{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/775 Esas 2024/746  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/775 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/746<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/606 Esas 2022/45 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 30/11/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 06/06/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/06/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında açılan konkordato davasında konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini, komiserler kuruluna 16/09/2019 tarihi itibarıyla davalının dava dışı ... ... ... Ltd. Şti.'ne olan kefaleti nedeniyle müvekkiline 2.017.215,05 TL muaccel nakdi borcu olduğu bildirilerek bu alacağın kayda alınmasının talep edildiğini, komiserler kurulunca müvekkilinin alacağının 1.415.939,64 TL'sinin kabul edildiğini, 601.275,41 TL alacağın çekişmeli hale geldiğini belirterek nisaba dahil edilmeyen 601.275,41 TL'nin konkordato koşullarına göre, konkordato yürürlükten kalktığı takdirde ise tam olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tasdik olan konkordato projesinde herhangi bir tenzilat uygulanmaksızın ana para borcunun ödenmesinin öngörüldüğünü, geçici mühlet tarihi itibarıyla anapara borcundan konkordato süresince bankaya yapılan ödemelerin düşümüyle bakiye borcun hesaplanması durumunda davacının haksız olduğunun ortaya çıkacağını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı bankanın konkordatoya tabi olan geçici mühlet talep tarihi itibariyle mevcut olan 3.694.346,77 TL alacak miktarından mühlet tarihinden sonra yapılan tahsilatlar ile borçlu tarafından konkordato yargılamasında kabul edilen alacak miktarı mahsup edildiğinde davacının bakiye alacağının kalmadığı, bu şekilde talep edilen 601.275,41 TL çekişmeli alacağın tahsili talebinde davacı bankanın haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; komiserler kuruluna fazlaya ve hataya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 16.09.2019 tarihi itibariyle ... ...’in, ... ... Çimento İnş. Malz. Taah. Tic. San. Ltd. Şti. firmasına olan kefaleti nedeniyle müvekkiline 2.017.215,05 TL muaccel nakdi borcu bulunduğu bildirilerek bu alacağın kayda alınmasının talep edildiğini, alacak kaydı taleplerine istinaden taraflarına kabul edilen veya reddedilen alacağa ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, konkordato komiserler kurulunun Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/933 Esas sayılı dosyasına sunduğu 06.10.2020 tarihli konkordato komiserler nihai raporunda müvekkili yönünden alacağın 1.415.939,64 TL olarak kabul edildiğini, müvekkilinin alacağının 16.09.2019 tarihi itibariyle toplam 2.017.215,05 TL olduğunu, müvekkilinin alacağı rehinli alacak olmayıp konkordato talep tarihinden önce doğmuş olduğundan konkordatoya tabi olup bu kapsamda İİK'nun 294. madde gereği geçici mühlet tarihindeki alacağın tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunda geçici mühlet tarihi itibariyle alacağın 3.694.346,77 TL olduğunun tespit edildiğini, geçici mühlet tarihindeki alacak miktarı üzerinden yapılacak hesaplama ile ve yine bu tarihteki alacak miktarına göre borçlu firmanın kabul etmediği miktar üzerinden karar verilmesi gerekmekte iken, bu süreçte yapılan tahsilatlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin haksız bulunduğunu, borçlunun kabul etmediği 601.275,41 TL'nin, borçlunun kabul ettiği 1.415.939,64 TL'nin içerisinde olup olmadığının belli olmadığını, mahkeme kararında yanlış değerlendirme yapılarak hatalı sonuca ulaşıldığını, borçlunun tüm alacağı kabul ettiği düşünülecek olursa şayet kabul etmediği 601.275,41 TL'lik alacağın nasıl açıklanacağını, bir an için çekişmeli alacağın bulunmadığı düşünülecek olsa dahi mahkemenin vermiş olduğu kararın yine de usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, işbu davanın açılmasına 601.275,41 TL'lik alacağı kabul etmeyen borçlu/davalının sebebiyet verdiğini, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmolunmasının ayrıca yasaya aykırılık oluşturduğunu, işbu davayı açmakta hukuki yararları bulunmakta olup alacağın varlığının tespitinin maddi hukuk açısından önem arz edeceğini, geçici mühlet tarihi itibariyle borçlu firmadan 3.694.346,77 TL alacaklı olunduğunun işbu dava sürecinde de tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tHesap kat ihtarnameleri, genel kredi sözleşmesi sureti, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/933 Esas 2020/626 Karar sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 01/06/2021 tarihli kök, 23/12/2021 tarihli ek rapor, vadematik üyelik sözleşmesi dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDavacı ile dava dışı ... ... ... Ltd. Şti. arasında 28/08/2012 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, eş rızasının bulunduğu, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygun olduğu görülmüştür. <br>\tDavacı tarafından kredi hesabı kat edilerek 15/04/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı, asıl borçlu ve diğer borçlulara gönderilmek suretiyle toplam 795.523,90 TL nakit alacağın 7 