{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2285 <br>KARAR NO: 2024/888<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/07/2021<br>NUMARASI: 2017/1150 Esas - 2021/531 Karar<br>DAVA: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/06/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirkete ait olan ... plakalı ... marka ... Icon 1.6 16V CVT tipi aracın 13/02/2016 tarihinde saat 03:30 sıralarında ... Mah. ... Sok. No: ... Kozlu Zonguldak adresinde park halindeyken çıkan yangın sonucu kullanılamaz hale geldiğini, herhangi bir kasıt veya tedbirsizliğin bulunmadığı ilgili kurum ve kişilerin raporlarında da sabit olan olaydan sonra aracın ... bayi ... A.Ş'nin servis garajına çekildiğini, aracın muhafaza altına alındığını, aracın 25/06/2014 trafik tescil tarihli olup 2013 model olduğunu, araç için 3 yıl garanti verildiğini, aracın bakımlarının  kesintisiz şekilde yetkili serviste yapıldığını, olay nedeniyle makine mühendisi tarafından düzenlenen raporda aracın yanmasının motor ve arka kısmından kaynaklanmadığının, yanmanın torpido kısmındaki elektrik aksamından kaynaklandığının, itfaiye raporunda aracın direksiyon alt kısmındaki ön panel kısmında alevler çıkarak yandığının araçtaki yangının elektrik kontağından çıktığının tahmin edildiğinin, herhangi bir kasıt veya dikkatsizlik olmadığının belirtildiğini, TBK'nın 219. maddesine göre satıcının ayıptan sorumlu olduğunu, aracın ayıplı olduğunu, davacının araçtan yararlanamadığını ve ekonomik kayıp yaşadığını belirterek aracın yeni araç ile değiştirilmesine karar verilmesini, bu talep uygun görülmediği takdirde aracın 58.593,30-TL'lik bedelinin 13/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP:Davalı ....A.Ş. vekili; bahsi geçen aracın üreticisi ve satıcısının müvekkilinin olmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının ihbar ve muayene külfetini yerine getirmediğini, müvekkilinin uzman mühendisleri tarafından yapılan incelemede yangının üretim kaynaklı bir sebepten başlamadığının tespit edildiğini, davacının aracı 52.000km yol kat edene ve yangın tarihine kadar sorunsuz bir şekilde kullandığını, bu hususun araçta üretim kaynaklı bir ayıp olmadığının en büyük kanıtı olduğunu, aracın sigortalı olup olmadığının, davacının sigortadan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, araçta bedel iadesi koşullarının oluşmadığını, davacının faiz talebinin de dayanaktan yoksun olduğunu, davacının aracı kullandığını ve semere elde etmeye devam ettiğini, davacının sadece fatura bedelini talep edebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...A.Ş. vekili; aracın ne şekilde yandığı konusunda teknik rapor düzenlenmesi ve aracın kundaklama sonucu mu yoksa kendi kendine yandığının mı tespitinin gerektiğini, aracın kullanıma bağlı yanıp yanmadığının belli olmadığını, araca konan yakıttan vs. yanıp yanmadığının ortaya konması gerektiğini, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacının davalılardan ....A.Ş.'nin distribütörü olduğu diğer davalının ise yetkili satıcısı olduğu, ...  plakalı aracı davalı satıcı ...A.Ş.'den 58.593,30-TL bedel ile 25/06/2014 tarihinde satın aldığı ve dava konusu aracın 13/02/2016 tarihinde meydana gelen yangında kullanılamaz hale geldiği, yangının meydana geldiği tarihte aracın yaklaşık 2 yaşında olduğu, yangın sonrası aracın ... yetkili servisi olan dava dışı ... Şirketinin garajına çekildiği ve davalı ... tarafından araç üzerinde 16/03/2016 tarihinde yapılan inceleme sonucunda aracın dış etken olmadan kendi kendine yanamayacağı, haricen bir etken ile tutuştuğu yönünde rapor düzenlendiği, gerek talimat yolu ile makine mühendisi ve yangın uzmanı bilirkişiden alınan 17/10/2019 tarihli  rapora göre, gerek ise mahkemece davalının rapora karşı itirazları doğrultusunda İTÜ Otomotiv kürsüsünden seçilen bilirkişilerce hazırlanan 24/12/2020 tarihli rapora göre aracın çalışırken oluşan titreşimler sonucu kablo izolasyonlarının birbirine mikro ölçekli sürtünmesi sonucu izolasyonları sıyrılarak çıplak kalan akım yüklü bakır kabloların birbirine teması sonucu ark oluştuğu, arkla tutuşan kablo izolasyonlarının erimesi ve bu eriyen klasik damlacıkların çevresindeki kolay tutuşan malzemelere temas ederek yangının başlamasına neden olduğu, arızalanan ve yangını başlatan bu kablolara aracı kullanan kişilerin müdahale etmesinin veya hor kullanması sonucu hasar vermesinin mümkün olmadığı, aracın henüz iki yaşında olduğu, aracın eksikliğinden veya bakımsızlığından kaynaklanan bir arıza olmadığı, araçtaki yangının gizli ayıp niteliğindeki imalat hatasından kaynaklandığı ve yangının kullanıcı hatasından kaynaklanmaması ve yangının hatalı üretimden dolayı meydana gelmiş olması nedeniyle davalıların tamamen aracın kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davalı ....A.