{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/843 <br>KARAR NO\t: 2024/1119<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/201 E.  -  2022/42 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Tescili<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/02/2022 tarih ve 2021/201 Esas - 2022/42 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin  2015/01952 sayılı ve \"...\" ibareli başvurusunun, davalı Şirketin \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvuruyu gören tüketicinin aklına ilk gelecek hususun “durmak” olacağını, müvekkili şirketin ticaret unvanının esas unsuru olan ve marka olarak da tescilli bulunan \"...\" ibaresi ile \"...\" markasının aynı anlama geldiğini, bulunmuş bir isim olduğunu, akaryakıt sektörü içinde “...” markasının biliniyor olmasının müvekkili talebinin reddedilmesine yol açamayacağını, “...” ibaresinin bitişik yazılmış bir cümle olduğunu ve anlamı bulunduğunu, \"...\" ibaresinin ise anlamsız bir kelime olduğunu, bu iki ibarenin karıştırılamayacağını, görsel, işitsel  ve anlamsal olarak benzemediğini, kötü niyet iddialarının yerinde bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’nın  24.08.2016 tarih ve 2016-M-8715  sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun  tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>                       Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>             Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında “karıştırılma ihtimali” bulunduğu, aynı KHK'nın 8/4 maddesinin somut olaya uygulanmasına gerek olmadığı, davacı marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olarak kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvurunun \"...\" ibaresinden oluştuğunu, bu ibareyi ilk kez duyan bir kişinin aklına ilk gelecek hususun “durmak” olacağını, müvekkili şirketin ticaret unvanının esas unsuru olan ve marka olarak da tescilli bulunan \"...\" ibaresi ile \"...\" ibaresinin aynı anlama geldiğini, akaryakıt sektörü içinde “...” markasının biliniyor olmasının müvekkilin başvurusunun tescili talebinin reddedilmesine yol açmayacağını, görsel, işitsel ve anlamsal olarak ibarelerin birbirine benzemediğinden, markaların karıştırılmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.       <br><br>GEREKÇE\t:Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davalı Şirkete ait \"...\" ibareli redde mesnet markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 4, 35, 37 ve 39 sınıf mal ve hizmetlerin redde mesnet markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/ aynı tür olduğu, bu itibarla dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, dava konusu başvuru tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas  koşullarının oluştuğu, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/11-364 E- 2022/234 K sayılı kararında  \"...\" ibaresinin, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/7280 E-2022/1610 K sayılı kararında \"...\" ibaresinin, 2017/3688 E-2019/815K sayılı kararında da \"...\" ibaresinin, davacının \"...\" ibareli markalarıyla benzer kabul edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2024      <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8811355cb5cdfbfd","SID":"8d4bc47a2487f572"}}