{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      T.C. KONYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/11/2022<br>NUMARASI\t:  Esas -  Karar<br><br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALILAR\t: 1-<br>\t\t2-\t<br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 08/03/2024<br>G. KARAR YAZIM TARİHİ \t: 13/03/2024<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili Ilgın/Yunak-Hortu ilçesi 2016 Yılı Ilgın-Yunak- Hortu Mahalleleri Kanalizasyon İnşaatı İşinin 12.07.2016 tarihinde en uygun teklifi veren .... Müh. Müt...-.... Tic. AŞ İş Ortaklığına 6.490.000,00 TL sözleşme bedeli ile ihale edildiğini, davalı yüklenici ile ihaleye ilişkin sözleşmenin 03.08.2016 tarihinde imzalandığını, yüklenicinin işyeri teslim tarihinden itibaren 320 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, yükleniciye yer tesliminin 09.08.2016 tarihinde yapıldığını ancak davalı yüklenicinin işi, sözleşme programına uygun olarak yürütmediğini, işin bir kısmını tamamladığını, kalan kısımları tamamlamadan işi durdurduğunu, yükleniciye sözleşmenin 25.maddesinde de belirtildiği üzere ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezasının uygulanarak ve en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtara rağmen aynı halin devam etmesi durumunda ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek teminatların gelir kaydedileceği ve sözleşmenin feshedilerek genel hükümlere göre tasfiye edileceğinin ihtar edildiğini davalının ihtar gereklerini  de yerine getirmediğinden KOSKİ Yönetim Kurulunun, 02.08.2017 tarih ve 2017/107 sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini ve bu durumun davalıya tebliğ edildiğini, sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle, işin kalan kısımlarının ikmali için yeniden ihaleye çıkıldığını, Ilgın-Yunak-Hortu Mahalleleri Kanalizasyon İnşaatı İkmal İşi 3.388.524,00 TL sözleşme bedeli ile yeni yüklenici .... Taahhüt Mühendislik Hizmetleri firmasına ihale edildiğini, feshedilen ihale ile ikmal ihalesi arasında, sözleşme birim fiyatlarındaki artıştan dolayı ciddi bir fark oluştuğunu ileri sürerek, ikinci ihalenin ilan giderleri de dahil olmak üzere sözleşmenin feshi ve yeniden yapılan ihale nedeniyle tespit edilecek her türlü zarar ve ziyana karşılık şimdilik 60.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" Taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, feshedilen ihale dosyası, sözleşme, teknik şartname, yazışmalar, teklifler, Konya .. Noterliğinin 23/06/2017 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi,  Koski Yönetim Kurulunun, 02.08.2017 tarih ve .... sayılı ihale ve sözleşmenin feshine ilişkin kararı,  .... sayılı Ilgın/Yunak-Hortu inşaat ikmal işi ihalesi ve eklerine  ilişkin belgeler, .... sayılı ikmal ihalesi ilan gideri faturası ve tüm belgeler celbedilmiştir.<br>Yapılan yargılama neticesinde Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle dosyanın içerisinde emekli Sayıştay Denetçisi de olan 3 kişilik bilirkişi heyetine verilmek suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir.<br>01/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Sözleşme 02.08.2017 tarihinde feshedilmiştir. Fesih durum tespit işlemleri 05.09.2017 tarihinde tamamlanmıştır. Devam eden dönem içerisinde işin kesin hesabının çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Bu aşamadan sonra idare ikmal ihalesi için karar alıp ihaleye çıktığı, 19.03.2018 tarihine kadar isteklilerin tekliflerini kabul ettiği, 02.04.2018 tarihinde ihaleyi yaptığı görülmektedir. İdarenin, yukarıda bahse konu edilen emsal Yargıtay Kararına uygun olarak makul sürede kalan işin açık ihalesini gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır. Yine her iki ihalenin de teklif birim fiyatla yapıldığı belirgindir. Dolayısıyla her iki ihalenin de aynı şekille yapıldığı görülmektedir. Bu durumda davacının menfi zararını, ilk ihalede en iyi ikinci tutarla, davalı yükleniciye ödenen tutar (fesih kesin hakediş tutarı) ile makul süre içerisinde aynı koşullar ve yöntemle yapılan ikinci (ikmal) ihaledeki bedel toplamının arasındaki fark oluşturmaktadır. Yapılan hesaplamaya göre de davacının herhangi bir zararının olmadığı anlaşılmıştır.\" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.<br>Akabinde işbu rapora yapılan itirazlar üzerine bu defa davacı vekilinin itirazları da nazara alınmak suretiyle bir ihale uzmanı bilirkişi ile iki emekli sayıştay denetçisinden oluşan (daha önce raporda yer alan emekli Sayıştay denetçisi bilirkişi haricinde) 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile iddia ve savunmalar, davacı itirazları, dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler, ihaleye ilişkin dökümanlar, özenle tetkik edilmek suretiyle davacının davalılardan talep edebileceği alacak var ise bunun da hesabının yapılarak rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.