{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/19 - Karar No:2024/509<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/19 <br>KARAR NO\t: 2024/509\t  T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 31/10/2023<br>NUMARASI\t: 2022/481 E-2023/712 K<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:   <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 04.06.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04.06.2024\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser  sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde  davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili:Taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından, davalı şirkete ait 90'lık Taş Kırma Eleme Tesisinin tamir ve bakımlarının eksiksiz olarak yapıldığını ve davalı şirketin İstanbul ilinde bulunan şantiye alanında montajı, elektrik tesisatı montajı ve tesis yerleşim danışmanlık hizmetlerinin gerçekleştirildiğini, bunun yanında yine davalı şirkete ait toz indirgeme sisteminin de montajının eksiksiz olarak tamamlanarak teslim edildiğini, müvekkilince tamir ve bakım işlerinin eksiksiz olarak yapıldığı ve tesisin çalışır vaziyette herhangi bir hasar ya da ayıp olmadan teslim edildiğinin 21.02.2016 tarihinde taraflarca tutanak altına alındığını, müvekkili tarafından yapılan bu iş nedeniyle 30.10.2015 tarihli 118.000,00 TL ve 05.02.2016 tarihli 6.582,04 TL bedelli faturaları düzenleyerek davalıya gönderildiğini, faturalara davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini ve ticari kayıtlara işlendiğini, bu faturalar karşılığında davalı tarafından 96,582,04 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin 28.000,00TL bakiye alacağının kaldığını, müvekkilince bakiye alacağın talep edildiği dönemde davalı tarafından Ankara 54.Noterliği'nin 10.03.2016 tarihli ihtarnameyi keşide ederek tesiste arıza ve kırıkların meydana geldiğini, bunların 3 gün içerisinde giderilmesinin bildirildiğini, müvekkilinin 14.03.2016 tarihli cevabi ihtarıyla yapılan işin eksiksiz ve kusursuz teslim edildiği belirtilerek bakiye alacağın ödenmesinin istenildiğini ve davalının ödeme yapmaması üzerine Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2016/7006 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, takibin davalının haksız itirazı nedeni ile durduğunu belirterek itirazın iptaline, davalı aleyhine en az %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; Davacı tarafından müvekkiline verilen teklife istinaden taraflar arasında anlaşma sağlandığını, sözleşme gereğince ödemelerin belirtilen aşamalara bağlandığını, davacı tarafça sunulan 21.02.2016 tarihli tutanakta konkasör montajının ... Makine Firması tarafından test edilerek tamamlandığının belirtildiğini, bu belgenin tüm işin eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğine dayanak olamayacağını, kaldı ki müvekkilinin uzmanlık alanı olmadığından söz konusu tesisin bakım ve onarımının kusursuz olarak yapılıp yapılmadığını derhal anlama imkanının da olmadığını, müvekkili tarafından daha sonra yapılan tespitlerde tesisin bir çok yerinde ayıp, kırık, hataların bulunduğunu, 18.03.2016 tarihli tutanak ile 01.03.2016  tarihinde yapılan inceleme sonucu ortaya çıkan tespitte kırık, eksik ve ayıpların tutanak altına alındığını, sözleşmenin \"garanti\" başlıklı kısmı gereğince yapılan işin 1 yıl süre ile imalat hatalarına karşı garanti altında olduğunu, müvekkilince Ankara 54. Noterliğinin 10.03.2016 tarihli ihtarnamesinin davacıya gönderilerek eksik ve kusurların 3 günlük süre içerisinde giderilmesi aksi halde nam ve hesabına üçüncü kişilere yaptırılacağı hususunun ihtar edildiğini, ancak davacının cevabi ihtarıyla ihtarnamedeki hususları gidermeyeceğini belirterek bakiye ücretin ödenmesini istediğini, davacının işi tamamlamaması sonucu işlerin bir kısmının üçüncü alacağının ödenmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilince eksik ve kusurların dava dışı firmaya yaptırıldığını ve bu süreçte 7 gün boyunca konkasör tesisinin çalıştırılamadığını, davacının nam ve hesabına yaptırılan işler ve müvekkilinin mevcut ve muhtemel zararları konusunda dava açma haklarının saklı olduğunu, yine müvekkilince yapılan başvuru sonrasında İstanbul Makine Mühendisleri Odası tarafından görevlendirilen bilirkişinin 31/03/2016 tarihli raporuyla tesisteki eksik ve kusurların tespit edildiğini, davacının üstlendiği işi gereği gibi yerine getirmeden