{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1113 - 2024/759<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/1113 <br>KARAR NO\t: 2024/759<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/343 Esas 2022/142 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 24/05/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/06/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.07.2018 tarihinde, davalı adına kayıtlı, davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ...plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı motosikletin karıştıkları kaza sonucu motosiklet sürücüsü ...'in vefat ettiğini, müteveffanın hak sahiplerinin başvurusu üzerine 132.614,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09.04.2019 tarihinde ödendiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru üzerine ise 41.871,33 TL'nın 03.03.2020 tarihinde ödendiğini,  ZMSS Genel Şartlarının B.4/f maddesi uyarınca sigortalı ya da sigortalı araç sürücüsünün ancak düzenlemede belirtilen nedenlerle kaza yerini terk etmeleri mümkün iken, sigortalı araç sürücüsünün bu nedenlerin hiç birine uymayan gerekçe ile olay yerinden ayrıldığını, bu nedenle sigortalıya rücu koşulunun oluştuğunu, davacı şirket tarafından yapılan 174.485,52 TL ödemenin rücuen tahsili için davalıya yönelik başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayda sigortalı araç sürücüsü ...'un alkol raporu tutturmamak, sürücü değişikliği yapmak ya da ehliyetsiz olma nedeniyle olay yerini terk etmesinin söz konusu olmadığını, kazanın öğle saatlerinde gerçekleştiğini, mesleği şoförlük olan ve mesai saatleri içerisinde olan bir kişinin bu kaza esnasında alkollü olma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sürücünün mesleği gereği ehliyetsiz olarak araç kullanması, bu sebeple de olay yerini terk etmesin düşünülemeyeceğini, kazanın tanığı ...’in çekmiş olduğu fotoğrafta sigortalı araç  sürücüsünün kaza anında, olay yerinde ve aracının başında olduğunun açıkça görülmekte olduğunu, rücu koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta durduğunda kendisine göre arka tarafta meydana gelen kazanın varlığından bilgi sahibi olduktan sonra kaza nedeniyle yolun da kapatılması sonrası motosiklet sürücüsüne yardım etmek amacıyla ambulans çağrılması, güvenlik görevlilerine haber verilmesi ve motosiklet parçalarının yol üzerinden temizlenmesi işlerine bizzat katıldığı, bu durumun olay yerinde olduğuna ilişkin çekilen ve dosyaya sunulan fotoğraf ile ispat edildiği, ölenin ambulans ile olay yerinden götürülmesi sonrası trafik açıldığı için kendisinin olayın meydana gelmesine katılımı olmadığı düşüncesinde olan sigortalı araç sürücüsünün diğer araç sürücüleri gibi olay yerinden ayrıldığı, sigortacının olay yerinden ayrılmasının zararın artmasına neden olduğunun da ispat edilemediği, bu nedenle davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu koşullarının düzenlendiği genel şartların B.4/f maddesindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası ifadeleri arasında çelişki olduğunu,  tanık ifadesi ile de uyumlu olmadığını, kazanın kendi aracından kaynaklandığını bildiği halde kaza sonrası olay yerini terk ettiğini, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğunu,  ayrıca alınan hesap bilirkişisi raporunda çeşitli hatalar olduğunu, faizin hesaplanmadığını, davalı lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalı adına kayıtlı davacı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın kazaya karıştığını, kazada vefat eden karşı araç sürücüsünün hak sahiplerine davacı şirket tarafından ödeme yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesi nedeniyle ZMSS Genel Şartlarının B.4/f maddesi uyarınca davacı şirket yönünden rücu koşulunun oluştuğunu, ödenen bedelin rücuen tahsili için  davalıya yönelik başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t2918 sayılı KTK'nın 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş,  Genel Şartlarının B.4. maddesinde; \"Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı\" düzenlenmiş “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. <br>\tÖdemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.<br>\tSigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: <br>\ta-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, <br>\tb-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,<br>\tc-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,<br>\tç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, <br>\td-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, <br>\te-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,<br>\tf-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,<br>\tSigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br>\tSigorta şirketi ile sigortalı arasındaki sözleşme ilişkisinde rücu koşullarının oluştuğunu iddia eden sigorta şirketi, iddiasını ispat etmek zorundadır. Somut olayda, davalıya ait aracın sürücüsü olan ...’un, kaza sonrası olay yerinde olduğunun ve aracın kaza mahallinde park halinde bulunduğunun dosyaya sunulan fotoğraf ve tanık ...’in beyanından anlaşıldığı, trafik polisleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında sürücü ...’un beyanının yer aldığı görülmüş olup davacı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tKarar tarihinde yürürlükte bulunun Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 4. bendindeki “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesi gereğince, davalı lehine 5.100,00 TL vekalet ücreti verilmesi gerekirken 22.688,00 TL nispi vekalet ücreti verilmesi isabetli olmamıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre;<br>\t1-Davanın REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından, davacı taraftan peşin alınan 2.456,58 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 2.375,88 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya İADESİNE,<br>\t3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi uyarınca belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>\t6-Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL’nin, 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\t7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine,<br>\tII - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 96,60 TL tebligat ve posta masrafı ile 220,70 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 317,30 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-Davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,\t\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13571f2c3d675c04","SID":"e782ab72dc8ab868"}}