{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi  35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2023/80 - 2024/691<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/80 <br>KARAR NO\t: 2024/691<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/213 Esas 2022/648 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>DAVALI\t:   <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 15/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 06/06/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada  davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tAsıl davada  davacılar vekili dava dilekçesinde; 12/02/2020 tarihinde, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan aracın, ...’nin yolcu olarak bulunduğu araca çarpması neticesinde davacılar ... ve ...’in oğlu, ...'nin eşi ve ...'nin babası olan ...'nin vefat ettiğini, müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin ...'nin desteğinden mahrum kalması sebebiyle şimdilik müvekkili ... için 700-TL, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 100-TL olmak üzere toplam 1.000-TL maddi tazminatın diğer kusurlu kişilerin sorumlulukları dahil olmak üzere (... plakalı araç sürücüsünün kusuruna düşen kısmın talep edilemediği) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.<br>\tBirleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu kazada vefat eden ...’nin, müvekkili ... ...’nin babası olduğunu müvekkilinin de ölenin desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek, şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiştir.<br>\tDavacı vekili asıl ve birleşen davada ıslah dilekçesi ile; sigorta teminat limitini nazara alarak; ... ... için 234.525,65-TL, ... ... için 49.700,46-TL, ... ... için 49.481,88-TL, ... ... için 49.542,66-TL, ... ... için  26.749,38-TL, olmak üzere toplam 410.000,00-TL destek tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir. <br>\tAsıl ve Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dava ve birleşen davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu,\tasıl davada davacıların, müteveffanın eş, çocuk ve anne babası,  birleşen davada ise davacının mütevvefanın çocuğu olduklarının dosya kapsamından anlaşıldığı,\tkusur bilirkişisinden alınan raporda, müteveffanın hayatını kaybettiği dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı sigorta şirketince sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,\taktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen ek raporda, TRH2010 Yaşam Tablosu, 01.07.2022 asgari ücret değişikliği, davalı şirkete ait araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminat limiti gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda eş ... ... için 234.525,65 TL, çocuk ... ... için 49.542,66 TL,  çocuk ... ... için 26.749,38 TL, baba ... ... için 49.481,88 TL ve anne ... ... için 49.700,46 TL destekten yoksun kalma tazminatı alabileceğinin belirtildiği, asıl ve birleşen davada davacıların destek zararlarından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle; “a)Asıl davada davanın kabulüne; 234.525,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ...’ye verilmesine, 49.542,66 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ...’ye verilmesine, 49.481,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ... ‘ye verilmesine, 49.700,46 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ...’ye verilmesine, Hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına, b)Birleşen  mahkememizin 2021/701 esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne; 26.749,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ...’ye verilmesine, hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına,\" karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tAsıl ve birleşen davada, davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken toplam alacak üzerinden vekalet ücretinin hatalı olduğunu,\ttazminat hesaplanmasına esas yöntem, bakiye ömür, paylar kusur oranları, gelire ilişkin verler ve diğer hususların hatalı olduğunu, kararın kaldırılması haline doğacak fazlaya ilişkin hakların saklı olduğunu belirterek, davalının istinaf sebeplerinin reddini, kendilerinin istinaf sebeplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tAsıl ve Birleşen davada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, vefat edenin bindiği araçta istiap haddinin aşılmış olduğunu, 5 kişilik araçta 6 kişi olarak seyrettiklerini, vefat edenin 3 kişilik koltuk olan bölümde 4 kişi olarak oturduğunu, bu nedenle emniyet kemeri takmasının da hayatın olağan akışına ait olduğunu, vefat edendeki bulgulara göre emniyet kemeri takmadığının anlaşılmasına rağmen, kaza tespit tutanağında belirsiz olması nedeniyle müterafik kusur uygulanmamasının hatalı olduğunu,\tbilirkişi raporlarında müvekkli davalı tarafından sigortalı araç sürücünün %30 kusurlu olmasına rağmen müvekkilinin tüm zarardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacıların içerisinde bulundukları aracın ZMMS sigortacısından da tazminat talep edebileceğinden, bu şekilde verilen kararın mükerrer olacağını,\tbilirkişi raporlarındaki kusur oranlarının