{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/541 <br>KARAR NO: 2024/763<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO: 2020/679 <br>KARAR NO: 2021/83<br>KARAR TARİHİ: 27/01/2021<br>DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)<br>KARAR TARİHİ: 29/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının, müflis şirketten çekler nedeniyle toplam 870.000 TL alacaklı olduğunu, çeklerin ilgili bankaya ibraz edildiğini, karşılıksız çıktığını, davalı şirketin konkordato sürecine girdiğini ve Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/861 esas sayılı dosyası üzerinden iflas kararı verildiğini, sıra cetveline kayıt taleplerinin reddedildiği belirterek açılan davanın kabulü ile alacağın sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  vekili cevap dilekçesi ile; iflas İdaresi, yaptığı işlemlerde İİK gereği masanın menfaatlerini gözeterek hareket etmek zorunda olduğunu, söz konusu alacak isteminde müflis şirket yetkilileri, 14 adet mühtelif çeklerin yalnızca ön yüzlerini gösterir fotokopilerinin ibraz edildiğini belirttiğini, söz konusu çeklerin karşılıksız kaldıklarını gösterir hiçbir belge ibraz edilmemiş olması ve  yargılamayı gerektirdiği için 870.000,00 TL alacağın tümüyle reddine karar verildiğini belerterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \" ...itibar olunan bilirkişi raporu ile davacı ile müflis şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defterlerinde davacının  870.000,00  TL alacaklı göründüğü, davacının alacaklı olduğu tüm faturaların müflis şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu  anlaşılmakla davacının iflas tarihi itibariyle müflis ... A.Ş.'den  olan 870.000,00 TL alacağının  Bakırköy İflas Müdürlüğünün ... İflas  sayılı dosyası iflas masasına kayıt ve kabulüne \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı iflas idaresi vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun sonuç bölümünde cari alacağın tamamının dikkate alınması halinde tahsil edilmemiş çekler dahil davacının toplam alacağının 637.145,87 TL olduğu sonucuna varıldığı, davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, dava dilekçesindeki talebini azalttığını,  kısmi feragat ile davacının talebini aşan şekilde bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, gerekçeli kararın ilgili bölümünde belirtilen \" müflis şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup\" ve \" davacının alacaklı olduğu tüm faturaların müflis şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu \" tespitinin gerçekleri yansıtmadığını, müflis şirketin ticari defterlerini iflas müdürlüğüne teslim etmemiş olması sebebiyle bilirkişisince incelemediğini, mahkemenin kararı bu sebeple yasa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilgili vermiş olduğu 01/10/2020 tarihli cevabı yazıda, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2019 tarih 2018/861 E. Sayılı ilamı ile müflis ... A.Ş.'nin iflasına karar verildiği,davacı tarafından iflas masasına 870.000,00  TL alacak kaydı yaptırıldığı, iflas idaresince alacağın tamamın reddine karar verildiği, sıra cetveli 22/09/2020 tarihinde ... Gazetesi'nde ilan edildiği, davacı vekilinin tebliğ için masraf yatırdığından ret kararı davacı vekiline 23/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiş olup masrafı davacı tarafça yatırıldığından ret kararın tebliğden itibaren  yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 28/00/2020 tarihinde  davanın açıldığının anlaşılması üzerine işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Davacı ile müflis şirket arasındaki ticari ilişkinin belirlenmesi  ve iflas tarihi itibariyle davacının alacağının tespiti noktasında mali müşavir bilirkişinden alınan raporda özetle; \"Davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak amacıyla 30/11/2020 tarihli mahallinde inceleme yetkisini içeren bilirkişi teslim tutanağı ile 03/12/2020 tarihinde Bakırköy ... İflas Müdürlüğü nezdinde yapılan inceleme talebinin, ticari defterlerin İflas Müdürlüğü uhdesinde bulunmayışı nedeniyle gerçekleştirilemediği, konu ile ilgili Bakırköy ...