{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/23 Esas<br>KARAR NO: 2024/1113<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK  MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2022<br>NUMARASI: 2021/24 Esas -  2022/122 Karar<br>DAVA: Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü<br>KARŞI DAVA: Endüstriyel Tasarıma Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ve Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>ASIL DAVA: Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Limited Şirketi'nin tasarımcısı ... olarak bildirilen 2018 05104 tescil numaralı “Beton Dağıtım ve Dökme Makinesi “isimli tasarımı TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, ancak bu makinenin eskiden beri inşaat ve yapı sektöründe kullanıldığını, 2018 05104 tescil numaralı tasarımın tescil şartlarını taşımadığını, Türkiye’de ve Dünyada çok yaygın olarak kullanıldığını, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını, ayrıca davalı tarafından ... uzantılı internet sitesinde de 12 Nisan 2016 tarihinde birebir aynı tasarıma sahip makinenin tanıtımının yapıldığını, yeni ve ayırt edici hiçbir bilimsel, işlevsel özellik taşımayan tasarımın, yeni ve özgün olmaması, harcıalem olması nedeniyle davalıya ait 2018 05104 tescil numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini, davanın TPMK’na ihbar edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVAYA CEVAP ve KARŞI DAVA  Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesini duruşmada tekrarla;  davalı-karşı davacının Türkiye’de beton dağıtıcı makine ve ekipmanlarını üreten ilk şirket olup, bu makine ve ekipmanların tasarımlarının davalı-karşı davacıya ait olduğunu, dava konusu 2018 05104 tescil numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin mevcut olduğunu, davacı-karşı davalının dilekçesinde belirttiği “...” isimli makinenin tasarımının tescilli olmadığını, dava konusu tasarımla benzer olmadığını, bu nedenle asıl davanın reddi gerektiğini, davacı-karşı davalı tarafça kendilerine ait tasarımın taklit edildiğini tespit ettiklerini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/143 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun eksik, yanlı, çelişkili ve gerçeklerden uzak ve yoksun olduğunu,  davacı-karşı davalı tarafından açılan davanın tümden reddi ve karşı davanın kabulüne, davacı-karşı davalının tecavüzünün tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, üretilen taklit ürüne, üretilen taklit ürünü üretmeye yarayan her türlü araç-gerece, kalıplara, her türlü broşür ve kataloglara, çizimlere el konulmasına ve bunların imhasına, HMK’nun 329/1. maddesi uyarınca müvekkili şirketin kendisine ödeyeceği vekalet ücretinin, kötü niyetli ve hiçbir hakkı olmadığı halde eldeki davayı ikame eden davacı-karşı davalı tarafa yükletilmesine, yine HMK’nun 329/2. maddesi uyarınca hiçbir hakkı olmadığı halde eldeki davayı açan davacı-karşı davalı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>KARŞI DAVAYA CEVAP:Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; ilgili tasarım tescili alınmış olan makinenin, müvekkili şirketin faaliyet alanında bulunan inşaat ve yapı sektöründe kullanılan makine olmakla birlikte yaygın olarak bu sektörde makine üretiminde bulunan şirketler tarafından da üretilmekte olduğunu, bu ürün tasarımının başvuru tarihinden önce çok eski yıllardan beri Türkiye'de ve Dünya inşaat sektöründe çok yaygın olarak kullanıldığını, davacının iddia ve taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olup, karşı davanın gerek usulden, gerekse esasa girilmesi halinde esastan reddinin gerektiğini, karşı davacı firmanın tescil ettirdiği ... tescil numaralı ilgili makine ile karşı davalı müvekkile ait olan ... adlı makine tasarımının benzerlik içermediğini, nitekim bu durumun karşı davacı tarafça İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/143 Değişik İş sayılı dosyası ile aldırılan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, karşı davacı/davalı tarafça açılan karşı davanın reddine, Mahkeme nezdinde davalı/karşı davacıya karşı taraflarınca açılan tasarım hükümsüzlüğüne ilişkin davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVADA İSTEM Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davalının ... tescil numaralı “Beton Dağıtım ve Dökme Makinesi “isimli tasarımı TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, ancak bu makinenin eksiden bu yana inşaat ve yapı sektöründe kullanıldığını, makine üretimi yapan şirketler tarafından üretildiğini, davacı tarafından da ihtiyaçlar doğrultusunda üretildiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/143 D.