{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/3 Esas<br>KARAR NO: 2024/1117<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2022<br>NUMARASI: 2021/665 Esas -  2022/610 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kurucusu ve tek yetkilisinin ... olduğunu, davaya konu, 12.09.2019 tarih ve 05.10.2020 vade tarihli 1.000,00 USD bedelli bono, 12.09.2019 tarih ve 05.11.2020 vade tarihli 1.000,00 USD bedelli bono, 12.09.2019 tarih ve 5.12.2020 vade tarihli 1.000,00 USD bedelli bono, 12.9.2019 tarih ve 05.01.2021 vade tarihli 1.000,00 USD bedelli bono, 12.09.2019 tarih ve 5.2.2021 vade tarihli 1.000,00 USD bedelli bono, 12.9.2019 tarih ve 5.3.2021 vade tarihli 1.000 USD bedelli bono, 12.09.2019 tarih ve 05.04.2021 vade tarihli 1.250,00 USD bedelli bono, 12.09.2019 tarih ve 05.05.2021 vade tarihli 1.250,00 USD bedelli bono, 12.09.2019 tarih ve 05.06.2021 vade tarihli 1.250,00 USD bedelli bono, 12.9.2019 tarih ve 05.07.2021 vade tarihli 1.250,00 USD bedelli bono ve 12.09.2019 tarih ve 5.8.2021 vade tarihli 1.250,00 USD bedelli bonolarda  borçlu olarak imzası bulunan diğer takip borçlusu ... ise ...'nın eşi olduğunu, takibe konu yapılan bonoların müvekkili şirketin ticari işletmesi yahut ticari işletme konusu ile ilgili olmamakla birlikte, müvekkili şirket ile davalı ... arasında başkaca hiçbir hukuki ve ticari ilişki  de mevcut bulunmadığını, davalı taraf ile diğer takip borçlusu ...  arasında bir borç ilişkisi bulunmakta olup,09.08.2019 tarihinde taraflar kendi aralarında bir borç tasfiye protokolü hazırladıklarını, borcun tasfiyesi amacıyla borç taksitlerinin senet olarak ödeneceğinin ve tarihlerinin protokolde yer aldığını, icra takibine konu edilen bonoların bu bonolar olduğunu, anılan bonolarda müvekkili şirket kaşesi altında imzası bulunan kişi  ... olmakla birlikte ... borçlu ...'nın eşi olduğunu, davalı ...'in baskıları neticesinde ... eşinin borcu nedeniyle şirketin tek yetkilisi olmasının da verdiği avantajı kötüniyetli bir şekilde kullanarak işbu bonolara şirket kaşesi altında imza attığını, 09.08.2019 tarihli ekli borç tasfiye protokolü davalı ...’in ortada müvekkili şirket işletmesi ile ilgili bir borç ilişkisinin bulunmadığını bildiğini kesin bir şekilde ortaya koyduğunu, kefalet ilişkisinin bir ticari işletmenin işletme konusu ile ilgili olması ancak o şirket menfaatine gerçekleşen bir kefaletin varlığı halinde söz konusu olabileceğini, müvekkili şirketin ortaklık yapısının 23.03.2021 tarihinde tamamen değiştiğini ve şirket kurucusu ve tek yetkilisi ...'nın ... A.Ş.'deki %100 hissesini devrettiğini ve yetkisinin sona erdiğini, keşide edilen bonolar hakkında şirketin ticari defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, müvekkil şirketi devralan yeni tek pay sahibi tarafından da şirketin işletme konusu dışındaki söz konusu faaliyetin bilinebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi dosyası kapsamında davalı tarafa 111.874,05 TL borçlu olmadığının tespiti ile davaya konu bonolara dayanan icra takibinin iptaline, müvekkili şirket aleyhine kötüniyetli ve haksız olarak takip başlatan davalı alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından, temel ilişki niteliğindeki 09.08.2019 tarihli “Borç Tasfiye Protokolü” gereğince düzenlenerek müvekkile verilen bonoların TK m. 776 vd. hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini ve kambiyo senedi vasfı taşıdığını, mezkür protokolde imzası bulunan ve Protokol'ün 2. maddesi ile ... borcu için müvekkile teminat sağlamayı yükümlenen ..., bu taahhüdünün ifası zımnında ... tarafından düzenlenerek