İflas Müdürlüğünce tarafına “Müdürlüğümüz ... iflas dosyasında müflis şirket yetkilisi sorguya ve ticari defter teslimine gönderilen muhtıralara rağmen gelmemiş, ticari defter teslimi yapmamıştır” şeklinde açıklamada bulunulduğunu, Davacı tarafın 2017 ve 2018 yıllarına ait ibraz edilen Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerini yasal süresi içerisinde yaptırmış olduğu, 2017 ve 2018 yıllarına ait Yevmiye Defterlerinin kapanış tasdikini yasal süreşi içerişinde yaptırmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davacının 2017 ve 2018 yılları ticari defterli lehine delil niteliğinin bulunduğu kanaatine varıldığı, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi emanetinde bulunan aşağıdaki tabloda görülen çek asılları, tarafımdan 03.12.2020 tarihinde fiziken incelenip, tabloda yer alan çek asıllarının davacının ticari detterlerinde kayıt altına alındığı tespit edildiği,  davacının ticari defterlerinde yer alan çekler nedeniyle müflis şirketten alacaklı olduğu hesap kayıtlarından anlaşıldığı, ancak cari hesap işlemlerinin özü dikkate alındığında, dinamik karaktere sahip olan bu hesapların nihai bakiye tutarlarının dikkate alınması gerektiği, nihai bakiye tutarları tespit edilirken fiktif işlemlerin olup olmadığı, hesap kayıtlarının belgeye dayanması gerektiği hususları da göz ardı edilmemesi gerektiği, bu kısa açıklama doğrultusunda; davacının 2018 yılsonu cari hesap ekstresinde görüleceği üzere 870.000 TL si tahsil edilememiş çek alacağı, 22.145,87 TL de cari hesap alacağı olmak toplam 892.145,87 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu görüldüğü, ancak cari hesap içeriği incelenirken 31.12.2018 tarih ve 2007 nolu yevmiye maddesiyle kayıt altına alınan 255.000,00 TL tutarındaki virman işlemine ait herhangi bir belge tarafıma ibraz edilememiş olup, bu kayıtla ilgili davacının muhasebecisi tarafından \"2018 yılırıda iade olan çeklerin ortaklar cari hesabına virmanından kaynaklandığı”  şeklinde izahatta bulunulduğu,kanaatince belgesi ibraz edilemeyen 255.000.00 TL tutarındaki kaydın dikkate alınmaması gerektiği, anılan 255.000,00 TL tutarındaki virman işleminin dikkate alınması halinde, davalının cari hesap yönüyle toplamda (892.145.87  - 255.000,00 ) 637.145,87 TL alacaklı olduğu \" şeklinde tespitte bulunmuştur. Somut olay incelendiğinde; davacı şirket, müflis şirket ile ardalarındaki  ticari ilişki nedeniyle muhtelif tarihlerde düzenlenen karşılıksız çıkan 14 adet çekten dolayı toplam 870.000,00 TL alacaklı olduğunu, alacak talebinin iflas idaresince, muhtelif çeklerin yalnızca ön yüzlerini gösterir çek fotokopileri ibraz edildiği, söz konusu çeklerin karşılıksız kaldıklarını gösterir hiçbir belge ibraz edilmemiş olduğundan yargı denetimi gerektirmesi nedeniyle reddine karar verildiğinden  işbu davayı açmıştır. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret olup, emsal Yargıtay ilamlarında ifade edildiği üzere kayıt kabul isteminde, kambiyo senetleri tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığından, müflis ile mevcut ilişkinin ve alacağın dayanağının ispatlanması gerekmektedir.  Mahkemenin her ne kadar \" davacının alacaklı olduğu tüm faturaların müflis şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu\" yönündeki  tespiti hatalı ise de davacı tarafça dayanak yapılan çek asılları ile müflis şirket ile aralarındaki ticari  ilişkiye ilişkin  irsaliyeli fatura suretleri dosyaya ibraz edildiği, incelenen davacının ticari defter ve kayıtlarına göre dayanak yapılan çeklerin tamamının davacının ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davacının usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterleri lehine delil niteliğinde bulunduğu, bu itibarla davaya dayanak yapılan karşılıksız çıkan 14 adet çek karşılığı toplam 870.000,00 TL alacaklı olduğu ispatlandığından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili diğer bir istinaf nedeni olarak, davacının dava dilekçesindeki talebinin azalttığını,  kısmi feragat ile davacının talebini aşan şekilde bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı 13/01/2021 tarihli beyanında \" bilirkişi raporunda tüm çekleri ve müvekkilin ticari defterlerini incelemiş olup çekler hususunda müvekkilin  alacaklı olduğunu fakat tüm cari hesapların incelenmesi neticesinde 2018 yılında iade olan çeklerin ortakların hesabına virmanından kaynaklanan 255.000,00 TL'lik bedelin belgesinin olmadığı ve bu nedenle dikkate alınmaması gerektiği konusunda görüş bildirmiştir. Müvekkilimden ve yetkili muhasebecisinden alınan bilgiler neticesinde ödenmeyen çeklerin olduğunu ve davalıdan alacaklı olduğunu ifade etmişlerdir.  Bu nedenle öncelikle bilirkişi raporuna eksik hesaplama nedeniyle itiraz edip tekrar hesap yapılmasını talep eder, aksi takdirde Sayın Mahkemenin dava sürecinin uzamaması adına bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermesini\" talep etmiştir. Görüldüğü üzere davacının beyanı feragat niteliğinde olmadığı gibi HMK 309/son bendinde feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerektiği hükmolunmuştur. Bu itibarla davacının geçerli bir kısmi feragati bulunmadığından davalı iflas idaresi vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı iflas idaresi vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1.b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,  5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/05/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2907c3ea31b13631","SID":"23d97ad5ad225379"}}