çelişmekte olup çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu,\tSGK’ya yazılan yazıya verilen cevapta, davacılara dul ve yetim aylığı bağlanacağının ve 122.37416 TL ikramiye alacaklarının belirtildiği ve ödemenin rücuya tabi olup olmacağının bilahare bilgi verileceği yazılmış ise de bu konuda cevap gelmediği halde davanın esası hakkında eksik inceleme ile karar verildiğini, ödemenin rücuya tabi olması halinde sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını,\tdavacının ... Bakanlığında çalışması nedeniyle kendisine nakdi tazminat ödenmiş ise bunun da düşülmesi gerektiğini, bu hususta araştırma yapılmadan davanın esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;<br>\tAsıl ve birleşen dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tOlay tarihinde, ...'nin içersinde yolcu olarak bulunduğu araç ile kavşaktan dönüş yapmak istediği sırada, sağından gelen davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın, çarpması neticesinde, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği Kaza Tespit Tutanağı ve ceza soruşturmasında alınan beyanlardan anlaşılmıştır.<br>\tKaza Tespit Tutanağında ve kaza nedeniyle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde açılan taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan açılan davada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda  kazanın bu oluş şekline göre, kavşaklarda geçiş önceliğine uymayan, vefat edenin içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün ise, kavşaklara yaklaşırken hızını yavaşlatmaması ve gerekli dikkati vermemesi nedeniyle tali kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.<br>\tİlk derece Mahkemesi tarafından alınan kusur raporunda da, ceza dosyasındaki deliller, Kaza Tespit Tutanağı değerlendirilerek, kazanın meydana gelmesinde geçiş önceliğine uymayan, vefat eden davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün  %70 oranında, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün meskun mahal içerisinde kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından bahisle tali %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan aktüer hesap raporunda ise davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %30 kusuru çerçevesinde hesaplanan destekten mahrum kalanların toplam zararının 495.155,96 TL olarak hesaplanması, kaza tarihinde ise sigorta teminat limitinin 410.000,00 TL olduğunun tespit edilmesi üzerine, KTK'nın 96. maddesi gereğince garame hesabı yapılarak, her bir davacının talep edebileceği tazminat miktarından, davalının teminat miktarı ile sorumlu olacağı miktarın tespit edildiği görülmüştür.     <br>\t1-Davalı vekili tarafından hükme esas alınan kusur raporuna itiraz edilmiş ise de, Kaza Tespit Tutanağı, ceza dosyasında alınan kusur raporu ve mahkemece alınan raporlar arsında çelişki bulunmamasına, kusur durumunun kazanın oluş şekli nazara alındığında uygun bulunmasına göre mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, ayrıca davalı tarafından müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, vefat edenin ölü muayene raporundaki bulgular ve ölüm sebebi nazara alındığında, istiap haddinin aşılmasının yahut emniyet kemeri bağlanıp bağlanmamasının kazaya etkisinin kanıtlanamamış olmasına göre davalının müterafik kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalı vekili tarafından SGK'ya rücuya tabi ödeme olup olmadığına yönelik yazılan yazı cevabı beklenilmeden davanın esası hakkında karar verildiği ileri sürülmüş ise de, 5510 Sayılı Yasanın 39. maddesi gereğince memur olan desteğin yakınlarına bağlanan gelirin rücuya tabi olmaması yanı sıra, davalının iddiasının aksine SGK tarafından 04/02/2021 tarihli cevabi yazı ile  yapılan ödemelerin rücuya tabi olmadığının mahkemeye bildirilmiş olmasına, ayrıca davacının 2330 sayılı Yasa kapsamında ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamında 2330 Sayılı Yasa kapsamında değerlendirilebilecek bir eylemin bulunmaması yanı sıra bu yönde de iddia ve delil olmamasına göre davalının bu sebeplere dayalı istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\t3- Davalı vekili bilirkişi raporunda müvekkilinin tüm zarardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, kusur oranına göre sorumlu tutulması gerektiğini ilesi sürmüş ise de; gerek asıl davada, gerekse birleşen davada alınan bilirkişi raporunda, davacıların zararlarının bilirkişi tarafından kusur oranına göre hesaplanması ve  %30 kusur oranına göre zararın sigorta teminat limiti aşması nedeniyle zararın, TK'nın 96. maddesi gereğince garame hesabı yapılarak, sigortanın sorumluluğunun belirlenmiş olmasına, kusur oranında indirimin, garame hesabından önce \"gerçek zararadan\" yapılmasının TBK'nın 55. maddesine uygun olmasına, bu nedenle yapılan bir hatanın bulunmamasına göre davalı vekilinin hesaplanan tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\t4-Asıl ve birleşen davada davacılar vekili aktüer hesap raporuna itiraz etmiş ise de; istinaf sebeplerinin genel ifadeler çerçevesinde yapılmış olmasına, dosyadaki mevcut delil durumu, hesaplama yöntemi nazara alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere göre yapılmış hesaplamada iddialar çerçevesinde tespit edilen bir hata ve eksiklik bulunmamasına göre asıl ve birleşen dava davacıların istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında davalı vekilin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>\t5-Asıl davada, davacılar vekilinin takdir edilen vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; asıl davada, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup HMK'nın 58. maddesi gereğince davaları birbirinden bağımsızdır. Bu durum karşısında her bir davacının talebi yönünden, kabul edilen miktar üzerinden Avukarlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde toplam kabul edilen miktar üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf talebinin HMK'nın 355. maddesi gereğince esastan reddine,  asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf sebepleri ve sair istinaf sebeplerinin reddi ile 5 no'lu bentte yazılı nedenlerle asıl davaya yönelik istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,  ilk derece mahkemesi tarafından asıl davaya ilişkin olarak verilen karardaki vekalet ücretinin, her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücreti olacak şekilde düzeltilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak yeniden hüküm tesisine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t\tI-Asıl ve birleşen dava davalı vekilinin ve birleşen dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\tI-Asıl davada davacılar  vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 01/11/2022 tarihli, 2020/213 Esas 2022/648 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;1-Davanın;<br>a)Asıl davada davanın kabulüne;<br>234.525,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ...’ye verilmesine,<br>49.542,66 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ...’ye verilmesine,<br>49.481,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ... ‘ye verilmesine,<br>49.700,46 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ...’ye verilmesine,<br>Hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 26.179,85 TL harçtan, dava açılışında alınan 54,40 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 1.308,99 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.363,39 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 24.816,46 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>4-Davacıların yargılama sırasında yapmış olduğu 54,40 TL peşin harç, 1.308,99 TL ıslah harcı, 54,40 TL başvurma harcı, 539,50 TL tebligat ücreti, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 4.457,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,<br>5-Davacıların yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan (ilk derece mahkemesi karar tarihinde) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabulüne verilen miktarlar üzerinden; 35.833,59  TL davacı ... ... için, 9.200,00'er TL ayrı ayrı davacılar ... ..., ... ..., ... ... için davalıdan alınarak, adı geçen davacılara  verilmesine,<br>6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,<br>b)Birleşen  mahkememizin 2021/701 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne;<br>26.749,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacı ... ...’ye verilmesine,<br>Hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına,<br><br>1-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.827,25 TL harçtan, dava açılışında alınan 54,40 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 87,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 142,00 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 1.685,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>2-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 54,40 TL peşin harç, 87,60 TL ıslah harcı, 54,40 TL başvurma harcı, 56,00 TL tebligat ücreti, olmak üzere toplam 252,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,<br>İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>III-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 18,00 -TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 238,70 TL'nin, birleşen davaya yönelik istinaf sebeplerinin reddedilmiş olması nedeniyle takdiren 119,35 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl davaya ilişkin istinaf taleplerinin reddedilmiş olması nedeniyle fazlaya ilişkin giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>IV- İstinaf talebi reddedilen birleşen davada davacı ... ...'den alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye  246,90 TL'nin birleşen dava davacısı ... ...'den alınarak, hazineye irat kaydına,<br>V-İstinaf talebi reddedilen davalıdan asıl ve birleşen dava yönünden alınması gerekli 28.007,10 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 6.545,00 TL'nin mahsubu ile 21.462,10 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>VI-İstinaf talebi reddedilen davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>VII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>VIII-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br> \t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"edab752964e1eba9","SID":"8e4045677539bbce"}}