{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/785 <br>KARAR NO: 2024/864<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 13/10/2020<br>NUMARASI: 2019/357 E. - 2020/700 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şahıs davacı şahıslar aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile kambiyo takibi yaptığı, Takibin dayanağı olan senetlerden 13.10.2018 vadeli 200.000,00 TL bedelli senede mahsuben davacılardan ... takipten önce davalı ... 'un hesabına 64.880,00-TL para göndermiş olduğu, buna rağmen davalı şahıs bu bedeli düşmeden senedi takibe koyduğu, bu kapsamda takibin 64.880,00-TL üzerinden iptalini talep ettiği, davalı şahıs belirtilen senedin 64.880,00-TL sini takipten önce tahsil etmesine rağmen bu bedeli düşmeden takip yaptığından, 64.880,00-TL  açısından takibinde haksız ve kötü niyet olmakla İİK 72/5  madde gereği %20 tazminata mahkumiyetini talep ettiği görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacıların açtıkları bu davanın haksız ve dayanaksız olduğu, davalı şahısların sadece dava konusu edilen 200.000,00-TL 'lik senet kadar alacaklı olmayıp davacı  her iki borçludan toplamda 6 adet senetten dolayı 489.000,00-TL alacaklı olduğu, 64.880,00-TL 'lik bir ödeme olduğu, davalının elindeki senetlerden de 13/10/2018 vadeli 200.00,00-TL miktarlı, 15/11/2018  vadeli 30.000,00 TL miktarlı senet ve 10/11/2018 vadeli 150.000,00-TL miktarlı senetleri işleme koymuş kalan senetleri ise işleme koymadığı, davalı şahıs yapılan ödemeleri  elinde olan ve şu an işleme konulmayan  senetlere mahsup ettiği,  davacı şahıslar ödemeyi 200.000,00-TL  lik senede mahsuben yaptıklarını dekontlara da bu şekilde açıklama yaptıklarını bu nedenle ödemenin bu senede karşı yapılmış sayılması gerektiğini iddia ettiği,  diğer taraftan bu senetlerin varlığının mahsup konusunda  beyanlarını esas alarak davalının yaptığı ödemeyi davalının belirttiği senede sayması halinde ise bu durum belirtilen  davalı tarafından işleme konulması gibi bir sonuca yol açmaktan başka bir şeye yaramayacağı, bu durum ne borçlu ne de alacaklı lehine olduğu, sadece fazladan bir dizi işlemeden başka bir anlamı olmayacağını belirttiği, davanın reddi hukuken ve mantıken doğru olacağı gibi usul ekonomisi yönünden gerekli ve zorunlu olduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacılar tarafından davalıya 64.880,00 TL ödeme yapıldığı taraflar arasında ihtilafsızdır. İhtilaf konusu ise bu yapılan ödemenin davaya konu senetten mahsup edilip edilemeyeceği hususudur. Taraflar arasında birden çok senet dolayısı ile borç ilişkisi mevcuttur. Davalı taraf  davacılar tarafından yapılan ödemeleri takibe konu olmayan diğer senetlerden mahsup ettiklerini belirtmişlerdir. TBK 102/1 maddesinde yapılan ödemelerde herhangi bir açıklık olmaması halinde bu ödemenin muaccel borca karşılık yapıldığı kabul edilmiştir. Dava dilekçesinin ekinde sunulan makbuzlardan anlaşılacağı üzere davacılar ödeme yaparken ödemenin dava konusu 13.10.2018 tarihli senede istinaden ödeme yaptıklarını açıkça belirtmişlerdir. Davacıların takibe ve davaya konu senet dolayısı ile 64.880,00 TL ödeme yaptıkları sabit olduğundan, bu kısım yönünden borçlu olmadıklarının tespitine\" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacıların, müvekkiline olan borçları nedeniyle 09.01.2019 tarihinde, dava konusu 13.10.2019 tarihli 200.000,00 TL ve 15.11.2018 tarihli 30.000,00 TL bedelli 2 adet senede dayanarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü yolla takip başlattıklarını, Müvekkilinin alacaklı olduğu her iki borçludan toplam 6 adet senet bulunduğunu, müvekkilinin bu senetlerden sadece 3 tanesini icraya koyduğunu, Davalıların yukarıda numarası belirtilen yerel mahkemede açmış bulundukları davada icra takibine konu 13.10.2019 tarihli 200.000,00 TL bedelli senetlerine karşılık 64.880,00 TL ödemede bulunduklarını, bu ödemelerin bu senede mahsuben yapıldığını ancak müvekkilinin bu ödemeleri senet miktarından düşmeden işleme koymuş olduğunu, bu nedenle söz konusu senetten dolayı 64.000,00 TL borçlu bulunmadıklarının tespitini talep ettiklerini, Davacıların müvekkiline olan borçlarından dolayı 6.09.2018 vadeli  24.000,00 tl miktarlı;  01.10.2018 vadeli 30.000,00 tl miktarlı ; 13.10.2018 vadeli  200.000,00 tl miktarlı ; 10.11.2018 vadeli 150.000,00 tl miktarlı ; 15.11.2018 vadeli  30.000,00 miktarlı ;  30.01.2019 vadeli 55.000,00 tl miktarlı senetleri düzenleyerek müvekkiline toplamda 489.000,00 TL borçlu hale geldiklerini ve borçlulardan toplamda yalnızca 64.880,00 TL lik bir ödeme alındığını, müvekkilinin 13.10.2018 vadeli  200.000,00 tl miktarlı ve 15.11.2018 vadeli  30.000,00 miktarlı senet ile  (bu senetler  İstanbul Anadolu ...