{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA <br>                                                                                                GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR \t: 1-<br> \t   2-<br>\t   3-<br>VEKİİ\t: <br>DAVALI-MÜTEVEFFA \t: 4-<br>TASFİYE MEMURU\t: <br>DAVA\t: Alacak, Menfi Tespit -Yargılamanın İadesi <br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br><br>Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TALEP :<br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 26/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Mahkememiz ... esas sayılı dosyasında davacı tarafın davalı şirket ortağı olmadığının tespiti ile alacak davasının kısmen kabulüne karar verilerek müvekkili lehine 188.187,87TL'nin davalılardan alınarak davacı müvekkile verilmesine karar  verildiğini, Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar 16.07.2020 tarihli kararı ile mahkememiz kararının kaldırılarak kanun hükmü gereğince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, temyiz başvuruları neticesinde Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar 15/03/2021 tarihli kararı ile istinaf mahkemesi kararının onandığını dosyanın  kesinleştiğini, Anayasa Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar 18/05/2023 tarihli karar ile kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğini beyanla yargılamanın iadesine karar verilerek davanın yeni baştan görülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 26/03/2024 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın cevap dilekçesindeki iddiaların hukuki dayanağının bulunmadığını, davalı tarafın yargılamasının yenilenmesi yoluna gidilemeyeceği yönündeki savunmaların hukuken kabul edilemeyeceğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe etkili olamayacağı iddiasının da gerçekçi olmadığını, zamanaşımı yönündeki itirazlarında dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ortak olmadığını, ortada hukuki anlamda bir şirket ortaklığının bulunmadığını ve Yargıtay içtihatlarında da bu durumun vurgulandığını, dava konusu alacaklarına ilişkin olarak davalı şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin oluşan zararlarda sorumluluklarının olduğunu bu nedenle de başkan ve üyelere husumet yöneltilebileceğini beyanla müvekkilinin davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, müvekkil alacağının TL cinsinden alacağının tam olarak tespit edildikten sonra arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00TL'nin avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesine talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 12/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, HMK'nun 375.maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesine ilişkin hükümlerden hiçbirisinin davacının talebine uygun olmadığını, mahkememizce yapılacak incelemelerde de ilgili kanun maddesinde sayılan hiçbir sebebin teşekkül etmediğinin açıkça görüleceğini, HMK'nun 375.maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerin kıyas yoluyla genişletilebilmesinin mümkün olmadığını yine  Anayasanın 153.maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürütülemeyeceğinin düzenlendiğini ve bu madde uyarınca da iş bu davanın açılabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu taleplerinin değerlendirmeye alınmadığı düşünüldüğü takdirde de mahkememiz ... esas sayılı dosyasındaki cevap ve beyan dilekçelerini tekrar ettiklerini, taraflar arasında müvekkili şirketi borç altına sokacak bir sözleşme, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme ilişkisinin olmadığını, davacı tarafça sunulan \"ortaklık durum belgesi\" isimli belgenin fotokopiden ibaret olup müvekkili şirket yetkililerince imzalanmadığını, bu belgenin delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacı taleplerinin her halde Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümlerince zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça haksız fiilin tarihi olarak açıklanan 11/06/1996 tarihinden 28 yıl sonra iş bu davanın ikame edildiğini, emsal Yargıtay içtihatlarında da uygulandığı üzere 7,5 yıllık ceza zamanaşımı ve kanunda geçen 10 yıllık üst süre zamanışımı sürelerini geçtiğini, süresi içerisinde iş bu davanın açılmadığını dolayısıyla her halde davanın zamanaşımı süresin dolduğunu, zamanaşımı itirazlarının kabul görmemesi halinde de TTK'nun 329.maddesi ve 405.maddesi uyarınca davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın talepleri gibi reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... dava dilekçesi ekli davetiye usulen tebliğ edildiği halde adı geçen davalı cevap dilekçesi vermemiş, duruşma günü de adı geçen davalıya usulen tebliğ edilmiş, adı geçen davalı duruşmalara katılmamış, dava dosyasına herhangi bir dilekçe vermemiş, kendisini bir vekille de temsil ettirmemiş ve yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm verilmiştir. <br>Davalı ... 31/10/2021 tarihinde vefat etmesi ve en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından mirasının reddedilmesi sebebiyle Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı 07/02/2022 tarihli ek karar ile ... terekesini temsil etmek üzere ... tasfiye görevlisi olarak atandığı anlaşılmakla adı geçen tasfiye memuru dosyaya dahil edilerek kendisine gerekli tebligatlar yapılmıştır.<br>DELİLLER:<br>Mahkememiz ... esas, ... karar sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.<br>DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE :  <br>Dava, yargılamanın iadesi davasıdır.