gün içinde ödenmesi talep edilmiş, 09/04/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile de, 1.475.662,24 TL nakit alacağın 7 gün içinde ödenmesi talep edilmiştir. <br>\tAnkara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/933 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından konkordato talebiyle açılan davada davacının 17/09/2019 tarihinde ... ... ... Ltd. Şti.'ne ... ...'in kefaleti nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.017.215,05 TL alacaklı olduğu bildirilmiş, komiserler kurulunun 06/10/2020 tarihli raporunda davacı alacağına 1.415.939,64 TL olarak yer verilmiştir. <br>\tDavalı tarafından açılan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/933 Esas 2020/626 Karar sayılı dosyasında 20/12/2018 tarihinde ... ...'e 3 ay süreyle geçici mühlet verildiği, 13/03/2019 tarihinde geçici mühlet süresinin 2 ay uzatıldığı, 17/05/2019 tarihinde 1 yıl kesin mühlet verildiği, kesin mühletin 11/08/2020 tarihine uzatıldığı, 04/08/2020 tarihinde kesin mühletin 2 ay, 08/10/2020 tarihinde kesin mühletin 2 ay daha uzatıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile konkordato tasdik talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>\tAlınan bilirkişi kök raporunda, geçici mühlet tarihi 18/12/2018 tarihi olup, hesap kat ihtarnamesinin anılan tarihten sonra davalı borçluya tebliğ edildiği, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan dava dışı ... ... ... Ltd. Şti'ne kefaleti nedeniyle toplam 3.694.346,77 TL alacaklı olduğu, geçici mühlet tarihinden sonra 07/04/2019 tarihi itibarıyla toplam 2.376.001,80 TL tahsilat yapıldığı yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tİtiraz üzerine alınan bilirkişi ek raporunda, geçici mühlet tarihinden sonra, 08/04/2019-23/07/2019 tarihleri arasında davacının toplam 2.394.858,28 TL tahsilat yaptığı, 19/12/2018-25/12/2018-19/03/2019 tarihlerinde de ödeme ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. <br>\tDavacı yan dava dışı ... ... ... Ltd. Şti ile akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil olduğunu, davalıdan kefalet nedeniyle alacaklı bulunduğunu, davalının konkordato tasdik kararında alacağının eksik olarak yer aldığını iddia etmiş, davalı yan ise konkordato tasdik kararında yer alan borç dışında davacıya başka bir borcun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında dava dışı şirket ile davacı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmede müteselsil kefil olduğu, kredinin ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, davacının konkordato komiserler kuruluna fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davalının ... ... ... Ltd. Şti'ne kefaleti nedeniyle 2.017.215,05 TL alacaklı olduğunu bildirdiği, davalının konkordato tasdik kararında 1.415.939,64 TL nakit alacağının yer aldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacının konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla genel kredi sözleşmesi kapsamında konkordato tasdik kararında yer alan alacak dışında davalıdan dava dışı şirkete kefaletinden kaynaklanan başka bir kredi alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı, geçici mühlet tarihinden sonra yapılan tahsilatların davacı alacağından mahsup edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla kararda yer alan alacak dışında başka nakit alacağı bulunduğunu ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporu ile, geçici mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan kefaleti nedeniyle alacaklı olduğu nakit alacak miktarı, geçici mühlet tarihinden sonra davacının toplam 2.376.001,80 TL tahsilat yaptığı tespit edilmiş, ek raporda da geçici mühlet tarihinden sonra davacının toplam 2.394.858,28 TL tahsilat yaptığı tespit edilmiştir. Alınan raporlar ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>\tAnılan kök ve ek raporda açıkça anlaşılacağı üzere geçici mühlet tarihinde tespit edilen alacak miktarı konkordato davasında tasdik projesinde yer verilen davacı alacak miktarı olan 1.415.939,64 TL'nin üzerinde 3.694.346,77 TL olarak tespit edilmiş ise de, bilirkişi raporu ile geçici mühlet tarihinden sonra tahsil edildiği belirtilen 2.394.858,28 TL anılan miktardan mahsup edildiğinde 1.299.488,49 TL alacak kalacak olup, bu miktar konkordato davasında tasdik projesinde yer alan miktarın altında bir miktardır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının davalının konkordato tasdik kararında yer alan alacağı dışında başka bir alacağı bulunmadığının anlaşıldığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDavacının konkordato tasdik projesinde tüm alacağının yer almadığı iddiasıyla işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmakta ise de, yapılan yargılama sonunda konkordato tasdik kararında yer alan alacak dışında başka bir alacağın bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddi kararıyla birlikte davada haksız olduğu anlaşılan davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/06/2024<br><br>Başkan -            Üye -                   Üye -                 Zabıt Katibi - <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d3fb5eabaa27db0b","SID":"682fa9b75f2f186e"}}