müvekkile verilen bonoları “kefil” ibaresiyle imzaladığını, neticeten TK 778/3'ün atfıyla bonolar bakımından da uygulanan 701/2 ve 4 hükümleri gereği düzenleyen, yani asıl borçlu ... lehine “aval” verdiğini, müvekkilinin, davacı ... ile yetkili temsilci, pay sahibi vb. sıfatıyla bir ilişki içinde olmadığını, ... ticari defter ve belgelerini nasıl düzenlediği hususu müvekkilin bilgisi dâhilinde olamayacağını, bu bakımdan bonolardaki aval işleminin ... kayıtlarına yansıtılmış olup olmadığı veya bunun nasıl gerçekleştiği konusunun müvekkille ve işbu davada varılacak sonuçla hiçbir ilgisi olmadığını, dosyaya delil olarak sunulan belgeler ile esasen ... teminat gösterme yükümlülüğü altında olduğunun ... kayıtlarına da yansıdığının açıkça görüldüğünü, davacı dosyaya anılan protokolün 2. maddesinde ...  borcuna ... kefil olacağı (teminat vereceği) düzenlendiğini, Protokolün  ... tarafından değil, bizatihi teminat verme borcu üstlenen davacı tarafından dosyaya sunulduğuna göre protokolün davacı kayıtlarında bulunduğunun anlaşıldığını, davacının ulaşmak istediği hedefin şirketi devralan yeni pay sahibinin dolaylı olarak etkilendiği bu yükümlülükten kurtulmasını sağlamak olduğunu gösterdiğini, buna da hukuken olanak bulunmadığını, devralınacak bir şirketin devir tarihinden önce üstlenmiş olduğu borç ve yükümlülükler ile şirketin mali durumu hakkında gerekli araştırma, inceleme ve bilgilendirmeyi yapmak tamamen devreden ve devralan arasındaki hukuki ilişki temelinde değerlendirilebilecek ve satış sözleşmesindeki ayıba karşı tekeffül hükümleri kapsamında çözülebilecek bir mesele olduğunu, davacı şirketin müvekkili lehine verdiği taahhütlerin hukuken geçerli olması karşısında müvekkilin davacıya karşı takibe geçmekte haksız ya da kötüniyetli  olduğundan bahsetmek imkânı olmadığını, bu gerekçelerle davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabulü hukuken mümkün olmadığından  davanın reddine, takibin muvakkaten durdurulmasına karar verilmesi hâlinde davacının yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2022 tarih ve 2021/665 Esas - 2022/610 Karar sayılı kararıyla; \"... davacı ...,'nin yetkili temsilcisi ...'nın dava konusu bonoların tanzim tarihinde  şirketin tek pay sahibi ve temsilcisi olduğu ve  dava tarihi itibariyle aynı durumun geçerli olduğu sabittir. İcra takibine konu edilen bonoların asıl borçlusu ... kendisinin eşi olduğu nüfus kayıtları ve dosya kapsamıyla bedihidir.Dava konusu bonoların tarafları olan iki kişini ve davacı tüzel kişinin temsilcisi sıfatıyla ... bir araya gelerek 09.08.2019 tarihli borç tasfiye protokolü düzenlediği, düzenlemede toplam borç, tarafların konumu, verilecek senetler, vadeler, ciro, icra işlemi gibi her türlü ayrıntıya yer verildiği ve bu belgeye davacı şirket temsilcisi tarafından da şirketin senetlere kefil olacağına dair kayıt konulduğu ve altının da kefil sıfatıyla imzalandığı ve akabinde dava konusu senetlerin 12.09.2019 tarihinde anlaşmaya uygun şekilde sıralı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davalı ...'in alacaklı sıfatıyla yaptığı işlemlerin ve aldığı senetlerin; hukuken şirketin işletme konusunun dışında olduğunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğunu, zira davalı olayda sadece alacağını garanti altına almak için asıl borçlunun eşi olan davacı şirketin sahibinden de kefalet almaya yönelmiş durumdadır. Bu nedenle davacı şirket yöneticisi somut olay yönünden aslında şirket adına doğrudan bir hak kullanılmıştır. Bu hakkın ve işlemin şirket menfaatine olup olmadığı da söylendiği gibi sadece davacıyı ilgilendiren bir