{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/892 <br>KARAR NO\t: 2024/1081<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/117 E.  -  2021/445 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2021 tarih ve 2021/117 E. - 2021/445 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin 23/01/2020 tarihli ve 2020/09041 başvuru no'lu ''...'' ibareli markasının tescili için başvuruda bulunduklarını, başvurunun Resmi Marka Bülteni'nde yayınlanmasının akabinde davalı şirketin itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığı'nın marka başvurusunun reddine karar verdiğini, bu ret kararına itiraz neticesinde YİDK'nin 16/03/2021 tarihli 2021-M-1840 sayılı kararı ile itirazını ve marka başvurusunu reddettiğini, oysa müvekkilinin markası ile davalı tarafın markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden farklılıklar bulunduğunu, markaların hitap ettiği tüketici kesiminin bilinç düzeyinin yüksek olmasından kaynaklı SMK 6/1'de aranan tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığunı ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, davacının marka başvurusu ile davalı markasının yeterince farklılaşmadığını, markalar arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğunu, ortalama tüketicinin söz konusu markaları gördüğünde yanılgıya düşebileceğini,  müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, davacının müvekkiline ait 2019/87632 başvuru numaralı markanın tanınırlığından faydalanarak haksız kazanç elde ettiğini, davacının ticaret unvanının, müvekkili şirketin ticaret unvanı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, keza işbu ticaret unvanının ticaret sicilinden terkini amacıyla Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açtıklarını, yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilerek davacı şirketin ticaret unvanında yer alan ''...'' ibaresinin ticaret unvanından terkinine karar verildiğini, diğer davalı ... kararının hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı ve davalı markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak yeter derecede farklılaşmadıkları, ilgili tüketici kesiminin davalı ve davacı marka arasında ilişki kurabileceği, tüketicinin her iki markayı da karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davaya konu marka ile redde mesnet marka arasında SMK 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK ve yerel mahkemenin benzerlik değerlendirmesinde hataya düştüğünü, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal farklılıklar bulunduğunu, SMK m.6/1 gereği markanın reddi için gereken 3. şart olan ilgili tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin, markaların hitap ettiği tüketici kesiminin bilinç düzeyi yüksek tüketiciler olması nedeniyle gerçekleşmeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne ve YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili 17.04.2023 tarihli dilekçe ile müvekkili şirketin 06/04/2023 tarihinde kesinleşen ihale ile davalı markanın davacı tarafça satın alındığını, her iki markanın da hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, bu sebepten dolayı YİDK kararının hukuki dayanağının kalmadığını ileri sürerek, yeni hukuki durumun da gözetilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu başvurunun 12. sınıf mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetlerinden oluştuğu, anılan emtialar ile redde mesnet 2019/87632 numaralı markanın kapsamındaki 12. sınıf malların aynı tür ve benzer emtialar oldukları, tarafların markalarının asıl unsurlarını oluşturan \"...\" ve \"...\" ibareleri arasında da karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Yargıtay HGK.'nun 19.11.2003 tarih ve E. 2003/11-578, K. 2003/703 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, YİDK kararının yerinde olup olmadığı hususunun, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğinden, YİDK kararının verilmesinden sonra gerçekleşen olguların, YİDK kararının iptali için açılan davalarda önemi haiz bulunmadığı, dolayısıyla davacı vekilinin 17.04.2023 tarihli dilekçe ile bildirdiği hususların işbu davaya herhangi bir etkisinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 04/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36b37b6ceb64cbdf","SID":"990534ebe12ae8b1"}}