alacak talep edemeyeceğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde nefaset kesintisi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince: Davanın eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacı ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2016/7006 sayılı  dosyasının incelendiği; davacı alacaklı tarafından  faturaya dayalı olarak davalı borçlu aleyhine 28.000,00 TL asıl alacak, 123,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.123,74TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı borçluya ödeme emri tebliği edildiği ve davalı  borçlunun borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, durma kararının alacaklıya tebliğ edilmediği ve iş bu davanın süresinde açıldığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde; işin \"kırma eleme tesisinin gerekli bakımlarının yapılması, tesisin yeniden boyanması, yerinde montajı ve elektrik bağlantıları yapılarak çalıştırılması ve teslimi\" olarak tarif edildiği, işin bedelinin 55.000,00 TL+ KDV,  süresinin 35 iş günü olduğu, tüm tamiratı yapılan ekipmanların işçiliğinin 1 yıl süre ile imalat hatalarına karşı garantili olduğu, yanlış ve hatalı işletmeden doğacak arıza ve kusurların garanti kapsamında bulunmadığı, ayrıca bakım kılavuzunda belirtilen standart aşınma parçalarının ( palet, astar, kayış vs.) ve elektrik motorlarının garanti kapsamında olmadığının anlaşıldığı, 21.02.2016 tarihli teslim tesellüm tutanağının incelenmesinde; konkasör montajının ... Makine Firması tarafından test edilerek tamamlandığının yazılı olduğu, belgenin her iki yan tarafından imza edildiği ayni şekilde  02.03.2016 tarihli tutanağın incelenmesinde; tutanakta yazılı tüm malzemenin tamiri yapılıp şantiyeye gönderildiği ve kurulumunun yapıldığı, artan malzemenin depoya gönderildiğinin belirtili olduğu, belgenin teslim alan hanesinin ... tarafından ve teslim eden hanesinin davacı tarafından imza edildiğinin görüldüğü, 18.03.2016 tarihli tutanak ile 01.03.2016 tarihinde yapılan tespitteki kırık, eksik ve ayıpların tutanak altına alındığı, tutanağın davalı yanca tek taraflı olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, Ankara 54. Noterliğinin 10.03.2016 tarihli 11081 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının davacı tarafa sözleşmeye uygun şekilde tamir ve montaj yapılmadığından tesisin bir çok yerinde makinelerde  kırıklar mevcut olduğunu, bunların fotoğraflanarak tutanak altına alındığı ve bu durumun tesisin gereği gibi çalışmasını engellediğinin  bildirildiği, kırıklar ve arızaların onarılmasının aksi halde işin üçüncü kişilere yaptırılacağı ve bakiyenin ödenmeyeceğinin ihtar edildiği, Ankara 16. Noterliğinin 14.03.2016 tarihli 05388 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde özetle; davacı montajın eksiksiz yerine getirildiğini, tamir ve bakım işlerinin eksiksiz yerine getirilerek tesisin çalışır vaziyette teslim edildiği ve bunun tutanak altına alındığı, teslim aşamasında tesiste her hangi bir kırık ve arızanın bulunmadığı,  bakiye 28.000,00 TL borcun ödenmesi için 1 gün süre verdiğinin bildirildiği, mahkemece    bilirkişi raporu ve istinaf incelemesiyle verilen kaldırma kararı sonrasında ek rapor alındığı,   ek raporda özetle davalı şirket tarafından davacı firmaya ödenmiş olan faturaya göre elek tellerinin değiştirildiği görünmesine rağmen bu işlemin yapılmadığının  belirtildiği, elek tellerinin  de taş ve agrega ile doğrudan temas eden, yoğun kullanıma bağlı ağır çalışma şartlarına maruz kısımlar olduğu, tellerin yeni olup olmadığı ilk kurulum aşamasında doğrudan gözle incelenerek ve belirli bir kullanım süresi akabinde de, montaj kısımlarına yakın bölümlerden tespit edilebilecek açık ayıp niteliğinde olup, fatura bedeli 1628 TL+KDV= 1921,04 TL olarak, davalı tarafça da yenileme bedeli olarak tespit edildiği,  11/02/2020 tarihli yerinde incelemede elek tellerinin kullanılmış ve eski olduğu tespit edildiği, davacı şirketin kullanım hatasından kaynaklanan işler haricinde yapılması gereken işlere ilişkin hesap edilen 5.343,04 TL tutarın, alacak bedeli olan 28.000,00 TL’den mahsubu neticesinde 22.656,96 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacı şirketin sözleşme gereğince tesisi kurduğu, bakımını yaptığı ve çalışır vaziyette davalı şirket yetkililerine teslim ettiği, buna ilişkin olarak da taraflar arasında tutanak düzenlendiği, davacının sadece sözleşme gereği değiştirmesi