husustur. Filhakika TTK'nin 371/2 fıkrası işletme konusu dışındaki işlemlerin şirketi bağlayacağı kuralının bir istisnası olup, şirket tüzel kişiliğini ve pay sahiplerini yöneticiye, daha doğrusu yöneticinin temsil yetkisini şirket menfaatlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olarak aşması sonucunda şirketi kötü niyetli üçüncü kişilerin borçlandırmasına ve/veya zarara uğratmasına karşı korumayı amaçlamaktadır. Mahkememizde yapılan isticvap beyanında da şirket temsilcisi ... olayları aynen doğrulamış; bonoların baskıyla imzalatılığını beyan etmesine rağmen şikayet yoluna gitmediğini ifade etmiştir. Somut olayda davacı şirketin yetkili temsilcisinin şirket adına; eşinin borçları nedeniyle düzenlenen bonolara aval vermesinin geçerli olduğu, somut olay yönünden TTK'nin 371/2 hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Bu tespit ve hukuki duruma göre davanın dinlenmesi mümkün görülmediğinden, ispat edilemeyen ve yerinde bulunmayan davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davalının, 2004 sayılı İİK'nin 72/IV maddesi gereğince tazminat talebinin ise icra veznesine girecek paranın alacaklıya verilmemesine ilişkin verilen ihtiyati tedbir kararının talep üzerine uygulanmış olması ve buna bağlı olarak davalının alacağının tahsilinin gecikmesi nedeniyle kabulüyle; asıl alacağın %20'si olan  22.374,81 TL tazminatın davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine de karar verilmesine.\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Müvekkil şirket ile davalı ... arasında hiçbir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığını, ancak mahkemece bu hususta hiçbir inceleme ve araştırma yapılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,İşbu bonoların müvekkil şirketin davacı tarafa olan herhangi bir borcu nedeniyle verilmediğini, bu hususun tarafların ticari defterleri incelendiğinde  görülebileceğini, mahkemenin ticari defterlerin incelenmesi  talebimizi gerekçesiz olarak reddettiğini,Davaya konu bono altına atılan imzaların baskı altında atıldığı hususunun mahkemece  irdelenmediğini, gerekçeli kararda bu husus her ne kadar \"...'nın bonoların baskıyla imzalatıldığını  beyan etmesine rağmen şikayet yoluna gitmediği \" şeklinde ifade edilmişse de malumları olduğu üzere hukuk mahkemeleri ile ceza mahkemeleri kararları konu bakımından birbirinden farklılık gösterdiğini,Mahkemece dava konusu olayda TTK 371/2'nin uygulama alanı bulmayacağına yönelik gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, borç tasfiye protokolü alınmak istenen kefaletin ve tanzim edilen bonoların müvekkil şirketin işletme konusu ile hiçbir ilgilisi olmadığını ve ...’in bu durumu bilerek sırf ...'dan olan alacağını teminat altına almak amacıyla hukuka aykırı da olsa müvekkil şirket aleyhine bir borç ilişkisi yaratmaya çalıştığını,Somut olayda mahkeme davalının işlemin işletme konusu dışında kaldığını bildiğinin açık olduğunu kabul ettiğini, ancak maddenin emredici hükmünün dışına çıkarak ortaklık yapısından bahisle işlemin şirket açısından bağlayıcı olduğuna hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davalı ...'in şirket faaliyeti ile ilgisi olamayacak olan kefâlet amacını somut olarak bildiğini ve yapılan işlemin şirketin işletme konusu dışında yapıldığını, TMK m. 2 ve 3 bağlamında hukuk düzeninde temel davranış normu niteliğini haiz dürüstlük kuralı ve iyiniyet, müvekkil şirkete karşı takibe girişen ...'in davranışlarında bulunmadığını,Müvekkil şirketin işletme konusu, müvekkil şirketin eski yöneticisi ...'nın eşi ...  