{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/779 Esas<br>KARAR NO: 2024/1140 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 12/03/2024<br>NUMARASI: 2024/48 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12/06/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>TALEP: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın \"...\" ibareli kullanımları, müvekkile ait \"...\" ibareli markaları ihlal ettiğini, davalı tarafın müvekkilinin markasına yakınlaşma yoluyla iltibas yaratmayı amaçlamadığını, bu durumun kötü niyet kapsamında kalacağını ileri sürerek, davalı tarafın internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişiminin engellenmesine,\"...\" ibaresinin basılı evraklarda kullanılması,  ürünlerde ve ürünlerin teşhirinde, satışında, reklam ve tanıtımında kullanılması ve ticari amaçla elde bulundurulması ve  vesair tüm \"...\" ibareli kullanımların durdurulmasına ve kullanımın engellenmesine yönelik tarafımızdan teminat istenmeksizin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: İlk derece mahkemesince 12/03/2024 tarihli ara karar ile;  alınan bilirkişi raporunda, bu aşamada davacıya  ait markalara davalının kullanımlarının tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği kanaatinin hakim olduğu, ihtilafın taraf beyanlarının detaylı olarak toplanmasından sonra müşahede edilebileceği yönünde görüş bildirildiği, yaklaşık olarak markasal kullanım yönüyle ispatın yerine getirilmediği dikkate alınarak yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinn reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek;  delil tespit dosyasından alınan 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporu da delillere eklenerek, huzurda görülen marka davasının ikame edildiğini ve tedbir kararının yerel mahkemenin esas sayılı dosyasıyla değerlendirilmesine karar verildiğini, yerel mahkemece dosyaya sunulan tüm delilleri doğrultusunda dosyanın başka bir bilirkişi heyetine tevdi olunduğunu, 11/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda, delillerinin dikkate almadan ve özellikle  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2023/252 D.İş dosyasıyla alınan 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporundan hiç bahsedilmeden eksik ve hatalı inceleme sonucunda rapor hazırlandığını, 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalı firmanın müvekkiline ait markalara yakınlaştığı, davalı  kullanımlarının müvekkiline ait markaları ihlal ve haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 12/03/2024 tarihli ara kararına ilişkin olup, söz konusu ara karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  alınan bilirkişi raporunda,  davacıya  ait markalara davalının kullanımlarının tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği kanaatinin   bildirildiği, mahkemece alınan rapor ile delil tespit dosyasından alınan rapor arasındaki çelişkinin yargılamanın sonraki aşamalarında giderilebileceği,  bu aşamada yaklaşık ispatın sağlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12/06/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5ee552d76ca7d0b","SID":"60a3f96fa17c2627"}}