{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/130 Esas <br>KARAR NO: 2024/881 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2018/192 Esas - 2021/578 Karar <br>TARİHİ: 07/07/2021  <br>DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkili şirket ile davalılardan ... (...) arasında sözleşme tarihi itibariyle davacının ana distribütörlüğünü yaptığı ... markalı klima ürünlerinin ve/veya ... Ltd. Şti. tarafından alternatif olarak sunulan başka markalı ürünlerin Türkiye sınırları içinde satışının ve pazarlamasının yapılması, bayiye uygulanacak indirimler, tarafların hak ve sorumlulukları ile mal bedelinin ödenme şekli ve şartları konularında 10/02/2014 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme kapsamında davalıdan 100.000,00-TL. tutarlı teminat bonosu alındığını, diğer davalı ...'ın ise anılan bonoyu kefil olarak imzaladığını, müvekkili tarafından 4 (dört) adet fatura tanzim edilerek davalılardan ...'ya tebliğ edildiğini ve fatura kapsamındaki malların kendisine teslim edildiğini, müvekkilinin takip tarihi itibariyle anılan faturalardan kaynaklı olarak davalılardan 25.000,00-TL. tutarında alacaklı durumda olduğunu, müvekkili şirketin davalının showroom olarak kullanacağı ofise tadilatlar yaptırdığını ve bunun için KDV dahil 8.614,00-TL. harcama yaptığını, ayrıca davalıya ait aracı giydirmek için de KDV dahil 914,50-TL. ödediklerini, müvekkili şirket ile bayilik sözleşmesi imzalamış olan davalı ...'nın bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin hiç birisine uymadığını, müvekkilinin faturalardan kaynaklı alacağının 25.000,00-TL., showroom ve araç giydirme masrafları için yaptığı harcamalar toplamının 12.000,00-TL., işlemiş faiz alacağının ise 5.540,88-TL. olduğunu, böylece müvekkilinin davalılardan toplamda 42.540,88-TL. tutarında alacaklı olduğunu, söz konusu alacağın tahsiline yönelik olarak her iki davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların borca ve takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; davalıların  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle,  taraflar arasında yetkili satıcı (bayi sözleşmesi) imzalandığını, işbu sözleşme gereğince davacı yanın takibe konu ettiği 30/04/2015 tarihli, ... seri nolu, 1.611,87-TL. bedelli, 19/06/2015 tarihli, ... seri nolu, 4.058,55-TL. bedelli ve 27/04/2015 tarihli, ... seri nolu, 6.603,80-TL. bedelli faturaların tümünün ... Bankası nezdindeki ... nolu hesaba gönderilmek suretiyle davacıya ödendiğini, bu faturalar sebebi ile müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, ödenmediği iddia edilen 21/04/2015 tarihli, 301653 numaralı ve 16.301,22-TL. tutarlı faturadan dolayı ise müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira söz konusu faturanın showroom faturası olup, iade edilecek mallar olduğunu, fatura içeriğindeki kalemlere bakıldığında klima iç ünitesi, iç ünite ısı pompası, dış ünite ısı pompası, kumanda gibi maddi değeri olmayan, satılamayan mallar olduğunu, bu malların showroomda sergilenmek üzere müvekkiline teslim edildiğini, faturanın showroom faturası olduğunun faturada da açıkça yazılı olduğunu, faturadaki malların ürünlerin kalitesini müşterilere göstermek için sergilenen ve davacının distribütörlüğünü yaptığı malların reklamına yönelik satılamaz mallar olduğunu, müvekkilinin showroom olarak kullandığı ofisin tadilatının yapıldığı ve buna karşılık 8.614,00-TL. harcama yapıldığına ilişkin iddiaların ise gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin showroom dahil işyerinin tüm tadilatlarını kendisinin yaptığını, mağazanın ve showroomun yapımında davacının hiçbir maddi katkısının olmadığını, dava dilekçesinde müvekkiline ait aracın giydirildiği ve bu sebeple KDV dahil 914,50-TL. ödeme yapıldığının ileri sürüldüğünü, araç giydirmeden kastedilenin müvekkiline ait araca davacı yanın reklam amacı ile kendi logosunu yazdırması olduğunu, davacının talebi üzerine logonun araca yazdırıldığını, bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin ise sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğunu, bu bedelin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 2. maddesinde de belirtildiği gibi sözleşmenin konusunun ... marka klima bayiliği olduğunu, Ocak 2016 yılında davacının ana firma ile sözleşmesinin feshedildiğini, bu fesihten müvekkilinin haberdar edilmediğini, fesih sebebi ile davacının sözleşme konusu klimaları müvekkiline teslim edememeye başladığını, bu durumdan müvekkilinin büyük zarar gördüğünü beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/07/2021 