{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/648 <br>KARAR NO: 2024/701<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/182<br>KARAR NO: 2020/1122<br>KARAR TARİHİ: 24/12/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... A.Ş. davacı sigorta nezdinde... numaralı Özel İşyeri paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, ... Mah. ... Sk. .. Blok No:... Tuzla adresinde kurulu tesiste, 25/08/2018 tarih saat 12:47 civarında elektrik kesintisi meydana geldiği, bu kesinti sonrasında davalı ile irtibata geçildiği ve arıza kaydı oluşturulduğu, davalı yetkililerin elektrik verip bölgeden ayrılmasından sonra saat 14:45 de elektriğin tekrar kesilmesi üzerine ikinci defa davalı ile irtibata geçildiği ve arıza kaydı oluşturulduğu, ve davalı yetkilileri tarafından yapılan müdahaleden sonra davacı sigortalısına ait TM-3 bölgesinde bulunan 200 kVA 1 adet trafonun hasar gördüğü ve kullanılamaz hale geldiği, meydana gelen hasar nedeni ile sigortalısına 26/12/2018 tarihi8nde 142.718,15-TL ödendiği belirtilerek iş bu bedelin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ücreti vekalet ve yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Elektrik Dağıtım ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında davalı şirket, davacı şirket sorumluluğundaki tesislerde herhangi bir arıza, olumsuzluk ve elektrik kesintisi tespit edilmediği, davacı sigortalısının ilgili Yönetmeliğe göre yapılan başvurusunun reddedildiği, Yönetmeliğin Kullanıcı Zararlarının Tazmini başlıklı 26. maddesi gereği davalı şirket sorumluluğunda bulunan dağıtım tesislerinden kaynaklanan herhangi bir elektrik kesintisi bulunmadığı, dolayısıyla, \"elektrik kesintisi\" ifadesinin davacının sigortalısı olan şirketin kendi elektrik tesisatındaki arıza sebebiyle elektriksiz kalma halini İfade ettiği, davacının sigortalısı dava dışı şirketin kendi elektrik tesisattan kaynaklandığının kabulü ile davanın reddi ve aksi kabul ile müvekkil davalı şirketin zarardan sorumlu olduğunun değerlendirilmesi halinde fahiş tazminat taleplerinin gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi neticesinde indirilmesi ve yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesinin talep edildiği görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Dava dışı ... A.Ş'ye ait iş yerinde 25/08/2018 tarihinde meydana gelen arıza esnasında oluşan zararın sorumluluğunun kime ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık mevcuttur. Sigortalıya ait iş yerinde arızanın oluşmasından sonra yüksek gerilim ve orta gerilim seviyelerindeki anahtarlanmalar esnasında trafoların anahtarlanma esnasına yüksüz enerjilendirilmesi gerektiği, somut olayda sigortalı şirketin sorumluluk alanında iki kez arıza meydana geldiği, ikisinde de yük altında anahtarlama yapıldığı, enerji tatbikinden önce trafoların devre dışı bırakılmamış olması ve enerji tatbikinden sonra tüm güç trafolarının sırasıyla devreye alınmamış olması dava dışı ... A.Ş'nin hatası olduğu bilirkişi heyet raporunda belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu hasarın meydana gelmesinde davalının kusurunun olmadığı kanaatine varılmış olup davanın reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının kusursuz sorumluluğu bulunduğu, gerekli özenin gösterilmediği, davalı ekiplerinin ikinci arızaya müdahalesi ile elektriğin tekrar verilmesi sonucunda davaya konu hasarın meydana geldiği, yönetmeliğin 27. maddesi uyarınca elektrik kesintisine neden olan durumu ortadan kalkması için elektriğin verilmesi gerektiğinin sözlü daha sonra ise yazılı olarak teyit edilmesi gerektiğinin yönetmelikte belirtildiği, ancak dava konusu olayda bu hükümlere uygun bir müdahalenin yapılmadığı, kusurun davalıda olduğu ve eksik inceleme ile karar verildiği belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca sorumlu davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 