{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/654 <br>KARAR NO: 2024/729<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2020/278 <br>KARAR NO: 2021/176<br>KARAR TARİHİ: 17/02/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasındaki iş ilişkisi kapsamında yapılan anlaşma doğrultusunda davalının ... şantiyesinde kullanmak üzere paletli örümcek platformu kiralama hizmeti alacak ve karşılığında kira bedeli ile nakliye bedelinin ödeyeceğini davalı paletli örümcek platformunu kiralamasına karşın, kira bedeli ile nakliye bedelini davacıya ödemediğini, anılan bedellere ilişkin, taraflar arasındaki anlaşma ve cari hesap ilişkisi kapsamında fatura düzenlenerek davalıya iletilmesine rağmen, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını ve faturaya itiraz da etmemiş olduğunu, davalının borcunu ödememesi sebebiyle 21.748,17 TL tutarında asıl alacak için takip başlatıldığı ancak itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında ... Projesi için dönemsel olmak ve dış cephe temizlik işlerinde kullanılmak üzere örümcek platformu temini hususunda anlaşıldığını, bahse konu anlaşmaya istinaden projenin yüksek katlı olması ve bu kapsamda hava muhalefetinin de etkisi ile sadece fiili durumun elverdiği ölçüde çalışma yapılabileceğini, davacı fiili çalışmaya ve anlaşmaya aykırı şekilde fatura kestiğini, kesilen ve icra takibine konu edilen fatura bedeli davacının gerçekteki fiili çalışmasına aykırı şeklinde fazla ve fahiş kesildiğini beyan ve gerekçelerle davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... dosyaya sunulan çalışma fişleri ve Günlük Çalışma Sözleşmelerine göre davacının makine sahibi işveren olarak, davalının ise kiralayan olarak adlandırıldığı, incelenen sözleşme koşullarına göre iş makinelerinin tamamen davalının kullanımına terk edilmediği, operatörün çalışma saatlerinin sınırlandırıldığı ve fazla çalışma yapılması halinde ayrıca mesai ücretinin hesaplanacağının kararlaştırıldığı, buna göre sözleşme koşullarında günlük çalışmanın 8 saat olduğu aşan sürelerde ise dava konusu taşınırın 1 saatlik mesai ücretinin 86,13 TL olduğu, 26 gün kullanıma karşılık ücretinin 17.500,00 TL, 5 saatlik fazla mesai ücretinin 430,65 TL ve Nakliye ücretinin 500,00 TL olduğu belirtilmiş, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığında hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. (Emsal İstanbul BAM 6. Hukuk Dairesinin 2019/1838 Esas 2020/121 karar sayılı ilamı) Bu halde, takibe konu 13.12.2018 tarih ... no.lu “... Şantiyesi Paletli Örümcek Platform Kira Bedeli 26 gün nakliye bedeli, Paletli Örümcek Platform Kira Bedeli” açıklamalı faturanın davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu itibarla lehine delil vasfı taşıdığı, davacının ticari kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, yapılan inceleme neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 21.748,17 TL alacağının işli olduğu, davalıya inceleme gün ve saatinin 04/11/2020 tarihli celsede tefhim edilmesine rağmen davaya konu ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, takibe konu faturanın içeriğindeki 26 günlük kiralama hizmetinin davacı yan tarafından davalı yana verildiği, bu hususun dosya arasında yer alan çalışma fişleri ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, fatura içeriğinin günlük çalışma sözleşmeleri ile uyumlu olduğu, faturanın davacı yan tarafından uslüne uygun düzenlendiği de bilirkişi raporu ile sabit olup; davalının takibe ve borca itirazının haksız olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla; bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, ayrıca asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Sadece davacının ticari defterlerinin incelenmesi ile hüküm tesis edildiği, bilirkişi raporuna yönelik itirazın incelenmediği, davacının gerçekteki çalışmasına aykırı şekilde fazla ve fahiş miktarda faturanın düzenlendiği, icra inkar tazminatı koşullarının gerçekleşmediği belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;  Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedeli alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının Sözleşme, cari hesap ve faturadan kaynaklı olarak 21.748,17 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.  Takibe konu 12.12.2018 tarih, (KDV dahil) 21.748,17 TL bedelli ve ... numaralı fatura ''... şantiyesi, paletli örümcek platformu, kira bedeli ,26 gün nakliye bedeli, paletli örümcek platformun kira bedeli'' açıklamasıyla düzenlenmiştir. Dava dilekçesinde ekli olarak fotokopi şeklinde sunulan, ''günlük çalışma sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin sıra no :... ile başlayıp ... numaraya kadar devam ettiği, her sözleşmede vinç plaka, vinç operatörü adı ve soyadı, kiralayanın adı-soyadı, yapılan iş, işin bedeli, iş veren firma, şantiye adresi, iş başlangıç kısımlarının doldurulduğu ve imzalanmış olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi Raporu: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda a) Dava