{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/549 <br>KARAR NO\t: 2024/941<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/154 E.  -  2021/82 K.<br><br>DAVACI\t:<br>DAVALI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Patent Tescili, Manevi Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/03/2021 tarih ve 2020/154 Esas - 2021/82 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı, 2013/06900 ve 2013/06901 sayılı patent başvurularının olduğunu, 2013/06900 sayılı patentinin 2015 yılına ait 3. yıl patent yıllık ücret ödemesinin, son ödeme tarihi 07/06/2015 olmasına rağmen, tarafının yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve işsiz kalması nedeniyle 29/07/2015 tarihinde yatırıldığını, cezalı ücretin davalı Kurum tarafından kabul edildiğini, 2013/06901 sayılı patent başvurusunun 2015 yılına ait 3.yıl patent yıllık ödemesinin süresinde 04/06/2015 tarihinde ... Bankası A.Ş.- ... Şubesi’ne yapıldığını, ancak buna ilişkin dekontu bankadan temin edemediği için hak kaybı yaşamamak adına, 2015 yılı yıllık ücretini ikinci kez ve cezalı olarak ...-... Bankası Şubesi’ne yaptığını, 2013/06901 sayılı patent başvurusu için 2 defa ödeme yapılmasına rağmen, davalı Kurumun ilgili patentin ödemesinin yapılmadığı hatalı beyanı ile ilgili patente ait tüm haklarının kaybına sebebiyet verecek hukuk dışı bir karar verdiğini, tarafına ait dava konusu patentlerin kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan üzerinden düşürüldüğünü ve dolayısıyla ilgi patentlerinin 8.yıl patent yıllık ücret ödemelerinin tarafına yaptırılmadığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 04/03/2020 tarih ve 2020/P-1 sayılı kararının yokluğuna karar verilmesini, 2013/06900 ve 2013/06901 sayılı patentlere ait haklarının tarafına iadesini ve aktif statüde yayınlanmaya devam etmesine,  anılan patentlerin 8. yıl ücret ödemelerinin tarafınca cezasız olarak yapılmasına ve  manevi tazminata hükmedilmesine karara verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili,  dava konusu TR 2013 06900 B sayılı incelemesiz patent başvurusu için yapılan incelemede, yıllık ücretlerinin ödenmiş olduğu ve incelemeli sistem tercihinin 07/06/2020 tarihine kadar yapılmaması durumunda incelemesiz patent sisteminde 7 yıl olan koruma süresinin 07/06/2020 tarihinde sona ereceğinin anlaşıldığını, 2013/06901 sayı ve ‘Açık-kapalı fan sistemi’ buluş başlığı ile işlem gören patent belgesinin 3. yıl sicil kayıt ücretinin vade tarihinde ve vadeyi takip eden altı aylık ek süre içerisinde ödenmemesi sebebiyle söz konusu patent belgesinin geçersiz kılındığını, başvuru sahibinin 13.06.2016 tarih ve 2016-GE-244526 sayılı dilekçesi ile ödemenin mücbir sebepten dolayı yapılamadığını açıklayarak patent belgesinin yeniden geçerlilik kazanmasını talep ettiğini, başvuru sahibine 26.07.2016 tarih ve 2016-OE-343314 sayılı yazı ile başvuru sahibinin 13.06.2016 tarihli dilekçesinde belirtilen açıklama ve belgelere ilave açıklamalar veya belgeler varsa bunların, yıllık ücret ödenmemesi nedeniyle geçersizlik ilanının Resmi Patent Bülteninde yapıldığı 22.05.2016 tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma gönderilmesinin gerektiğini, ilave edilecek herhangi bir husus bulunmamakta ise mücbir sebep talebinin Kurum’a gönderilmesi gerektiğinin bildirildiğini, başvuru sahibinin mücbir sebeple ilgili olarak ilave açıklama ve belgeler vermediğini, mücbir sebeple ilgili ilanın 20.12.2016 tarihinde yapıldığını, başvuru sahibinin 13.06.2016 tarihli dilekçesiyle belirttiği mücbir sebep talebinin kabul edilmediğinin 26.03.2018 tarihli yazıyla başvuru sahibine iletildiğini, başvuru sahibinin 27.03.2018 tarihinde tebliğ edilen karara 2 ay içinde itiraz yapması gerekirken 13.06.2019 tarihinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde itiraz ettiğini, Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 48/A maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci ve 11 inci maddesi hükmü uyarınca itirazın süresi içerisinde yapılmadığının tespit edildiğini,  dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 2013/06900 sayılı patent ile ilgili olarak yıllık ücretler ile ilgili yapılan incelemede yıllık ücretlerin cezasız son ödeme tarihinin her yılın 7 Haziran tarihi olduğu, 2015 yılı hariç tüm yıllık ücretlerin zamanı içerisinde ödendiği, 2015 yılı ücretinin