{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/572 - 2024/908<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/572 <br>KARAR NO\t: 2024/908<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/179 E.  -  2022/24 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 tarih ve 2021/179 Esas - 2022/24 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br> <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı Şirketin 2020/36553 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilinin adına tescilli 2004/03386 sayılı \"...\" ibareli markaya dayalı olarak bu başvuruya yaptığı itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, davalı Kurumca alınan kararın hukuka uygun olmadığını, \"...\" markasının müvekkili adına çeşitli sınıflarda 2005 yılından bu yana tescilli olarak yoğun şekilde kullanıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan yatırımlar ve yoğun kullanım neticesinde markanın tüketiciler tarafından bilinen, müvekkili şirket ile özdeşleşmiş, ayırt ediciliği yüksek bir marka haline geldiğini, müvekkili şirketin 2004/03386 sayılı \"...\" ibareli marka üzerinde öncelikli hak sahipliğinin bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun, müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, dava konusu başvuruda yer alan \"...\" ibaresinin, esas algı yaratan \"...\" ibaresine vurgu yapar şekilde kullanıldığını, bu durumun müvekkiline ait seri marka izlenimi uyandırdığını, davalı şirket markasının, müvekkilinin itirazına mesnet marka ile aynı ve farklı sınıflarda yer alan birebir aynı ve ilintili mallar ve hizmetler için tescil edilmek istendiğini, markaların ortak olarak 29. ve 30. sınıflar ile 32. sınıfta yer alan “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri meşrubatlar” emtiasını kapsadığını, ayrıca davalı şirket marka başvurusunda yer alan 35. sınıf kapsamında da müvekkili şirket markasının tescilli olduğu mallar ve ilintili malları içerir alt grupların bulunduğunu, davalı şirketin marka başvurusu ile müvekkili markasından haksız yarar elde edilmeye çalışıldığını, davalı şirketin başvuruda kötü niyetli olduğunu, davalı şirket başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-3122 sayılı kararının 29,30 ve 32. sınıf mallarla, bu mallara özgü 35/5. sınıf hizmetler yönünden kısmen iptaline, 2020/36553 sayılı marka başvurusunun sayılan mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak bulunan \"...\" ibaresinin, çekişme konusu mallarda düşük ayırt edici niteliğe sahip olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>Davalı Şirket vekili,  davacının tescilli markasının \"...\" kelimesine iyelik eki getirilmesi suretiyle oluşturulduğunu, markanın ayırt edici özelliğe sahip olmadığını, davacının \"...\" ibareli markasının ayırt edici hale geldiği iddiasını ispata yarar hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, müvekkili markasının esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı Şirketin hedef kitlesi ile müvekkilinin hedef kitlesinin farklı olduğunu, davacı tarafın kötü niyet iddialarının da temelsiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, YİDK kararının iptaline yönelik dava bakımından, davalının kullanım ispatı talebi karşısında davacının kullanıma ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, dolayısıyla kullanımı ispat edilemeyen markaya dayalı olarak SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında inceleme yapılamayacağı,   hükümsüzlük davası yönünden ise dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve davaya konu edilen mal ve hizmetlerin, davacıya ait markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olduğu, buna karşın taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, bu nedenle aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili,  müvekkilin tescilli \"...\" ibareli markası ile dava konusu \"...\" markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, birebir aynı sınıflardaki mal ve hizmetler ile farklı sınıflardaki ilintili mal ve hizmetler için başvurunun tescil edilmek istendiğini, markalar arasındaki benzerlik sebebiyle markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, davalı markasının müvekkili markasını çağrıştıracağını, bu hususların hükme esas alınan bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, dava konusu edilen mal ve hizmetlerin ortalama tüketicisinin dikkatinin daha düşük seviyede olduğu hususunun da göz ardı edildiğini, kullanım ispatı talebine karşı müvekkilinin delil sunmadığı yönündeki tespitlerin de hatalı bulunduğunu, açıklanan tespite dayalı olarak YİDK kararının iptali talepleri yönünden inceleme yapılmamasının, istinaf taleplerinin haklılığını ortaya koyduğunu, müvekkilinin 2005 yılından bu yana \"...