142.718,15 TL asıl alacak ve 914,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.633,11 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ... no'lu poliçenin incelenmesinde; davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında 15.07.2018-2019 dönemlerini kapsayacak şekilde Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi düzenlendiği, dava konusu hasarın 25.08.2018 tarihinde meydana geldiği ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 142.718,15 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda; Yetkililerle yapılan görüşmede Ayedaş tarafından sağlanmakta olan elektrik enerjisinin 25.08.2018 tarihinde saat 12:47 ve daha sonraları 14 :45 sıralarında yaşanan kesintiler ve daha sonra tekrar elektriğin verilmesi esnasında sigortalı tesisin şalt giriş hücrelerinden ... marka ... tipi ... seri nolu 2014 yılı ,mali metal mahfazalı modüler şalt giriş hücresinin izolatörlerinin patlamış ayrıca tesis içerisinde TM-3 bölgesinde bulunan ... marka ...  seri numaralı 03/2015 yılı imali 2000 Kva fanlı kuru tip trafonun kesintiler sonrası enerji verildiğinde sistemden çekilen aşırı güce dayanamaması ve 1V ile 1U sargılarında kısa devreler oluşması neticesinde trafonun ağır derecede (pert total) hasarlanmış olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Elektrik mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 02.03.2020 tarihli raporda özetle; meydana gelen arızanın dağıtım sisteminden kaynaklanmadığı, davacı sigortalının iç tesisatındaki bakım ve işletme zafiyeti nedeniyle( gerilim kaynaklı arızaların kaynaklarından bir tanesi de şebeke anahtarlama (açma/kapama) zamanlarında oluşan aşırı gerilimlerdir .bu gerilimler trafonun izolasyonunu zorlayarak arızalara sebep olabilirler .bu sebeple yüksek gerilim seviyelerindeki anahtarlamalar esnasında trafolar anahtarlanma esnasında yüksüz enerjilendiirlirler. Hasar gören trafonun etiket bilgilerinden anahtarlama aşırı gerilimi yönünden 70 Kv GİBİ bir değeri alabilecek kapasitede olduğunun görüldüğü ancak işletme ve bakım zafiyeti gibi hususlar malzeme kalitesi , koruma koordinasyonunda yaşanan birtakım eksiklikler sebebiyle kimi zaman ekipmanların hasarlanabildiği, bu yönüyle tesisin mülkiyeti sigortalı iş yerine ait olduğundan tedbirlerin alınmasında yine sigortalının yükümlülüğünde olduğu , bu arızada meydana geldiği gibi ekipmanlarda oluşabilecek hata akımlarını algılayıp arızalı devreyi sistemden ayırca ayıracak koruma röleleri ve kesici devrelerin selektivite esaslarına dayanılarak koordine edilmesi gerektiği , somut olayda sigorta şirketinin sorumluluk alanında 2 kez arıza meydana geldiği , 2'sinde de yük altında anahtarlama yapıldığının anlaşıldığı , bu durumun işletme faaliyetleri açısından istenmeyen bir durum olup arızaya sebep olan etkenlerden birisi olduğu , dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılan sigortalının tesisinde meydana gelen ilk ve 2. Arıza sonrası yeterli denetim yapılmadan enerji talep edildiği ve dağıtım şirketince talebe istinaden enerji verildiği , oysa yapılması gerektiğinin arıza sonrası tüm techizat ve koruma rölelerini gözden geçirerek olumsuzluk bulunmadığının tespiti , Trafoların OG ve AG giriş çıkış kesicilerinin boşaltılarak ayedaş bağlantı hattından enerji taktik edildikten sonra tüm güç trafolarını sırayla devreye alınması olması gerekirken , tüm kullanıcı yükü hazır dayken enerji istenmesi ve yeterli denetimi yapılmamasının işletme zafiyeti olduğu ve davalı dağıtım şirketine kusur atfedilemeyeceği) hasar oluştuğu, dava dışı sigortalının tesislerindeki işletme ve bakım faaliyetlerinin kendisinin üstlendiği dolayısıyla, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında davalıya rücu imkanının bulunmadığını, 142.718,15 TL talep edilen tazminat bedelinin hasar tespitine göre kadri maruf olduğu görüşünde bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:6098 sayılı TBK'nin 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nun 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bina veya yapı eserlerinden doğan sorumluluğun doğması için; kişinin bina veya sair inşa eserinin maliki olması ve zararın bina veya sair inşa eserinin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki bir noksanlıktan meydana gelmesi gerekir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nin 69. maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bir bina veya yapı eserini malikinin TBK'nin 69. maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer. Bununla birlikte zararla, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunması yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu sorumlulukta zarar gören zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğunu ispatlamakla yükümlü ise de yapı malikinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zira TBK'nin 69. maddesine dayalı sorumluluk, kusursuz sorumluluk halidir. Bu nedenle yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/02/2016 tarih 2014/11-289 E. 2016/163 K. sayılı ilamında illiyet bağının varlığı ve kesilmesi \"...İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Mülga BK’nun 58. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerekir. Doktrindeki kabul edilen görüşe göre illiyet bağının kesilmesi olasılığı dar yorumlanmalıdır. Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Bu bakımdan sorumluluktan kurtulmak oldukça zorlaştırılmıştır (Erten Ali, Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, BK.58, Ankara 2000, s.230; Baş Ece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, XII Levha Yayınları, s.113; Deschenaux Henri, Tercier Pierre, Sorumluluk Hukuku, Çeviren Salim Özdemir, Ankara 1983, s.37). İlliyet bağını kesen hallerden birinin varlığı veya zarara yapım bozukluğu veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir sebepten üçüncü bir kişinin kusurundan kaynaklanan başka bir kazanın sebep olduğu kanıtlanmadığı takdirde ispat yükü yerine getirilmiş sayılır...\" şeklinde açıklanmıştır. Somut davada, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda dava dışı sigortalı iç tesisatında meydana gelen arızanın dağıtım şirketinden kaynaklanması hali, dağıtım sistemindeki bir arızanın kullanıcıyı etkileyerek şebekenin öngördüğü teknik kalite parametrelerinin dışında bir gerilim veya akımı kullanıcı tesislerine zarar vermesi durumunda söz konusu olabileceği, bununla birlikte sadece kullanıcı yani dava dışı sigortalının tesislerindeki arıza hali için dağıtım şirketine herhangi bir sorumluluk yüklenmesi mümkün görülmediği belirtilmiş olup, bu tespitin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Enerji Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 27. maddesinde, enerji kesintisine neden olan durum ortadan kalktıktan sonra kullanıcıya ait tesis ve teçhizatın mümkün olan en kısa sürede yeniden enerjilendireceği belirtilmiştir. Yine yönetmeliğin 32. maddesinde, herhangi bir olaya ilişkin bildirimlerin yazılı olarak yapılması için yeterli zaman olmadığı hallerde, olayın meydana gelmesi ardından otuz dakika içinde sözlü olarak yapılan daha sonra faks, e posta ve posta yoluyla yazılı olarak teyit edileceği belirtilmektedir. Uyuşmazlığa konu olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden, taraflar arasındaki iletişimin telefonla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Ancak her ne kadar yönetmeliğe göre enerji talebinin sözü istenmesinden sonra mutlaka yazılı teyit edilmesi gerektiği anlaşılmış ise de; somut davada yönetmeliğin işbu maddesinde uygulanmamasının taraflara kusur atfına sebep olmayacağı açıktır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/05/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f40a087ec7dd4aa","SID":"145a96ece7edaf31"}}