{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1286 <br>KARAR NO: 2024/1053<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/02/2021<br>NUMARASI: 2019/520 E. - 2021/132 K.<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın Kartal (İstanbul) Şubesinin müşterisi olduğunu, 2015 yılı Haziran ayı dönemi KDV ve Muhtasar beyanname ödemelerinin 30.07.2015 tarihinde yapılması için davalı yana talimat verildiğini, davalı yanın müvekkilinin talimatı gereğince 30.07.2015 tarihinde ödemeyi yapmak zorunda olduğunu, ancak davalı yanın ödemeyi geciktirdiğini, ödemenin 31.07.2015 tarihinde yapıldığını, davalı yanın bilahare e-mail yollayarak ödemedeki gecikmenin sebebinin Gelir İdaresi Başkanlığı sistemindeki teknik sorun olduğunu, sorunun kurum ve banka tarafından görüşülerek çözüldüğünü, işbu sebeple müşterilerinin zararı olmayacağını, olası zararın banka tarafından telafi edileceğini taahhüt eden özür açıklaması yapıldığını, 2018 yılında GİB tarafından 2017 yılı kurumlar vergisinden %5'lik indirim imkanı sağlandığını ve müvekkilinin kendisi için 27.507,62 TL tutarındaki bu imkandan faydalanmak için idareye başvurduğunu, ancak müvekkilinin talebinin, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesi 1. bendinde yer alan ilgili indirimden faydalanabilmek için \"beyannamenin ait olduğu yıldan önceki son 2 yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş ve kanuni süresinde ödenmiş” olma şartını taşımadığı gerekçesi ile davalı yanın sebep olduğu bir günlük gecikme sebebi ile reddedildiğini, idarenin verdiği cevabi yazıda açıkça davalı yanın 30.07.2015 tarihinde yapması gereken gecikmeli ödemelerini gerekçe yaparak talebi reddettiğini, söz konusu gecikmenin GİB sisteminden kaynaklandığı yönündeki davalı banka açıklaması bildirilerek gecikmenin sebebinin GİB’dan yazılı olarak sorulduğunu, GİB cevabi yazısında, 31.07.2015 tarihli bir günlük gecikmeli ödemenin davalı banka ile ilgili olduğunu, söz konusu tarihte yalnız ... Bankası sorgulamalarının normal günlerden çok düşük olduğunu, GİB sisteminde teknik bir sorun yaşanmadığının bildirildiğini ve sonuç olarak davalının sebep olduğu zarar sonucu müvekkilinin yasanın sağladığı %5'lik vergi indiriminden faydalanamadığını, davalının kanuna karşı hile yaparak sorumluluk GİB sistemindedir şeklinde gerçek dışı beyan ile müşterisi olan davacı müvekkilini yanıltmaya tevessül ettiğini, davalı bankaya Beyoğlu ... Noterliğinin 10 Mart 2019 tarihli .. Yevmiye numaralı ihtarının keşide edildiğini, akabinde yapılan icra takibine haksız olarak itiraz eden bankanın dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde de aynı tutumu sergilediğini ve müvekkilinin zararını gidermeyi haksız olarak reddettiğini beyanla, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptalini, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa  yükletilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın haksız eyleminin bulunduğu iddiasının 31/07/2015 tarihine ilişkin olduğunu, davacının talebinin 2017 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, vergi dairesine yapılan gecikmeli ödemenin müvekkil banka ile Gelir İdaresi Başkanlığı arasındaki sistemin arızalanmasından kaynaklandığını, bu arızadan ise müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,  kurumun hizmet  aldığı ... şirketinden kaynaklı olduğunu, davacının kusurlu davranışlarının bulunduğunu, süresi içerisinde vergi mahkemesinde dava açmadığını,  zararın  meydana gelmesine kendisinin de sebebiyet verdiğini, zararın ve varsa miktarının mevcudiyeti konusunda davacı beyanları dışında başkaca bir dayanak bulunmadığını, huzurdaki davada davacının talebinin dayanağı olan haksız fiilin şartlarının vuku bulmadığını, davacı tarafın emsal olarak dilekçesine eklediği Yargıtay kararının dava konusu uyuşmazlıktan farklı olduğunu, somut durum için emsal kabul edilemeyeceğini beyanla, davanın zamanaşımı sebebiyle reddini, kabul edilmediği takdirde davanın ve davacının icra inkar tazminatı taleplerinin esastan reddini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 27.507,62 TL asıl alacak ve 834,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.342,02 TL yönüyle kısmen iptaline, takibin belirtilen alacaklar üzerinden ve 27.507,62 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen ve artan oranlarda avans faizi yürütülmesi suretiyle kaldığı yerden devamına, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan alacağın %20'si nispetinde (5.668,40 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun objektif verilerle desteklenen ve tümüyle hukuki uyuşmazlığın esası hakkında karar vermeye yardımcı bir bilirkişi raporu olması gerektiğini, ancak eldeki raporun bu hususları karşılamadığını, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, Raporda teknik arızaya ilişkin hiçbir değerlendirmeye yer vermeden, zararı hesaplama yoluna gidildiğini,Müvekkili banka ile Gelir İdaresi arasındaki tahsilat sisteminde oluşan teknik bir arıza olduğunu, işbu arızanın; ... A.