tarih 2018/192 Esas - 2021/578 Karar sayılı kararında; \"Dava; taraflar arasında akdedilen 10/02/2014 tarihli bayilik sözleşmesi gereğince, davalının anılan sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine uymadığı iddiası ile showroom tadilat giderleri, showroomda sergilenen klima giderleri, davalı tarafından kullanılan bayii olarak kullanılan aracın giydirme masrafları ile satış için verilen  klima ünitelerinin faturalarından kaynaklı olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile girişilen ilamsız icra takibine davalılarca yapılan itirazın İİK.'nun 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf delil olarak; sözleşme, bono, İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyası, faturalar, bilirkişi incelemesi, tanık beyanı, tarafların ticari defterleri ve kayıtları, keşif, elektronik posta yazışmaları, yazılacak müzekkereler, yemin ve her türlü yasal ve takdiri delile dayanmıştır. Davalı taraf ise delil olarak; 10/02/2014 tarihli Yetkili Satıcı (Bayi) Sözleşmesi, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası, ... Bankası ... nolu hesabından yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, defter kayıtları ve diğer her türlü yasal delile dayanmıştır. Mahkememizce İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celbedilerek dosyaya kazandırılmıştır. İcra takip dosyasının incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalılar aleyhine 13/10/2017 tarihinde 42.540,88-TL. üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalılar/borçlular vekili tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, sonrasında davacı alacaklı vekili tarafından davalılar aleyhine 27/02/2018 tarihinde ve 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde harca esas değer olarak 42.540,88-TL. gösterilmek suretiyle huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK.’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus; borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. İtirazın iptali davaları icra takibine ve takip talebine sıkı sıkıya bağlı davalardan olup; davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereğince takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun aydınlatılabilmesi bakımından taraflarca bildirilen tanıkların dinlenilmesi gerektiği kanaatine varılarak, gerek mahkememizce bizzat duruşmada, gerekse talimat yoluyla tarafların isim ve adreslerini bildirdiği tanıklar dinlenmiştir.Davacı tanığı ..., 20/11/2019 tarihli duruşmadaki ifadesinde; \"Ben ...'nde pazarlama müdürü olarak çalışmaktayım, çalıştığım şirket ... marka klima ve ısı pompası ve diğer ürünlerin satışını yapmaktadır, çalıştığım şirketin ... marka ürünlerinin distribütörlüğü tahminimce 2016 yılında sona ermiştir, ancak biz 2015 yılı Mart veya Nisan ayında şirketin bayilerinden olan ...'nın Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde açtığı ve çalıştığım şirketin bayisi olarak klima, ısı pompası ve türevi, ısıtma soğutma sistemlerinin satışı için kurduğu showroomun dekorasyon ve tefriş işlemlerinin ve servis aracının dışını giydirmelerinde yapma aşamasında bizzat Burhaniye'de bulundum, bu işlemler yapılırken işin başındaydım, tüm tefriş ve araç giydirme işleri yapıldı, malzemeler shoowroma yerleştirildi ve satışa hazır hale getirildi ve açılış kokteyli yapıldı ve açılış gerçekleştirildi, çalıştığım şirketçe işyerinin kuruluş aşamasında taahhüt edilen tüm tefriş ve servis aracı giydirme işlemleri eksiksiz olarak yapıldı ve teslim edildi, benim görevim sona erdikten sonra ben oradan ayrıldım, İstanbul'a döndüm, görgüye dayalı bildiklerim bunlardan ibarettir, bayilerin shoowromlarının tefrişi ve araç giydirme işlemlerinin masrafı sözleşmeye uyulduğu müddetçe çalıştığım firmaya aittir.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... 20/11/2019 tarihli duruşmadaki ifadesinde; \"Ben Güneymarma Bölgesi satış müdürü iken davalılardan ... ile dönem dönem ufak çaplı ile ticaretimiz oluyordu, daha sonra ... çalıştığım ...  Ltd. Şti'nin tabelalı bayisi olmayı istedi, bunun üzerine tahminen 2014-2015 yıllarında ilgili kişi ile bayilik sözleşmesi yapıldı ve kendisinden showroom cihazları, showrom tefrişi ve araç giydirmesi için yapılan masrafların teminatı olarak senet alındı, daha sonra ... ile ortağı ... arasında bir ortaklık ilişkisi bilgimiz dışında sona ermiş ve bunun sonrasında da şirketimizin tabelası tefrişini bizzat yaptığımız showromdan sözleşme hükümlerine aykırı olarak sökülerek kaldırılmış, zaten bizimle olan iş hacmi de 5.000-6.000-TL civarındaydı, ... tarafından tabela söküldükten sonra bizden aldığı mallar iade edilmediği gibi bizim mallarımızı da haricen sattığını öğrendik, bildiklerim bundan ibarettir.