{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/87 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/498<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 13/06/2024<br><br>Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; 05.12.2007 tarihinde tasfiye kararı alınan Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.'ne tasfiye memuru olarak atandığını, firmanın tasfiye süreci içerisindeyken ortaklardan Mehmet İşeri'nin 10.12.2010 tarihinde vefat ettiğini ve mirasçılarının reddi miras kararı almalarından dolayı tasfiye sürecinin tek ortak ile devam ettiğini, şirketin tasfiye süreci içerisinde vergi borcu olmasından dolayı tasfiye sonlandırma işlemi yapılamadığını, diğer ortak ...'ın 05.04.2022 tarihinde vefat ettiğini, bu ortağın mirasçılarının da reddi miras kararı aldıklarını belirterek şirketin organsız ve yetkisiz kaldığını, bu aşamada vergi dairesi borçlarının ödemelerinin gerçekleştirildiğini, görevini eksiksiz ifa ettiğini belirterek tasfiye memurluğundan istifasının kabul edilerek tescil ve ilana hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; işbu davada müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili müdürlükçe verilmiş bir ret kararı bulunmadığını, pasif husumet nedeni ile ret kararı verilmesi gerektiğini, husumetin ilgili şirkete yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, tasfiye memurluğundan istifa talebine ilişkindir.<br>Somut olayda, tasfiye memuru halen aktif olan dava dışı Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti.nin tasfiye memurluğu görevinden istifa talebini Ticaret Sicil Memurluğuna sunduktan sonra ilgili kuruma karşı dava açıldığı görülmektedir. Somut olayda, şirket ortaklarının aldığı tasfiye kararı doğrultusunda davacının tasfiye memuru olduğu, tasfiye işleminin tamamlanmadığı, davacının ortaklar kurulu kararı alarak her zaman yeni tasfiye memuru görevledirmesi  yapabileceği gibi ortaklar kurulu kararının alınmasının hukuken mümkün olmadığı hallerde mahkemeye başvurma olanağı da bulunmaktadır. Dolayısıyla, uyuşmazlık konusu olayda Ticaret Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nin 114. ve 115. maddeleri uyarınca dava şart yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın usulden reddine,<br>2-Harç başlangıçta peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine,<br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024<br><br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br>e-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c255afe42431c893","SID":"3e8da3873cfb6766"}}