{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/592 <br>KARAR NO: 2024/675<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/02/2024<br>NUMARASI: 2024/92 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 11/06/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz/tedbir talep eden davacı vekili, müvekkili şirket tarafından tarım ürünleri ve bir çok farklı alanlarda makine üretimi, ar-ge çalışmaları yapıldığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirketten kenevir hasadı makinesi üretimi istenildiğini, müvekkili şirket tarafından amaca uygun şekilde üretimi yapılan makinenin davalı şirkete teslim edildiğini, makinenin teslimi ile birlikte müvekkili şirket tarafından Kenevir Hasat Makinası Daboss açıklaması ile 22/09/2022 tarihli 86.400,00 USD tutarındaki faturanın düzenlendiğini, faturaya karşılık davalı şirket tarafından 16.000,00 USD  kısmi ödeme yapıldığını ancak bakiye 70.400,00 USD ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu kapsamda, müvekkilinin alacağının semeresiz kalmaması adına davalı adına kayıtlı taşınmaz ve araçların kayıtları üzerine iyiniyetli üçüncü kişilere devrinin engellenmesi bakımından ihtiyati haciz/tedbir kararı verilmesini de talep etmiştir. Mahkemece 07/02/2024 tarihli ara kararla, HMK 389/1 maddesine göre sadece uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden uyuşmazlık konusu olmayan davalıya ait menkul, gayrimenkul ve araçlar ile 3.şahıslardaki hak ve alacakları  üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin reddi gerektiği, davacının haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirlenecek olup, yaklaşık ispat kuralına ilişkin deliller dosyaya sunulmamış olduğundan ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin HMK 389/1 maddesi uyarınca reddine, 2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK 257 ve İİK 258 maddesi uyarınca reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için ispat koşulu aranmadığını, icra dosyası celbedilmeden ve herhangi bir araştırma yapılmadan taleplerinin reddedildiğini, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir verilmesi için \"yaklaşık ispat\" ölçüsünün yeterli olduğunu belirterek, 07/02/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava, bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, bu kapsamda, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinde de bulunulmuş, Mahkemece 07/02/2024 tarihli ara kararla, ihtiyati tedbir talebinin tedbir konulması talep edilenler uyuşmazlık konusu olmadığından, ihtiyati haciz talebinin ise yaklaşık ispat mevcut olmadığından reddine karar verilmiştir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Aynı Kanun'un 390/3 maddesinde, ''Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandıgı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini  açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dava dilekçesindeki talep alacak istemine ilişkin olduğundan, tedbir konulması istenen taşınmazın ve araçların aynı ihtilaflı olmadığından, uyuşmazlık konusu olmayan taşınmaz ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin bu sebeple reddinin yerinde olduğu, ihtiyati haciz istemi yönünden ise; dava dosyası henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamış, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların haklılığını, iddia edilen alacağın muayyen ve muaccel olduğunu yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya koyacak deliller henüz sunulmamış olduğundan, cevap dilekçesi ekinde sunulan deliller, davalı tarafça daha önce açılan sözleşmeye aykırı ifaya dayalı bedel iadesi talebine ilişkin dava ve delil tespiti dosyası da göz önünde bulundurulduğunda yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada henüz gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi suretiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/02/2024 tarih ve 2024/92 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YEROLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 11/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ad753d213e772f1","SID":"7a6c23bb7b280626"}}