{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/557 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1113<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/561 ESAS - 2022/964 KARAR<br>DAVA KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12.06.2024<br>\t\t\t\t\t\t<br>İSTEM:<br>Davacı vekili, soğuk hava deposu olarak işletilen davalı aboneye ait iş yerinde kurulu tesisatta yapılan kontrolde “abonenin kendine ait trafosundan çıkan Alçak Gerilim(AG) kablosunun ölçü devresine yer altı geçişinde zemin altından AG kablosunun yarılarak (açılarak) R,S,T fazlarına paralel harici bağlantı yapılarak” kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi üzerine; 16.12.2019 tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, davalının kaçak elektrik kullanımı için çektiği harici hattın uçlarını keserek yetkililerin ölçüm yapmasını engellediğini, kaçak elektik kullanımı ayrı bir hat tesis etmek suretiyle gerçekleştirildiğinden ve tüm cihazlar buradan beslendiğinden kurulu gücün tamamı esas alınarak bir önceki kaçak kullanım tarihi olan 24.08.2019 tarihine kadar 114 gün için, tesisatın 24 saat faaliyet gösteren soğuk hava deposu olduğu tespit edilmiş olduğundan \"24\" çalışma saati ile çarpılmasıyla hesaplanan 684.000 kwh (24 x 250 x114) tüketimden sayacın kaydettiği tüketim değeri 41648 kwh tenzil edilerek 642.352 kwh üzerinden davalının aynı ve farklı tesisatlarda olmak üzere birden fazla kaçak elektrik kullanımının mevcut olduğundan yürürlükte olan tarifenin 2 katı göz önüne alınarak kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı abone tarafından kaçak elektrik tüketim bedelinin ödenmediğini ileri sürerek; 1.193506,54TL asıl alacak, 14.003,81TL gecikme zammı ve 2.520,69TL KDV olmak üzere 1.210.031,04TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan İzmir 24. İcra Müdürlüğünün 2020/1648 esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP:<br>\tDavalı vekili, davacı yanca kaçak elektrik tüketim bedelinin hatalı hesaplanmış olduğunu, kaçak kullanım başlangıç tarihinin son endeks okuma tarihi olan 18.11.2019 tarihinden itibaren başlatılması gerekirken 24.08.2019 tarihinde kaçak kullanım başladığı kabul edilerek 114 gün üzerinden tahakkuk yapılmasının ve davalı abonenin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının yönetmeliğe aykırı olduğunu, belirsiz bir watt üzerinden kaçak elektrik bedeli hesaplanması sonucu ortaya çıkan tutarın fahiş olduğunu, yerinde bir tespit yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir.<br>MAHKEME\t:<br>\t\" Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davaya konu icra dosyası, usul yasa ve dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi rapor ve ek raporları ile; kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanağa konu iş yerinin sahibi ve bu iş yeri nedeniyle elektrik abonesi olan davalının aynı ve farklı kendisine ait iş yerlerinde daha önce de kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tutanak düzenlenerek tahakkukların yapıldığı, bu nedenle davaya konu kaçak elektrik kullanımının mükerrer nitelikte kullanım olup, davalı tarafça aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan tutanağın içeriği konusunda inkarda bulunulmadığı, fiili kullanıcı olan davalının davaya konu kaçak elektrik kullanımından sorumlu bulunduğu, özellikle son ek raporda bilirkişiler tarafından yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplamaların usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olup son ek raporda da ayrıntılı ve gerekçeli olarak açıklandığı üzere davacı tarafın %60 oranında elektrik tüketiminin belirlenmesi yerine %100 oranı üzerinden hesap yapılması gerektiğine ilişkin itirazlarda haklılık bulunmadığı, davaya konu alacağın, kamu alacağı niteliğinde bulunmaması nedeniyle bilirkişilerin son ek raporda 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammı miktarında değil, tarafların tacir olmaları ve kaçak elektrik kullanımına konu iş yerinin ticarethane nitelikli olması nedeniyle avans faizi avans faizi niteliğinde işlemiş gecikme faizi ve işleyecek faiz talep edilmesinin usul ve yasaya uygun olup, davacı tarafın aksi iddialarında haklılık olmadığı, 28/06/2021 tarihli ilk raporda bilirkişi tarafından tahakkuk ettirilecek bedelin 728.607,24 TL olarak belirlenip, 22/04/2022 tarihli ek raporda da bu bedelin 722.263,97 TL kaçak elektrik bedeli ve 6.411,33 TL'sinin ise işlemiş faizden oluştuğunun belirtilip rapor ve ek rapora davacı tarafça itiraz edilmesine rağmen, davalı tarafça itirazda bulunulmaması nedeniyle davacı taraf lehine usulü kazanılmış hakkın doğduğu, buna göre son ek raporda asıl alacak 668.085,02 TL ve 5.558,64 TL işlemiş faize hükmedilmesi gerektiği belirlenmiş ise de; usulü kazanılmış hak gereği itirazın 722.263,97 TL asıl alacak, 6.411,33 TL işlemiş faiz ve 1.154,04 TL KDV olmak üzere 729.829,34 TL toplam alacak üzerinden iptalinin gerektiği ve takip tarihi itibariyle işleyecek faiz yönünden %13,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte takibin devamına karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak; davacı tarafın fazlaya ilişkin istemlerinin reddi ile davanın kısmen kabulüne, takibin 722.263,97 TL asıl alacak, 6.411,33 TL gecikme zammı (işlemiş ticari faiz), 1.154,04 TL KDV olmak üzere toplam 729.829,34‬TL alacak ile işleyecek faiz yönünden takip tarihinden tahsil tarihine kadar %13,75 ve TCMB genelgeleri doğrultusunda değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte devamına, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de davaya konu alacağın kaçak elektrik kullanımı iddiasından kaynaklanıp uyuşmazlığın ve tahakkuk etmesi gereken bedelin yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın dahi hesaplamayı usul ve yasaya uygun yapamadığı, alınan üç raporla usul, yasa ve dosya kapsamına uygun hesaplamanın yapılabilmesinin mümkün olup olmadığı, buna göre hükmedilecek bedelin bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerekli olması karşısında alacağın likit olmadığı dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle,<br>\t\"1-Davanın KISMEN KABULÜ ve davalının davaya konu İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1648 sayılı dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının kısmen iptali ile takibin;<br>\t722.263,97 TL asıl alacak, 6.411,33 TL gecikme zammı (işlemiş ticari faiz), 1.154,04 TL KDV olmak üzere toplam 729.829,34‬TL alacak ile işleyecek faiz yönünden takip tarihinden tahsil tarihine kadar %13,75 ve TCMB genelgeleri doğrultusunda değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte devamına,<br>\t2-Davacı tarafın, 471.242,57‬ TL asıl alacak, 7.592,48‬ TL işlemiş faiz, 1.366,65‬ TL KDV olmak üzere toplam 480.201,7‬0 TL'lik fazlaya ilişkin isteminin reddine,<br>\t3-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine,<br>\t4-26/10/2020 tarihli ihtiyati haciz kararı uyarınca davacı tarafça yatırılan teminatın İİK'nun 264/son maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine\" karar vermiştir.<br>BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:<br>\tDavacı vekili, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda yapılan kaçak elektrik tüketim hesaplamasında Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/2-b madde hükmüne atıfla kurulu gücün kullanım faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değerin bağlantı gücü olarak alınmasının hatalı olduğunu, kaçak elektrik tespiti anında tespit gücü yapılamaması nedeniyle, harici hattın hangi cihazları, ne kadar beslediği belirlenemediğinden ve söz konusu iş yerinin soğuk hava deposu olduğu göz önünde bulundurulduğunda abonenin kurulu gücünün tamamı alınmasının yönetmeliğe uygun olduğunu, alacak likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğundan davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle oluşan alacağın, kamu alacağı niteliği de bulunduğundan ve 6183 sayılı Kanunda gecikme zammı açık bir şekilde belirtilmiş olduğundan gecikme zammı yerine tarafların tacir olması nedeniyle ticari faiz oranı uygulanmasının hatalı olduğunu, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE:\t<br>\tDava; kaçak elektrik tüketimi nedeniyle davalı abone adına tahakkuk ettirilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlıklar dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;<br>\t Davacının eyleminin, ilk derece mahkemesince kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği, davalı tarafından kaçak elektrik kullanılmadığı yönünde kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; kaçak olarak kullanılan elektrik enerjisi miktarı ile kaçak kullanım süresini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 44. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilerek, taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesinde gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmemiş olduğundan, gecikme nedeniyle ancak avans faizi uygulanabileceği göz önünde bulundurularak, takip ve dava konusu alacağa avans faizi isteyebileceği kabul edilerek, dava konusu yapılan alacağın denetime elverişli şekilde işlemiş faizi hesap edilmiş olan bilirkişi raporu dayanak alınarak verilen mahkeme hükmünde ve alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu toplanan deliller ile bilirkişi raporu alınarak yapılan hesaplamalar sonucu saptanacak olmakla, alacak likit kabul edilemeyeceğinden İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; incelenen kararın istinaf başvuru sebeplerine göre dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>\t1)Davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.11.2022 tarih ve 2020/561 Esas - 2022/964 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2)Alınması gereken 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, <br>\t3)İstinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t4)İstinaf giderinin kullanılmayan kısmının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,<br>\t Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12.06.2024 günü oy birliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8668d556be08cecc","SID":"9526603a727d7911"}}