<br>Sunulan 09/04/2021 tarihli heyet raporunda özetle; Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosyada mevcut 01.09.2020 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporu ve davacı İdare vekilinin 30,10.2020 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporuna itiraz dilekçesi incelenip değerlendirildiğinde 01.09.2020 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda yapılan hesaplamanın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere TBK'nın 125.maddesi ve emsal Yargıtay İlamlarına göre yapıldığı ve farklı bir sonuca ulaşılamadığı, dolayısıyla davacı idarenin dava konusu sözleşmenin feshi nedeniyle uğramış olduğu herhangi bir menfi zararının bulunmadığına ilişkin görüş ve kanaatiyle raporun tanzim edildiği ifade edilmiştir.<br>\tİşbu rapor sonrasında da talimatla Ankara ...ATM ... talimat sayılı dosyasından rapor alınmış olup 01/06/2022 raporda özetle; Daha önce düzenlenmiş olan üç rapordan  farklı bir  sonuca ulaşılamadığı, değerlendirmelerine katıldıkları diğer raporlara göre iş miktarının revize edildiği, iş miktarında artış ve azalışlar olmasının davalı yüklenici lehinde bir durum oluşturduğu, bu nedenle davacının iki ihale arasında uğramış olduğu herhangi bir menfi zararın olmadığı, dosya kapsamında yer alan 01.09.2020 tarihli bilirkişi kurul raporu ve 09.04.2021 tarihli raporda yer alan mukayeseli hesapta esas alınan metrajlara göre işin tamamının değerlendirmesi kanaatiyle, yapılan incelemenin taraflarınca da uygun görüldüğü, dava konusu sözleşmenin feshinden kaynaklanan menfi zarar oluşmadığından davacının menfi zarar talep edemeyeceği sonucuna varıldığı ifade edilmiştir.<br>\tDavacı yan vekili tarafından açılan işbu davada  Konya ili, Ilgın/Yunak-Hortu ilçesi 2016 Yılı Ilgın-Yunak- Hortu Mahalleleri Kanalizasyon İnşaatı İşinin 12.07.2016 tarihinde en uygun teklifi veren davalılara yapılması ve fakat işin eksik yapılması ve uyarılara rağmen tamamlanmaması nedeniyle sözleşmenin feshi ve yeniden yapılan ihale nedeniyle tespit edilecek her türlü zarar ve ziyanın davalılardan tazmini talep edilmiş olup, dosyaya alınan her üç heyet raporda da davacının işbu ihalenin feshinden sebep menfi bir zararının yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre oluşmamış olduğu belirlenmiş,  raporlarda da ifade edildiği üzere bu meyanda davacının menfi zarar talep edemeyeceği vurgulanmış, raporların birbirini teyit etmesi ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının menfi zararının kalan iş yönünden, ilk ihalede en iyi ikinci teklifteki miktar ile makul süre içinde aynı koşullar ve yöntemle yapılan yapılması gereken ikinci ihaledeki bedel arasındaki fark olduğunu, ilk ihalede kalan iş miktarının 1.812.810,26 TL olduğunu, kalan işlere ilişkin ikinci teklifi veren ... İnşaat Limited Şirketinin teklifinin ise 1.862.227.81 TL olduğunu, ikmal ihalesinde ise ek işler düştükten sonra davalının yapmadığı işlerin karşılığının 2.768.958,83 TL olarak ihale edildiğini, en iyi teklif miktarı ile arasında 906.731,01 TL mevcut olup, davacının bu miktar kadar menfi zararının oluştuğunu, ilk iki rapor ile son rapor arasında çelişki olduğunu, ilk iki raporda idarenin makul sürede ve aynı koşullarda ihale yaptığı belirtilmiş ise de, son raporda  yapılan sonraki ihalenin aynı şart ve koşullarda gerçekleşmediğinin belirtildiğini,  ikmal ihalesine sonradan eklenen işlerin zarar hesabında dikkate alınmadığını, ilk ihalede olmasına rağmen ikmal ihalesinde olmayan işlerin de hesaplamaya dahil edilmediğini, davalının birim fiyatının yükse olup, ikmal işinin birim fiyatının düşük olduğu yerlerde aradaki farkın davalı lehine hesaplanması suretiyle kalan işlerin 2.768.958,83 TL olduğunu, mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; eser sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle menfi zarar istemine ilişkindir. <br>Davacı idare tarafından 12.07.2016 tarihinde ihale edilen Ilgın-Yunak-Hortu Mahalleleri kanalizasyon işinin davalı şirketlere verildiği, taraflar arasında 03.08.2016 tarihinde sözleşme yapıldığı, 09.08.2016 tarihinde yapılan yer tesliminden itibaren 320 gün içinde tamamlaması gereken işi davalıların yarım bıraktığı ve sözleşmenin davacı idare tarafından ihale mevzuatına uygun olarak 02.08.2017 tarihinde haklı olarak feshedildiği anlaşılmıştır. <br>Davacı idare, davalıların temerrütü nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olduğundan eldeki davada 6098 satılı TBK'nın 125. Maddesi kapsamında menfi zararını talep etmekte olup, sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek menfi zarar kavramına daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlar girer. Dolayısıyla davacı kural olarak iki ihale bedeli arasındaki farktan kaynaklanan zararlarını talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Yargıtay ve dairemizin  yerleşik içtihatlarında zararın hesaplanmasında izlenecek yöntemin fesih tarihinde yüklenicinin yapmadığı, kalan imalâtların ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibine verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedelin (kaçırılan fırsatın) bulunup, fesih tarihinden itibaren kalan işin aynı koşullarda ve makul bir süre içerisinde ihaleye çıkılmış ve sözleşme yapılmış olması halinde ikinci yükleniciye ödenecek bedel arasındaki fark ile ikinci ihale ve sözleşmenin yapılması için katlanılan giderler olacağı kabul edilmektedir.<br><br>Taraflar arasındaki sözleşmede işin bedeli 6.490,000,00 TL'dir. Davalı şirketlerin yaptığı işe ilişkin düzenlenen fesih hak edişinde işin tamamlanan kısmının 4.405,732,99 TL olduğunu belirlenmiştir. Sözleşme kapsamında kalan işlerin bir kısmı arttırılıp, bir kısmı azaltılmak suretiyle ve ayrıca sözleşme dışı bir kısım işlerde eklenmek suretiyle 02.04.2018 tarihinde yeniden ihale yapıldığı ve ihale edilen işin toplam 2.792.500,23 TL'ye tamamlattırıldığı görülmüştür.  Davacı  idare sözleşme dışı ek işler çıkarıldığında davalıların sorumlu olduğu işlerin ihale bedelinin 2.768958,83 TL olduğunu, ikinci teklifi veren  ...İnşaat Limited Şirketinin teklifinin ise 1.862.227.81 TL olduğu dikkate alındığında, menfi zararın aradaki fark tutarı olan 906.731,01 TL olduğunu  ileri sürerek, menfi zarar talebinde bulunmaktadır.   <br>Mahkemece alınan tüm raporlarda ikmal ihalesinde iş azalışları olduğu gibi, iş artışlarınında olduğu ayrıca ek işlerinde ihale kapsamına alındığı tespit edilmiş, 09.4.2021 tarihli bilirkişi raporunda idare revize keşif miktarını dikkate alarak hesaplama yaptığını belirtmekle birlikte, davacının sözleşmeyi feshettiği tarihe kadar iş artışı talimatına ve mukayeseli keşfine ilişkin dosyaya bir belge sunulmadığı, dolayısıyla davalının sorumluluğunun sözleşmenin feshedildiği tarihteki iş miktarı ile sınırlı olduğu, bu sebeple davacının sunduğu tablodaki ilk ihale kapsamındaki iş kalemlerindeki %20'ye kadar olan artışların dikkate alınmadığı ve bu haliyle kalan işin ikmal ihalesi bedelinin 2.407.136,88 TL olacağı, fesih hak edişi ile de davalı şirketlere 4.405732,99 TL ödendiğine göre sözleşme kapsamında işlerin toplam maliyetinin davacı idare için 6.812.869,87 TL olduğu ve ilk ihalede ikinci teklif bedel, davacı tarafından ikmal ihalesinde yapılmayan işlerde dikkate alınarak revize edilip belirlenen 6.823.650,86 TL olduğuna göre davacının zararının olmadığı tespit edilmiştir. 01.06.2022 tarihli bilirkişi raporund da, önceki rapordaki hesaplamaların doğru olduğu belirtilmiş ayrıca fesihten sonra düzenlenen 05.09.2017 tarihli durum tespit tutanağında 59 kalem işin kaldığının belirtilmesi rağmen ihaleye 38 kalem iş için çıkıldığı, iş kalemlerinin miktarınında fesih tutanağı ile uyuşmadığı, bir kısım iş kalemlerinin tamamlandığı tespit edilmesine rağmen, bu kalemlere ilişkin ilave işlerin ve yine yarım kaldığı belirtilen işlerin ise ihalede yer almadığı ek işleri yapıldığı, bu farklılıkların artık önceki ihale ile sonraki ihalenin imalatlar yönünden aynı olmadığını gösterdiği yönünde görüş bildirilmiştir. <br>  Tüm bu tespitlerden her iki rapor arasında çelişki bulunmadığı, yapılan tespitlere göre, davacının sözleşme kapsamında yaptırdığı işler dikkate alındığında, ikmal ihalesi yapsa bile işin tamamı için ödediği bedelin ilk ihaledeki verilen ikinci teklifin altında kaldığı, fazla bir bedel ödemesinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla da zararın olmadığı, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki karar ve gerekçesinin de usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. <br>Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin  istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2022 tarihli,.... Esas - ....Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  (Dairemiz kararı temyiz edilirse harç tahsil müzekkeresinin Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşir ise ilk derece mahkemesince düzenlenmesine)<br>Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen davacıya iadesine,  <br>İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/03/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>  ¸e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br>  ¸e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br>  ¸e-imzalıdır<br><br>Katip<br><br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸ <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f7a49b8592fb35a","SID":"d6b56f16503a71ae"}}