{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/647 - 2024/1032<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/647 <br>KARAR NO\t: 2024/1032<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/609 E.  -  2021/674 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/12/2021 tarih ve 2019/609 Esas - 2021/674 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, taraflar arasında ...Tesisi İşletmeciliği sözleşmesinin imzalandığını, davacının bu sözleşmeye binaen iki adet sabit pompa, iki adet 38 metre pompa, 14 adet Transmikser temin etmek zorunda kaldığını, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacıya taahhüt ettiği iş olanağını sağlamadığını, davacı şirketin davalı şirketin talep ettiği malzemelerin kredilerini ödeyemediğini ve konkordato sürecine girdiğini, davalının konkordato sürecinde dahi davacıya yaptırdığı işlere ilişkin ödemeleri vadelerine uymayarak kendi isteği doğrultusunda ve aylık 2 ödeme yapmak yükümlülüğüne yerine getirmeyerek tek ödeme yaparak gerçekleştirdiğini, davacının sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerine yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeyi hukuka aykırı olarak tek taraflı fesh ettiğini, davalı şirketin konkordato sürecindeki davacı şirkete iyi niyet mektubu sunmasına rağmen sözleşmenin kanuna ve hukuka  aykırı bir şekilde ve haksız gerekçelerle fesih edilmesi nedeniyle müvekkilinin  tazminat, maaş ödemelerini geciktirdiğini ve ödeyemediğini ileri sürerek, sözleşmenin süresinden önce haksız olarak davalı tarafça feshi nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararlara karşılık şimdilik 25.000,00 TL, davalı tarafın sözleşmeyle yerine getirmeyi taahhüt ettiği yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle  davacının uğradığı zararlara karşılık şimdilik 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>                       Davalı vekili, taraflar arasında transmikser, pompa ve yükleyici işletme sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra ek protokolün imzalandığını, sözleşme ve protokoller yürürlükte iken davacının sözleşmeye ve hukuka aykırı davranmaya başladığını, sözleşme gereğince yüklendiği edimleri ifa etmez/ edemez hale geldiğini, bu nedenle sözleşmelerin hukuka uygun şekilde fesih edilmek zorunda kalındığını, davacının yükümlülüklerinden olan işler için akaryakıt temin edemediğini, bu nedenle davalı şirketin operasyonlarında aksamalar meydana geldiğini,  davacının edimlerini ifa edemediği için zaruretten başka firmayla sözleşme yapmak zorunda kaldığını, davacıya defalarca bildirilmiş olmasına rağmen  SGK borçlarını ödemediğini, bu nedenle 467.986,81  TL SGK pirimi ödemek zorunda kaldıklarını, davacı tarafından işçilerin maaşlarının da ödenmediğini, müteselsil sorumluluk olduğu için 57.000,00 TL davacı adına maaş ödemesinin yapıldığını, sözleşmede alınacak araç sayısının belirtilmediğini, bu nedenle davacının işi alırken taahhüt ettiği araç sayısını sağlamasının kendi yükümlülüğünde olduğunu, ayrıca davacının konkordato başvurusunu yaptığı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/682 esas sayılı dosyasına sunduğu konkordato projesi ve diğer evraklardan da anlaşılacağı üzere davacının iş makinelerini davalı için değil yönetiminde olan başka işler için alıp kullandığını, davalının sözleşmelere göre herhangi bir minimum taşıtma veya pompalamasını sağlama yönünde taahhüdü bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile tacir olan