{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3880 <br>KARAR NO: 2024/1724<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/358 Esas - 2023/550 Karar<br>TARİHİ: 05/07/2023<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/06/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahke- mesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurum tarafından müvekkili ... hakkında  İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden  ilamsız takip başlatılarak 71.736,24 TL miktarında enerji tüketim bedeli talep edildiğini, ancak taraflar arasında  takipte belirtilen ... abone numarası ile abonelik sözleşmesi kurulmadığını, böyle bir numaralı abonelik sözleşmesi bulunmadığı gibi icra takibinde bahsedildiği üzere 30/09/2004 son ödeme tarihli 426,30 TL,  23/05/2005 son ödeme tarihli 19.443,19 TL ve 19/12/2005 tarihli 192,98 TL  miktarlı tüketimlerinin de söz konusu olmadığını, takip konusu borcun  dayanağının bulunmadığını , bu raka- mın hangi verilere göre ve nasıl hesaplandığının taraflarınca anlaşılamadığını beyanla; müvekkilinin İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı ilamsız takip dosyasına konu  alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile  söz konusu faturanın iptaline, davalı taraf  kötü niyetli olarak ve haksız olarak işlem yaptığından davacı lehine %20 oranına tekabül eden 14.347,24TL tazminata  hükmedil- mesine, yargılama  masrafı ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu borcun davacının işyerinde kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığını, kaçak kullanımın mahallinde düzenlenen ve aksi ispat edile- meyen tutanaklar ile tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan tahakkuk ve hesaplamada bir hata bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce: \"Davanın Kısmen KABULÜ ile; davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyasında kaçak tespit tutanağına dayanan  faturalardan dolayı davacının 3.129,08 TL Asıl alacak 2.576,96 TL Gecikme Zammı, 463,86 TL işlemiş Faizin KDV'si olmak üzere 6.169,90 TL borçlu olduğu tespit edildiğinden  davacının davalıya takibin geriye kalan kısmı olan  65.566,34 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalının Kötü Niyeti İspat edilemediğinden  kötü niyet tazminatı talebinin reddine \" karar verilmiştir. <br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı  tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; huzurdaki davada uyuşmazlığın kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığını,  kaçak kullanım ile ilgili yetki dağıtım lisansına sahip şirketlere ait bir yetki olup satış lisansına sahip tedarik şirketi durumundaki müvekkilinin kaçak elektrik denetimi yapmak ve buna istinaden fatura düzenleme yetkisinin bulunmadığını,  davaya konusu faturaların müvekkili şirket tarafından düzenlenmemiş olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltileme- yeceğini, ayrıca davacının dava konusu mahalde bilirkişi raporu ile de davacının söz konusu mahalde PSS'siz olarak ve sayaçtan geçirmeksizin  kaçak elektrik tükettiği hususunun ... tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanakları ve faturalar ile sabit hale geldiğini, bilirkişi her ne kadar tuta- nağın düzenlendiği tarihteki EPMHY ve 622 sayılı kurul kararlarını dikkate alarak hesaplama yapmış ise de; uyuşmazlığın dava tarihinde yürürlükte bulunan EPTHY hükümlerine göre ele alınmasının gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri  ve 6100 sayılı HMK'nun  355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esaslı dosyası dosyasının  tetkikinde; davalı ... tarafından  davacı ... aleyhine  ... nolu abone- likten kaynaklanan 30.09.2004 son ödeme tarihli 426,30 TL bedelli, 23.05.2005 son ödeme tarihli 19.443,19 TL bedelli ve 19.12.2005 son ödeme tarihli 192.98 TL bedelli faturalardan kaynaklanan  20.062,47 TL Enerji Bedeli+ 43.791,33 TL Gecikme Gün Faizi+ 7.882,44 TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 71.736,24 TL  alacağın tahsili talebiyle ilamsız takibe girişildiği,  ödeme emrinin 06.01. 2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun  \"hiçbir şekilde böyle bir borcunun bulunmadığı, haksız ve kötü niyetli olarak takip yapıldığı\"ndan bahisle asıl alacağa, işlemiş faize itiraz ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu tutanaklar dava dışı ...  çalışanlarınca düzenlenmiş  ise de, tahak- kuklar  ve takip davalı  ... tarafından yapılmış olmakla ...'a husumet düşmektedir. <br>A.)Kaçak tüketimin ve bundan kaynaklanan borcun tespitinde tutanakların düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin esas alınacağı açıktır.