süre bitiminden sonra 6 ay içinde cezalı olarak ödendiği ve kabul edildiği, bu patent ile ilgili yıllık ücret ödememe gerekçesiyle herhangi bir hak kaybı mevcut olmadığı, 2013/06901 sayılı patent yönünden ise davalı Kurum'un mücbir sebebin kabul edilmediğine dair kararının 27.03.2018 tarihinde başvuru sahibine tebliğ edildiği, karara karşı başvuru sahibi tarafından 13.06.2019 tarihinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde itiraz edildiği, itirazların Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 48/A maddesi uyarınca 2 ay içerisinde içinde yapılması gerektiği, bu nedenle 04.03.2020 tarih ve 2020/P-1 sayılı YİDK kararı ile itirazın süresi içerisinde yapılmadığından itirazın reddedilmesi kararının kanunen uygun bir karar olduğu, davacının manevi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı, dava konusu patentler hakkında karar verme yetkisinin mahkemelere ait olduğunu, davalı Kurumun yetkisinin bulunmadığını, her iki patentle ilgili yıllık ücretlerin zamanında ödendiğini,  somut olaya 551 sayılı KHK'nın Uygulama Şeklinin Gösteri Yönetmeliği 48/a maddesinin uygulanamayacağını, 551 sayılı KHK'da YİDK'ın yer almadığını, dava konusu patentlerin incelemeli patent olduğunu,  anılan patentlerin yıllık ücretleri zamanında ödenmesine rağmen mücbir sebebi tanımı ile hak kaybına uğradığını, ekonomik sıkıntının mücbir sebebi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının ücretlerin ödenmediği hususunda bildirim yapmadığını  ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali, patentin tescili ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere, davacı diğer taleplerinin yanında manevi tazminat isteminde de bulunmuştur.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki,  manevi zarar, haksız eylemin sonucunda, uğranılan kişilik değerlerindeki azalmanın karşılığı olduğundan  ve zarar gören tarafından da takdir ve tayin edilebilir bulunduğundan  için birden fazla bölümler halinde istenemez. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığı olduğu için, haksız eylemin meydana geldiği anda gerçekleşir. Acı ve elemin bölünerek bir kısmın açılacak kısmi dava ile kalanının açılacak başka bir davada talep edilmesi, manevi tazminatın özüne ve işlevine aykırı düşer. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2007/7817 E-2008/10176 \tsayılı ilamı da bu yöndedir)  Somut olayda davacı tarafça manevi tazminat talep edilmişse de  manevi tazminat miktarı dava dilekçesinde belirtilmemiştir.<br>Harçlar Kanunu'nun 16 .maddesinde değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, davacının tespitten kaçınması halinde, dava dilekçesinin muameleye konmayacağı düzenlemiştir. O halde ilk derece mahkemesince davacıya talep ettiği manevi tazminat miktarını bildirmesi, bildirilen tazminat miktarına göre eksik harcın ikmal edilmesi imkanı tanınarak sonucuna göre bu istem bakımından bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminat isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Her ne kadar istinaf yoluna başvuran davacı tarafça  bu yönde bir istinaf itirazında bulunulmamışsa da, harçlar kamu düzenine ilişkin olduğundan, bu hususun davacının istinafı üzerine resen gözetilmesi gerekmiştir.<br>Kabule göre de, mahkemece davacının dava konusu 2013/06901 sayılı patent yönünden mücbir sebep talebinin kabul edilmediğine dair Patent Dairesi kararına karşı süresinde itiraz etmediği kabul edilerek karar verilmişse de dosya kapsamında anılan Patent Dairesi kararının davacıya tebliği belgesine rastlanılmadığından davacının itirazının süresinde olup olmadığı anlaşılamamaktadır.<br>Yine kabule göre, davacı yargılama sırasında  dava konusu 2013/06901 sayılı patent yönünden, uyuşmazlık konusu olan döneme ilişkin yıllık ücretlerin zamanında ödendiğine dair bir kısım banka dekontları sunmasına rağmen mahkemece bu hususta inceleme ve değerlendirme yapılmaması da doğru olmamıştır..<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/03/2021 gün ve 2020/154 E.  -  2021/82  Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı  tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br><br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/05/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2024   \t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e400ed9b8f9556c4","SID":"e58774dd7599f4c9"}}