{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1515 <br>KARAR NO: 2024/898 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/01/2021<br>NUMARASI: 2020/219 Esas-  2021/23 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ 07/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; destek ... tek taraflı kaza sonucu vefat ettiğini, kullandığı motosikletin olay tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS (trafik) poliçesi bulunmadığını, zarara neden olan aracın kusurlu sürücüsüne, işletenine ve diğer sorumlulara rücu etme hakkı verildiğini, davacı kurumun 28/09/2018 tarihinde bakiye ilam harcı olarak 6.130,14 TL ödeme yaptığını, takibe haksız olarak yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Ltd. Şti. Yetkilisinin cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bakiye ilam harcı ödemesine istinaden Sigortacılık Kanunun 14.maddesi ve ... yönetmeliğinin 16.maddesine göre yaptığı ödemeler için zarar neden olan davalılara karşı rücuen tahsil hakkının söz konusu olduğunu, rücu kapsamında yapılan ödemelerin asıl alacak ve ferilerini kapsamakta olup, bu hususta müvekkili kurum tarafından sorumlu borçlu davalıların halefi olarak ödeme yapmış olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesinde; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirilmiştir. Ancak, işletenin 91. madde gereğince mali sorumluluk sigortası yaptırması gerektiği yönündeki bu düzenlemeye karşın yaptırmaması durumunda 3. kişilerin bedensel zararlarının karşılanması için Güvence Hesabı kurulmuştur. Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinin “Hesaba başvurulabilecek haller” Başlığını taşıyan 9/b maddesinde  ise, Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için güvence hesabına başvurulabileceği hükmüne yer verilmiştir.Aynı yönetmeliğin “Rücû hakkının kullanılması” başlıklı 16/a maddesi uyarınca da, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, zorunlu sigortasını yaptırmayan kişilere veya zarardan sorumlu kişilere davacının rücu hakkı vardır. Rücu hakkının kapsamında ödenmesi gereken gerçek tazminat miktarının yanında  hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faizi ve önceki davada hükmedilen  yargılama giderleri de  bulunmaktadır. Ne var ki,  HMK'nun 323/1-a maddesi uyarınca yargılama gideri olan karar ve ilam harçları yönünden sorumluluk ödenmesi gereken tazminatın ödenen tazminata oranı ile üzerinden belirlenmelidir.  Bu açıklamalar ışığında somut olayda; takibe konu mahkeme ilamında, davacı tarafın, iş bu dava dosyasında davalı olan ... olduğu, davalının ise Güvence hesabı olduğu,  İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/520 Esas 2017/630 Karar sayılı kararında davacıların meydana gelen kaza nedeniyle açtıkları davanın tam kabulüne karar verilerek davalının tazminat ödemeye mahkum edildiği ve buna göre, haksız olan taraf davada karar ilam harcından sorumlu olmakla, davalıdan karar ilam harcı alınarak, hükmün tamamlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, karar ve ilam harcı yönünden  iş bu davanın tarafları olan davacının sorumlu olduğu miktarı yönünden davalılara rücu etme hakkı bulunmamakla davanın reddine ilişkin verilen karar yerindedir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 118,6 TL harcın mahsubu ile bakiye 309 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afe0d4280d9620e0","SID":"164adc79d758797a"}}