İş sayılı dosyası ile davalının davacı aleyhine delil tespiti talep ettiğini, ancak ... tescil numaralı tasarımın tescil şartlarını taşımadığını, Türkiye’de ve dünyada çok yaygın olarak kullanıldığını, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını, ayrıca davalı tarafından ... uzantılı internet sitesinde de 12 Nisan 2016 tarihinde birebir aynı tasarıma sahip makinenin tanıtımının yapıldığını belirterek, yeni ve ayırt edici hiçbir bilimsel, işlevsel özellik taşımayan tasarımın, yeni ve özgün olmaması, harcıalem (herkes tarafından bilinen/sıradan/hiçbir özelliği bulunmayan) olması nedeniyle davalıya ait ... tescil numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini, davanın TPMK’na ihbar edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davalı-karşı davacının ana faaliyet alanının hidrolik-mekanik beton dağıtıcılar ve beton sevk elemanları olduğunu, Türkiye’de beton dağıtıcı makine ve ekipmanlarını üreten ilk şirket olup, bu makine ve ekipmanların tasarımlarının davalı-karşı davacıya ait olduğunu, dava konusu 2018 05104 tescil numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin mevcut olduğunu, davacı-karşı davalının dilekçesinde belirttiği “...” isimli makinenin tasarımının tescilli olmadığını, dava konusu tasarımla benzer olmadığı, bu nedenle asıl davanın reddi gerektiğini, davacı-karşı davalının kötü niyetli olduğunu, davalı-karşı davacıya gelen uyarılar sonucunda https://...... adresli internet sitelerinde davacı-karşı davalı tarafça kendilerine ait tasarımın taklit edildiğini tespit ettiklerini, davacı-karşı davalı şirketin yetkilisi ...’ın 17/09/2007-31/03/2009 ve 01/10/2009-26/03/2010 tarihleri arasında davalı-karşı davacı şirkette makine mühendisi, ...'nun ise 27/03/2008-31/08/2009 tarihleri arasında teknik ressam olarak çalıştıklarını,  daha sonra davacı-karşı davalı şirketi kurarak aynı alanda faaliyete başladıklarını, bu nedenle davalı-karşı davacıya ait makinenin tüm teknik bilgilerine sahip olduklarını, “...” işletme adı altında ve “... ” ismiyle aynı ürünün üretimini ve satışını yaptıklarını, davalı-karşı davacıya ait tasarımın “...” adıyla tescil edildiğini, davacı-karşı davalının tecavüzünün Noter vasıtasıyla e-tespit tutanaklarıyla tespit edildiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2020/143 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun eksik, yanlı, çelişkili ve gerçeklerden uzak ve yoksun olduğunu, sadece karşı tarafça yapılan çizimler üzerinden inceleme yapıldığını, kendi delillerinin dikkate alınmadığını belirterek, davacı-karşı davalı tarafından açılan davanın tümden reddi ve karşı davanın kabulüne, davacı-karşı davalının tecavüzünün tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, üretilen taklit ürüne, üretilen taklit ürünü üretmeye yarayan her türlü araç-gerece, kalıplara, her türlü broşür ve kataloglara, çizimlere el konulmasına ve bunların imhasına, HMK’nun 329/1. maddesi uyarınca müvekkili şirketin kendisine ödeyeceği vekalet ücretinin, kötü niyetli ve hiçbir hakkı olmadığı halde eldeki davayı ikame eden davacı-karşı davalı tarafa yükletilmesine, yine HMK’nun 329/2. maddesi uyarınca hiçbir hakkı olmadığı halde eldeki davayı açan davacı-karşı davalı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarih ve 2021/24 Esas - 2022/122 Karar sayılı kararıyla; \"... Mahkememizce alınan iki bilirkişi raporu ve  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/143 D.İş sayılı delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporlarında, davacı-karşı davalıların ürünün davalı-karşı davacı adına tescilli 2018 05104 tescil numaralı tasarımın koruma kapsamında kalmadığının tespit edildiği, davalı-karşı davacıya ait ürünün davacı-karşı davalıya ait tasarım ile benzer olup olmadığına dair yapılan incelemede; davalı-karşı davacıya ait tescilli tasarımın görsellerinin, tasarıma konu ürünün farklı kullanım senaryolarına göre geldiği şekilleri gösterdiği, beton dökme ve dağıtma makinesinin hareketli palet tekerlek ve dört kollu örümcek ayağa sahip olup, sistemi oluşturan öğelerin biçim, oran, yüzey özellikleri ve birbirleri ile ilişkileri sayesinde farklılaştığı ve ayırt edici nitelik kazandığı, davalı/karşı davacı tarafa ait ... numaralı tasarım ile davacı-karşı davalıya ait \"...