{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1376 <br>KARAR NO: 2024/901 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/05/2021<br>NUMARASI: 2019/463 Esas - 2021/416 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Haksız fiilden kaynaklanan tazminat<br>KARAR TARİHİ  07/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/04/2018 tarihinde  davacıların aracı ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davacıların fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tamir masrafı olarak 3.000 TL, otopark ücreti olarak 1.000 TL, değer kaybı olarak 1.000 TL ve tüm zarar ve masraflardan kaynaklanan zarara ilişkin 1.000 TL olmak üzere toplam 6.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, 13.100 TL tazminatın 29/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep edilen tutar bakımından zamanaşımının kesildiğini, dava konusu yapılmayan ve ıslaha konu edilen kısım bakımından zamanaşımının işlemeye devam ettiğini, davaya konu kazanın maddi hasarlı trafik kazası olup ceza zamanaşımının uygulanmasının söz konusu olmadığınını ve davaya konu zararlar bakımından zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, bilirkişi raporunda davalı şirket tarafından sigortalı ... plakalı aracın sol arka kesiminde önemli nitelikte hasar görülmesine rağmen, söz konusu kaza görüntülerinin dosyada bulunamaması sebebiyle kusur durumunun mevcut belgeler üzerinden değerlendirilerek sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza anına ilişkin kamera kayıtları incelendiğinde somut olay ile tramer kayıtlarının uyuşmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ZMMS genel şartlar ekinde yer alan hesaplama yöntemi ile tespit edilen değer kaybı bedelinin hatalı hesaplandığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacı taraf dava dilekçesinde belirsiz alacak ifadesi de kullanarak, belirsiz alacak davası olarak tazminat talep etmiş, oluşan zarar, bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlenmiştir. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına  tabi  olmaksızın, davanın  başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nin 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırması mümkündür. HMK'nin 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  24/06/2019 tarih, 2016/20495 Esas ve 2019/7842 Karar sayılı kararı). Bu itibarla, davalı sigorta şirketi vekilinin dava ve ıslah zamanaşımına ilişkin itirazı yerinde değildir.Bununla beraber, hükme esas alınan kusur bilirkişi  raporunun  olay yeri, kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, zararın belirlenmesi için alınan bilirkişi kök ve ek raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişiler tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı, Mahkemece bu bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 894,86 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 224 TL harcın mahsubu ile bakiye 670,86 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ae8739fb7c8b9be","SID":"a01e7f5925daaf1c"}}