davacının gerek ödeme günü değişikliğini gerekse de bu değişiklik nedeniyle herhangi bir talepte bulunmamayı kabul ettiğini,  ayrıca davacıya yapılan tüm ödemelerin sözleşmelerde belirtilen vadelerde ve sürelerinde yapıldığını, herhangi bir gecikme olmadığını,  ödeme yapılmadığını iddia eden davacının bu iddiasına dair herhangi bir delil sunmadığını, davacı ile sözleşmelerin fesih edilme nedenlerinin davacının konkordato yoluna başvurması olmadığını, sürecin sona erme nedeninin davacının sözleşme yükümlülüklerini ihlal etmesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  hükme esas alınan 06.10.2020 tarihli kök ve 24.06.2021 tarihli ek raporlardan da anlaşılacağı üzere; davacının taraflar arasındaki Transmikser İşletme Sözleşmesi, Pompa İşletme Sözleşmesi, Lastik Tekerlekli Yükleniyici İşletme Sözleşmelerine aykırı olarak davalıya teminat sunmadığı,  akaryakıt temin edemediği, davalı tarafından yapılan feshin davacının konkordato sürecine girmesinden bağımsız olarak haklı fesih nedenine dayandığı, kaldı ki sözleşmelerin eki olarak düzenlenen ek protokol tarihlerine bakıldığında ek protokollerin Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen geçici mühlet kararından sonra akdedildiği, bu suretle davalı fesih iradesinin konkordato sürecine dayanmadığı, konkordato süreci içerisinde de davacı yandan işçi alacaklarının ödenmesi ve teminat mektuplarının sunulmasına ilişkin talepte bulunulduğu ve sözleşmeye bağlı kalma iradesini sürdürdüğü, alınan bilirkişi raporlarından ya da davacı iddialarından fesih öncesinde davalının (ödemelerin gecikmesi vs.) edimlerini yerine getirmediği sözleşmeye uymaması nedeniyle kusurlu olduğuna dair bir iddia ya da tespitin yer almadığı, yine davalı yan tarafından her ne kadar tek taraflı düzenlenmiş olsa da yakıt temin edilemediğine dair tutulan tutanaklara karşı davacı yanın 01.04.2018-10.11.2018 tarihleri dışında yakıt teminine ilişkin sorunların yaşanmasını da ekonomik kriz olması nedeniyle kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, davalının sözleşmeyi fesih etmesinin İİK'nın 296 maddesine aykırı olduğunu,  davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak yakıtı davalı Şirketin taşeronu olan ...firmasından temin ettiğini, ...firması ile yapılan yakıt anlaşmasından sonra 7 ay boyunca ödemeler konusunda bir sorun yaşanmadığını ancak sonrasında ülkemizde ekonomik kriz yaşanması nedeniyle yakıt tedarikinde sorunlar yaşandığını, ...firmasının peşin olarak mal satışını yapacağını bildirdiğini ancak müvekkilinin her zaman peşin ödeme yapmadığını, bu nedenle yaşanan yakıt tedarik sıkıntısının nedeninin davalının tedarikçisi olarak Şirketle anlaşmasından kaynaklandığını, ayrıca yakıt sıkıntısının sadece 1 defa yaşandığını, bu durumun fesih sebebi yapılmasının haksız olduğunu, işin başkasına yaptırıldığı iddialarının da yersiz bulunduğunu, davalının iş hacminin başlangıçta kararlaştırılanın yarısına düşürdüğünü, bu yarım iş hacminden doğan hak edişlerin ödenmediğini, davalının ayda 2 kez ödeme yapması gerekmesine rağmen tek taraflı olarak ödemeleri teke düşürdüğünü, sözleşmeler gereği verilmesi gereken toplam 700.000 TL tutarlı teminat mektuplarının ileri bir tarihte teslim edilmesi hususunda taraflar arasında sözlü bir anlaşma bulunduğunu, kaldı ki müvekkilinin her zaman  davalıdan teminat tutarlarının üstünde alacağı bulunduğunu, buna rağmen 01.03.2019 tarihli komiserler kurulu kararıyla davalının teminat alacağına karşılık olarak