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/71 Talimat sayılı dosyasında ifadesine başvurulan davalı tanığı ..., 18/07/2019 tarihli talimat duruşmadaki ifadesinde; \"Ben davalı ... ve ...'ı çocukluk arkadaşlarım olması sebebiyle tanırım. Ben davalıların Burhaniye'deki dükkanlarına 1 adet kapı takım işi ve yerden yaklaşık 10 cm yüksekliğinde yaklaşık 8 m² ebatında zemine mdf sunta yaptım. Davalılar iş yaptığım dükkanı klima, ısı pompası, havalandırma sistemleri gibi cihazların satış yeri olarak kullanmaktadırlar. Hatırladığım kadarıyla ... markalı ürünler satıyorlardı. Yine bu markanın reklam logolarının bulunduğu bir araç giydirilmişti. Araç giydirme ve iş yerindeki tadilat masraflarının kim tarafından karşılandığını bilmiyorum. Arkadaşlarımın konuşmalarından iş yerindeki tadilatların ve araç giydirme ücretlerinin ... firması tarafından karşılandığını duydum. Ben sadece işçi olarak bahsettiğim işleri yaptım. Davalılar daha sonra bu dükkandan ayrıldılar. Burhaniye'deki dükkan faaliyette iken Ayvalık'a da aynı ürünleri satmak üzere dükkan açmışlardı. Yine Ayvalık'taki dükkan da kapatılmış. Davalılar şu an Burhaniye'de ayrı ayrı işyerlerinde çalışmaktadırlar. Benim bilgim görgüm bunlardan ibarettir.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/138 Talimat sayılı dosyasında ifadesine başvurulan davalı tanığı ..., 06/02/2020 tarihli talimat duruşmadaki ifadesinde; \"Ben davacıyı ve davalı ...'yı tanımıyorum. Davalı ...'ı aynı mahallede oturmamız ve arkadaşım olması sebebiyle yaklaşık on yıldır tanırım. ... iki yıl önce beni çağırdı. Boş bir dükkanda tadilat işleri olduğunu söyledi. Ben de kabul ettim. Dükkanın alçı, alçıpan ve boya işlerini yaptım. Paramı ...'dan aldım. ... bu dükkanı Ufuk denen kişi ile işleteceklerdi. Su tesisatı, güneş enerjisi sistemleri, klima gibi şeyler yapıp satacaklardı. Davacı ile davalılar arasındaki alacak verecek hususlarını bilmiyorum. Davalıların dükkan olarak kullandıkları yerin tadilatını ben ...'ın isteği üzerine yaptım. Davalı tarafça bana herhangi bir teklifte bulunulmadı. Giydirilen aracı görmedim. Araç giydirme için yapılan masrafla ilgili bilgim yoktur. Davalıların tadilat yaptığım dükkanda ... marka klima sattıklarını veya başka marka klima sattıklarını görmedim. Bilmiyorum. Ben yaptığım tadilat giderini ...'dan aldım. Bu giderlerin davacı şirketçe karşılanıp karşılanmadığını bilmiyorum. Benim bilgim görgüm bunlardan ibarettir.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.Deliller toplandıktan ve taraflarca bildirilen tanıklar dinlendikten sonra uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, mahkememizce 25/10/2020 tarihli ara karar ile; iddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemine ait ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiştir.Bilirkişi kurulu tarafından 11/02/2021 tarihinde dosyaya sunulan raporda özetle; davalı tanığı tarafından beyan olunduğu üzere davalı tarafından yapıldığı iddia olunan işlerin 1 adet kapı ve  10 cm yüksekliğinde sunta platform olduğu, dosya içerisinde yapılan bu işlere yönelik herhangi bir fotoğraf, bilgi ve belge olmadığı, bunlar dışında bu işlerin mağazanın iç dekorasyonu ile alakalı işler olduğunun dosya içeriğinden anlaşıldığı ve davalının üstleneceği bayilik ve satacağı klimalar için olmazsa olmaz harcamalar olmadığı, bir başka deyişle montajı yapılan kapının ve yere uygulanan ahşap platformun, satılması planlanan klima ünitelerinin satışı ve sergilenmesi ile ilgili olduğunun anlaşılamadığı, mahkeme aksi kanaatte ise bu işlerin serbest piyasa koşullarındaki değerinin icra takip tarihi itibari ile toplam 1.300,00-TL. olduğu, davalının ibraz edilen ticari defterine göre takip tarihi itibariyle davacıya borcu ve alacağı olmadığının tespit edildiği, davacı şirketin 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, mevcut tespitlere göre davacı şirketin ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımakla birlikte nihai kararın mahkemeye olduğu, davacının ibraz edilen ticari defterlerine göre takip itibariyle davalıdan cari hesaptan kaynaklı olarak 18.835,48-TL., reklam ve araç giydirme kaynaklı olarak ise 9.528,50-TL. alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın ibraz ettiği ticari defterlerden 2017 ve 2018 yılı kebir defterinin noter açılış tasdiklerinin yaptırılmadığı, kebir defterinde fatura tutarlarının toplu olarak (fatura tutarlarının toplanarak) kaydının yapıldığı, mevcut tespitlere göre davalının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfını taşımadığı, bununla ilgili nihai kararın mahkemeye ait olduğu, davalının ibraz edilen ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya borcunun ve davacıdan alacağının olmadığının tespit edildiği, mevcut faturaların tarafların ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve yasal süresi içinde herhangi bir itiraza uğramadığının tespit edildiği, bilindiği üzere bir borç ilişkisinde kural olarak borcu ödeyen kişinin ödediği tutarı somut bilgi ve belgeye bağlı olarak ispat ( dekont, çek, fatura makbuz vb.) etmesinin gerektiği, davacının ibraz ettiği ticari belgelerine göre davalıdan toplamda 36.965,00-TL. tutarında tahsilat yaptığının tespit edildiği, yapılan teknik ve mali incelemelere göre davacı şirketin ürün satışından dolayı davalıdan 18.835,48-TL. alacağı olduğunun açık olduğu, yine davacı şirketin araç reklam ve bina giydirme tutarlarını yaptığı ve bunların belgelerini dosyaya ibraz ettiği, davalının ise araç reklam ve bina giydirmeye ait somut bilgi ve belgeleri (fatura, çek, makbuz vb.) ibraz edemediği, bu durumda davacı şirketin davalıdan takip tarihi itibariyle 28.363,98-TL. alacağı olduğu, sonuç olarak taraflar arasında akdedilmiş 10/02/2014 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin anılan bu sözleşme kapsamında yürütülmesi gerektiği, bayilik sözleşmesine istinaden davacı tarafından davalıya showroom ve araç giydirme gibi hizmetlerin verildiğinin iddia olunduğu, davacı tarafça bu hususa yönelik olarak dosyaya fotoğraflar ve faturalar sunulmuş olduğu, verilen hizmetlerin karşılığının toplam KDV dahil 9.528,50-TL. olduğu, bu noktada bahsi geçen harcamaların teknik açıdan serbest piyasa rayicindeki fiyatlar ile uyumlu olduğu, davalının iddiası uyarınca işyerine birtakım harcamalar yapmış olduğunun iddia edildiği, mahkeme davalının bu harcamalardan dolayı zarara uğramış olduğu kanaatinde ise davalının iddia ettiği harcamalar toplamının 1.300,00-TL. tutarında olduğu, ancak yapıldığı iddia olunan işler ile alakalı olarak dosyada tanık beyanı haricinde herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, bununla beraber yapıldığı iddia olunan harcamanın (takılan 1 adet kapının ve 10 cm yüksekliğindeki 8m² platformun) klima ünitelerinin satışı ve bayiliği ile teknik olarak bağının ne olduğunun anlaşılamadığı, ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalıdan 28.363,98-TL. alacağı olduğu, ancak davalının bu tutar kadar borcu olmadığı yönünde itirazları olması halinde somut bilgi ve belgelerini (ticari defterler, fatura ödeme belgeleri vb.) ibraz etmesi gerektiği, mevcut dosya kapsamında davalının 28.363,98 TL tutarı kadar icra dosyasına yaptığı itirazın ispata muhtaç olduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Bilirkişi kurulu raporu dosya taraflarına tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından 25/02/2021 tarihli dilekçe ile raporun aleyhe olan kısımlarına itiraz edilerek, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi istenmiştir. Bilirkişi kurulu raporu davalılar vekiline ise 18/02/2021 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edilmiş, ancak davalı vekili rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunmamıştır. 6100 sayılı HMK.’nun 281/1 maddesine göre; “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” HMK.’nun 281. maddesinin gerekçesinde ise maddede rapora itiraz için taraflara tanınmış bulunan 2 haftalık sürenin kesin süre olduğu ve hak düşürücü bir nitelik taşıdığı ifade edilmektedir. Dolayısıyla, taraflar bu süre içerisinde bilirkişi raporuna karşı itirazlarını dile getirmezlerse bilirkişi raporu itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir, yani itiraz etmeyen taraf artık rapora itiraz olanağını tümüyle kaybeder. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da bilirkişi raporuna yasal süresi içinde itiraz edilmemesi halinde diğer taraf yönünden usulü müktesep hakkın doğacağı belirtilmektedir. Dosyada alınan bilirkişi kurulu raporu mahkememizce incelenip denetlenmiş, raporun toplanan delillere, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere uygun olduğu görülmüş, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu saptanarak mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır. Öte yandan 2004 sayılı İİK.'nun 67/2 maddesine göre; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun da itirazında haksız olması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine haksız olarak itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunların dışında alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli, 2019/4054 Esas ve 2019/7699 Karar ve 04/06/2020 tarihli, 2020/2083 Esas ve 2020/2727 Karar sayılı ilamları) Tüm dosya kapsamının, davacı şirkete ait usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtların, dosyada dinlenen tanık beyanları ile mahkememizce benimsenen bilirkişi kurulu raporunun hep birlikte değerlendirilmesinde; davacı şirketin taraflar arasındaki ticari ilişkiye uygun olarak davalı bayi adına faturalar düzenlediği, düzenlenen faturaların davacı şirketin resmi ve mevzuata uygun ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve dava konusu alacağın varlığı konusunda mahkememizde kanaat oluştuğu, davacı tarafın bilirkişi incelemesi için sunduğu ticari defter, kayıt ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının ticari defterlerinin ise usulsüz tutulduğu ve lehine delil vasfı taşımadığı, ispat yükü kendisinde olan davacı şirketin usulüne uygun şekilde tuttuğu ticari defterlerinin sahibi lehine delil olduğu, davacı tarafça sunulan ticari defter, kayıt ve belgelere göre düzenlenerek hükme esas alınmasında sakınca görülmeyen ve mahkememizce de benimsenen bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen miktara göre taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacı şirketin davalıdan takip tarihi itibariyle 28.363,98-TL. alacağı bulunduğu, davacı şirketçe takip öncesinde davalı şirkete ihtarname keşide edilerek davalı temerrüde düşürülmediğinden, davacının takip öncesi için davalı borçludan işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, buna göre davalı şirketin 28.363,98-TL. asıl alacak miktarına yönelik itirazının haksız olduğu ve İİK.'nun 67. maddesi gereğince iptalinin gerektiği, her iki taraf da tacir olduklarından, ancak davacı alacaklı tarafça takip talebinde yıllık %9,75 oranında avans faizi talep ettiğinden, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranını geçmemek üzere avans faizi yürütülmesinin uygun olacağı, ayrıca İİK.’nun 67/2 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemek olduğundan, takip konusu fatura alacakları da likit ve önceden belirlenebilir olduğundan, ayrıca davalının itirazları da haksız olduğundan, davacı lehine kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatını da kapsar şekilde davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin davacı isteminin ise reddine ilişkin olarak aşağı gibi karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, \"Davanın kısmen kabulü ile; davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında 28.363,98-TL. asıl alacağa yönelik itirazlarının ayrı ayrı iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek (yıllık 9,75 oranını geçmemek üzere) avans faizi uygulanmak suretiyle takibin talepnamedeki diğer kayıt ve şartlarda aynen devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine,  İtirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 5.672,79-TL. icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Şartları oluşmadığından, reddedilen kısım yönünden davalıların kötü niyet tazminatına ilişkin taleplerinin reddine,\" karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraflar arasında 10/02/2014 tarihli   Yetkili satıcı (Bayi sözleşmesi) imzalandığını; iş bu sözleşme gereğince davacı tarafın,   30/04/2015 tarihli ... seri nolu 1.611,87-TL bedelli, 19/06/2015 tarihli 301831 seri nolu 4.058,55-TL bedelli, 27/04/2015 tarihli ... seri nolu 6.603,80-TL bedelli faturaların tümünün ... Bankası ... nolu hesaptan ödendiğini,  Davalının ödenmediğini iddia ettiği 21/04/2015 tarihli ... numaralı 16.301,22-TL tutarlı faturanın showroom faturası olup iade edilecek mallar olduğunu; fatura içeriğindeki kalemlere bakıldığında klima iç ünitesi, iç ünite ısı pompası, dış ünite ısı pompası, kumanda gibi  maddi değeri olmayan, satılamayan mallar olduğunu; bu malların showroomda sergilenmek üzere müvekkile teslim edildiğini; faturanın showroom faturası olduğunun faturada da açıkça yazıldığını,  faturadaki malların ürünlerin kalitesini müşterilere göstermek için sergilenen davacının distribütörlüğünü yaptığı malların reklamına yönelik  mallar olup satılamaz mallar olduğunu, Müvekkilinin showroom olarak kullandığı ofisin tadilatının yapıldığı ve buna karşılık 8.614,00-TL harcama yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu; müvekkilinin Showroom dahil işyerinin tüm  tadilatlarını kendisinin yaptığını, işyerini satış yapmaya hazır hale getirdiğini ve davacı yandan mal almaya başladığını; dinlettikleri tanığın; <br>\"Ben davacıyı ve davalı ...'yı tanımıyorum. Davalı ...'