{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/166 <br>KARAR NO: 2024/726 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/9/2020<br>NUMARASI: 2019/606 (E) - 2020/486 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 14/5/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava iş yeri sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına ödediği tazminatı zarar sorumlusu ve motorlu aracın işleteninden rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 18.256 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Limited Şirketi vekili dilekçesinde özetle; davaya ilişkin cevapları karşılamayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen mahkeme kararına tümüyle itiraz ettiklerini, tavana monte edilmiş havalandırma için yükseklik uyarısı yapılması gerektiği yönündeki itirazların bilirkişi tarafından değerlendirilmediği gibi mahkeme tarafından da karşılanmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere faizin başlangıç tarihinin de dava tarihi olduğunu, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı tarafından yapılan ödemenin poliçe kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediğini  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasıtlı bir hareket olmadığı gibi ağır bir kusurunun da olmadığını, söz konusu kazanın havalandırılmanın tavanında meydana geldiğini; ilk derece mahkemesince müvekkilinin yüksekliği dikkate alması gerektiği belirtilmiş ise de, araç içinde bulunan sürücünün çıplak gözle yükseklikle ilgili net bir tahminde bulunamayacağını; müvekkili davalının meydana gelen hasardan sorumluluğunu gösteren herhangi bir belgenin de bulunmadığını; 30/5/2017 günü meydana gelen kazaya ilişkin davanın 15/11/2019 günü açıldığını 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109'uncu maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların giderilmesine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği günden başlayacak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğradığını; bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesi konusunda talepte bulunmalarına karşın, bu konuların göz ardı edilerek karar verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava dilekçesine eklenen fotoğraflar ile ekspertiz raporu ve 30/5/2017 günü düzenlenen tutanak içeriğinden, davalı ... Limited Şirketine ait davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı tırın 30/5/2017 günü saat 19.45 sularında alışveriş merkezinin mal kabul iç sahasındaki dava dışı sigortalı ... AŞ'ye ait havalandırmaya çarparak hasar verdiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlık da tartışılması gereken hukuki sorun, davacıya 1/1/2017 başlangıç, 1/1/2018 bitiş tarihlerini kapsayan iş yeri sigorta poliçesiyle sigortalı poliçedeki riziko adresinde bulunan ... AŞ'ye ait iş yerinin mal kabul bölümünde, davalı ... Limited Şirketine ait davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı tırın karıştığı kaza nedeniyle, davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ...AŞ'ye ödenen tazminatın davalılardan tahsiline karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) \"Halefiyet\" başlıklı 1472'nci maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.Bilirkişi yemin ve teslim tutanağı içeriğine göre trafik kazalarına sebebiyet veren teknik sorunlar konusunda uzmanlığı bulunduğu belirtilen bilirkişi tarafından, davacı tarafından dilekçeye eklenen ekspertiz raporları ile fatura içerikleri ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22'nci maddesinin 17'nci fıkrası uyarınca maddî hasarla sonuçlanan trafik kazaları için kanıt niteliğini taşıyan ve  sigorta tazminatının ödenmesinde KTK'nin 99'uncu maddesindeki kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağı hükmünde olan yetkili  sigorta ekspertiz raporu da değerlendirilerek düzenlenen raporda; davaya konu kaza nedeniyle hasar gören havalandırma parçalarına yer verilerek, davaya konu olay nedeniyle oluşan hasar bedelinin yöntemine uygun biçimde hesaplandığı dikkate alındığında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış; eldeki davanın  davaya konu kaza nedeniyle oluşan hasarın davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalına ödendiği 18/9/2017 gününden itibaren başlayan  ve KTK'nin 109'uncu maddesinde öngörülen 2 yıllık zamanaşımı içinde 19/7/2019 günü açıldığının anlaşılması karşısında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 vd. maddeleri uyarınca kusuruyla sorumlu olan davalı sürücü .... ile KTK'nin 85'inci maddesi gereğince  oluşan zarardan sürücünün kusuru oranında sürücüyle birlikte müteselsil sorumlu olan davalı işleten  davalı  ... Limited Şirketinin, davaya konu kaza nedeniyle oluşan zarardan müteselsilen sorumlu tutulmalarında ve faiz başlangıç tarihinin davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına hasar bedelinin ödendiği gün olarak kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... Limited Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.247,06 TL istinaf karar ve ilam harcından, davalılar ... Limited Şirketi tarafından peşin yatırılan toplam 623,52‬  TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 623,54‬ TL istinaf karar ve ilam harcının, davalılar ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalılar ... Limited Şirketinin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/5/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36812df9f113a667","SID":"1979f172a0096186"}}