{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/487 Esas<br>KARAR NO: 2024/1037<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/01/2024<br>NUMARASI: 2021/395 E. - 2024/15 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.05.2015 tarihinde endüstriyel tasarım tescili başvurulu endüstriyel tasarımının ... tasarım tescil nosu ile tescil edildiğini, tescilli tasarımlarının, davalı tarafça taklit edilerek davacı şirketin ve tescilli tasarımlarının itibarına zarar verecek şekilde piyasaya sürdüğünü ve haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin izni alınmadan ve onun tescil hakkını ihlal edecek şekilde davacı tarafça üretildiğini, satıldığını ve benzeri tecavüz niteliğinde eylemlerde bulunduğunu, İstanbul 4. FSHHM’nin n 2015/62 D.İş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını ve müvekkil davacı adına tescilli tasarımların hukuka aykırı şekilde kullanıldığının bilirkişi eliyle tespit edildiğini davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin tüketiciyi yanıltacak şekilde ve bilgilenmiş kullanıcı yönünden ayırt edilemeyecek derecede davacı adına tescilli tasarımlara benzer olduğunun saptandığını, 554 sayılı KHK 51. maddesinin 2. fıkrası gereği geçen \"tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, tasarımı kullanması ile elde edilebileceği muhtemel gelire göre\" yöntemi kullanarak hesaplanmasını talep ettiğini belirtmiş  davacı adına tescilli tasarım haklarına tecavüz edildiğinin tespit edilerek tecavüzün ref i ve men'ini,  ilişkin haklan saklı kalmak koşulu ile 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın fiili tecavüz tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, hükmün ilan edilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu ürünlerin davacı tarafından başvurularak 01.06.2015 tarihinde davacı adına tescil edildiğini ancak müvekkilin, davacının tescil tarihinden önce söz konusu ürünlerin satışını yaptığını, bu husus ile ilgili dilekçelerinin ekinde söz konusu ürünlerin 13.04.2015 tarihinde \"... Ltd. Şti\" isimli şirkete satımını gösteren fatura örneği bulunduğunu, söz konusu faturada \"...\" kodlu ürünlerin dava konusu ürünler olduğunu, davalıdan alınan numunelerin üzerilerindeki kartlarda ürün kodu olan \"..\" yazdığını, İstanbul 4. FSHHM’nin 2015/62 D.iş sayılı dosya ile sunduğu bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacı tarafın söz konusu ürünlerin daha önceden satımı olan ürünler olduğuna dikkat etmeden kendi ürünleri gibi tescil ettirdiğini ve söz konusu davayı açtığını, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; '' Toplanan deliller yapılan değişik iş dosyasındaki tespit ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli alınan bilirkişi heyet raporu ışığında, davacının tescilli tasarımının davalı tarafından taklit edilerek kullanıldığı, bu nedenle tecavüzün tespiti, refi ve menine karar verilmesi gerektiği, KHK 52/a bendi gereğince bilirkişi tarafından hesap edilen 3.044,25 TL yoksun kalınan kazancın tespit tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, somut olayın özelliğine göre davacının tasarım hakkının ihlalinden dolayı meydana gelen manevi zararına yönelik olarak takdiren belirlenen 5.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına ve davacının hukuki yararı bulunduğundan kesinleşen hüküm özetinin ilanına,\" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı taraflar istinaf yoluna başvurmuşlardır.<br>DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI Dairemizin 2020/697 Esas, 2021/1495 Karar sayılı kararı ile;  ilk derece mahkemesinin kararının  6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafından davacıya ait tescilli tasarımların taklit edilerek kullanılması nedeni ile davacı tasarım hakkına tecavüzün tespitine, ref'ine ve men'ine, 3.044,25 TL maddi tazminatın 26.08.2015 tespit tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın 26.08.2015 tespit tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya  dair talebin reddine,Masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu  ürünlerin tescil tarihinden önce satıldığını, aleniyet kazandığını, Bunlardan bazılarının;  http://...,  http://www..../ sitelerinde mevcut olduğunu, söz konusu internet sitelerinin hali hazırda halen açık olup, söz konusu ürünlerin de satımının 2014 yılından bu yana hala yapıldığını, bu husus ile ilgili belgelerin cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, belgelerden de görüleceği gibi söz konusu ürünlerin Türkiye de dahil olmak üzere yurt dışında da sergilenmekte ve satılmakta olduğunu, Davacı tarafın söz konusu ürünlerin daha önceden satımı olan ürünler olduğuna dikkat etmeden sanki kendi ürünleriymiş gibi tescil ettirdiğini ve söz konusu davayı açtığını, davacının kötü niyetli olduğunu, Davaya konu ürünlerin gerek yurt içinde gerekse yurt dışında birçok firmaca satımının yapıldığını, Davaya konusu tasarımın 01.06.2015 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, ancak müvekkilinin, davacının tescil tarihinden önce söz konusu ürünlerin satışını yapmakta olduğunu, bu hususla ilgili; söz konusu ürünlerin 13.04.2015 tarihinde '...Ltd.