{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1146 Esas<br>KARAR NO: 2024/1045<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/06/2021<br>NUMARASI: 2020/42 E. - 2021/95 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin el birliği ya da tasarrufa dayalı finans sistemi olarak bilinen faizsiz finansman sisteminin Türkiye'deki lider kuruluşlarından birisi olduğunu, şirketin, 80'e yakın şubesi, 900'den fazla çalışanı ile kısa süre içerisinde binlerce projeye imza attığını, davalı şirketin müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, “... ...” ibareli markanın 36 ve 37 nolu sınıflarda tescili için 28.03.2019 tarihli ... nolu başvuruyu yaptığını ve markanın 11.12.2019 tarihinde tescil edildiğini, dava konusu ... nolu \"...\" ibareli  markanın, mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğe göre, 36 ve 37 nolu sınıfta tescilli olduğunu, davalı şirketin, dava konusu marka başvurusuna ticaret unvanının çekirdek unsuru ve ana markası olan \"...\" ibaresini de eklemek sureti ile kendisini ... gibi gösterdiğini ve bu ibareyi fiilen tanıtma vasıtalarında da kullandığını, dava konusu markanın tescilinde \"...\" ibaresi yer aldığını, bu markada yer alan \"...\" ibaresinin davalı şirket bakımından gerçeğe uygun olmadığını ve halkı yanıltacak mahiyet taşıdığını, bu nedenle markada bu ibarenin yer almasının aynı zamanda haksız rekabet de teşkil edeceğini, diğer yandan davalı şirketin, daha önce ... nolu \"...\" ibareli marka başvurusunun reddedilmesi üzerine bu ibareye ana markası ve ticaret unvanının asli unsuru olan \"...\" ibaresini ekleyerek dava konusu marka tescilini aldığını, davalı şirketin, daha önce TÜRKPATENT nezdinde ... nolu \"...\" ibareli marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, bu başvuru resen reddedildikten sonra bu ibareye ana markası ve ticaret unvanının asli unsuru olan \"...\" ibaresini ekleyerek dava konusu marka tescilini aldığını, bu nedenle davalı şirket TÜRKPATENT tarafından karar ile aslında bu ibarenin halkı yanıltıcı niteliğinden ve mutlak red nedenlerine dayalı olarak korunabilir olmadığından haberdar olduğunu, burada yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı şirketin kendisini aksi yöndeki gerçeğe rağmen ... olarak göstermesi ve bu gerçeğe aykırı yanıltıcı beyanı ile kendisini piyasadaki rakipleri karşısında ön plana çıkararak ticari menfaat elde etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini beyan ederek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne  karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin çeyrek asırdan fazla süredir elbirliği sistemi ile organizasyon hizmeti sunarak taşınır/taşınmaz sahibi olmak isteyen kişilere faizsiz finansal destek sunduğunu, müvekkilinin katılımcıların ödeme güçlerine göre gruplar halinde organize edilerek menkul/gayrimenkul sahibi olmalarını sağlayan bir sistemin organizasyonunu sunduğunu, müvekkilinin katılımcıları organize ederek katılımcıların gruplar halinde birbirlerini finanse etmesi sağladığını, bir kredi şirketi olmadığını, müvekkilinin sunmuş olduğu bu hizmet sebebiyle herhangi bir faiz veya başka bir şey almamakta olup sadece cüzi bir miktara tekabül eden organizasyon ücreti aldığını, müvekkilinin  “...” markası için Türk Patent ve Marka Enstitüsü’ne 28.03.2019 tarihinde 36 ve 37 nolu sınıf başvurusu yaptığını ve bu tarihten itibaren 10 yıl süre ile koruma altına alındığını, davacı şirketin 03.05.2016 tarihinde önceden müvekkili şirket çalışanı olan ... tarafından İstanbul’da kurulduğunu, davacı şirket kurucusu ... müvekkili şirkette yönetici pozisyonunda çalışırken müvekkili şirketin elbirliği sistemine, organizasyon türlerinin tamamına vakıf olduğunu, daha sonrasında ise faaliyet konusu organizasyon olan yeni bir şirket kurduğunu, müvekkilinin iyi niyetli davrandığını ve davacı şirket kurucusu ...’ye karşı haksız rekabet davası ikame etmediğini, müvekkili şirketin kendine özgü kurallarla bir sistem oluşturduğunu ve bu sistem sonrasında başka şirket türediğini, önceden var olan basit ve saf sistemlerle birebir bağlantısı bulunmadığını, dolayısıyla davacı vekilinin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı vekilinin müvekkilinin marka tescilinin halkı yanıltacak nitelik taşıdığını iddia