{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/825 <br>KARAR NO\t: 2024/982<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/238 E.  -  2021/111 K.<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/04/2021 tarih ve 2019/238 E. - 2021/111 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalıllar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin kurulu bulunduğu 2013 yılından beri “...” yani “...” adıyla müzikaller, sanatçı ve toplulukların konuk olduğu, bünyesinde çeşitli amaçlara yönelik birden fazla sahne ve alanda konser, tiyatro, sergi, gösteri, eğitim vs etkinliklere ev sahipliği yapan bir kültür ve sanat mekanı işlettiğini, müvekkilinin 2010/75035, 2010/75036, 2010/75045, 2010/75046, 2013/78328, 2017/114824, 2017/114827, 2017/119157 ve 2017/114742 sayılı markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin “...” ve “...”nin tanınmış marka olduğunu, bu isim altında çok sayıda yazılı ve görsel basında reklam ve tanıtımın yapıldığını, davalının müvekkili markaları ile çok benzer şekilde “... ...” markasının tescili amacıyla 2018/35629 sayılı başvuruyu gerçekleştirdiğini, yapılan itirazlar neticesinde başvuru kapsamından 35, 38 ve 41. Sınıf hizmetlerin çıkartılmasına karar verilmiş ise de 16. Sınıfta kalan mallar için tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, YİDK tarafından verilen 2019-M-3533 sayılı karar neticesinde yapılan nihai itirazların reddine karar verildiğini, halbuki müvekkilinin markasının tanınmış olması nedeniyle korunması gerektiğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu markada yer alan “...” kelimesinin ayırt edici vasfının zaten bulunmadığını, dava konusu markadaki tek ayırt edici ibarenin “...” ibaresi olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının serisi niteliğinde algılanacağını, davalı tarafın, davacı müvekkili şirketin kullanımları ile yüksek düzeyde ayırt edicilik kazanan markalarından haksız şekilde yararlanacağını, tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde, zihninde müvekkili markalarının çağrışacağını¸ “...” ibaresinin “performans sanatları merkezi” ibarelerinin kısaltması olduğunu, müvekkilinin “...” ve “performans sanatları merkezi” ibarelerini her zaman yan yana kullandığını, dolayısıyla bu ibarelerin özdeşleştiğini, müvekkilinin 2017/114742 sayılı markası kapsamında 16. Sınıf emtiaların yer aldığını, yine dava konusu markadaki 16. Sınıf emtia ile 35. Sınıf  hizmetlerin de benzer olduğunu, 16 ve 41. Sınıf hizmetlerin ise aynı kaynaktan gelme ve tamamlayıcılık kriterleri bakımından benzer olduklarını, yine 16 ve 42. Sınıf hizmetlerin de benzer görülmeleri gerektiğini, müvekkilinin “...” markasının kısa zamanda çok bilinen ve tanınan bir cazibe ve sanat merkezi olarak yer edindiğini, Google arama sonuçlarına davalı markası olan “... ...” şeklinde bir arama yapıldığında, müvekkilinin markalarına ilişkin sonuçların çıktığını,  dolayısıyla dava konusu markanın tescilinin, müvekkili markalarının sulanmasına neden olacağını ileri sürerek 2019-M-3533 sayılı YİDK kararının iptali ve 2018/35629 sayılı markanın tescili haline hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, taraf markaları arasında düşük düzeyli benzerlik olduğunu, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markaların birden fazla unsurdan oluştuğunu, “...” ibaresinden kaynaklı benzerliğin diğer unsurları geri planda bırakacak düzeyde olmadığını, bu anlamda başvuru kapsamında kalan emtia bakımından taraf markaları arasında ortalama tüketiciyi yanıltacak düzeyde bir benzerliğin bulunmadığını, yine dava konusu markanın 6/4 ve 6/5 maddeleri kapsamında davacı markaları ile ilişkilendirilmeyeceğini, kötüniyet iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamında kalan 16. sınıf mallardan “Kağıt, karton (mukavva). Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları.” malları bakımından,  taraf markaları arasında emtia benzerliğinin bulunduğu, her iki taraf markasında da “...” şeklinde ayırt edici gücü bulunan bir harf diziliminin mevcut oluşunun işaretleri özellikle işitsel ve kavramsal olarak birbirine yakınlaştıracağı, her iki markada da “...” harflerini aynı sıralamada gören tüketicinin işaretleri aynı kavramsal kökende algılayacağı, dava konusu markada “...” ibaresi baskın bir şekilde yazıldığı gibi “...” ek unsurunun da ayırt edicilik açısından markanın bütününe ciddi bir katkısının bulunmadığı, davacı yanın işlem dosyasına, dava konusu marka ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğini gösterir herhangi bir delil sunmadığı gibi “...” veya “...” ibarelerinin, uyuşmazlık konusu 16. sınıf emtialarda, başvuru konusu markadan daha evvelki bir tarihten beri kullanıldığını gösterir delillerin de bulunmadığı, işlem dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerden ise davacı markalarının tanınmış olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne YİDK'nın 2019-M-3533 sayılı kararının 16. Sınıfta yer alan \"kağıt, karton (mukavva). Basılı yayınlar, basılı evrak; kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç); kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları\" mal ve hizmetleri yönünden  iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, davalı adına tescilli  2018/35629 sayılı \"... ...+ŞEKİL\" ibareli marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, istinafa konu mahkeme kararının aksine taraf markaları arasında iptal edilen mal/hizmetler açısından 6769 sayılı Kanun'un 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, somut olayda başvuru konusu markanın yayınından sonra davacı tarafından yapılan itiraz Markalar Dairesince kısmen kabul edilerek 35., 38. ve 41. Sınıftaki mal/hizmetler çıkarılarak kısmen yayınlandığını, dolayısıyla başvuru kapsamında kalan 16. Sınıftaki iptal edilen emtial ile davacı markalarının kapsamındaki aynı/aynı tür mal/hizmetleri kapsamadıkları, ilintili ya da ilişkili olmadıklarını,  YİDK kararının hukuka uygun bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili  katılma yolu ile sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde, iptal edilen emtia dışında kalan \"kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.\" emtiasının başvuru kapsamı ile benzer görülmeyerek iptaline karar verilmemesinin ciddi çelişkilere yol açtığını, ... ... markası ile müvekkiline ait ... unsurlu tüm markaların benzer bulunmasının zorunlu olduğunu, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka uyarlı olmadığını, kapsamların da benzer olduğunu, markanın kalan emtiada tescil edilmesinin müvekkilinin çok tanınmış markalarının kalite imajına zarar vereceğini, markanın imajını sulandıracağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru kapsamında kalan 16. sınıf mallardan “Kağıt, karton (mukavva). Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları.” malları bakımından,  taraf markaları arasında emtia benzerliğinin bulunduğu, başvuru kapsamında kalan diğer mallar için benzerlik olmadığı, her iki taraf markasında da “...” harf diziliminden kaynaklanan benzerlik nedeniyle markaların işitsel ve kavramsal olarak birbirine yakınlaştığı, her iki markada da “...” harflerini aynı sıralamada gören tüketicinin işaretleri aynı kavramsal kökende algılayacağı,  “...” ek unsurunun da ayırt edicilik açısından markanın bütününe ciddi bir katkısının bulunmadığı, davacı yanın dava konusu marka ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliğini gösterir herhangi bir delil sunmadığı,  “...” veya “...” ibarelerinin, uyuşmazlık konusu 16. sınıf emtialarda, başvuru konusu markadan daha evvelki bir tarihten beri kullanıldığını gösterir delillerin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı şirketten ve davalı ... alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL'nin davacı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11b01f3ffae15850","SID":"0c33fe31cb45c2af"}}