borcunu üstlenmek olmadığını, dolayısıyla açık bir şekilde müvekkil şirketin işletme konusuna girmeyen söz konusu işlem nedeniyle haklı davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiğini,Şirket esas sözleşmesinde şirketin kefalet vermesi hususunun şirket faaliyetleri ve şirket borçları kapsamında sınırlandırıldığını, şirket esas sözleşmesi şirkete nedensiz, kapsamsız ve sınırsız kefalet ilişkisi kurma yetkisi tanımadığını, \"Hukuki Tasarruflar\" bölümünün  6. maddesinin tam metninde; “Şirket alacakları için rehin veya ipotek kabul edebilir ve borçları için kendi lehine ve kefaletleri sebebi ile üçüncü şahıslar lehine gayrimenkuller ipotek edebilir, menkullerini rehnedebilir, üçüncü şahıslar lehine kefalette bulunabilir, bu ipotek ve rehinlerin kaldırılmasını isteyebilir, her nevi teminat ipoteği alabilir ve verebilir.” hükmü yer aldığını, söz konusu madde ile yapılacak tasarrufların şirket alacakları ve borçları kapsamında tanındığını, Kefalet ilişkisinin bir ticari işletmenin işletme konusu ile ilgili olması ancak o şirket menfaatine gerçekleşen bir kefaletin varlığı halinde söz konusu olabileceğini, bir şirketin hakim hissedarının ya da onun bir yakınının aldığı bir kredinin teminatını oluşturmak üzere yapılan kefalet işleminde üçüncü kişinin bu işlemin şirketin işletme konusu kapsamında girmediğini bildiği zira (faaliyet konusuna doğrudan teminat verme işlemlerinin de girdiği bankalar gibi şirketler bir yana bırakılacak olursa) böyle bir işlemin her şirket açısından işletme konusun dışında kaldığının kabul edildiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davanın REDDİNE, -Davalının, 2004 sayılı İİK'nin 72/IV maddesi gereğince tazminat talebinin kabulüyle; asıl alacağın %20'si olan 22.374,81 TL tazminatın davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine.\" karar verilmiştir.Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, takibe konu yapılan bonoların şirketlerinin ticari işletmesi yahut ticari işletme konusu ile ilgili olmadığını, davalı ile aralarında başkaca hiçbir hukuki ve ticari ilişkinin de bulunmadığını, o tarihteki şirket yetkilisi ...'nın eşi olan ... borcundan dolayı davalının baskıları ile şirketin tek yetkilisi olmasının da verdiği avantajı kötüye kullanarak bonolara şirket kaşesi altında imza attığını beyanla menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı ise, bonoların borç tasfiye protokolü kapsamında verildiğini ve davacı şirket adına ödeme taahhüdünün bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.  Davaya ve takibe konu bonoları davacı şirket adına şirket yetkilisi  ...'nın imzaladığı, bonoların tanzim tarihi olan12.09.2019 tarihi itibariyle ...'nın davacı şirketin tek pay sahibi ve temsilcisi olduğu, bonoların asıl borçlusu ... ise şirket yetkilisinin eşi olduğu, davalı ile davacı ve eşinin katılımıyla 09.08.2019 tarihli borç tasfiye protokolünün düzenlediği, protokolde ödeme vadelerinin, bonoların miktarlarının ve davacı şirketin bonolara kefil olacağının ayrıntılı olarak kararlaştırıldığı, şirketin tek pay sahibi ve yetkilisi durumunda olan ve şirket adına borç üstlenme yetkisine sahip ... tarafından anılan protokolün ve bonoların imzalanması şeklindeki olayda davacı şirketin geçerli bir şekilde ödeme yükümlülüğü altına girdiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargılama sırasında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiği ve tedbirin uygulandığı anlaşıldığından, mahkemece davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi de yerinde olmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2fd59acb6109073a","SID":"ba37d4569226cb28"}}