ettiğini, müvekkilinin çeyrek asırdan fazla süredir faaliyette bulunan 100’den fazla şubesi bulunan ve 1000’den fazla çalışanı olan, yılda 10 milyardan fazla ciro üreten, kurulduğu günden bugüne dört milyondan fazla müşteriyi elbirliği sistemi ile tanıştıran ve ayda iki binden fazla müşteriyi taşınır-taşınmaz sahibi yapan büyük bir şirket olduğunu, 1991’den bu yana halka hizmet sunmakta olan büyük bir şirket olan müvekkilinin halk nezdinde güvenilir ve tercih edilir bir şirket olduğunu, faizsiz elbirliği ile finansman sağlayan şirketler içinde halk tarafından bilinirlik oranı en yüksek olan şirketin müvekkili şirket olduğunu, faizsiz, elbirliği sistemi ile finansman sağlayan şirketlerin kuruluşlarına  .... yılında araç finansmanı sağlamak üzere müvekkili şirketten sonra kurulduğunu, davacı şirketin 2016 yılında, ... 2018 yılında, ... 2017 yılında kurulduğunu, daha birçok ... şirketinin 2010’dan sonra kurulduğunu, kuruluş amacı faizsiz finansman sağlamak olan müvekkili şirketin kendine özgü kuralları olan sistemi ilk bulan ve ilk uygulayan şirket olduğu bariz ortada olduğunu, kendine özgü kuralları olan sistemi bulan ve kullanan ilk şirket olması dolayısıyla “...” markasını tescil ettirmesinin hakkı olduğunu, davacı şirket kurucusu da müvekkil şirketin eski çalışanı olması hasebiyle bu durumu bildiğini, davacı şirket kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, müvekkilinin  sonra ortaya çıkan ve müvekkili şirketin şartlarını belirlediğini ve dahi sistemi bulan müvekkili şirketin tüketiciyi yanıltıcı beyan gerekçesi ile markanın hükümsüzlüğü için başvuruda bulunan davacının kötü niyetli olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile davalıya ait ... numaralı \"...\"  markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, gerekçe kısmının bilirkişi raporundan alıntılandığını, gerekçede markanın ayırt edici olmamasına dair hiçbir gerekçe belirtilmediğini, mevzuat ve mahkeme kararları ışığında, tatmin edici olmayan bir gerekçenin anayasal anlamda gerekçe olarak kabul edilemeyeceğini, bunun hukuk güvenliğinin bir gereği olduğunu ve somut olayda adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, Müvekkili şirketin süregelen \"el birliği sistemine\" tamamen yeni ve daha önce denenmemiş uygulamalar ekleyerek, sisteme yeni bir kimlik kazandırdığını ve bu sistemin ilk uygulayıcısı olduğunu, dava konusu sloganın tüketicileri yanıltması veya haksız rekabet oluşturmasının söz konusu olmadığını, sistemin yaratıcısı ve uygulayıcısının müvekkili şirket olduğunu, müvekkili şirketin de daha evvelden daha basit ve daha farklı şekillerde sağlanan finansal desteği kendine özgü şekil ve şartlarla sağladığını ve Türkiye’de kendi oluşturduğu sistemde ilk ve öncü olduğunu, Basit bir internet aramasıyla da görüleceği üzere faizsiz ev alma ibaresi üzerinden yapılacak bir aramada müvekkili şirketin sonuçlarının ilk sırada yer aldığını, müvekkili şirketin bu sistemi ticari olarak uygulayan Türkiye'deki ilk şirket olduğunu ve tüketici algısının da bu yönde olduğunu, gündelik konuşmalarda dahi faizsiz ev alma konusunun doğrudan müvekkili şirket ...'i çağrıştırdığını, karara esas alınan bilirkişi raporunda bu hususların hiçbirine değinilmediğini ve yerel mahkemenin de eksik bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurduğunu, dava konusu sloganda belirtilen sistemin Türkiye'deki kurucusu ve ilk uygulayıcısının müvekkili şirket olup, tüketicilerin de algısının bu yönde olduğunu, şu halde tescil edilen marka tüketici algısına göre de ayırt ediciliğe sahip olduğundan, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalı adına tescilli ... numaralı \"....\" markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olup, davacı, davalı markasının yanıltıcı olduğunu ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürmüştür. Dava konusu ... nolu \"...