gereken  elek tellerini değiştirmediği, bu nedenle  eksik yapılan imalatın bedelinin işçilik dahil 5.343,04 TL olduğu anlaşıldığından  kazanılmış haklar da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı  tarafından Ankara 13. İcra Dairesinin 2016/7006  sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile  22.656,96 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacak olan 22.656,96 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, talep yargılamayı gerektirmekte olup likit olmadığından icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin hatalı olup, itirazlarının karşılanmadığını, davacının 14.09.2015 tarihli teklifi ile taraflar arasında “90’lık kırma eleme tesisinin bakım ve revizyonlarının yapılarak yerine montajının yapılıp devreye alınması” işine ilişkin sözleşme ilişkisi kurulduğunu, sözleşmenin “Garanti” başlıklı maddesinde “Tüm tamiratı yapılan ekipmanlarımızın işçiliği 1 yıl süre ile imalat hatalarına karşı garantilidir” hükmünün düzenlendiğini, sözleşme konusu konkasör tesisinin 21.02.2016 tarihinde tesliminden sonra bir takım ayıp ve eksiklerin tespit edildiğini  ve 18.03.2016 tarihinde  tutanak altına alındığını ve davacıya keşide edilen 10.03.2016 tarih 11081 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ve eksiklerin giderilmesinin talep edildiğini, ancak davacı tarafça eksik ve ayıpların giderilmediğini,   bilirkişi raporunda konkasörde mevcut ayıp ve eksiklerin kullanıma bağlı hatalar olarak değerlendirilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu,  21.02.2016 tarihli teslim ve tesellüm tutanağına göre belirtilen konkasör montajının tamamlandığının imza altına alındığını, aradan henüz 1 aylık süre geçmemesine ve kullanım sırasında müvekkilince işin uzmanı konkasör ustası görevlendirilmiş olmasına rağmen 18.3.2016 tarihinde yapılan tespitte konkasörde hem  ayıplı iş hem de eksik iş olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin gerekli tamirat bakımdan sonra sistemi çalıştırmaya başladığını, ancak bir müddet sonra işin ayıplı ve eksik yapıldığını tespit ettiğini, teslimden itibaren geçen zamanın kısalığı göz önüne alındığında hayatın olağan şartlarına göre ifanın yani tamirin ayıplı olduğunda şüphe bulunmadığını, öte yandan; davacı tarafın yargılamanın hiçbir aşamasında meydana gelen ayıpların kullanıcı hatasından meydana geldiği iddiasında bulunmadığını, kullanıcı hatası kabulünün hatalı bir değerlendirme olduğunu, davacı  tarafça davanın tüm aşamasında ve dava dilekçesinde; \" davalı şirket tarafından düzenlenen teslim tutanağında işin teslim alındığı açıkça belirtildiği gibi yapılan işte herhangi bir arıza yada kırığın olduğu şerh edilmemiş ve iş ihtirazı kayıt olmaksızın teslim alınmıştır. Davalı tarafın hen itiraz hem de ihtarname içeriğinde belirttiği şekilde bir arıza yada kırık yoktur\" denilmek suretiyle işin ayıpsız ve eksiksiz teslim edildiğini iddia edildiğini, oysa bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere  davacının yaptım dediği bazı işleri hiç yapmadığını, bu durumda teslimden kısa bir süre sonra ortaya çıkan ayıpların davacının yapmış olduğu ayıplı işten kaynaklandığının açık olduğunu, bilirkişilerin davacı yüklenicin dahi iddia etmediği kullanıcı hatası değerlendirmesinin bu haliyle de hem hatalı hem de somut olayın gerçeklerine aykırı olduğunu, bilirkişilerce yapılan tespitte somut bu gerçekler göz ardı edilerek farazi değerlendirmelere binaen meydana gelen ayıpların kullanım hatasından kaynaklandığı kabulünün bilimsel gerçeklere aykırı olduğunu, bu nedenle raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\tMahkemenin 2016/365 E- 2020/379 K sayılı 06.07.2020 tarihli kararında özetle: Davanın eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacı ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, 21.02.2016 tarihli teslim tesellüm tutanağının incelenmesinden konkasör montajının ... Makine Firması tarafından test edilerek tamamlandığı, bundan sonraki ilk ihtarın ise Ankara 54. Noterliğinin 10.03.2016 tarihli 11081 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihbar sürelerinin geçmesi akabinde ileri sürüldüğü, bu kapsamda davalının ayıp nedeni ile işin bedelini ödememesinin mümkün görülmediği, bununla birlikte davacı yanın sözleşmenin \"garanti\" maddesi ile \"tamirat yapılan ekipmanlarının işçiliğinin 1 yıl süre ile garanti altında olduğunu\" kabul ettiği, bu kapsamda davalı yanca 