{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2023/315 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/489<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 27/03/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 30/05/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hamili olduğu 30/03/2016 keşide tarihli, 85.000,00-TL bedelli,...numaralı çekin kaybolduğunun iddia edildiğini, müvekkilin ...Akaryakıt San ve Tic A.Ş 'nin u çeki ciro yoluyla devraldığını ve İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosya ile takibe koyduğunu, Izmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibin Davalı ve keşideciye yöneltilmesine rağmen, çek iptali davasına çeklerin yerinin belirtilmemesi nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunu, icra takibinin davalıya 23/05/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalının bunu İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne bildirmediğini, keşideci...a 13/05/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, keşideci tarafından da mahkemeye bilgilendirilmediğini, müvekkil şirket tarafından 30/03/2016 keşide tarihli, 85.000,00-TL bedelli... numaralı çekin ibraz gününde sorulduğunda çek ödeme yasağının görüldüğünü, bu nedenle çekin ödenmediğini ve müvekkilinin de banka gözünde sahtekar durumuna düştüğünü, çekin nerede olduğunun belli olduğu anlaşılmakla, ödeme yasağı kararının müvekkil şirketin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosysında 30/03/2016 tarihli ara kararı ile talep konusu çek üzerinde ödeme yasağı konulmasına karar verildiği, ayrıca %15 oranında 12.750,00-TL nakit veya kesin/süresiz banka teminat mektubu alınmasına karar verildiğini, davalı yanca 30/03/2016 tarihinde 12.750,00-TL mahkeme veznesine depo edildiğini, davalı yana çek istirdadı davası açmak üzere tebliğinden itibaren 2 hafta kesin süre verildiğini, ancak davalı ... taraından dava açılmadığını ve davacının duruşmaya katılmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkil şirketin davalının zaman kazanmak için kanunu kötüye kullanması yüzünden maddi ve manevi zarara uğradığını, asıl olarak ...'ın keşideci olduğu başkaca çekler hakkında da zayi olduğu iddiasıyla iptal davası açıldığını, dava dışı ...'ın bu durumu alışkanlık haline getirdiğini, ...'ın keşidecisi olduğu 10/04/2016 keşide tarihli, 80.000,00-TL bedelli ... numaralı çek hakkında da İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasından ödeme yasağı kararı alındığnı, dava konusu çekin keşidecisinin de ... olduğunu, bu durumda davaların danışıklı olduğunun sabit olduğunu, davalı tarafın çek keşidecisinden çekinerek bu davaları açtığını, ...nş. İth. İnş. Mlz. San. Tic. Ltd. Şti ve yetkilileri tarafından şirketin borç batağına saplanması nedeniyle kurtarılamayacağı anlaşılmakla çeklerin ödenmemesi adına bu şekilde bir takım usulsüz hak arama çabasına girişildiğini, anılan nedenlerle öncelikle İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının haksız olması nedeniyel HMK 392/2 maddesi gereğince mahkeme dosyasına yatırılan 12.750,00-TL teminatın öncelikle dosyanın davacısına ödenmemesine, bu dosyada bulunan 12.750,00-TL teminat üzerine ileride telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vermemesi için karar kesinleşinceye kadar ihtiyaten haciz konulmasına, açıkladığı nedenlerle davanın kabulüne, 12.750,00-TL tazminatın davalıdan ödeme yasağı kararı olan 30.03.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle istenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.<br>Dava, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili davasının dayanağını mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası ile eldeki davada davalı tarafından açılan çek iptali davasında verilen ödeme yasağı kararına dayandırmaktadır. <br>Mahkememizin... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde, dosyamız davalısı ... tarafından 30/03/2016 keşide tarihli, 85.000,00-TL bedelli, ... numaralı çek iptalinin talep edildiği, mahkememizce lehtarın açtığı iptal davasında teminat karşılığında ödeme yasağına karar verildiği akabinde hamil tarafından müdahale dilekçesi sunduğu ve lehtar/davacı ...' a çekin iadesi davası açmak için mehil verildiği ancak süresinde dava açılmadığı, belirlenen duruşma gün ve saatinde ... tarafından mazeret sunulmaksızın celseye katılım sağlanmadığından dava dosyasının açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Somut olayda, Mahkememizin ... Esasına kaydedilen davalı/lehtar ... tarafından açılan çek iptali davasında ihtiyati tedbirin özel bir türü olan ödeme yasağı kararı nedeniyle hamil/davacı tarafından muhataba ibraz edilen çekin karşılığının bulunmadığı ve çekin arkasına ödeme yasağı kararının yazıldığı sabittir. Olaya uygulanması gereken HMK ' nun 399. Maddesi göre \"Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.\" düzenlemesinin bulunduğu görülmektedir. İlgili maddeden açıkça anlaşılacağı üzere zararın mevcut olması ve zarar görenin bu zararı ispat etmesi gerekmektedir. Az evvelde belirtildiği üzere ödeme yasağı kararı bulunmadığı düşüldüğünde dahi davacı/hamil tarafından bankaya ibraz edilen çekin karşılığı bulunmadığından ödeme alınamayacağı açık olup, kambiyo senetlerinden olan çek nedeniyle ibraz halinde hamilin cirantara başvuru hakkı mevcut ise de çek hakkında ödeme yasağı bulunduğundan ve bu durum çekin arka yüzüne işlendiğinden yetkili hamilinin cirantalara karşı başvuru hakkı zamanaşımı süresi içerisinde devam edecek olup davacı tarafından da çek keşidecisi ve cirantalara karşı takibin yapıldığı da görüldüğünden somut olayda ödeme yasağı sebebiyle bir zarardan bahsedilemeyeceğinden yemin hakkı da kullanılmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 209,86 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 12.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,<br>Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  30/05/2024   <br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br> <br> Hakim ...<br> e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b15e1e0b4e9a94fe","SID":"46219e98b2b150f2"}}