{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/11/2023<br>NUMARASI\t:  Esas -   Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 1 -<br>VEKİLLERİ\t: Av.<br>\t  Av. <br>DAVALI\t: 2 <br>VEKİLİ\t: Av. A<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Ayıplı malın misliyle değiştirilmesi <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 05/04/2024<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.  <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mvekkilinin, 24.05.2017  tarihinde davalıdan LG marka 55C6 55 İNC (139 cm) 3D 4K UHD webOS 3.0 Smart Curved Oled  modelli uydu alıcılı Tv' yi.... Computer isimli iş yerinden  satın aldığını, satın alındığı tarihte TV'nin  bedelinin 6.863,64 TL olduğunu, TV kurulumu yapıldıktan ve kullanımın başlandıktan 5 yıl 5 ay sonra dış etkenlerden bağımsız şekilde TV ekranında leke şeklinde görünen ve  ölü piksel patladığından (görüntü tutulmasından kaynaklı panel arızası) kaynaklı bir ayıp  meydana geldiğini, söz konusu ayıbın müvekkilinden kaynaklı olmadığını, müvekkilin LG yetkili servisine başvurduğunu, 24.01.2023 - 03.02.2023 tarihleri arasında  televizyonun arızalanan parçasının yarı ücretinin müvekkili tarafından ödenmesi şartı ile alınıp, 04.02.2023 tarihinde televizyonun tamir bedelinin LG firması tarafından karşılanamayacak olması sebebi ile tüm bedelin  müvekkili tarafından ödenmesi kabul edilirse yapılacağının bildirilerek, televizyon müvekkiline teslim edildiğini ve hiç bir işlem yapılmadığını, buna rağmen müvekkilinden 350 TL tamir servis ücreti alındığını, daha sonrasında müvekkilinin 07.02.2023 tarihinde servis ile görüşmesinde televizyonun tamir ücretinin tekrar değiştiği ve 32.500,00 TL+ KDV tamir ücretinin çıktığını mesaj ile bildirildiğini, müvekkilinin televizyonda leke şeklinde görülen ölü piksel patlağı meydana  gelir gelmez LG yetkili servisi ile görüşüp durumu bildirdiğini ancak davalı firma tarafından 3 hafta içerisinde aynı ürün için 3 kez fiyat değiştirildiğini ve sonucunda ellerinde panel olmadığı gerekçesi ile herhangi bir çözüm bulunmadığını, müvekkilinin iş bu ayıp sebebi ile zarar uğradığını, televizyondaki bu ayıbın gizli ayıp olduğunu ve Yargıtay akarları ile bu ayıbın ağır kusurla tüketiciden gizlendiğinin ve zamanaşımı süresinin işlemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ayıplı satılan televizyonun  ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı.... Bilgisayar San.ve Tic.AŞ vekili cevap dilekçesi özetle;davacının uyuşmazlık konusu ürünü 24.05.2017 tarihinde satın aldığını, aradan beş yıl geçtikten sonra ürünün ayıplı çıktığı iddiası ile açtığı davada TBK m. 231 maddesi uyarınca  beş yıllık zamanaşımı süresinin 24.05.2019 tarihinde dolduğunu, davacının ayıba bağlı seçimlik haklarından faydalanamayacağını, davacının 24.05.2017 tarihinde müvekkili şirketin mağazasından davaya konu ürünü eksiksiz ve hasarsız bir şekilde satın aldığını ve davaya konu televizyonu beş yıldan fazla süre eksiksiz ve hasarsız olarak kullandığını, bu durumun ürünün davacıya ayıpsız bir şekilde teslim edildiğini gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesi özetle; 13.06.2014 tarihli Garanti Belgesi Yönetmeliği’ne göre garanti süresinin malın teslim tarihinden itibaren başladığını ve asgari iki yıl olduğunu, garanti süresinin ilgili cihazın LG veri sisteminde aktive edildiği yani aktivasyonu ile başladığını, davaya konu cihaz bakımından ise sistemde görünen aktivasyon tarihinin 24.05.2017 yılı olduğunu,  ve 2 yıllık garanti süresinin 24.05.2019 tarihi olduğunu, cihazda üretiminden kaynaklı herhangi bir ayıp olmadığını, 5 yıl boyunca sorunsuz kullanıldığını, davacının iyi niyet kapsamında sunulan cihaz değişimi teklifini kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Dava, ayıplı malın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi talebine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davacının, 24.05.2017  tarihinde davalıdan LG marka 55C6 55 İNC (139 cm) 3D 4K UHD webOS 3.0 Smart Curved Oled  modelli uydu alıcılı Tv' yi.... Computer isimli iş yerinden  satın aldığını, satın alındığı tarihte TV'nin  bedelinin 6.863,64 TL olduğunu, TV kurulumu yapıldıktan ve kullanımın başlandıktan 5 yıl 5 ay sonra dış etkenlerden bağımsız şekilde TV ekranında leke şeklinde görünen ve  ölü piksel patladığından ( görüntü tutulmasından kaynaklı panel arızası) kaynaklı bir ayıp  meydana geldiğini, söz konusu ayıbın müvekkilinden kaynaklı olmadığını, müvekkilin LG yetkili servisine başvurduğunu, 24.01.2023-03.02.2023 tarihleri arasında televizyonun arızalanan parçasının yarı ücretinin müvekkili tarafından ödenmesi şartı ile alınıp, 04.02.2023 tarihinde televizyonun tamir bedelinin LG firması tarafından karşılanamayacak olması sebebi ile tüm bedelin  müvekkili tarafından ödenmesi kabul edilirse yapılacağının bildirilerek, televizyon müvekkiline teslim edilmiş ve hiç bir işlem yapılmamış olmasına rağmen müvekkilinden 350 TL tamir servis ücreti alındığını, daha sonrasında müvekkilinin 07.02.2023 tarihinde servis ile görüşmesinde televizyonun tamir ücretinin tekrar değiştiği ve 32.500,00 TL+ KDV tamir ücretinin çıktığını mesaj ile bildirildiğini, Müvekkilinin televizyonda leke şeklinde görülen ölü piksel patlağı meydana  gelir gelmez LG yetkili servisi ile görüşüp durumu bildirdiğini, ancak davalı firma tarafından 3 hafta içerisinde aynı ürün için 3 kez fiyat değiştirilmiş ve sonucunda ellerinde panel olmadığı gerekçesi ile herhangi bir  çözüm bulmadıklarını, müvekkilinin iş bu ayıp sebebi ile zarar uğradığını, bu nedenlerle  müvekkil davalı firmaya ait televizyonda yaşanan gizli ayıp sebebi ile mağdur edilmiş olup, söz konusu ayıplı malın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 2.maddesinde;\"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.\" şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesinde; \"Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.\" şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine  6102 sayılı  TTK'nın 4. maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK'nın 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK'nın 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nın 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, aynı zamanda TTK 4. maddesinde \"Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;<br>a) Bu Kanunda,<br>b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, <br>c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,<br>d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,<br>e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,<br>f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi[3] sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.<br>(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. \" denildiği yine TTK 5. Maddesinde ise; \"  (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. <br>(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.<br>(3)  Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.<br>((4) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.\" hükmünün bulunduğu, ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanını belirleyen HGK 10.02.2016 tarihli, 2014/17-2389 E, 2016/129 Sayılı İlamı bulunduğu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24/11/2022 Tarihli 2022/1780 Esas - 2022/2255 karar sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 29/12/2022 Tarihli 2022/1897 Esas 2022/1855 Karar sayılı ilamı, Diyarbakı Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 30/12/2022 Tarihli 2020/2113 Esas 2022/2578 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 19/01/2023 Tarihli 2022/1515 Esas 2023/211 Karar sayılı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 02/02/2023 Tarihli 2019/418 Esas 2023/198 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2022 Tarihli 2021/2153 Esas 2022/1058 karar sayılı  ilamlarının da benzer nitelikte olduğu anlaşılmakla, <br> 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; \" Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 4/5. maddesinde;\"(5)Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir.\" şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde;\"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; \"Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.\" şeklinde düzenlemelerin olduğu görülmektedir.<br>Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 033/08/2023 tarihli cevabi yazısında, davacı ...'nin sahibi olduğu bir ticari işletme ya da şahıs ortaklığına rastlanmadığının belirtildiği, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 10/08/2023 tarihli cevabi yazısında ...'nin 29/09/2010 tarihinde oyun salonu işletmeciliği meslek dalında kayıt yaptırmış olduğu ve sicil kaydının devam ettiğinin bildirildiği, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 04/08/2023 tarihli cevabi yazısında davacı ...'nin 01/01/2011 tarihinden itibaren işletme esasına göre defter tuttuğunun belirtildiği ve yıllık gelir vergisi beyannamesinin gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bakanlar Kurulu'nca çıkartılan, esnaf-tacir arası ayırıma dair kararnamedeki gelir sınırına göre davalının \"esnaf\" olduğu, işletmesinin esnaf işletmesi kapsamında kaldığı, işletme usulüne göre defter tuttuğu, davanın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacının  6502 sayılı Kanun kapsamında, ''tüketici'' tanımına uyduğu açık olup, olayda 6502 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu duruma göre, uyuşmazlığın çözümünün Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisinde kaldığı kanaatine varılmıştır.\" gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Konya Nöbetçi Tüketici mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu televizyona ait faturayı kendi işletmesinde kullandığından görevsizlik kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu televizyonu hangi amaçla aldığına ve kullandığına bakılmaksızın yerel mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararı açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yerel mahkemenin görevli olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; satılan ayıp nedeniyle misliyle değişimi istemine ilişkindir. <br>Davacının Türk Ticaret Kanunun kapsamında tacir olmadığı, oyun salonu işleten davacının gelirinin esnaf düzeyinde olduğu ve işletme defteri tuttuğu, bu haliyle Türk Ticaret Kanununda düzenlenmeyen satım sözleşmesine dayalı dava mutlak ticari dava olmadığı gibi, davacı tacir olmadığından nispi ticari davada olmadığından davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değildir. <br>Bu halde, davaya bakmakla görevli mahkeme, davacı taraf 6502 sayılı Yasa kapsamında tüketici ise Tüketici Mahkemesi, tüketici değilse genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır. Satıma konu televizyon davacı tarafından iş yerinde kullanmak için almış olsa bile, televizyonun mesleki bir faaliyetin yerine getirilmesi amacıyla alındığı başka bir ifadeyle mesleki faaliyetin yürütülmesinde kullanılan bir eşya olduğu davacı tarafça iddia ve ispat edilmediğine göre, davalı bu satım ilişkisinde 6502 sayılı Yasa kapsamında tüketici olup, dava dilekçesinde de bu yasa kapsamında talepte bulunduğuna göre mahkemece tacir olmayan davacının tüketici ve görevli mahkemeninde Tüketici Mahkemesi olduğu kabul edilerek, göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur. <br>Bu itibarla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/11/2023 tarih ve.... Esas - .... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına <br>İstinaf karar tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.14/03/2024 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>¸e-imzalıdır.<br> <br><br>Üye<br><br>¸e-imzalıdır.<br> <br><br>Üye<br><br>¸e-imzalıdır.<br> <br><br>Katip<br><br>¸e-imzalıdır.<br> <br><br><br><br><br><br>¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a92ed8c8b406408","SID":"c858913fe182f2b1"}}