18.03.2016 tarihli tutanak ile 01.03.2016 tarihinde yapılan tespitteki kırık, eksik ve ayıpların davacının işçiliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, garanti kapsamında olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, davacının elek tellerini değiştirmediği, eksik yapılan imalatın bedelinin işçilik dahil 5.343,04 TL olduğu, diğer eksik, kırık ve hataların ise kullanım hatasından kaynaklı olduğu yerinde inceleme yapılarak alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı, neticeten belirlenen bedelin davacının alacağından mahsubu sonucu davacının 22.656,96 TL alacağı bulunduğu sonucuna ulaşıldığı, davacı yanca davalıya gönderilen ihtarnamelerin tebliğ şerhleri dosyaya eklenmediğinden davalının temerrüdünün ispatlanamadığının kabul edildiği, alacak eser sözleşmesinden kaynaklı olup yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına yönelik talebin reddi gerektiği gerekçesiyle,  davanın kısmen kabulü ile, davalı  tarafından Ankara 13. İcra Dairesinin 2016/7006 sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile  22.656,96 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacak olan 22.656,96 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, İİK'nun 67/2. ve 4. maddesi hükümlerinin lafzı gereğince icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, davalı  vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2020/1098 E- 2022/713 K sayılı 22.06.2022 tarihli kararında özetle: “…Taraflar arasında 14.09.2015 tarihli davacı teklifine istinaden taş kırma ve eleme tesisinin tamir ve bakımlarının yapımı hususunda icap ve kabul şeklinde eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu ihtilafsız olup davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Sözleşmeye göre işin bedelinin 55.000,00 TL+ KDV süresinin 35 iş günü olduğu, tüm tamiratı yapılan ekipmanların işçiliğinin 1 yıl süre ile imalat hatalarına karşı garantili olduğu, yanlış ve hatalı işletmeden doğacak arıza ve kusurların garanti kapsamında bulunmadığı, ayrıca bakım kılavuzunda belirtilen standart aşınma parçalarının ( palet, astar, kayış vs.) ve elektrik motorlarının garanti kapsamında olmadığı anlaşılmıştır.\tEser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir... Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler,  818 sayılı BK'nın 359-363 (TBK 474-478) maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla... Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. Eser sözleşmesi ilişkilerinde... 818 sayılı BK'nın 359. ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, BK 362 son ve TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. HD. 03.06.2021tarih ve 2020/1722 E-2021/2490 K)\t Dava konusu somut olayda,  taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık garanti süresinin öngörüldüğü, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere garanti süresinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplar yönünden herhangi bir ayıp ihbarına gerek bulunmadığı, iş sahibi tarafından garanti süresi içerisinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içerisinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesi bedelini talep edebileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece  alınan bilirkişi raporunda açık ayıp ve kullanıcı hatası şeklinde tespit ve değerlendirmeler bulunduğu, ancak az yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde denetlenmesinin yapılamadığı da dikkate alınarak yine yerleşik içtihatlar gereği bilirkişi raporuna yapılan teknik itirazlara ilişkin ek rapor alınmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulması  doğru olmamıştır. \tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine  …” karar verilmiştir. <br>\tMahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne  dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece, dosya kapsamındaki  bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>              HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.547,69 TL istinaf karar harcından peşin alınan 387,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.160,69 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere  04.06.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br>         Başkan  ...                   Üye ...\t                Üye ...               Katip ...<br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83865d8ba020aa3a","SID":"2f303b1ba4eab741"}}