{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/1096 <br>KARAR NO: 2024/696 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/02/2021<br>NUMARASI: 2017/342 Esas-  2021/61 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 07/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ... sürücüsü, ... Tic. AŞ'nin uzun süreli kiracısı ve davalı şirketin sigortacısı olduğu aracın, davalıların desteği motor sürücüsü ...  çarparak ölümüne sebep olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davacılar annesi ve babası için ayrı ayrı 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve davacı ... ve  ... yönünden ayrı ayrı 40.000 TL, davacı ...  yönünden ise 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan, sigorta şirketi yönünden kasko poliçesi de sınırlı olmak kaydıyla diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen 20/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı  ... AŞ vekili, müvekkili şirket tarafından ödenen toplam 204.927,30 TL'nin davacıların zararını fazlasıyla karşılamış olduğunu, bakiye alacakları bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ... Tic. AŞ ve ...  vekili, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davacının maddi tazminat talebinin reddine; davalı sigorta şirketi tarafından davacılara ödenen maddi tazminatın hak edilenden fazla olması nedeniyle manevi tazminat taleplerinin karşılandığı gerekçesiyle manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili; mütevefanın kusur oranın belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, aktüerya hesabındaki mütevefanın zam alma ihtimalinin değerlendirilmediğini, manevi tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf itirazında bulunmuşlardır.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Davacılar vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Ceza yargılamasında, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 30/01/2018 tarihli raporda davalı sürücü ... asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...  tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Mahkemece alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi 22/09/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün %90, müteveffanın ise %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporlarının, ceza yargılamasındaki raporlarla örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik davacılar vekili istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun mütevrefanın kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak düzenlendiği, yapılan ödemede düşülerek kusur oranlarına göre tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Ayrıca, davalı sigortalı  ... plakalı aracın 16/11/2016/2017 vadeli ... numaralı \"Dar Kapsamlı Kasko Sigorta Poliçesi\" ile sigortalı olduğu, bu poliçe içeriğinde manevi tazminatların teminat dışı bırakıldığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketine karşı açılan manevi tazminat talebinin reddi yerindedir.Ancak, Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'deki manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\"TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Davalı sigorta şirketinin maddi zararın tazmini için belirlenenden fazla ödeme yapması, davacıların davalı sürücü ve işletenden manevi tazminat talep edemeyeceği sonucunu doğurmayacaktır. Davalı işleten ve sürücü ile davalı sigorta şirketinin sorumluluklarının kapsamı ve hukuksal nedenleri birbirinden farklı olup manevi tazminattan sorumlu olmayan sigorta şirketinin hak edilenden fazla miktarda maddi tazminat ödemesi yapması, davacıların sürücü ve işletene karşı manevi tazminat isteklerini bertaraf etmeyecektir. Dolayısıyla Mahkemenin bu yöndeki kabulünün yasal bir dayanağı yoktur.Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta  kazanın oluş şekli, kusur durumu, mütevefanın yakınlığı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları değerlendirilerek TBK'nin 56/1.maddesi kapsamında davacılar lehine, davalı sürücü ve işleten aleyhine  manevi tazminata hükmedilmemesi hatalıdır. Davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüyle ilk derece mahkemesinin hükmünün bu nedenle kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacının maddi tazminat talebinin reddine, 2-Davacılar tarafından davalılar ... Tic. AŞ ve ... yönelik açılan manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı  ... için 40.000 TL, davacı ...  için 40.000 TL ve ... için 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Tic. AŞ ve ... alınarak adı geçen davacılara verilmesine,3-Davalı sigorta şirketine açılan manevi tazminat davasının reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.831‬ TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 409,86 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.421,14‬ TL  davalılar ...  AŞ ve  ... alınarak müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 409,86 TL peşin harç ve 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 441,26‬ TL'nin  davalılar ... Tic. AŞ ve ...  alınarak alınarak davacılara verilmesine,6-Davacı tarafından sarf edilen 1.279,30 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.066,08 TL'nin  davalılar ... Tic. AŞ ve ... alınarak alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,7-Dairemiz tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin  davalılar ... Tic. AŞ ve ... alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı ...  verilmesine, 8-Dairemiz tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin  davalılar ...Tic. AŞ ve  ... alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı ... verilmesine, 9-Dairemiz tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin  davalılar ...Tic. AŞ ve ... alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacı ...  verilmesine, 10-Reddedilen maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesinin bu konudaki hükmü tekrar edilerek; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 11-Davalı sigorta şirketi yönünden reddedilen manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesinin  bu konudaki hükmü tekrar edilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan 4.080 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... Anonim Şirketine verilmesine, 12-Kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, <br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacılar tarafından sarf edilen 486,30 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile 102 TL posta  gideri olmak üzere toplam 588,30 TL  yargılama giderinin, davalılar ... Tic. AŞ ve ... müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e247a3654c7aac01","SID":"dfc461ccd33ac650"}}