<br>B.) Eldeki davada, takip konusu borç 06.09.2004 tarih ... nolu, 25.04.2005 tarih... nolu, 21.11.2005 tarih ... nolu tutanaklardan kaynaklanmış olup uyuşmazlığın tutanak tarihlerinde yürürlükte bulunan EPMHY ve 622 sayılı kurul kararlarına göre çözümü gerekir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi Elektrik Mühendisi ... 04.01.2023 tarihli raporunda; Davacının, abone olmadan ve sayaçtan geçirmeden elektrik enerjisi kullandığı kaçak elektrik tutanaklarıyla tespit edilmiş olduğundan ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği Madde-13 göre davacının kaçak elektrik tükettiği kanaatine varılarak icra takip tarihi borcu raporun yukarısında hesaplanmış ve davalı şirkete borçlu olmadığı miktar belirlenmiştir. Davacının asıl borcu 3.129,08 TL, gecikme zammı 2.576,96 TL, gecikme zammı KDV (9418) 463,86 TL = Davacının toplam borcu 6.169,90 TL'dir. Davacı ...'in icra takip tarihi itibariyle davalı ... Satış A.Ş.'ne toplam borcunun 6.169,90 TL olduğu , icra takibindeki 71.736,24 TL'nin 65.566,34 TL'sinden borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır.\"  Davacı ve davalının itirazları üzerine  alınan 12.06.2023 tarihli ek raporda ise; Davalı itirazlarının itirazları yönünden;<br>İTİRAZ-1: Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesinin (b) bendi; “Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi” şeklindedir. Söz konusu yönetmeliğin 45. maddesi b bendi uyarınca, 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; “kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bilirkişinin bir önceki tutanak ile arasındaki gün sayısına bakarak yalnızca iki tutanak arasında geçen süre kadar kaçak kullanım yapıldığını söylemesi doğru olmamıştır. Bu sebeple kullanım süresinin 180 gün esas alınarak yapılan müvekkilin hesaplamaları sonucunda tahakkuk ettirdiği faturalar mevzuata uygundur.<br>CEVAP-1:Birinci husus; dava konusu kaçak elektrik enerji kullanımları 2004 ve 2005 yıllarında gerçekleştiğinden geçerli yönetmelik Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği değil, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğidir. Hesaplamalar da 21.03.2003 tarih ve 122 sayılı EPDK Kurul kararına göre yapılmaktadır. İkinci husus; Dava konusu olay sayaçsız doğrudan bağlantı yoluyla kaçak elektrik kullanımıdır. Sayaç olmadığından, sayaç harici hat da söz konusu değildir. Hesaplama usulü, işyerinin kurulu gücünün, 0,6 kullanım kat sayısı ile çarpılıp, ortalama günlük çalışma süresi v kullanım süresi dikkate alınarak hesaplama yapılması şeklindedir. Üçüncü Husus; her bir kaçak tutanağı için kullanım süresi, iki tutanak tarihi arasındaki süre kadardır. Her bir kaçak tutanağı ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden kullanım süreleri birbirlerinin içerisine girerek mükerrer kaçak bedeli hesaplama yapılması ortaya çıkar ve tüketici hakları ihlal edilmiş olur.<br>İTİRAZ-2: Raporda; \"25.04.2005 tarihli kaçak elektrik tutanağı için\" \"davalı şirket, tüketim bedelini 1,5 kaçak kullanım ceza kat sayısını uygulamadan normal tarife fiyatlarıyla hesaplamıştır. Hesapla- malar davalı şirketin talebiyle sınırlı olduğundan işbu raporda da fiyatlar 1,5 ceza kat sayısı ile çarpılmamıştır\" şeklinde tespitte bulunmuştur. Müvekkil Şirket davacı olmadığından burada bir talep söz konusu değildir. Bu nedenle taleple bağlılık ilkesinin burada kullanılması yanlış olmuştur. Yapılan değerlendirme tahakkuk ettirilen söz konusu faturaların tespitine ilişkin olup talepte sınırlılık ilkesinin konu ile hiçbir ilgisi yoktur.<br>CEVAP-2: 25.04.2005 tarihli kaçak elektrik tutanağına istinaden faturayı davalı şirket tanzim etmiş ve akabinde icra takibi yapmıştır. Davalı şirket 25.04.2005 tarihli faturaya 1,5 kaçak kat sayısını uygula- mamış olup, normal tarife fiyatlarıyla tanzim etmiştir. Kök raporda sözü geçen faturanın yeniden hesaplanması gerekmiştir. Hesaplama yapılırken daha önce davalı şirket faturayı normal tarife fiyatlarıyla hesapladığından kök raporda da normal tarife fiyatlarıyla hesaplanmıştır. Hukuki nitelemesi farklı olsa da kök raporda yapılan davalının daha önce yaptığı gibi normal tarife fiyatlarıyla yapılmış olup hesaplamada hata söz konusu değildir.\" şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Raporların hükme ve yargısal denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir.Davacının istinaf başvurusu bulunmamaktadır. İstinafa başvuran davalı tarafça ileri sürülen istinaf nedenleri ise yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 4.478,83 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.120‬,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.358,83 TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/06/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bcc4fca47d0234d0","SID":"676ca62f1bbb4c71"}}