Şti.' isimli şirkete satımını gösteren fatura örneği bulunduğunu, söz konusu faturada ''5110'' kodlu ürünlerin, dava konusu ürünler olduğunu, bilirkişi raporu hazırlanmak üzere alınan numunelerin üzerlerindeki kartlarda ürünün kodu olan ''5110'' yazmakta olduğunu, faturadan da görüleceği üzere müvekkilinin, davalı şirketin söz konusu ürünleri tescil ettirmeden önce zaten satışını yapmış olduğunu ve davacının itibarına zarar verecek şekilde davranma amacı bulunmadığını, Manevi tazminat miktarının olayın niteliğine göre fazla olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının ... nolu tasarımının 01/06/2015 tarihinde bültende yayınlandığı ve 08/05/2015 tarihinde tescilinin yapıldığı, 7 adet elbise tasarımının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalının söz konusu tasarımı taklit ederek üretimde bulunduğunu ve ürünleri sattığını iddia etmiş, davalı, ürünlerin tescil tarihinden önce satıldığını, aleniyet kazandığını savunmuş, Mahkemece, tespit dosyasına sunulan rapor ve esas dosyaya sunulan bilirkişi raporları dikkate alınarak tasarıma tecavüzün gerçekleştiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, 3.044,25 TL yoksun kalınan kazanç ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı ve davalı vekilince istinaf edilmiş, Dairemizce verilen kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar yukarıda belirtilen nedenlerle davalı vekilince istinaf edilmiştir. Davalı vekili tarafından her ne kadar, söz konusu ürünlerin, tasarım tescil tarihinden önce satıldığı iddia edilmiş ise de, dosyaya sunulan fatura içeriğindeki ürünlerin davaya konu tasarımı içeren ürünler olduğu yönünde dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı,  tespit tarihi itibarıyla davacı tasarımının tescilli olduğu, İstanbul 4. FSHHM'nin 2015/62 değişik iş sayılı tespit dosyasında yapılan tespit kapsamında davalı işyerinden alınan numuneler ile davacıya ait tasarım örneklerinin karşılaştırılması neticesinde dosyaya sunulan 21.04.2017 tarihli raporda, davalıya ait ürün tasarımın davacıya ait ... numaralı tasarım ile bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalının sunmuş olduğu internet sitelerinde, davacıya ait ... numaralı tasarım ve / veya benzerlerinin tespit edilemediği, dolayısıyla ürünün daha önceden aleniyet kazandığı iddiasının ispat edilmediği gibi davalı tarafça davacı tasarımının hükümsüzlüğüne ilişkin açılmış bir davada bulunmadığı, mahkemece tasarıma tecavüzün tespit ve men'ine yönelik kararda bir hata bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının maddi tazminata esas talebinin, KHK'nın 52/a maddesine göre, tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, tasarım hakkı sahibinin tasarımı kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre hesap yapılması olduğu, bu durumda davalının tecavüzü olmasaydı davacının elde edilebileceği menfaatin hesabı gerektiği, her ne kadar kaldırma kararından sonra mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, lisans bedeline göre hesaplama yapıldığı görülmüş ise de; tespit tarihi olan 26/08/2015 tarihinden, 15/01/2016 dava tarihine kadar 4 ay 20 günlük ihlal süresi bulunduğu, ihlale konu tasarımın davacının çoklu tasarım belgesine konu tek bir elbise tasarımı olduğu, bu durumda mahkemece hükmedilen tazminatın TBK'nun 50.maddesi uyarınca dosya kapsamına uygun düştüğü ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır. Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede ise; ihlal süresinin 26.08.2015 ile 15.01.2016 tarihleri olmasına, ihlalin niteliğine, kapsamına, tarafların ekonomik durumuna göre, hükmedilen tazminatın bir miktar fazla olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalının istinaf nedenlerinin kısmen yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların usuli kazanılmış hakları saklı tutularak  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/01/2024 tarih, 2021/395 E. 2024/15 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Bu kapsamda;3-Davalı tarafından davacıya ait tescilli tasarımların taklit edilerek kullanılması nedeni ile davacı tasarım hakkına tecavüzün tespitine, ref'ine ve men'ine, 4-3.044,25 TL maddi tazminatın 26.08.2015 tespit tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-10.000 TL manevi tazminatın 26.08.2015 tespit tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya  dair talebin reddine, 6-Masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tiraji en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 7/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken, tasarım hakkına tecavüzün tespitine, ref' i ve men'i, davası yönünden 427,60 TL, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden 891.05 TL olmak üzere,  toplam 1.318,65-TL karar harcından peşin alınan 529,41-TL'nin mahsubu ile eksik alınan 789,24 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,20 TL başvurma harcı, 529,41 peşin harç,  35,00 ıslah harcı, 4,30 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam  597,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7/c-Davacı tarafından yapılan 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 312,20 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.512,20 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.520,64-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 31,50 posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 12,43 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 7/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tecavüzün tespitine, ref'ine ve men'ine, yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,  7/e-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3.044,25 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7/f-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7/g-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesine göre 10.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 8-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 8/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,8/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 190,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.359,40-TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 8/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 9-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e22cc28c63448eae","SID":"d111b34d36664540"}}