konusunun, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 13.12.2018 tarih ... no.lu “... Şantiyesi Paletli Örümcek Platform Kira Bedeli 26 gün nakliye bedeli, Paletli Örümcek Platform Kira Bedeli” açıklamalı faturadan kaynaklı 21.748,17 TL tutarlı alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun tasdik edildiği, davacı yan tarafından takibe konu edilen 13.12.2018 tarih ... no.lu “... Şantiyesi Paletli Örümcek Platform Kira Bedeli 26 gün nakliye bedeli, Paletli Örümcek Platform Kira Bedeli” açıklamalı faturanın davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi (05.03.2019) itibariyle takibe konu faturadan dolayı davalı yandan 21.748,17 TL alacaklı olduğu, takibe konu faturanın içeriğindeki 26 günlük kiralama hizmetinin davacı yan tarafından davalı yana verildiği, fatura içeriğinin günlük çalışma sözleşmeleri ile uyumlu olduğu, faturanın davacı yan tarafından uslüne uygun düzenlendiği kanaati edinildiği, neticeten; Davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde takip tarihi (05.03.2019) itibariyle takibe konu faturadan dolayı davalı yandan 21.748,17 TL asıl alacaklı olduğu'' görüş ve tespitinde bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. -Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: Davalı tarafından sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde sadece davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesiyle yetinilerek bilirkişi raporunun düzenlendiği ve iş bu raporun hükme esas alınamayacağı ileri sürülmüştür. Dosya kapsamında yapılan incelemede ,mahkemece 04.11.2020 tarihli celsede bilirkişi incelemesinin 25.12.2020 günü saat 14:30 da yapılmasına dair karar verildiği belirtilmiştir. 04.11.2020 tarihli içerisinde 6 numaralı ara kararın devamı maddelerinde ticari defter kayıtlarının sunulmasından sonra sakıncalı olması durumunda, 2 haftalık süre içerisinde bu durumun bildirilmesi halinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verileceği belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 18.11.2020 tarihli ''bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine dair talebimizdir'' konulu dilekçede, davacının ticari defterlerinin fazla yer kaplaması ve kalemde incelenmesinin zor olacağı düşünülerek davacı ticari defter kayıtlarının şirket adresinde bilirkişi incelemesi için hazır bulundurulacağı belirtilmiştir. Davalı tarafından bu yönde sunulan bir talep dilekçesi bulunmadığı anlaşıldığından, bilirkişi tarafından sadece davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda rapor düzenlenmesi yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil etmediğine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda yer alan bilgilerden de anlaşılacağı üzere davacı tarafından ticari defterleri ve tarafların sunmuş olduğu deliller incelenerek, davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiştir. Bu durumda davacı dışındaki tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumu incelenmelidir. Nispi bir ticari davada TTK m.18'e göre, TTK m. 64/3 sayılan ticari defterleri tutmakla yükümlü olan tacirin mahkemece ticari defterlerin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verilmesi halinde ticaret defterlerini ibraz etmesi gerekir. Usulüne uygun ihtarlı tebliğe rağmen ticari defterlerde ibraz edilmeyerek ibrazından kaçınılması halinde diğer tarafın HMK m. 222/2'de sayılan şartlara uygun ticari defterlerinde yer alan kayıtlar lehine delil olarak kullanılabilir .(bkz. Doç.Dr. Levent Börü, Ankara BAM 3. HD Başkanı, İlker Koçyiğit, Ticari Dava, s:1018-1019)  Somut davada, taraflar arasında düzenlendiği anlaşılan günlük çalışma sözleşmeleri kapsamında 26 günlük kiralamanın yapılacağı, günlük çalışmanın 8 saat olduğu ve aşan sürelerin ekstra ücretlendirmeye tabi olduğu, bir saatlik mesai ücretinin 86,13 TL, 26 gün kullanıma karşılık ücretin 17.500,00 TL, 5 saatlik fazla mesai ücretinin 430,65 TL ve nakliye ücretinin 500,00 TL olduğu tespit edilmiştir.  Davacının 2018 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı, takibe konu faturanın çalışma sözleşmeleri ve ticari defterdeki kayıtlar ile uyumlu olduğu anlaşıldığından takip tarihi olan 05.03.2019 itibariyle davacının davalıdan 21.748,17 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.  -İcra İnkar tazminatı yönünden inceleme:  Genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK 14.07.2010 gün ve 2010/19-376 E. 397 K. sayılı ilamı).  Davaya konu edilen alacağın cari hesap alacağına dayanmakla, icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu ve bu nedenle davalı vekilince aksi yönde sunulan istinaf başvuru sebebinin dosya kapsamına uygun olmadığına karar vermek gerekmiştir.  Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nin 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 372,3‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 55,30 TL'nin istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.22.05.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf78c4ddf395a7a6","SID":"84a7cc1f20e9f8ee"}}