İcra Müd. ... E. sayılı dosya ile işlem konulmuştur )  ve 10.11.2018 vadeli 150.000,00 TL miktarlı  senetleri (İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile işleme konulmuştur.) işleme koyduğunu, kalan senetleri ise (davalıların yaptığı kısmi ödemeleri göz önünde bulundurarak bunları mahsup işlemine tabi tuttuğu için) işleme koymadığını, Müvekkilinin, borçlular tarafından yapılan ödemeleri; elinde olan ve şu an işleme konulmayan  (06.09.2018 vadeli  24.000,00 tl miktarlı -01.10.2018 vadeli 30.000,00 TL miktarlı, 30.01.2019 vadeli 55.000,00 TL miktarlı) senetlere mahsup ettiğini, ki yapılan bu ödemenin müvekkilinin işleme koymadığı senetlerin bedelini dahi karşılayamadığını, müvekkilinin bu mahsubu yaptıktan sonra davalılardan halen ( mahsuba tabi tutulan bu senetlerden dolayı)  44.220,00 TL daha alacağı kaldığını, Davalıların ödemeyi 200.000,00 TL bedelli senede mahsuben yaptıklarını, dekontlara da bu şekilde açıklama yazdıklarını, bu nedenle ödemenin bu senede karşı yapılmış sayılması gerektiğini  iddia ettiklerini, böyle bir iddianın ancak; alacaklı tarafın kabulü halinde ya da alacaklı tarafın borçlu taraftan tek bir senetten  dolayı alacaklı olması halinde geçerli sayılabileceğini, ancak somut olayda her iki durumda mevcut olmadığını, Yerleşik yargıtay uygulamalarında da belirtildiği gibi alacaklının birden fazla senetten dolayı alacaklı olması halinde  yapılan kısmi ödemelerin mahsubu ile ilgili alacaklının seçimlik hakkı olduğunu, alacaklının yapılan kısmi ödemeleri herhangi bir alacağına mahsup edebileceğini, bu durumda borçlunun beyanının bağlayıcı olmadığını bu konuda seçimlik hakkın alacaklıda olduğu belirtildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 64.800-TL'nin takipten önce ödendiği konusunda uyuşmazlık olmadığını, tüm ödeme dekontlarında istisnasız olarak \" 13.10.2018 tarihli ... ve ... kefili senede istinaden \" ibaresi bulunduğunu,  ödemelerde sebep belirtildiği için davalının bu ödemeleri  bir başka senede mahsup etmesinin mümkün olmadığını, TBK 102/1 madde 1.cümlede \" makbuzda bir açıklık bulunmadığı takdirde ödemenin muaccel olan borca mahsup edileceği \"  belirtildiğini, Davalının savunması makbuzlarda açıklama bulunmasaydı belki  dikkate alınabilir olduğunu,  fakat makbuzlarda net bir açıklama bulunduğu için davalının savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davalının başka senetler dediği  ve ara kararı kapsamında dosyaya fotokopilerini sunduğu senetlerle davacılar aleyhinde İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasından kambiyo takibi yapılmış olup süresinde takibin dayanağı senetlerle ilgili  İstanbul Anadolu 2.İcra Hukuk Mahkemesine 2020/14 E.sayılı imza inkarı davası açıldığını, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini  talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasında takibe konu 13/10/2018  vadeli ve 200.000,00-TL miktarlı senetten davacı taraflarca yapılan 64.880,00-TL ödemenin mahsup edilmeksizin takip yapıldığı iddiasına dayalı olarak takip konusu senet dolayısıyla 64.880,00-TL miktar kadar borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Makbuz tarihlerinin 22/10/2018; 23/10/2018 ve 14/11/2018 tarihli olup, ödemelerin dekontlardaki açıklamaya göre İstanbul  Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı takibinin dayanağı olan senetlerden 13.10.2018 vadeli 200.000-TL'lik  olan senede istinaden yapıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6098 Sayılı TBK’nın 101.inci maddesine göre; birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. Yine aynı Yasa'nın 102 inci maddesine göre, kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelen borç için yapılmış sayılır. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K;  27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır. Somut uyuşmazlığa konu takip;13/10/2018  vadeli ve 200.000,00-TL miktarlı senede dayalı olarak başlatılmış, davacılar senedin kısmen ödendiğini ileri sürmüştür. Davacının delil olarak dayandığı  22/10/2018; 23/10/2018 ve 14/11/2018 tarihli makbuzlarda \"13.10.2018 vadeli 200.000-TL'lik  olan senede istinaden \" açıklaması yazılı olmakla ödemenin takibe konu senede dayalı yapıldığının kabulü gerektiği, makbuz tarihlerine göre, dava konusu senedin de  vade tarihlerinin geldiği, davalının  tercih hakkını kullandığını ileri sürmüş ise de; TBK 102 maddesi gereğince  kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır hükmü bulunduğu, buna göre açıklamanın bulunduğu ve alacaklının seçimlik hakkının bulunmadığı, takip, kambiyo senedine dayalı başlatılmış olup ödemede açıkça senet bilgilerinin yazılı olduğu da dikkate alındığında mevcut delillere göre davalının sair savunmalarının iş bu dava yönünden reddi yerindedir. Açıklanan nedenle davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2020 tarih ve 2019/357 E., 2020/700 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.431,95 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.108,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.323,95 TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cccbf0754ec8032e","SID":"4ed3af13296d68c1"}}