\" markasını yoğun biçimde kullandığını ve markayı tüketiciler nezdinde bilinir hale getirdiğini, markayı ayırt edici kıldığını, davalı Şirketin aynı zamanda haksız rekabet yaratan \"...\" ibareli marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t:1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine  ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.                    <br>Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, marka başvurusuna itiraz aşamasında davacının, itirazına dayanak 2004/03386 sayılı markasını ciddi biçimde kullandığını ispat edemediği, bu itibarla kullanıldığı ispat edilemeyen markanın, SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmamasında bir isabetsizlik olmadığı, marka hükümsüzlüğü davası yönünden ise dava konusu 2020/36553 sayılı \"...\" ibareli marka ile davacının 2004/03386 sayılı \"...\" ibareli markası arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin, dava konusu edilen gıda ürünleri yönünden ayırt ediciliğinin son derece düşük olduğu, nitekim bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.04.2017 tarih, 2015/14448 Esas, 2017/2249 Karar sayılı ilamı ile de kabul edildiği, buna göre taraf markalarının karıştırılmayacağı ve dava konusu markaya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br>2-Davacı tarafça, dava dilekçesinde diğer iddiaların yanında dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş olup, bu hususta ilk derece mahkemesince olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır.  <br>YİDK kararının iptaline ilişkin işbu davada, uyuşmazlığın iptali istenen YİDK kararında yazılı gerekçe ve hukuki durum dikkate alınarak çözümlenmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin birçok kararında açıklandığı üzere YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, mahkemece iptali istenen YİDK kararının hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğinden, bu kararda tartışılmayan hususların, kararın iptalinde gerekçe olarak göz önüne alınması mümkün değildir (Örneğin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2013 tarih, 2012/2649 E., 2013/16149 K. sayılı ilamı).<br>\tSomut olayda, davalı Şirketin marka başvurusuna davacı tarafından SMK'nın 6/1 maddesine dayalı olarak itiraz edilmiş, başvuruya itiraz aşamasında kötü niyet gerekçesine dayanılmamıştır. O halde, dava konusu başvurunun kötü niyetli olup olmadığı yönünden dava konusu YİDK kararında bir tartışma yapılmadığından, artık kötü niyet gerekçesi ile söz konusu YİDK kararının iptalinin istenilmesi mümkün değildir. <br>\tYİDK kararının iptali davasından bağımsız olan marka hükümsüzlüğü davası yönünden ise davacının kötü niyet iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir. SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Tescil başvurusu sırasında kötü niyetin başlı başına bir itiraz sebebi olarak öne sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de mümkündür. <br>\tYargıtay HGK'nun 16.07.2008 gün ve 2008/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı, her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Yine Yargıtay HGK.'nun 21.09.2005 gün ve 2005/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca iyiniyetin asıl, kötüniyetin istisna olması sebebiyle davalının kötüniyetli olduğunun delil ve gerekçelerinin gösterilmesi gerektiğinden davacı, davalının kötüniyeti bulunduğunu kanıtlamalı ve mahkemece de bunun delil ve gerekçesi gösterilmelidir. <br>                       Bu açıklamadan sonra somut olay değerlendirildiğinde, yukarıda 1 nolu bentte açıklandığı üzere, dava konusu marka ile davacı adına tescilli marka  arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında bir benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı mahkemece isabetli şekilde belirlenmiş olup,  davacı markası ile benzerlik taşımayan dava konusu markanın, kötü niyetli olduğundan  söz etmek mümkün değildir. Bunun dışında, davalı markasının tescilinin kötü niyetli olduğuna dair başkaca bir husus iddia ve ispat edilemediğinden, davacının kötü niyet iddiası yerinde görülmemiştir.  <br>HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görülmekle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/01/2022 gün ve 2021/179 Esas - 2022/24 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30-TL’nin düşümü ile kalan 368,3‬0-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve istinaf eden davacı aleyhine hüküm kurulamayacağından ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 7.375,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, <br>\t7-Davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, \t<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2024<br>      <br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3111beb1e8b16665","SID":"e80502c5c058a5cd"}}