{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/250 - 2024/756<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/250 <br>KARAR NO\t: 2024/756<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/368 Esas 2022/823 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 29/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05/06/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı sigorta vekilleri  tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 06/12/2010 tarihinde davalı Sigorta Şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan ... plaka sayılı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca çarpması sonucu davacının yaralandığını, dava konusu kazaya ilişkin Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinde dava bulunduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik bakıcı gideri(10TL), geçici(10TL), sürekli işgöremezlik(70 TL) zararı ve tedavi gideri(10 TL) olarak toplam 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, bedel artırım dilekçesi ile 168.960,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı,766,62 TL bakıcı gideri ve 1.508,30 TL tedavi gideri talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu kazada kusur dağılımının ve maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, sigorta şirketinin ancak poliçe limitleri kapsamında sorumlu tutulabileceğini, davacının müterafık kusuru olduğunu, hatır taşıması olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 22/03/2022 tarihli rapora göre sigortalı araç sürücüsünün %10, karşı araç sürücüsünün %90 kusuru ile gerçekleşen kazada, sigortalı araç içinde yolcu olarak bulunan davacının %10,3 malul kalacak ve 3 ayda iyileşebilecek, bir ay bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralandığı, davacının müterafık kusurunun bulunmadığı, yolcu olduğu aracın davacının babası tarafından kullanılması nedeniyle hatır taşıması indirimi koşullarının bulunmadığı, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici işgöremezlik tazminatı istenemeyeceği, davacının sürekli işgöremezlik zararı daha yüksek hesaplanmışsa da poliçe limiti kapsamında ancak 150.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı talep edilebileceği, 766,62 TL bakıcı gideri ile 1.508,30 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatı talep edilebileceği anlaşıldığından yapılan bedel artırımı da dikkate alınarak; \t\"1-Davacının geçici iş göremezlik talebinin reddine, <br>2-Davacının sürekli iş göremezlik talebi yönünden talebinin kısmen kabulü ile; 150.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02/04/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, <br>3-1.508,30 TL tedavi gideri ve 766,62 TL bakıcı gideri tazminatının 02/04/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,” karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı sigorta vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece poliçe limitinin eksik ve hatalı tespit edildiğini, kaza tarihi olan 06/12/2010 itibarıyla poliçe limitinin 175.000,00 TL olduğunu, ancak mahkemece 150.000,00 TL olarak eksik kabul edildiğini, sigorta şirketine başvuru üzerine 12/07/2013 tarihinde 6.040,00 TL ödeme yapıldığını, bu miktar düşülse dahi limitin 168.960,00 TL olduğunu, davalıdan kusur oranına göre değil müşterek müteselsil sorumluluğa göre talepte bulunduklarını, bu nedenle tüm zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ve oranının hatalı olduğunu, zira sigortaya başvuru üzerine 12/07/2013 tarihinde ödeme yapıldığını, ödenen miktarın çok yetersiz olduğunu, ibraname imzalamadıklarını belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; başvuru dava şartının gerçekleşmediğini, dava ve ıslah edilen bölümlerin zamanaşımına uğradığını, hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca sigortalı araç sürücüsünün %10 kusurlu olduğunu, hesaplanan tazminatın bu kusur oranına göre hesaplanması gerektiğini, davadan önce ödeme yapıldığını ve ibraname alındığını, ödeme tarihi verilerine göre hesap yapılması gerektiğini, buna göre yapılan hesapta arada fahiş fark bulunmadığını, maluliyetin ATK’dan alınacak raporla belirlenmesi gerektiğini, tazminata ancak yasal faiz işletilebileceğini ve ıslah edilen bölüme de ıslah tarihinden yasal faiz işletilebileceğini, bakıcı giderinden sigortanın sorumlu olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı sigorta vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek,  dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı ve davalı sigorta vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davadan önce davalı sigorta şirketine başvurulması nedeniyle dava şartının yerine getirildiği, davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle kazanın ölümlü ve yaralamalı trafik kazası olması dikkate alındığında dava tarihi itibarıyla KTK 109. maddesindeki zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.<br>Trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararlardan, zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Müteselsil borçlularda borcun sona ermesini düzenleyen TBK'nın 166. maddesinde; \"(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.\" düzenlemesine yer verilmiş, bu doğrultuda müteselsil borç nedeniyle alacaklıya halef olmayı düzenleyen TBK'nın 168/2 maddesinde de; \"Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır.\" denilerek, bir borçlu lehine yapılacak olan iyileştirmenin, diğer borçluların aleyhine olması halinde, iyileştirmenin aleyhine olduğu, diğer borçluların da bundan istifade edeceği kabul edilmiştir.<br>Somut olayda, dava dilekçesi ekinde sunulan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 18/06/2024 tarihli maluliyet raporunda, davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/482 Esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında, 06/02/2010 tarihli trafik kazasında yaralanan ... için maluliyet raporu düzenlendiği anlaşılmış olup, bu durumda istinaf incelemesine konu iş bu davaya konu aynı kaza nedeniyle yaralanma nedeniyle  ... tarafından da ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. <br>İş bu dava müteselsil sorumluluğa dayalı olarak açılmış olup, kazanın çift taraflı olması da nazara alındığında, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında sorumlu olduğu miktarın belirlenmesinde dava dışı müteselsil borçlular tarafından yapılan ödeme varsa bunun da nazara alınarak belirlenmesi gerekir.<br>Bu durumda mahkemece, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/482 Esas sayılı davasına da konu olan ... tarafından yapılan ödemenin, eldeki iş bu davaya konu yaralanma nedeniyle ve müteselsil sorumluğa göre mi, yoksa Güvence Hesabının sorumlu olduğu sürücünün kusur oranına göre mi ödendiği araştırılarak, müteselsil sorumluluğu göre ödeme yapıldıysa bu ödeme nedeniyle davacının tüm zararı  mahkemece tespit edilerek karşılanmışsa artık tekrar talepte bulunulamayacağı gözetilerek, kusura dayalı bir ödeme yapılmış ise ve davalı tarafından yapılan eksik ödeme varsa da bu ödeme de nazara alınarak, yine davacının kaza tarihinde yaşının küçük olması nedeniyle araçta taşınma tarzı yönünden müterafık kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, davacının gerçek zararı belirlenerek, yine davacı tarafından sigorta şirketine başvurulması üzerine her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere sigorta tarafından 12/07/2013 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşıldığından, artık bu tarih itibarıyla sigortanın temerrüde düştüğünün kabulü ve kaza tarihi olan 06/12/2010 itibariyle ZMMS kişi başı sakatlık teminatı limitinin 175.000,00 TL olması da nazara alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, her iki tarafın istinafının bu nedenlerle kabulü gerekmiştir.  <br>Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve yukarıda gösterilen şekilde araştırma yapılıp gerekirse bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 14/12/2022 tarihli, 2021/368 Esas - 2022/823 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,\t<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar  harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>5-İİK'nın 36.maddesi gereğince Ankara 29. İcra Dairesinin 2023/1856 Esas sayılı dosyasına yatırılan 255.000,00 TL bedeli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, <br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b578de6cb78e3ca","SID":"cffce1abfb5b6916"}}