Ş. Kayıtlarında bulunan IP'lerin güvenli sayılan white listede tanımlanmaması sebebi ile oluşan DDOS ataklarından kaynaklandığını, müvekkili bankanın IP adresinin bloklanması sebebi ile belirtilen tarihlerde bankaya ilişkin ödeme işlemlerinin gerçekleştirilemediğini, bu nedenle teknik değerlendirme için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, Emsal Vergi Mahkemesi kararı gereği; yaşanan teknik arızanın mücbir sebep niteliğine olduğunu, işbu kararın halihazırda mahkeme dosyasına sunulduğunu, dolayısıyla,  bilirkişilerin işbu hususu incelemeden değerlendirme yapmalarının hukuka aykırı olduğunu, bunun yanı sıra, bu hususun mahkemece hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının vergi indirimine hak kazanıp kazanmadığına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, dolayısıyla, işbu hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının vergi indiriminden faydalanabileceği dahi kesin değil iken zarar hesaplaması yapıldığını,Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının vergi indirimine hak kazanıp kazanmadığına ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, dolayısıyla, işbu hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının vergi indiriminden faydalanabileceği dahi kesin değil iken zarar hesaplaması yapıldığını, mahkemenin ve bilirkişi heyetinin işbu hususa dair hiçbir inceleme yapmamasının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, TBK madde 52 gereği; davacı şirketin zararın doğumunda/arttırımında etkili olması sebebi ile müvekkili bankanın kusurlu bulunmasının asla kabul edilmemesi gerektiğini, Haksız fiil nedeniyle TBK'nın 72.maddesinde belirtilen zamanaşımı süresinin dolduğunu,Taraflar arasında avans faizi ugulanacağına dair bir anlaşma bulunmadığını, bu yönde bir anlaşma olduğunun da ispatlanamadığını, bu nedenle Mahkemece avans faizi üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Somut uyuşmazlıkta, dava konusu alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, likit olmadığını, şu halde, mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava itirazın iptali davasıdır.Toplanan delillere göre; davacı şirketin davalı bankaya 2015 yılı Haziran dönemi KDV ve muhtasar beyanname ödemelerinin 30/07/2015 tarihinde yapılması için talimat verdiği, ancak davalı banka tarafından ödemenin bir gün gecikmeli olarak 31/07/2015 tarihinde yapıldığı, yapılan gecikmeli ödeme nedeniyle Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından  davacı şirketin 2017 yılı kurumlar vergisindeki %5' lik indirim imkanından yararlandırılmadığı, davacı şirketin indirim imkanından yararlanamaması nedeniyle oluşan zararını icra takibi yoluyla davalı bankadan talep ettiği, davalının takibe itiraz ettiği, böylelikle eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmekte olup, uyuşmazlık; davalı bankanın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı istinaf başvurusunda zamanaşımı def'inde bulunmuşsa da, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmesel olması ve 6098 sayılı TBK'nun 146. Maddesi uyarınca eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olması dikkate alınarak davalı yanın zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Davalı banka tarafından gecikmeli ödemenin Gelir İdaresi sistemindeki teknik aksaklıktan kaynaklandığı ve bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olmayacaklarını, davacı tarafın ödemeyi son gününde hesapta hazır bulundurmasının da basiretli tacir ihtimamına uymadığını  savunmuşsa da, davacı tarafça ödeme talimatı verildiği tarihte paranın banka hesabında hazır bulundurulduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda 30/07/2015 tarihinde sistemsel arıza bulunduğunun tespit edilemediği, diğer bankaların işlemlerinde sorun bulunmadığı, bir tek davalı bankanın o tarihte az işlem yaptığının tespit edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 30/07/2015 tarihinde sistemde teknik bir sorun yaşanmadığını bildirdiği ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 12/09/2018 tarihli yazı cevabından, davacının geç ödeme nedeniyle indirimden faydalanmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davalıya isnat edilen eylem ile oluşan zarar arasında bir nedensellik bağının bulunduğu, açıklanan nedenlerle, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan dava konusu alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2021 tarih ve 2019/520 E. 2021/132 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  1.936,04-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 485,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.451,04-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20617ee15eec7acf","SID":"13e1b56a0907e09a"}}