{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/213 Esas<br>KARAR NO: 2024/693<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/06/2020<br>NUMARASI: 2017/173 Esas, 2020/283 Karar<br>DAVA: ALACAK (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin özel çağrı merkezi hizmeti verdiğini, davalı şirketin ise bilgisayar yazılımları geliştirerek yazılımlarını bayileri ve distribütörleri aracılığıyla pazarladığını, taraflar arasında düzenlenen 04/07/2018 tarihli Çağrı Merkezi Hizmet Sözleşmesi ile müvekkilinin davalıya çağrı merkezleri hizmetleri verdiğini, sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin genel çerçevesi belirlenmiş olup, hizmetlerin içeriğine ilişkin detaylar, hizmetlere ilişkin her türlü değişiklik ve ek hizmet taleplerinin tarafların proje yöneticilerinin karşılıklı e-postaları ile belirlendiğini, müvekkilinin davalı şirketin ilgili proje yöneticileri tarafından verilen talimatları harfiyen yerine getirirek 2016 yılı Nisan ayı başına kadar edimini eksiksiz ve kesintisiz olarak ifa ettiğini, taraflar arasındaki güven ilişkisi çerçevesinde ödeme sürelerine ilişkin davalıya esneklik tanındığını, davalının bu olanaktan yararlanarak ödeme yapacağı dönemleri ve ödeme miktarlarını müvekkiline bildirdiğini, müvekkili şirketin de bu bildirimlere göre fatura düzenleyerek davalıya gönderdiğini, ancak davalı tarafından belirlenen tutarların müvekkilinin hizmet bedellerini tam karşılamadığını, müvekkilinin 2011- 2015 yılları arasında müşteri profilleme ve korsan yazılımla mücadele hizmeti kapsamında KDV dahil 88.791,46 TL alacağı bulunduğunu, ancak davalının, kayıtlarında bu konuda herhangi bir borç kalemi görülmediği gerekçesiyle 31/08/2016 tarihli, 88.791,46 TL tutarında fatura bedelini ödemediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin   davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; müvekkili şirketin verilen hizmetlerin tüm karşılığını çoğunlukla hizmeti almadan önce ödediğini, davacı şirketin iddia ettiği bakiye alacağı bulunmadığı gibi müvekkili şirketin bakiyesini bildirmesi için sürekli davacıyı zorladığını,  davacının 2011 - 2015 yılları arasında verdiği hizmete yönelik 2016 yılının son yarısında fatura düzenleyerek alacaklı olduğunu iddia etmesinin kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin bilgisi olmaksızın davacının tek başına düzenlediği döküman ve muhasabe tablolarının alacağı ispatlayamayacağını, davacı şirketin bayilere ve distribütörlere de hizmet verdiğini, sunulan kayıtların bir kısmının müvekkili şirketten bağımsız tüzel kişiliği olan bayiler ve distribütörlere ilişkin olduğunu, sunulan ses kayıtlarının çok az bir kısmının müvekkili şirket ürünleri ilgili olduğunu, müvekkili şirket ürünleri ile ilgili olanların da  çoğunun bayiler ve distribütörlere verilen hizmete ilişkin olduğunu,  davacının davadan önce talep ettiği miktar ile davada talep ettiği miktar arasında tutarsızlık bulunup, bu durumun davanın haksız açıldığını gösterdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 3. bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, taraflar arasında bir çalışma ilişkisinin olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan log kayıtlarının tek taraflı ve üzerinde kolaylıkla değişiklik yapılacak nitelikte güvenirliği şüpheli veriler olduğu, bu dijital verilerin davalı tarafça teyit edilmediği, davacı taraf ticari defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu ancak davalı tarafın ticari defterlerinde bu alacağın karşılığının olmadığı, davacı tarafın kayıt hataları sebebiyle de davacı tarafın alacağının olup olmadığı varsa da tutarının tespit edilemediği, davacının alacağın varlığı ve miktarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; sundukları tüm kayıtların müvekkili şirketin sistemlerinde de yer aldığını, sistem kayıtlarında geriye dönük oynama yapılabilmesinin mümkün olmadığını, sistem kayıtlarında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sundukları kayıtların doğruluğunun tespit edilebileceğini, bu nedenle sundukları kayıtların güvenilir olmadığına dair kararın hatalı olduğunu, davalının basiretli davranmadığını ve alacak ve borç durumunu kendi hesap ve kayıtlarında tutmadığını, sunulan hizmetin dinamik ve değişken yapısı gereği tarafların hizmetin detaylarını ve kapsamını e-posta yazışmaları üzerinden yürüttüğünü, davalının artan taleplerine karşılık verilen hizmetin karşılığının hesaplanmamasını sundukları kayıtların gereği gibi incelenmemesinden kaynaklandığını, herhangi bir bedel ödenmeden davalının taleplerinin karşılanmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davacının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık davacının 88.791,46 TL tutarlı fatura konusu hizmeti verip vermediği noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davaya konu faturanın; davacı tarafından sunulan ve sağlamlığı konusunda şüpheli olunan kendi bünyesinde oluşturduğu, dışarıdan müdahaleye, her türlü tahrifata açık olan ve davalının herhangi bir onayı ve mutabakatı olmayan verilere dayanarak oluşturulduğu, dosya kapsamında 2011-2015 yılları arasında verilmiş hizmet bedelinin eksik ödendiğine ve faturası kesilmemiş hizmetlere dair bir mutabakatın olmadığı belirtilmiştir.18/06/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dosyaya sunulan belgelerden davacının fatura konusu bedeli hak edip etmediğinin anlaşılamadığı, davacının alacağını kanıtlayamadığı belirtilmiştir.06/01/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da ilk rapordaki  tespitlere yer verilmiştir.Taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği davacının davalıya özel çağrı merkezi hizmeti verdiği, davacının, 2011 - 2015 yılları arasında verilen hizmete ilişkin ücretinin eksik ödendiği gerekçesiyle 31/08/2016 tarihli, 88.791,46 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının faturayı kabul etmeyerek davacıya iade ettiği anlaşılmaktadır.Davacının sadece kendi ticari defterlerine dayanarak davasını ispat ettiği kabul edilemez. Dava konusu fatura içeriği hizmetin davalıya verildiği, usulüne uygun delillerle kanıtlanmalıdır. Eldeki dosyada 2011-2015 yılları arasında verilmiş hizmet bedelinin eksik ödendiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı ve faturası kesilmemiş hizmetlere dair bir mutabakatın olmadığı, davaya konu faturanın; davacınn kendi bünyesinde ve davalının herhangi bir onayı ve mutabakatı olmayan verilere dayanarak oluşturulduğu, davacının sözleşme süresi içerisinden tarafların karşılıklı mutakabatı ile oluşturduğu anlaşılan ve bedelleri ödenen faturalara konu hizmet dışında, ödenmemiş hizmet alacağı bulunduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/173 Esas,   2020/283 Karar ve 30/06/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e724aabba2a9f35","SID":"fc357f97fa49169b"}}