{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/31 Esas<br>KARAR NO: 2024/1122 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2022<br>NUMARASI: 2022/612 Esas  -  2022/1111 Karar<br>DAVANIN KONU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ13/12/2016<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/10/2013 tarihli sözleşme ile   akaryakıt-otogaz satış ve servis istasyonunun 5 yıllık bir süre için davalı şirket tarafından müvekkiline kiralandığını, kira bedelinin tümünün davalı şirkete ödendiğini, kira sözleşmesine konu akaryakıt ve oto gaz istasyonunun davalı şirket tarafından işletilmesi amacıyla taraflar arasında 25/06/2014 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin imzalandığını, davalı şirketin noterden gönderdiği 28/03/2016 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesini fesih ettiğini bildirdiğini, davalının başka bir dağıtım şirketinin bayisi olarak faaliyetlerine devam ettiğini, davalı şirkete gönderdikleri 23/06/2016 tarihili  ihtarname ile kira sözleşmesinin haklı olarak fesih edildiği bildirilerek, peşin ödenen kira bedelinin taşınmazın müvekkili şirket tarafından kullanılamadığı süresine isabet eden kısmı sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın, cari hesap borcunun  ödenmesini ve davalı şirkete ariyet olarak teslim edilen ekipmanların 7 gün içinde teslim edilmesinin istenildiğini, aksi halde davalı kooperatifin sahibi olduğu taşınmaz üzerindeki ipoteğin nakte çevrilmesi amacıyla işlemlere başlatılacağının davalılara bildirildiğini, uyarıdan sonuç alınamaması üzerine davalılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, davalıların Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında haklarında başlatılan icra takibine itirazların iptali ile icra takibinin devamını, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle icra takibine konu tutarın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin bayilik sözleşmesini yapmak için belli bir peşinat ödediğini, davacı şirketin 08/01/2016 tarihinden itibaren akaryakıt ürünleri vermeyi durdurması nedeniyle müvekkili şirketin adım adım iflasa sürüklendiğini, müvekkilinin haklı olarak sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, feshin haklı olması karşısında davacı şirketin cezai şart alacağı ve kar yoksunluğu zararını isteme hakkının bulunmadığını, akaryakıt ürünü verilmediğinden kar yoksunluğundan söz edilemeyeceğini, kasıtlı olarak alt kira sözleşmesinin devam ettirilmediğini, müvekkili şirketin bayilik sözleşmesini fesih ettiğini, kira sözleşmesinin davacı tarafından fesih edildiğini, bu şekilde bu tarihe değin davacı tarafından taşınmazın 2 yıl, 8 ay, 2 gün kullanıldığını, bakiye sürenin ise 2 yıl, 3 ay, 28 gün olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ancak bu süre için bir hesaplama yapılabileceğini, davacı şirketin haksız ve yersiz olarak ürün vermeyi kesmesi, kira sözleşmesinin kendisi tarafından fesih edilmesi, tapudaki kira şerhini terkin etmemesi, müvekkilince haklı nedenlerle bayilik sözleşmesinin fesih etmesi karşısında bayilik sözleşmesinden kaynaklanan  cezai şartın ödenmesinin istenemeyeceğini, cari hesabın inceleme sonucu ortaya çıkacağını, davacı tarafından ariyet olarak verilen emtiaların dava konusu istasyonda koruma altında olduğunu, uyarılara rağmen davacının teslim almadığını  savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, kendilerinin davacıya bir borçlarının bulunmadığını, davalı şirketin de dava konusu alacak kadar borcu bulunmadığını, alacağın varlığının davacı tarafca kanıtlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince 2020/1071 E-2022/1151 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalıların  istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin   2020/1071 E-2022/1151 K. Sayılı kararı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesine istinaden davalı kooperatife ait icra takibine konu taşınmazın ipotek olarak verildiği, ipoteğin üst limit ipoteği olduğu, ipotek resmî senedi incelendiğinde,davalının kayıtsız şartsız borç ikrarında bulunduğu,icra takibinden önce davalıya TMK'nın 887 nci maddesi uyarınca gerekli ihtaratın yapıldığı ve asıl borçlu aleyhine de icra takibine girişildiği, bilirkişi incelemesine göre lehine ipotek verilen davalı asıl borçlu şirketin ipotek bedelinin çok üzerinde borçlu olduğunun sabit olduğu, bilirkişi incelemesinde seçenekli hesaplamanın yapıldığı, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde, kira başlangıç tarihinin alt kira sözleşmesinin tapuya şerh edildiği tarihte başlayacağının açık olduğu, buna göre kira sözleşmesinin başlangıç tarihihin alt kira sözleşmesinin tapuya şerh edildiği,13/10/2014 tarihi olduğu, bu tarihe göre hesap edilen cezai şart dahil alacağın 9.264.833,11.