\" isimli makinenin palet/ayak ve hareketli kol sistemlerinin çalışma mantıklarının benzer, yüzey özellikleri ve biçimlerinin farklı olduğu, karşılaştırılan tasarımlarda palet/ayak sistemi üzerinde yer alan gövdelerin açık olarak tasarlanmış olup, hareketli kol arkasında yer alan platformların biçimleri ve arkasında yer alan eklentilerin farklı oldukları, gövdeden çıkan kol sistemlerinin yapılarının yüzey özelliklerinin farklı, gövde ile ilişkilerinin benzer olduklarının görüldüğü, hareketli kol sisteminin palet ayak sisteminden yükseltilerek kullanılmasını sağlayan öğenin yerleşiminin benzer, biçim ve yüzey özeliklerinin birbirinden farklı olduğunun görüldüğü, tasarımlar arasında yer alan benzerliğin, ürünün işlevini yerine getirebilmesi için zorunlu olarak üzerinde bulunan hareketli kol ve örümcek ayak gibi öğelerin fonksiyonel sıralanmasından oluşan genel morfolojik bir benzerlik olduğunun tespit edildiği, bu benzerliğin aynı işlevi yerine getiren ürünlerin tamamında mevcut olup, incelenen ürünün bir iş makinesi olma özelliğinde, bütünü oluşturan öğelerin birbirlerinden farklı biçim ve yüzey özelliklerinde olduklarının görüldüğü, dava konusu ürünle ilgili tasarımcının seçenek özgürlüğünün dar olduğu, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davalı/karşı davacı tarafa ait ... numaralı tescili ile davacı-karşı davalıya ait \"...\" isimli makine arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıklarına dair görüş bildirildiği, bilirkişi raporlarının ürün görsellerini de içermesi nedeniyle denetime uygun ve hükme esas alınabilecek yeterlilikte oldukları anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davacı-karşı davalıların davalı-karşı davacıya ait ... tescil numaralı tasarıma tecavüz etmedikleri kanaatine varılarak, asıl ve birleşen davada karşı davaların da reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar - karşı davalılar vekili istinaf dilekçesinde; \"İstanbul 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/25 Esas 2021/183 Karar 21.10.2021 tarihli ilamı ile belirtilen 2021/24 Esas ve 2021/25 Esas sayılı dosyalarının 2021/24 Esas sayılı dosyada birleştirilip ilk derece mahkemesince tek dosya üzerinden karar verilmesi hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Karşı davacının tarafımıza yöneltmiş olduğu karşı dava ile tarafımızca açılan tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin dava arasında bir bağlantı bulunmadığı gibi takas ve mahsup ilişkisi de söz konusu olamayacağını,  tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tecavüze konu olan malların imhası davası ile tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin dava birbirinden farklı davalar olduğunu, Karşı davacı firmanın tescil ettirdiği ... tescil numaralı ilgili makine ile karşı davalı müvekkile ait olan ...\" adlı makine tasarımının benzerlik içermediğini, nitekim bu durumun davalı/karşı davacı tarafça ilk derece mahkemesine sunulan İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/143 Değişik İş sayılı dosyası ile aldırılan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, İlk derece mahkemesince davalı/karşı-davacı tarafa ait 2018 05104 numaralı tescili ile müvekkil davacı-karşı davalıya ait \"...\" isimli makine arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğundan bahisle 2022/24 Esas sayılı asıl dava ile 2022/25 Esas sayılı birleşen dava yönünden davaların reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Yeni olma hususunun dünyanın muhtelif yerlerinde kamuya sunulmamıs ve bir tasarımın aynısının yapılmamıs olması olduğunu, ... tescil numaralı ilgili makine tasarım tescili için gerekli olan sartları sağlamadığını, bu ürün tasarımının başvuru tarihinden önce çok eski yıllardan beri Türkiye'de ve Dünya insaat sektöründe çok yaygın olarak kullanıldığını, Davalı-karşı davacıya ait tescili yapılan makinenin ilk derece mahkemesine sunmuş olduğumuz deliller doğrultusunda tüm dilekçe aşamalarında belirtmiş olduğumuz yurtdışındaki  firmalar tarafından kamuya sunulmuş olan makinelerin aynısı olduğu belirtilmesine karşın ilk derece mahkemesince eksik inceleme yapılarak sadece bilirkişi raporları doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,Tüm bu yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle davalı-karşı davacıya ait ... tescil numaralı tasarımın ayırt edicilik şartını sağlamamış olmasına karşın tasarımın tescilinin