{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/795 - 2024/1030<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/795 <br>KARAR NO\t: 2024/1030<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t   MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/230 E.  -  2021/214 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Tescili<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/06/2021 tarih ve 2020/230 Esas - 2021/214 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin   “...” ibareli başvurusunun, davalı gerçek kişinin 2016/88073, 2016/88082 sayılı ve  “...”, “...” ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların marka işaretleri arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin coğrafi bölgenin adı olduğunu, bu ibarenin davalının tekeline bırakılamayacağını ileri sürerek,  2020-M-3287 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>                       Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>             Diğer davalı vekili, müvekkilinin dahili davalı yolu ile davaya dahil edildiğini ancak HMK'da dahili davalı diye bir kavram bulunmadığı gibi ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin davaya davalı sıfatıyla dahil edilmesi mümkün olmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddini gerektiğini, diğer taraftan dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, davacıya ait 2019/46015 sayılı ve “...” ibareli marka başvurusu ile ret gerekçesi 2016/88073, 2016/88082 sayılı ve \"...' ...\", \"...\" ibareli markalar  arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimalinin ortaya çıkabileceği, bu bağlamda davacıya ait marka başvurusunun reddine ilişkin olarak verilen YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki karşı görüşte açıklandığı üzere, markalar arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, çoğunluk görüşünün hükme esas alınmaya elverişli bulunmadığını, çoğunluk ve karşı görüş arasındaki çelişkinin giderilmediğini, markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin geniş bir coğrafi bölgeyi tanımlaması nedeniyle esas unsur olarak nazara alınmayacağını, bu ibarenin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, \"...\" ibareli birçok tescilli marka bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı, 2019/46015  sayılı marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptalini talep etmiştir. Bu tür davalarda  Türk Patent ve Marka Kurumu ile başvuruya itiraz eden arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Nitekim yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. (Yargıtay 11. HD'nin 10/10/2007 tarih ve 2006/4324 E.-2007/12678 K.,12/09/2012 tarih ve 2011/5689 E. 2012/13100 K., 13/01/2014 tarih ve 2013 10545 E. -2014/658 K. Sayılı ilamları)<br>Somut olayda ise dava dilekçesinde davalı olarak sadece Türk Patent ve Marka Kurumu gösterilmiştir. İlk derece mahkemesince, 21.08.2020 tarihli tensip tutanağının 15 nolu ara kararı ile, davacı vekiline başvuruya itiraz edene karşı karşı dava açması için iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen,  davacı vekilince  02.09.2020 tarihli dilekçe ile  dava konusu başvuruya itiraz eden ...'nin davaya dahil edilmesi talebinde bulunulmuştur. İlk derece mahkemesince davacı vekilinin dahili davalı talebi kabul edilmiş ise de,  6100 sayılı HMK'nın 124. maddesinde yer alan düzenleme dışında dahili dava yolu ile taraf değişikliğine gidilmesi mümkün değildir. Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmayıp, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişi, dava açıldıktan sonra ihbar ya da dahili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi, ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliği mümkün değildir (Yargıtay 17. HD'nin 18.06.2020 tarih, 2018/5580 E.,2020/3723 K. sayılı ilamı).<br><br>\tO halde mahkemece, dava konusu başvuruya itiraz eden ... aleyhine usulüne uygun olarak dava açılması ve sonrasında iş bu dava ile birleştirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, davaya dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.<br>Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/06/2021 gün ve 2020/230 Esas - 2021/214 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :14/06/2024    \t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e2ce37938e6a99b","SID":"dc4f1f61db9fae44"}}