-TL olduğu, cezai şart hesap edilmeden davacının iade alacağının 7.477.433,10.-TL olduğu, her iki miktarında üst limit ipoteğinde belirtilen miktardan yöksek olduğu   anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının itirazının tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile  iptaline ve takip talebindeki şartlar uyarınca  devamına karar verilmesi gerektiği, alacağın likit, itirazın haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; ipotek senedinde belirtilen 6.000.000,00.-TL limiti aşılmamak ve tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile, davalıların Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın 6.000.000.,00.-TL asıl alacak yönünden iptali    ile takibin, takip talebindeki şartlar uyarınca devamına, asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 1.200.000,00-TL icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve mütesensilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; -Kaldırma kararının gereklerini yerine getirmeden, eski karar aynen yazılmak suretiyle karar verildiğini, üstelik  10 gün ara ile duruşma günü verilerek, sözlü yargılamaya geçildiği açıklanmadan ve  esasa ilşkin beyanda bulunmak için süre verilmeden, sağlık mazrereti  dahi  kabul edilmeden, savunma hakları kısıtlanmak suretiyle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, -Takibe konu ipotek 3. kişi müvekkili kooperatif tarafından, davacı ile diğer davalı arasındaki ticari iş dolayısı ile verilmiş teminat üst sınır ipoteği olduğundan, TMK 887 maddesi gereğince muacceliyet ihbarı yapılmadan, borç muaccel olmadan, teminat ipoteğine dayalı olarak doğrudan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapılamayacağını,  geçerli ve usulüne uygun bir icra takibi olmadığını,-Yerleşik Yargıtay kararları gereğince MK 887. madde gereğince muacceliyet ihbarının  yapılmasının takip şartı olduğunu ve kamu düzeninden olduğunu, hakim her aşamada re’sen inceleyeceğinden  süresiz şikayete tabi olduğunu ve  takibin iptali amacıyla Küçükçekmece 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/652 E. sayılı dosyası ile şikayet başvurusu yapıldığını,-Asıl borçlu ... Ltd.Şti. ile müvekkil kooperatif arasında emredici kanun hükümleri gereğince zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, -Davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de ayrıca hukuka aykırılık arz ettiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar   davalılar vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yapılan 3 duruşmaya da davalı vekilinin mazeret dilekçesi göndererek katılmadığı, 2.duruşmada davalı vekilinin mazeretinin son kez kabulüne karar verilmesine rağmen davalı vekillerinin son duruşmaya da başka duruşmaları gerekçe göstererek mazeret dilekçesi gönderen, mazeret hakkını eşit kullanmayıp yargılamanın uzamasına sebebiyet veren  davalı vekillerinin son duruşmada mazeretlerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,  son duruşmada HMK'nın 184.maddesi uyarınca tahkikatın bitirilerek,  HMK'nın 186.maddesi uyarınca sözlü yargılamaya geçildiği, davalıların katılmadığı sözlü yargılama duruşmasında davalılara beyanda bulunmak için süre verilmesi gibi zorunluluğun bulunmadığı, Dairemizin kaldırma kararında ödeme emri ekinde; ipotek akit tablosu ile birlikte taşınmaz maliki ve asıl borçluya çıkarılan ihtarname ve tebliğ evraklarının eklendiği, takibin şekli şartını yerine getirildiğine karar verildiği, usulsüz tebligat iddiasının yerinde olmadığına karar verildiği, ilk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi raporundaki seçeneklerden 13/10/2014 kira başlangıç tarihine göre hesaplanan 7. 477.433,11 TL- cezai şart dahil-9.264.833,11-TL seçeneğinin benimsendiği, alt kira sözleşmesinin tapuya şerhedildiği 13/10/2014 tarihine göre yapılan hesaplamanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı alacağının ipotek üst limitinden fazla olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde; alacağın likit, itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılardan alınması gereken 409.860,00 TL maktu harçtan, peşin alınan  (51.151,80 nispi+51.151,80nispi +80,70 maktu+80,70 maktu) toplam 102.465,00  TL harcın mahsubu ile bakiye 307.395,00 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-Davalılar tarafından  yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e2d34bf5e40ad4a9","SID":"5f374f69fa378e47"}}