hak edişlerden kesinti yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin davacı ile arasındaki sözleşmelere güvenerek farklı kalemlerde masraf yapmak zorunda kaldığını, sözleşmeler için 30 transmikser, 8 mobil pompa, 2 sabit pompa, 1 örümcek pompa ekipmanlarını temin ettiğini, bunun için çeşitli bankalardan kredi kullandığını, SGK'da alt işveren dosyası açtığını, davalının ekonomik krizi bahane ederek hizmetlerini fiyatlarının çok arttırdığını, davalının bu tutumunun müvekkilini iş yapamaz duruma getirmesi nedeniyle alınan hak edişlerin işçilerin SGK ödemelerini dahi karşılayamadığını, davalının müvekkilinin temerrüte düşürmeksizin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkilinin dava konusu işler işin yaptığı gerçek maliyetlerin gizlendiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, haksız fesih iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının taraflar arasında düzenlenen Transmikser İşletme Sözleşmesi, Pompa İşletme Sözleşmesi, Lastik Tekerlekli Yükleniyici İşletme Sözleşmeleri uyarınca davalıya vermeyi üstlendiği toplam 700.000 TL tutarında teminatı  ödemediği ve bahsi geçen sözleşmeler kapsamında üstlendiği ediminin ifası için gerekli olan akaryakıtı temin edemediği, bu hususların sözleşmelerde fesih sebebi olarak sayıldığı, anılan sözleşmelerde bahsi geçen teminat tutarlarının sözleşmelerin imzalanmasını müteakip 5 gün içerisinde davalıya ödeneceği kararlaştırılmasına rağmen, davalının davacıya gönderdiği 19.02.2019 tarihli, davacının da davalıya gönderdiği 28.02.2019 tarihli, ihtarname içeriklerinden davalının teminat tutarlarının ödenmesi için davacıya 20.06.2019 tarihine kadar süre tanıdığı, ancak bu sürede teminat tutarlarının ödenmediği, davalının davacıya teminat tutarlarının ödenmesi konusunda sözleşmede kararlaştırılan süreden daha uzun bir süre tanınmasının, sözleşmelerde yer alan “Bu Sözleşmeden ve/veya eklerinden doğan bir hak, yetki veya imtiyazın ŞİRKET tarafından kullanılmaması veya geç kullanılması, o hak, yetki veya imtiyazı ortadan kaldırmadığı gibi, ondan feragat edildiği anlamına da gelmemektedir. ŞİRKET’in  bir hak, yetki yada imtiyazını tek başına veya kısmen kullanılması o hak, yetki veya imtiyazın daha sonra kullanılmasını engellemez.” düzenlemesi karşısında, teminat tutarlarının verilmemesinin haklı fesih sebebi sayılmayacağı yada davalının bu nedenle sözleşmeyi artık feshedemeyeceği  sonucunu doğurmayacağı, diğer taraftan her ne kadar davacı tarafça akaryakıt tedarikinde yaşanan sorunların davalı Şirketin taşeronu olan dava dışı Şirketten kaynaklandığı, sözleşmeler uyarınca akaryakıtın anılan dava dışı Şirketten temin edilmek zorunda kalındığı ileri sürülmüşse de dava konusu sözleşmelerde akaryakıtın davalı Şirketin taşeronu olan şirketten alınması yönünde bir şart bulunmadığı, bu hususun davacının insiyatifine bırakıldığı, davalı Şirketin açıklanan nedenlerle sözleşmeyi feshinin haklı olduğu, davalı Şirketin taraflar arasındaki sözleşmeleri davacının konkordato sürecine girmesi nedeniyle feshetmediğinin anlaşılması karşısında somut olaya İİK'nın 296. maddesinin uygulanamayacağı, ayrıca davalı Şirketin sözleşmelerde işin miktarı konusunda bir taahhüdünün bulunmadığı gibi davacının, hak ediş ödemlerinin davalı tarafça geç veya hiç yapılmadığı iddiasını da ispat edemediği, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2024  <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ead32b77850b4823","SID":"82a98c7c72a30b31"}}