ı aynı mahallede oturmamız ve arkadaşım olması sebebiyle yaklaşık on yıldır tanırım. Mehmet iki yıl önce beni çağırdı. Boş bir dükkanda tadilat işleri olduğunu söyledi. Ben de kabul ettim. Dükkanın alçı, alçıpan ve boya işlerini yaptım. Paramı ...'dan aldım.\"  açıklamasının yönünde olduğunu, Dava dilekçesinde müvekkile ait aracın giydirildiği ve bu sebeple KDV dahil 914,50 TL ödeme yapıldığının ileri sürüldüğünü,  araç giydirmeden kastedilenin müvekkile ait araca davacı tarafın reklam amacı ile kendi logosunu yazdırması olduğunu; davacının talebi üzerini logo araca yazdırılmış olup bedelin müvekkilden talep edilmesinin sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğunu,  İleri sürerek, açıklanan sebeplerle usul ve yasaya aykırı İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2021 tarihli 2018/192 E, 2021/578 K sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı ... ile davacı arasındaki distribütörlük sözleşmesinden doğan bakiye fatura alacağı ile davacı tarafından davalı iş yerine yapıldığı iddia olunan masraflar ve davalı aracına yapılan giydirme masraflarının, davalı ... tarafından davacıya verilen ve diğer davalı ... tarafından aval sıfatıyla imzalanan teminat bonosu nedeniyle davalılardan tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı yan; davalılardan ... ile aralarında davacının ithal ettiği ... markalı klimaların satışı amacıyla distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden davalı ...'dan 100.000,00-TL teminat bonosu alındığını, diğer davalı ...'in bu bonoyu aval sıfatıyla imzaladığını, davalı ...'un sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının davacıya 21/04/2015 tarihli 16.301,00-TL bedelli,  30/04/2015 tarihli ... seri nolu 1.611,87-TL bedelli, 19/06/2015 tarihli ... seri nolu 4.058,55-TL bedelli, 27/04/2015 tarihli ... seri nolu 6.603,80-TL bedelli satış faturalarından ötürü borçlu olduğunu, ayrıca davalı iş yerine  yaptırılan tadilat için 8.614,00-TL masraf ve davalı aracına giydirme için yaptırılan 914,50-TL masraf bulunduğunu, bu işlerin üçüncü kişilere fatura karşılığında davacı tarafından yaptırıldığını, davalının distribütörlük sözleşmesinden doğan yükümlülüklerine aykırı davrandığını,  faturalara ve bonoya dayalı başlatılan takibe davalıların haksız itiraz ettiğini ileri sürmüştür. Davalılar tarafından;  30/04/2015 tarihli ... seri nolu 1.611,87-TL bedelli, 19/06/2015 tarihli ... seri nolu 4.058,55-TL bedelli, 27/04/2015 tarihli ... seri nolu 6.603,80-TL bedelli satış faturalarının bedellerinin davacıya ödendiği,  21/04/2015 tarihli 16.301,00-TL bedelli faturanın davacının davalıya showroom da sergilenmek için gönderdiği ve geri alınması gereken ürünlere ilişkin olduğu, davacının davalı işyerine herhangi bir tadilat yaptırmadığı, araç giydirmenin ise davacının kendi markasının davalı aracına giydirilmesi için yapıldığı, davalıların bu masraflardan sorumlu olmadıkları, davalıların yükümlülüklerini yerine getirmediklerinin doğru olmadığını, davacının ... markalı ürünleri ithal ettiği firma ile sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle kendilerine klima gönderemeye başladığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından; davacının davalılar aleyhine 13/10/2017 tarihinde 37.000,00-TL asıl alacak, 5.540,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.540,88-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlattığı, takip dayanağını faturalar, sözleşme ve teminat senedi olarak gösterdiği, takip ekinde 10/02/2014 tarihli sözleşme,  21/04/2015 tarihli 16.301,00-TL bedelli,  30/04/2015 tarihli ... seri nolu 1.611,87-TL bedelli, 19/06/2015 tarihli ... seri nolu 4.058,55-TL bedelli, 27/04/2015 tarihli ... seri nolu 6.603,80-TL bedelli satış faturaları, dava dışı üçüncü kişiler tarafından davacıya tanzim edilmiş 19/04/2015 tarihli 8.614,00-TL bedelli tadilat faturası ile 09/04/2015 tarihli 914,50-TL bedelli araç giydirme faturası, vadesi bulunmayan keşidecisi davalı ..., avalisti davalı ..., lehdarı davacı olan 20/04/2015 düzenleme tarihli 100.000,00-TL bedelli bir adet bono bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, takip dosyası celbedilmiş, taraf tanıkları dinlenilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bir mali müşavir, bir makina mühendisi ve bir mimar bilirkişiden oluşan heyet marifetiyle inceleme yaptırılarak rapor alınmış, raporda 21/04/2015 