Ş. vekili tarafından  husumet itirazında bulunulmuş ise de davalı şirketin satıma konu  aracın imalatçısı ve ana satıcısı olduğu, üretilen araca garanti verdiği, bu nedenle davalı ...'e de husumet düştüğü,  davacının  13/02/2016 tarihinde meydana gelen  yangın sonrası davalılara sözlü olarak ihbarda bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen araç satış sözleşmesinin mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeni ile \"para faizsiz, araç kirasız\" ilkesi gereğince, davalı satıcının satışa konu aracın davacının zilyetliğinde kaldığı süreye ilişkin olarak mahrum kaldığı yararlanma bedelinin tahsilini talep etme hakkı bulunmadığı gibi davacınında iki yıl kullanmış olduğu aracın satış bedelini faiziyle birlikte talep edemeyeceği, ancak dava tarihinden itibaren faiz isteyebileceği, ayrıca araç hurdasının da davacı uhdesinde olduğu anlaşılmakla davalılara teslim edilmesi, davalıların araç satış bedelini davacıya iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 58.593,30-TL araç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiliyle davacıya ödenmesine, ... plakalı ... Marka 2013 model ... Şase numaralı aracın hurdasının davalılara teslimine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davalı ....A.Ş. vekili; davalı ....A.Ş. tarafından sunulan 21/03/2016 tarihli teknik raporda yapılan detaylı inceleme sonucunda aracın çalışmıyorken kendi kendine yanmasının mümkün olmadığının tespit edildiğini, kontaktın kapanmasından 20 dakika içinde tekrardan kapılar açılıncaya kadar elektrik akımının kesileceğini, üretici firmaların ve satış şirketlerinin otoparklarında on binlerce aracın park halinde beklediğini, itirazlara rağmen bilirkişilerin aksi yönde rapor verdiğini, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davalı ...A.Ş. vekili; müvekkilinin aracın üreticisi olmadığını, müvekkiline husumet düşmediğini, müvekkilinin ayıba karşı tekeffül borcunun bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, faturanın ihtirazi kayıtsız ödenmesi nedeniyle dava açılmasının mümkün olmadığını, davacının hasar, ihbar ve muayene külfetini yerine getirmediğini, bilirkişilerin itirazları dikkate almadan tek taraflı rapor düzenlediklerini, müvekkili tarafından düzenlenen teknik raporun bilirkişilerce dikkate alınmadığını, ayrıca aracın 2 defa kaza geçirdiğini, bahsi geçen kazaların yangına etki edip etmediğinin araştırılmadığını, bilirkişi raporunda aracın aküsünün niçin sağlam kaldığı sorusunun cevabının verilemediğini, yangın hadisesinin meydana geldiği tarihe kadar aracın sorunsuz olarak kullanılmasının araçta ayıp bulunmadığının en önemli kanıtı olduğunu, aracın ayıplı olduğunu kabul etmediklerini, ancak aracın ayıplı olduğuna karar verilmesi halinde bu kararı istinaf konusu yapmadıklarını, bu ihtimalde ise faize aracın davalılara teslim tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini, aracın müvekkillerine verilmediği gibi noter vasıtasıyla da devir işleminin yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, tacirler arası satıma konu otomobilin ayıplı olduğu iddiasına dayalı misliyle değişim istemine ilişkindir.TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda ise TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK m.223'e göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları, \"satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme\" olarak belirlenmiştir.Somut olayda, dava konusu aracın 26/04/2014 tarihinde davalı Acarlar ...A.Ş. tarafından davacıya  58.513,30-TL bedel karşılığında satışının yapıldığı, 13/02/2016 tarihinde saat 03:50 sıralarında dava konusu aracın yanarak hasara uğradığı, aracın 52.000 km'de olduğu hususu ihtilaf dışı olup uyuşmazlık yangının araçtaki gizli ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalıların ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususundadır.Öncelikle, her ne kadar davalı ...A.Ş. tarafından davanın zamanaşımına uğradığına ilişkin istinaf nedeni ileri sürülmüş ise de zamanaşımı bir defi olarak ancak cevap süresi içerisinde sunulabilir. Davalı tarafından cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmediğinden istinaf aşamasında zamanaşımı savunmasının getirilmesi mümkün değildir. Bunun dışında davalılar tarafından, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı ileri sürülmüş ise de davacının davalılara başvurusu üzerine 16/03/2016 tarihinde araç üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı  ...A.