{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/251 <br>KARAR NO\t: 2024/757<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/4 Esas 2022/676 Karar<br><br>DAVACI\t: ... - ...\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:  <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/06/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  davalılar ... ve ... vekili tarafından  süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ...'ın 15.09.2019 tarihinde ... marka aracı ile seyir halinde ve sarı fasılalı ışıkta geçmekte iken davalıların işleten, sürücü ve ZMMS sigortacısı olduğu ... marka otomobilin, fasılalı kırmızı ışıkta kontrolsüz olarak geçmesi nedeniyle trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracı içinde sıkıştığını, yaralandığını, trafik kazası tutanağına göre davalı sürücü ...’in ağır kusurlu sayıldığını belirterek, kısmi dava olarak şimdilik 500 TL tedavi masrafları,  devam eden ve ilerde doğması muhtemel işgücü kaybına mahsuben maddi tazminatın tüm davalılardan, 15.000TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den olay tarihi olan 15.09.2019 gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğundan  ve esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde; kazadaki tüm kusurun davacıda olduğunu, davacının emniyet kemerini takmaması nedeniyle müterafık kusurlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının %75, davacının %25 kusuru ile meydana gelen trafik kazasında davacının maluliyet olmayacak, ancak 45 günde iyileşebilecek ve 15 gün bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, sigorta ile anlaşılması nedeniyle maddi tazminat taleplerinden feragat edildiği,  yaralanma derecesi ve kusur durumu ile tarafların ekonomik durumları, hakkaniyet nazara alınarak manevi tazminat takdiri gerektiği gerekçesiyle, “1 ) Maddi tazminat yönünden feragat nedeni ile davanın reddine, 2-Manevi tazminata yönelik talebin kabulüne, 15.000 TL'nin 15.09.2019 olay tarihinden yasal faiziyle davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline,” karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın tam ve ağır kusurlu olduğunu, maluliyetinin de bulunmadığını, bu nedenle manevi tazminat davasının reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse tam kabulün doğru olmadığını en azından kusur oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalılar  ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar  ... ve ... vekili tarafından manevi tazminat yönünden  istinaf edilmiştir. <br>\tTürk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca,  Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı, fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.    <br>\t     Somut olayda,  mahkemece hükme esas alınan kusur  raporunun kaza tutanağına ve dosya kapsamına uygun olduğu, dosya kapsamı ile olayların gelişimi, olay tarihi, yaralanmanın niteliği  ve yukarıdaki ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının  zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmaya yetecek ve tazminatın amacına uygun miktarda hak ve nesafet kuralları çerçevesinde belirlendiği anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle,  usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar  ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince duruşma yapılmadan esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalılar  ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL istinaf karar harcından peşin alınan 257,00- TL harcın mahsubu ile bakiye 767,65-TL harcın, davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>... <br>...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ... <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3492fd372f943ad1","SID":"22eff709ef7ca9c6"}}