tarihli 16.301,00-TL bedelli,  30/04/2015 tarihli ... seri nolu 1.611,87-TL bedelli, 19/06/2015 tarihli ... seri nolu 4.058,55-TL bedelli, 27/04/2015 tarihli ... seri nolu 6.603,80-TL bedelli satış faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı oldukları, davacının defterlerine göre davalıdan 18.835,48-TL alacaklı göründüğü, davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu görünmediği, davacının kendi defterlerine göre davalıdan 36.965,00-TL ödeme aldığı, davalının defterlerine göre davacıya 55.800,46-TL ödeme yapıldığı, ancak davalı yanın yalnızca 36.965,00-TL'lik ödeme belgelerini ibraz edebildiği, aşan 18.835,46-TL için ödeme kayıtlarının dayanaklarının sunulmadığı, davacının davalı işyeri için üçüncü kişiye yaptırdığı işlerin 8.614,00-TL lik faturası ile, üçüncü kişiye yaptırdığı araç giydirme işinin 914,50-TL'lik faturalarını dosyaya sunduğu, ayrıca yapılan işlere ilişkin görselleri de dosyaya sunduğu, fatura muhtevalarının rayice uygun olduğu, buna göre davacının davalılardan 18.835,46-TL + 8.614,00-TL + 914,50-TL toplamı 28.363,98-TL alacaklı olduğu kanaati bildirilmiştir. Mahkemece tahkikat bitirilerek rapordaki tespitler ve tanık anlatımları doğrultusunda davanın 28.363,98-TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalılar tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri;  30/04/2015 tarihli ... seri nolu 1.611,87-TL bedelli, 19/06/2015 tarihli ... seri nolu 4.058,55-TL bedelli, 27/04/2015 tarihli ... seri nolu 6.603,80-TL bedelli satış faturalarının bedellerinin davacıya ödendiği,  21/04/2015 tarihli 16.301,00-TL bedelli faturanın davacının davalıya showroom da sergilenmek için gönderdiği ve geri alınması gereken ürünlere ilişkin olduğu, davacının davalı işyerine herhangi bir tadilat yaptırmadığı, bu masrafların tanık beyanı ile de sabit olduğu üzere davalılar tarafından yapıldığı,  araç giydirmenin ise davacının kendi markasının logosunun davalı aracına giydirilmesi için yapıldığı, davalıların bu masraflardan sorumlu olmadıkları yönündedir. Takip dayanağı bononun  vadesi bulunmayan keşidecisi davalı ..., avalisti davalı ..., lehdarı davacı olan 20/04/2015 düzenleme tarihli 100.000,00-TL bedelli bono olduğu, bu bononun davalı ... ile davacı arasındaki sözleşmenin 16.11 maddesi kapsamında düzenlenen teminat bonosu olduğunun anlaşıldığı, bu hususta çekişme de bulunmadığı, bononun vadesi bulunmadığından TTK'nun 777/2 fıkrası uyarınca görüldüğünde ödenmesi gereken bono olduğu, aynı Kanunun 778/1 maddesi atfı ile 704/1 fıkrası uyarınca bononun düzenleme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ibrazının gerektiği, bu nedenle bono vadesinin 20/04/2016 olduğu, yine TTK'nun 708/1 fıkrası uyarınca bononun bu tarihten itibaren iki iş günü içerisinde ibraz edilmesi gerektiği, bononun bu süre içerisinde ödeme için ibraz edilmediği, bu nedenle TTK'nun 730/2 fıkrası uyarınca davacının kambiyodan doğan başvuru haklarının düştüğü, nitekim davacının davalılar aleyhine ilamsız takip başlattığı ve temel ilişkiye dayandığı tespit edilmiştir. Buna göre davacının temel ilişkinin tarafı olmayan davalı ...'e kambiyo vasfını kaybetmiş bonoya dayalı başvuruda bulunmayacağı anlaşılmakla birlikte, davalı ... tarafından bu husus istinaf sebebi yapılmadığından, mahkemece husumete ilişkin bu hususun gözden kaçırılması eleştirilmekle yetinilmiştir. Davacı ile davalı ... arasındaki sözleşmenin showroom ürünleri ve tenzilatları başlıklı 6 ıncı maddesinde, ... showroomlarında bir takım split, bir takım multi ve bir takım ticari tip cihazın sergilenmesinin zorunlu olduğu, sergilenmesi için verilen cihazların standart verilen tenzilata ilave %10 iskonto ile ve dört ay vade ile satılacakları, davacının yaptırdığı kontrollerde eksik ürün saptaması halinde, davalının bu ürünleri cari fiyat üzerinden almayı kabul ettiği düzenlenmiş olup,   21/04/2015 tarihli 16.301,00-TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu fatura muhtevasının showroom da sergilenecek ürünlerden oluştuğunun kabulü halinde dahi, mezkur sözleşme hükmü uyarınca davalıya bila bedel geri alınmak üzere verilmeyip satıldıklarının açık olduğu, davalı yanın anılan fatura bedelinin kendisinden tahsil edilemeyeceğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine diğer dört satış faturasının da davalı defterlerinde kayıtlı oldukları, toplam beş faturadan bakiye 18.835,46-TL'nin ödendiğinin davalı tarafça kanıtlanamadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu sözleşmenin pazarlama faaliyetleri başlıklı 12.1 maddesinde, davalının