran geçerli olacaktır. Tüccar herhangi bir diğer mahkemede dava açmamayı ve başka bir mahkemede açılan davanın sona erdirilmesinde oluşacak taşıyıcının makul yasal giderlerini ve masraflarını karşılamayı kabul eder. Tüccar yukarıda belirtilen esasa ilişkin tüccar aleyhine verilmiş herhangi bir karara itiraz hakkından feragat eder. <br>Navlun veya tüccarın taşıyıcıya ödemesi gereken herhangi bir diğer tutarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık durumunda, taşıyıcı seçim hakkı kendisinde olmak üzere belirtilen ülkelerde ya da yükleme limanı, boşaltma limanı, teslim yerinin bulunduğu ülkede veya tüccarın ticari faaliyetinin bulunduğu herhangi bir yerde tüccar aleyhine dava açabilir.\" bu kaydın her iki taraf için belirli bir mahkemeyi yetkili kılmadığı, taraflardan birinin menfaatlerinin üstün tutulduğu ve karşılıklı dengenin bulunmadığı bir mahkeme seçimi yapıldığı görülmektedir. Uluslararası Usul Hukuku açısından bu tür yetki kayıtları “Asimetrik Yetki Kaydı” olarak anılmaktadır. Bu tür kayıtların mahkemenin belirli olmaması sebebiyle geçerli olarak kabul edilmemektedir. Ayrıca bu durum, genel işlem şartı denetimi dışında ortaya çıkmaktadır. Mahkemeye sunulan asimetrik yetki kaydının geçersizliği için genel işlem şartı denetimine başvurmaya dahi gerek yoktur. <br>Sonuç olarak; MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince somut olayda yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa zararın kaynağı ve taşıyanın bu zarardan sorumlu olup olmadığı konularında Gıda Mühendisi ... ... ... ve ... vasıtasıyla alınan 17.10.2019 tarihli raporda; dava konusu konteynırların tepesinde bulunan delik ile gerek limandaki stevedoreler'in  gerekse gemideki zabitler tarafından tutulan herhangi bir konteynır hasar raporunun bulunmadığını (interchange report), konteynırların dava dosyasında ambar içinde taşındığı, üzerindeki diğer konteynırlar tarafından kapandığı, ancak konteynırın yükleme limanı, aktarma limanı ve tahliye limanı olmak üzere 3 limanda bekleme yaptığı, herhangi bir limanda yapılan tahliye sırası liman sahasındaki bekleme sırasında içine su girişi olabileceği, konteynırda meydana gelen hasarın FCL ve Shippers Load Stow and Count ifade ile ilgisi olmadığı, hasarın denizcilik taşıma teamüllerine göre meydana gelen delinme olayının  yükleme, aktarma veya tahliye limanlarından birinde, konteynırların üst 4 köşesinde tutarak kaldırıldığı sahil crainlerinin uçlarında bulunan spreader denen aparat tarafından oluştuğu konteynır üzreinde bulunan deliklerin spreaderin konteynır üzerine sert bir şekilde oturmasıyla meydana gelebildiği, emtiaların tahliye edilirken ... NOLU konteynır içindeki nohut emtiasının su ile temas etmesi sonucunda katılaştığı, küflendiği ve bozulduğu,ekspertiz raporuna göre emtianın 09.02.2017 tarihinde ... gemisine yüklendiği ve Mersin limanına sevk edildiği, daha sonra ....- ... gemisine katılarak 02.05.2017 tarihinde gümrük beyannamesine istinaden mersin limanına yanaşıp konteynırlar limana indirildikten sonra sigortalıya teslim edildiği,  ... nolu konteynır içerisindeki nohut emtiasının taban kısım istifindeki 29 çuvalda toplam 1450 KG nohudun konteynır tavanının delik olması nedeniyle sızan sudan ıslandığı ve bozulduğunun tespit edildiği, nohudun kullanılamaz durumda olunduğunun belirlendiği, uyuşmazlığın özünün yük sigortasında  sigortalısına tazminat ödemek durumunda kalan sigortacının gönderilen olan ... AŞ halefi olarak eşyanın ziyana dayalı rücuen tazminat  davası olduğu, sigortalıya 1.595 USD ödendiği, ... AŞ nin gönderilen olduğu konteynırın tabanlarının delik olması nedeniyle zararın oluştuğu ve zarar miktarının 1.595 USD olarak piyasa rayicine uygun olduğu belirtilmiştir. <br>Bu rapora karşı davacı vekili 30.10.2019 tarihli beyan dilekçesinde; rapora itirazlarının olmadığı, davanın kabulünü talep ettikleri belirtilmiştir. <br>Olaya konu olan yük zararı taşımada kullanılan konteynerin denize elverişsizliğinden kaynaklanmaktadır. Şayet konteyner taşıyan tarafından tedarik edilmiş ise bu taşıma kabı aynı zamanda geminin alonju sayılır. Konteynerdeki