{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1265 <br>KARAR NO: 2024/693 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/03/2021<br>NUMARASI: 2016/1159 Esas-  2021/245 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 07/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile emniyet şeridinde duraklamış olan ... yönetimindeki ... plakalı kamyonun yaptığı kazada davacıların annesi ... ile babası ... hayatını kaybettiğini, davacı ... için şimdilik toplam 200 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacılar için ayrı ayrı 25.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili, davalı ... vekili, davalı ... Tic. Ltd. Şti. Vekili ayrı ayrı cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; davacı ...  tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, 24.411,88 TL (destek ... vefatı nedeniyle) destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve  ...Tic. Ltd. Şti. yönünden 23/12/2013 kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti ile sınırlı sorumlu) ise 16/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı  ... tarafından davalılar aleyhine açılan davanın (destek .... vefatı nedeniyle) reddine, davacı  ... tarafından davalılar ... ve ... Şti. aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 6.000 TL manevi tazminatın 23/12/2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı  ... tarafından davalılar ... ve ... Şti. aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 6.000 TL manevi tazminatın 23/12/2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine kara verilmiştir.Davacılar vekili, müteveffanın kazada kusursuz olduğunu, mahkeme tarafından aldırılan 14/01/2021 tarihli aktüer ek bilirkişi raporunda maddi tazminat miktarının eksik hesaplandığını, raporu yapılan itirazların değerlendirilmediğini, maddi tazminat alacağının çok daha yüksek hesaplanması gerektiğini, davacıların hala kazanın etkisini atlatamadıklarını, manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı ...  vekili, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden hükme esas alındığını, gerekçeli kararın hüküm kısmının 7.maddesinde maddi tazminat davasında reddedilen maddi tazminat için davalılar yararına 100 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar yararına maktu 4.080 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kazaya karışan diğer araç yabancı plakalı Hollanda'ya kayıtlı bir araç olduğundan yeşil kaskolu olacağını, ... Şirketinden veya Devletinden tazminat alıp almadıklarının sorulmadığını, meydana gelen kazada asli kusurun  ... da olduğunu, davacıların acı ve ızdırabında davalının mahkemece takdir edildiği kadar bir payı olmadığını, buna rağmen manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Adli Tıp'dan gelen raporda da davalının araçlarını emniyet şeridine alarak dörtlü ikaz lambalarını yaktıklarına dair beyanlarının da gözetilerek  müvekkile atfedilecek bir kusur olmadığını, dolayısı ile kazadan diğer araç sürücüsünün %100 kusurlu sayılmasının gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı ...Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketten uzun süreli araç kiralamada bulunan kişinin ...  olup işleten sıfatına da sahip olduğunu, ...'nun taraflar atasında yapılan  bu kira sözleşmesine itiraz etmediğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmeden hükme esas alındığını, gerekçeli kararın hüküm kısmının 7.maddesinde maddi tazminat davasında reddedilen maddi tazminat için davalılar yararına 100 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar yararına maktu 4.080 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kazaya karışan diğer araç yabancı plakalı Hollanda'ya kayıtlı bir araç olduğundan davacıların ... Sigorta Şirketinden veya Devletinden tazminat alıp almadıkları hususunun hiç araştırılmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma zararı ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda,  Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/110 Esas, 2016/161 Karar sayılı dosyanda davalı sürücünün cezalandırıldığı görülmüştür. Olaya ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30/10/2018 tarihli rapora göre; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...  ikaz lambalarının yanması halinde kusursuz olduğu, ikaz lambalarının yanmaması halinde %10 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ın bu durumda %90 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğretim üyelerine dosya tevdi edilmiş (terfik dosyasında); kazanın meydana gelmesinde sürücü İlhan Fındıkoğlu'nun %25 oranında, sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı  ... hakkında açılan ceza davasında Mahkemece sanığın (davalı ...'nun) cezalandırılmasına ilişkin hükmün Yargıtayca, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, adı geçenin alt derecede kusurlu olduğuna işaret edildiği, bu yönüyle ceza mahkemesinin kabulünün yerinde olduğunun kabul edildiği, ceza mahkemesi kararına göre de sanığın emniyet şeridinde yeterli önlemleri almadığının, aracının dörtlü ışıklarının yanmadığının sabit görüldüğü, bu yönüyle maddi olgunun kesinleştiği ve kesinleşen maddi olgunun hukuk mahkemesi bakımından bağlayıcı olduğu, Mahkemece hükme esas alınan İTÜ öğretim üyeleri raporunda maddi olgunun bu şekilde kabulüyle diğer raporlar da irdelenerek düzenlendiği ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\"TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacıların uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, kusur durumu, mütevefanın yakınlığı tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur.KTK'nin 3. maddesinde, \"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un  85/1. maddesine göre \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. \" maddenin son fıkrasına göre ise \"işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı).Davalı  ... Tic. Ltd. Şti.'nin söz konusu aracın maliki olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Davalı, aracın uzun süreli kiraya verildiği yönündeki iddiasını destekleyen, üçüncü kişileri bağlayıcı nitelikte delil sunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemece davalı  yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda destek anne- babanın kaza tarihindeki yaşına göre  muhtemel yaşam süresinin, davacının kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri yurt dışı asgari ücret üzerinden kabul edilerek yapılan ödemenin güncellenmiş tutarı da düşülerek yerleşik Yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve İlk Derece Mahkemesince de bu rapora göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından  davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece reddedilen maddi  tazminat miktarları üzerinden hesaplama yapılarak vekalet ücreti belirlenmesinde AAÜT, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu hususa değinen davalılar vekilinin istinaf itirazının da reddi gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 621,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 194,22‬ TL karar ve ilam harcının  davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.487,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 681,12‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.806,18 TL karar ve ilam harcının   davalı ... ve davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinafa başvuranlar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a17f18d40118802c","SID":"5c872d6938757dd2"}}