Ş. tarafından araçla ilgili rapor düzenlendiği, dolayısıyla davacının davalılara ayıp ihbarda bulunduğu anlaşıldığından davalıların süresinde ayıp ihbarı yapılmadığına ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. Öte yandan davalı ...A.Ş. kendilerine husumet düşmediğini ileri sürmekte ise de dava konusu aracın davalı ....A.Ş. garantisi altında olduğu dikkate alındığında davanın satışı firma dışında garanti veren sıfatıyla davalı ...A.Ş.'ye de yöneltilmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır.Dava konusu araçla ilgili İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda yangının yangının elektrik kontağından çıktığı, herhangi bir kasıt ve dikkatsizlik olmadığı belirtilmiştir. Davalı ... tarafından sunulan 21/03/2016 tarihli teknik raporda, aracın park halinde ve hiçbir alıcı çalışmıyorken kendi kendine yanmasının mümkün olmadığı, özellikle yangın iç kısımda başlamışsa bu üretim kaynaklı bir yangın olma ihtimalini sıfıra yaklaştırdığı, zira aracın iç kısmında uyku halinde olan bir araçta çalışan hiçbir parça bulunmadığı belirtilmiştir.Mahkemece talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporunda araç üzerinde yapılan incelemede kabloların yoğun olarak bulunduğu direksiyon bölümünün alt konsol kısmında bakır tabloların üzerindeki izolasyonu eritmesiyle kısa devre sonucu içten yavaş yanma başlamış olup saat 03.00 sularında tutuşma sıcaklığının artmasıyla ortamda bulunan uygun oksijenle birlikte alevli yanmaya dönüştüğü ve yangının bu sebeple meydana geldiği tespit edilmiştir. Mahkemece İTÜ'de görevli bilirkişi heyetinden alınan raporda, talimat yolu ile alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin araçtaki yangın izleriyle uyumlu olduğu, aracın çalışmadığı süre boyunca akım çeken parça olmadığına dair iddiaların yerinde olmadığı, akımla beslenen sistemlerin bulunduğu akım taşıyan kabloların maruz kaldığı akım nedeniyle izolasyonlarının zayıflamasına neden olduğu, ayrıca araçların çalışırken oluşan titreşimler sonucu kablo izolasyonlarının birbirine mikro ölçekli sürtünmesi sonucu izolasyonları sıyrılarak çıplak kalan akım yüklü bakır kabloların birbirine teması sonucu ark oluşması arkla tutuşan kablo izolasyonlarının erimesi ve bu eriyen plastik damlacıkların çevresindeki kolay tutuşan malzemelere temas ederek yangının başladığı, arızalanan ve yangını başlatan bu kablolara aracı kullanan kişilerin müdahale etmesinin veya hor kullanması sonucu hasar vermesinin mümkün olmadığı, aracın henüz iki yaşında olması nedeniyle aracın eksikliğinden veya bakımsızlığından kaynaklanan bir arıza olmasının da söz konusu olmadığı, araçtaki yangının gizli ayıp niteliğindeki imalat hatasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Mahkemece talimat yolu ile araç üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi düzenlenen rapor ile bu raporu teyit eden ve davalıların itirazlarını gerekçeli olarak değerlediren heyet raporu dikkate alındığında araçta meydana gelen yangının direksiyon bölümünün alt konsol kısmında bakır tabloların üzerindeki izolasyonu eritmesiyle kısa devre sonucu içten yanması ile çıkmış olup, araçtaki gizli ayıptan kaynaklandığının ve aracın gizli ayıplı olduğunun kabulünde, kullanılamaz hale gelen aracın bedelinin iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bunun dışında davalı tarafça, dava konusu hasarlı aracın kendilerine teslim edilmediği halde, faize dava tarihinden itibaren karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de dava konusu aracın davalılarla bağlantılı olan yetkili servise bırakıldığı, yargılama sırasında da yetkili serviste bulunduğu dikkate alındığında faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğrudur.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.\t<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.002,50-TL istinaf karar harcından davalı .... AŞ tarafından peşin yatırılan 1.000,62-TL harcın mahsubu ile kalan 3.001,88‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 4.002,50-TL istinaf karar harcından davalı ... AŞ tarafından peşin yatırılan 1.077,30-TL harcın mahsubu ile kalan 2.925,2‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 38,50-TL istinaf yargı giderinin davalılardan müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cedf6e765a23ac4","SID":"f6244ba259434e36"}}