elverişsizlik bu halde geminin denize elverişsiz olmasına neden olacaktır. Dolayısıyla taşıyan ortaya çıkan zarardan TTK m. 1141 (taşıyanın geminin elverişsizliğinden doğan sorumluluğu) uyarınca sorumlu olacaktır. Buna göre taşımaya konu ... nolu konteynerlar taşıyıcı ... nın temin ettiği ve gemiye yüklenen konteynerda limanlarda spreader'ların konteynırı delmesi ile meydana gelen delikten su girmesi sonucu yükteki hasarın oluştuğu belirlenmiş olduğundan geminin alonju niteliğindeki konteynerdeki bu delik nedeniyle 6102 sayılı TTK m.1141’e göre taşıyıcı sorumlu olacaktır. Konteynerdeki elverişsizlik taşıyanın sorumluluğunu gerektirecektir. Dolayısıyla taşıyan ortaya çıkan zarardan konteynırı temin eden taşıyan sıfatıyla sorumlu olacaktır.<br>Konteynerdeki delik somut olayda limanlarda aktarma ve tahliye sırasında crain uçlarında bulunan spreadlerin çarpmasıyla meydana geldiği bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Meydana gelen zararın TTK m. 1186 a göre hüküm tarihine en yakın tarihteki değeri 1.37414 SDR x 2 x 1.450 = 3985 USD olduğundan talep edilen miktar bu sayının altında kaldığı da belirlenmiştir. <br>Buna göre davalının sigortalının doğan zararının, karşılamakla yükümlü olduğu, sigortacı davacı dava dışı sigortalının yerine halef olduğu, ve alacağı ibraname ile temlik aldığından ve ayrıca, taşıyanı sorumluluktan kurtulacak herhangi bir kurtuluş beyyinesi de getirilmediğinden bu zarardan sorumlu olduğu...'' gerekçesi ile;  Davacının davasının KABULÜ ile; Davacı ... şirketinin davalı ...  ya izafeten ... AŞ aleyhine İzmir 24. İcra Müdürlüğü’nün 2017/14251 E. sayılı dosyası ile yaptığı takibe İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile; Takibin 1.595 USD takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, Alacak likit olup itiraz haksız olmakla 1.595 USD takip tarihi itibariyle karşılığı olan 8.560,68.TL nin %20 icra inkar tazminat tutarı olan 1.712,14 TL'nin  davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br> <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br><br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikle yetki itirazlarının değerlendirilerek davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, taşıma sözleşmesinin bir tarafının İsviçre merkezli ... olup müvekkili şirketin, işbu sözleşmede acente sıfatı ile hareket etmekte olduğunu, müvekkili şirketin acenteliğini yaptığı taşıyan tarafından tarafından düzenlenen ve taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konişmentonun 10. maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, MÖHUK'un 47. maddesi ve HMK'nun 17. maddesi gereğince davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu ve yetkili mahkemelerin Londra mahkemeleri olduğunun her türlü izahtan vareste olduğunu, esas yönünden hasarın taşıyana TTK'nun 1185. maddesi gereğince süresinde bir ihbarın yapılmadığını, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, konteyner muhteviyatı malların ne şekilde ve neden hasarlandığının ve bu hasardan sorumluluklarının olduğunun tam olarak davacı tarafından ispatlanması gerekirken ispatlanmadığını, davacının aleyhine haksız ve kötüniyetli icra takibi yaptığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken müvekkili aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br><br>Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesinden doğan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.  <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, davalı şirkete izafeten Türkiye'deki acentenin taşıma sözleşmesi ile ilgili olarak boşaltma limanı olan Mersin Limanındaki işlemlerde bulunmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br> <br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  <br><br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2019 tarih ve 2018/1299 Esas  2019/1202 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 583,94.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 145,90.TL harcın mahsubu ile bakiye 438,04.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"039a730e280ab0b0","SID":"c2cc87384205f0ce"}}