{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1267 <br>KARAR NO: 2024/992<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/03/2021<br>NUMARASI: 2017/340 E. - 2021/142 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... vekili tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasından kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra takibi yapıldığını ve ödeme emrinin kesinleştiğini,  müvekkilinin çalıştığı  ... Bankası hesaplarına haciz konulması sonrasında banka çalışanlarının müvekkiline haber vermesi ile haberdar olduğunu, dava konusu çek yaprağının üzerinde yer alan imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin, emrine çek kesilen şirket ile hiçbir ticari ve gayri ticari ilişkisinin olmadığını, müvekkili iş yerinde 07/04/2016 hırsızlık olayı yaşandığını, müvekkilinin kasasında 70.000,00 TL civarında nakit parasının, bankalardan kullandığı çek koçanlarının, müşterilerinden aldığı vadesi gelmemiş çeklerin ve senetlerin çalındığını, takip konusu yapılan çekin müvekkilinden boş olarak çalınan çeklerden olduğunu, yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu sebeplerle icra kasasındaki paranın davalı alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkillinin borçlu olmadığının tespitini, davalıların asıl alacağın %20 sinden az olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin somut olayda iyi niyetli 3. Kişi olduğunu, davacı yanın aksi yönde bir iddiası varsa bunu ispatla yükümlü olduğunu, müvekkilinin çek cirantalarından ... ile arasında ticari münasebet neticesinde ... tarafından müvekkiline davaya konu çekin ciro edildiğini, bahsi geçen çekin bankaya ibrazı neticesinde takibe konu çek üzerinde ödeme yasağı olduğu anlaşıldığından banka tarafından ödemesinin yapılmadığını belirterek davanın reddini, davacı yanın tüm borcun %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; Tüm dosya kapsamı itibari ile; dava konusu... Bankası A.Ş. Güneşli Çarşı Şubesine ait, ... çek seri nolu, 10.10.2016 keşide tarihli ve 19.640,00 TL bedelli çekin   keşidecisi olan davacının rızası hilafına elinden çıktığı, keşideci imzasının davacı  eli ürünü olmadığının Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen  16/09/2019 tarihli raporundan anlaşıldığı, mahkememizce itibar edilen raporun tüm dosya kapsamı ve icra hukuk mahkemesi raporu da nazara alınarak yeterli görüldüğünden yeniden inceleme yapılmasına lüzum görülmemiştir. İmza inkarı kıymetli evrağın sahte olarak düzenlendiği iddiası olup mutlak def’i niteliğindedir ve senet üzerindeki herkese karşı ileri sürülebilir.Davacı imzalamadığı çek nedeniyle sorumlu tutulamayacağından davanın kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu 10/10/2016 keşide tarihli, 19.640,00 TL bedelli, davacının keşidecisi olduğu, ... nolu ... Bankası AŞ Güneşli Çarşı Şubesine ait çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davacı taraf kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de; icra takibi başlatan hamil  olan davalı ...' ın kötü niyetli olduğu belirlenemediğinden koşulları gerçekleşmeyen davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" şeklinde gerekçesi ile; Davanın KABULÜNE, Davacının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu 10/10/2016 keşide tarihli, 19.640,00 TL bedelli, davacının keşidecisi olduğu, ... nolu ... Bankası AŞ Güneşli Çarşı Şubesine ait çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile dava dışı ... arasında şifahi beyanlarla alüminyum külçe satışı konulu ticari ilişki kurulduğunu, müvekkilince ticari emtianın teslimi gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticari emtiayı teslim ettiğine ilişkin olarak muhafaza etmiş olduğu taşıma fişi sureti, ilk derece mahkemesine sunulduğunu, müvekkilinin, dava dışı ... ile arasındaki ticari ilişki bulunmakta olduğunu, bu kapsamında takibe dayanak çeki iktisap ettiğini, Müvekkili ... ile dava dışı ...  arasındaki ticari münasebetin ispatı bakımından, tanıkların dinlenmesini ve  ...'e ait olan telefonların HTS kayıtlarının incelemesini talep ettiklerini, ancak yerel mahkemenin 07.05.2019 tarihli duruşmasının (1) nolu ara kararıında, tanık dinletme ve HTS kayıtlarının celbi taleplerinin reddine karar verildiğini, böylelikle yerel mahkemenin taraflarına bildirilen delilleri toplamaksızın eksik araştırma neticesinde usul ve yasaya aykırı mezkur kararı tesis ettiğini, bu sebeple eksik inceleme neticesinde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın Konusu İİK 72 maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.<br>... Bankasına ait ... çek numaralı çekte keşidecinin ... lehtarın ... Ltd Şti. ... Ltd Şti, .... ... San. Tic. Ltd. Şti., ...Ltd Şti, ... ve ... olduğu, süresi içinde bankaya ibraz edildiği, ödeme yapılamadığının belirtildiği, takibe konu çekin 6102 TTK'nın 780.maddesine göre kambiyo senedi vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı keşideci tarafından icra takibine konu çekte imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekteki keşideci imzasının ...'ın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece imzaya itirazın mutlak defi olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda, icra takibine konu çekte keşideci olan davacı tarafından  çekteki imzanın kendisine ait olmadığının ileri sürüldüğü, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporu ile de takibe konu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığının  tespit edildiği anlaşılmıştır. Kambiyo senetlerinde imza inkarı  mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceğinden, mahkemece davanın  kabulüne dair verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ileri sürmüşse de, hamilin kötüniyetli olup olmadığı kötüniyet tazminatına hükmedilmesi halinde incelenmesi gereken hususlardan olduğundan, mahkemece davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmediğinden, davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2021 tarih ve 2017/340 E., 2021/142 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.341,61 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 335,4‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.006,21‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56e1722c1ad17739","SID":"b529a81a678ecb1f"}}