<br>Mahkememiz 05/07/2019 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; <br>\"Davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının kabulü ile DAVACI TARAFIN DAVALI ŞİRKETİN ORTAĞI OLMADIĞININ TESPİTİNE.<br>Davacı tarafın ALACAK DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; 188.187,87 TL nın dava tarihi olan 28/11/2018 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda hesaplanacak YASAL faizi ile birlikte DAVALILAR ... HOLDİNG A.Ş., ... , ... VE ... 'NDANMÜTESELSİLEN alınarak davacı tarafa verilmesine.<br>Davacı tarafın FAZLAYA İLİŞKİN TALEPLERİNİN REDDİNE\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Verilen karar davacı vekilince istinaf edilmiş, Konya BAM . Hukuk Dairesinin 16/07/2020 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile; <br>\"...A) Yasal düzenleme gereğince tarafların istinaf talebinin KABULÜNE; Konya Asliye . Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2019 tarih ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,...<br>...B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1-Açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İstinaf mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle, Yargıtay . Hukuk Dairesinin 15/03/2021 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile; <br>\"...İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Yargıtay'ın onama kararı gereğince, Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin yeniden hüküm kurmak suretiyle verdiği 16/07/2020 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararının 15/03/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>İş bu davada davacı vekili, önceki hükümde esas alınan 7194 Sayılı Kanun'un 41. Maddesinin, 12.09.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 18.05.2023 tarih ve ... E. ... K. Sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden, yargılamanın iadesini istemiştir.<br>6100 Sayılı HMK'nun Yargılamanın İadesi Sebepleri başlıklı 375.maddesi; <br>\"a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.<br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.<br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.<br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.<br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.<br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.<br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.<br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.<br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.<br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.<br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.<br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş  kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. <br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.\" hükmünü amirdir. <br>6100 Sayılı HMK'nun Talebin Ön İncelemesi başlıklı 379.maddesi; <br>\" (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra;<br>a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını,<br>b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, <br>c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler.<br>(2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.'' hükmünü amirdir.<br>Diğer yandan Anayasamızın \"Anayasa Mahkemesinin kararları\" başlıklı 153. Maddesinin 5. Fıkrası; \"İptal kararları geriye yürümez.\" hükmünü amirdir.<br>Mahkememiz 05/07/2019 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı, Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin 116/07/2020 tarih, ... esas, ... karar sayılı karar sayılı kararı ile kaldırarak yeniden hüküm kurmuş ve bu hüküm Yargıtay'ın onama kararı ile kesinleşmiştir. Davacının sözünü ettiği Anayasa Mahkemesinin iptal kararı,  doğrudan Mahkememiz dosyasına ilişkin olmayıp, Mahkememiz dosyasında hükme esas alınan kanun maddesine yönelik bir iptal kararıdır.<br> 6100 Sayılı HMK'nun 375. Maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmıştır. Önceki Mahkeme kararının dayanağı olan kanun maddesinin soyut norm denetimi sonucunda Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi, kesinleşen davaların yeniden ele alınmasına veya yargılamanın iadesi sebebi sayılmasına yol açamaz. Aksi halin kabulü hukuki güvenlik ilkesine ve Anayasamızın yukarıda belirtilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin amir hükmüne, aykırılık teşkil eder. Bu itibarla yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen hususun kanunda ve hukukumuzda yeri olmadığından esasa yönelik bir inceleme yapılmaksızın talebin usulden reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekli olmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Talep dilekçesinde ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebi HMK'nun 375.maddesinde düzenlenen yargılamanın iadesi sebeplerinden olmadığından TALEBİN HMK'NUN 379/2.MADDESİ GEREĞİNCE USULDEN REDDİNE, <br>2-Yargılama sırasında alınan 6.247,13TL harçtan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60TL karar ilam harcının mahsubu ile bakiye 5.999,53TL harcın davacıya iadesi, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-AAÜT'nin 7/2. maddesine göre 17.900,00TL maktu vekalet ücretinin (ret sebebi ortak olduğundan tek vekalet ücreti) davacıdan tahsili ile davalılar ... Holding A.ş., ... ve ... verilmesine, <br>6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalanın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/05/2024<br><br>Başkan \t\t\tÜye \t\tÜye \t\tKatip <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b28a80cae3de6f3d","SID":"08007d0709366b89"}}