\" ibareli  markanın, mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğe göre, 36 ve 37 nolu sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Slogan markaların ilke olarak tescil edilebileceği, ancak koruma gücünün başlangıçtan itibaren zayıf olacağı bilinen bir gerçektir. Tarafların iddia ve savunmalarından anlaşıldığı üzere,  faizsiz ev alma kapsamında birtakım yöntemler uyguladıkları ve aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, taşınır/taşınmaz sahibi olmak isteyen kişilere faizsiz finansal destek sundukları görülmektedir. Davalı, bu sistemin yaratıcısı ve ülkemizdeki ilk uygulayıcısı olduğunu ileri sürmüş, davacı ise davalı markasının haksız rekabet oluşturduğunu iddia etmiştir. SMK'nun 5/1-f maddesi gereğince, mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar, ilgili mal veya hizmet bakımından tek başlarına tescil edilemezler. Bu madde esasen tüketiciyi koruma amaçlıdır. TPMK marka inceleme kılavuzuna göre, tüketicilerin yanılacağı konusunda küçük bir olasılık yeterli olmayıp, gerçek ve elle tutulur bir nedenin varlığı ve bunun sonucunda orta düzeydeki tüketicinin ciddi derecede şüpheye düşmesi gerekmektedir. Marka sahibinin böyle bir kasıt taşıyıp taşımamasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Önemli olan tehlikenin mevcudiyetidir. Somut olayda; davacının markasının tescilli olduğu 36 ve 37. Sınıfta sunduğu hizmet ile \"...\" ibaresinin yanıltıcı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Markanın tescile konu hizmet alt sınıflarında bu hizmetlerin faizsiz sistem ile yerine getirileceği konusunda bir açıklama bulunmadığı gibi, yanıltıcılık riski taşıyan bir işaretin, yanıltıcı olmayan bir biçimde kullanılacağı iddiasının da dikkate alınamayacağı (bkz. Uğur Çolak-Türk Marka Hukuku, Onikilevha yayınları, 5. Baskı sf. 243) göz önüne alınarak bu ibarenin ilgili tüketici kitlesi yönünden yanıltıcı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yanıltıcılık, tescil kapsamındaki mal veya hizmetler için söz konusu olabilecekken, başka bazı mal veya hizmetler bakımından söz konusu olmayabilir. Somut olayda, her ne kadar \"...\" ibareli markada asıl unsurun  \"faizsiz ev alma sistemi\" olması, markaya eklenen  ''...'' ibarelerinin slogan markadaki ayırt ediciliği de sağlamış olması anlaşılmış ise de, dini hassasiyetlerle yada kişisel olarak faize karşı olan tüketici kitlesinin, ev yada gayrımenkul, finansal işlemler yaparken ve inşaat hizmetleri alırken  yanıltıcı nitelikte olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davalının kötüniyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmamakla birlikte, 6102 Sayılı TTKnın 54. maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı sayılması gerektiği, davalının ''...'' ibareli tescilli markasının aldatıcı olduğu, bu nedenle markanın haksız rekabete neden olabileceği kanaatine varılmıştır. Ancak yukarıda açıklandığı üzere, yanıltıcılık, tescil kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetler için söz konusu olabilecekken, başka bazı mal veya hizmetler bakımından söz konusu olmayabilir. Somut olayda, dava konusu markanın tescil edildiği alt sınıflara bakıldığında, markanın ''finansal ve parasal hizmetler'', ''gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri'' ile ''inşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri'' yönünden markanın aldatıcı olduğu, bu nedenle haksız rekabete neden olabileceği, fakat diğer sınıflar yönünden aynı kabulün mümkün olmadığı sonucuna varılmış olup, belirtilen nedenlerle kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerekmiştir. Açıklanan sebeplerle, davalı yanın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/06/2021 tarih, 2020/42 E. 2021/95 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Bu kapsamda; 4-Davanın kısmen kabulüne,  Davalıya ait 2019/31639 numaralı \"...\"  markanın 36. ve 37.sınıflarda  ''finansal ve parasal hizmetler'', ''gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri'' ile ''inşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri'' yönünden KIMSEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 373,20-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5/c-Davacı tarafından ilk derece Mahkemesinde yapılan 3.600,00 TL bilirkişi ücreti, 109,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.709,00 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 630,53- TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen talepler yönünden  25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 32,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 194,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12cff34d0d4f5dbb","SID":"89381036fa6bd568"}}