hükümsüzlügüne karar verilmemesinin hatalı olup işbu kararın asıl dava yönünden kaldırılması gerektiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.Davalı - karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Müvekkil şirket, TPMK nezdinde “75-04” locarno sınıfında tescilli ... tescil numaralı ve 17.08.2018 tescil tarihli “beton dağıtma ve dökme makinesi\" adlı endüstriyel tasarımın sahibi olduğunu, bu sebeple, davacı karşı davalı tarafından müvekkil şirkete ait tasarımın kullanımının tecavüz niteliğinde olduğunu ve işbu tecavüzün tespiti ve önlenmesi yönündeki taleplerimizin kabulü gerektiğini, Mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden alınan bilirkişi raporları doğrultusunda karşı davamızın reddine karar verildiğini, ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında yer verilen tespitlerin hatalı olduğunu, Tarafımızca işbu açıklanan hususlar, yargılama aşamasında da mahkemeye sunulmuş; tüm bunlara rağmen bilirkişi raporunda yapılan karşılaştırmada “bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu” kanaatine varılmasının hatalı olduğunu,Kaldı ki; mahkemece, kök rapora karşı itirazlarımız haklı bulunarak dosyanın ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmişken; alınan raporda bu itirazlarımız dikkate alınmadığı halde bu husus göz ardı edilerek işbu rapor üzerinden hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, Davacı / karşı davalı şirket yetkilileri müvekkil şirketin eski çalışanları olup; müvekkil şirketteki işlerinden ayrıldıktan sonra kurdukları şirket ile müvekkil şirkette çalıştıkları süreçte edindikleri bilgileri lehe menfaat elde etmek amacıyla kötü niyetle haksız rekabet oluşturacak şekilde kullandıklarını, Asıl dava ile müvevkkil şirkete ait “taşarımın hükümsüzlüğüne ilişkin talepleri de ispat niteliğinde kabul edilmeli ve asıl davanın reddine yönelik karar doğrultusunda; davacı karşı davalı tarafın tecavüz niteliğindeki fiillerinin tespiti gerektiğini, Tarafımızca yukarıda bahsi geçen tüm hususlar aydınlatılmak üzere tanık deliline dayanılmış olup; tanıklarımız, sürecin tamamına hakim ve beyanlarıyla mahkeme huzurunda uyuşmazlığın tüm yönleriyle aydınlatılmasına yardımcı olacak iken işbu tanıklarımız mahkemece dinlenilmediğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü; karşı dava ise, tasarım haklarına tecavüz tespiti, durdurulması, önlenmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, \"ASIL DAVADA: Asıl davanın reddine, Karşı davanın reddine, <br>BİRLEŞEN DAVADA: Asıl davanın reddine, Karşı davanın reddine\" karar verilmiştir.Hüküm her iki taraf vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl ve birleşen dava; davalı-karşı davacı ... Limited Şirketi adına tescilli 2018/05104 tescil numaralı endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığı iddiası ile hükümsüzlük istemine ilişkin olup; karşı davalar ise davalı-karşı davacı ... Limited Şirketi adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın davacı-karşı davalılar tarafından taklit edilmesi nedeniyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkindir.  Mahkemece toplanan tüm deliller ve alınan birlirkişi raporları ile; davalı - karşı davacı adına kayıtlı ... tescil numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin devam ettiği, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl ve birleşen davadaki karşı davalarda; davacı - karşı davalılara ait ürünün davalı - karşı davacı  ... Limited Şirketi adına tescilli ... tescil numaralı endüstriyel tasarımın koruma kapsamında kalmadığının mahkemece aldırılan her iki bilirkişi raporu ve İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/143 D.İş sayılı delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporları ile tespit edilmesi nedeniyle; mahkemece  asıl ve birleşen davada karşı davaların reddine karar verilmesi yerinde olmakla, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacılar - karşı davalılardan alınması gereken toplam 855,20 ( 427,60 x 2) TL harçtan, peşin alınan toplam 322,80 (80,70 x 4) TL harcın mahsubu ile bakiye 532,40 TL harcın davacılar - karşı davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı - karşı davacıdan alınması gereken toplam 855,20 (427,60 x 2) TL harçtan, peşin alınan toplam 161,40 (80,70 x 2) TL harcın mahsubu ile bakiye 693,80 TL harcın davalı - karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c629438f86c86b98","SID":"aa4ee0c4e47da992"}}