yapacağı tüm reklam ve tanıtma faaliyetlerinin davacı tarafından belirlenen standartlara göre ve davalı onayı ile yapılacağı, uygun bulunan çalışmaların davacı tarafından belirlenen koşullar çerçevesinde destekleneceği belirtilmiştir. Davacı yanın sunduğu dava dışı ... Ltd Şti tarafından davacı adına tanzim edilmiş 19/04/2015 tarihli fatura incelendiğinde, fatura içeriğinin 1 adet ışıklı tabela, bir takım (...) kutu harf, üç adet folyo sıvama, 2 adet vinil germe ve Burhaniye montaj bedeli açıklamalarından oluştuğu, yine davacı yanın sunduğu dava dışı ... Tekstil Tic. Ltd. Şti tarafından davacıya tanzim edilmiş 09/04/2015 tarihli fatura içeriğinin araç giydirme açıklamasından oluştuğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede davacı tarafından yapılacak reklam ve tanıtım desteklerinin hangi koşullarda geri alınacağına ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin fiilen sona erdiği, davalı ...'un dava konusu sözleşme kapsamında açtığı showroom'u kapattığı da çekişme konusu değildir. Davacı yan tarafından davalı ... tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddia edilmiş ise de; ihlal edilen yükümlülüklerin neler olduğu belirtilmediği gibi, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğine dair bir fesih ihtarnamesi de sunulmuş değildir. Nitekim  dinlenen davacı tanığı  ...'un davacı şirketin ... marka ürünlerinin distribütörlüğünün  2016 yılında sona erdiğini beyan etmesi karşısında, davalı yanın davacının ... marka ürünleri ithal ettiği firma ile arasındaki sözleşmenin sona ermesi nedeniyle kendilerine ürün tedarik edemediği yönündeki savunması ispatlanmış olup, sözleşmenin ifasına davacıdan kaynaklanan sebeplere devam edilemediği anlaşılmaktadır. Şu halde davacının davalı iş yerine astırdığı tabela, marka ve logo, afiş gibi reklam ve tanıtım malzemeleri ile davalı aracı üzerine giydirme yaptırdığı davacı marka ve logosu için yaptığı giderlerden umduğu faydayı, davalının sözleşmeye aykırı davranışından değil, kendisinden kaynaklanan sebeplerle elde edemediği,  bu malzemelerin mahiyetleri itibariyle davalı tarafından kullanılmaya devam edileceklerinin ve  davalı yönünden sebepsiz zenginleşme teşkil edeceklerinin de kabul edilemeyeceği, buna göre davacının davalıya yansıtarak defterlerine de kaydetmediği 8.614,00-TL ve 914,50-TL'lik fatura tutarlarının davalılardan tahsilini talep edemeyeceği, davalıların  bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; davalılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, yapılacak başkaca tahkikat işlemi bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalılara karşı açılan davanın 18.835,46-TL üzerinden kısmen kabulüne, davalıların yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  07/07/2021 tarih ve  2018/192 Esas - 2021/578 Karar sayılı kararının HMK'nın 355 ve 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 2- Davanın kısmen kabulü ile; davalılar tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın, 18.835,46-TL asıl alacak yönünden  iptaline, takibin 18.835,46-TL asıl alacağa  takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek (yıllık 9,75 oranını geçmemek üzere) avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazla istemin reddine,  3- Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 3.767,10-TL inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davalıların yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:5-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 1.286,65-TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 726,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 560,15‬-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 726,50-TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 35,90-TL başvuru harcı 445,65‬-TL posta/tebligat gideri 2.400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.881,55TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.267,90‬-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,10-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalılara verilmesine,12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalılara iadesine, 14-Davalılar tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 44,40-TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam; 206,5‬0-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,15-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,16-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/05/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93d8d0b4f69cd0e3","SID":"a8dd32b257db729e"}}