{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1029 <br>KARAR NO: 2024/928<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/06/2020<br>NUMARASI: 2016/907 Esas -  2020/263 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, davalı ...'un sevk ve idaresinde olduğu sırada, vekil edenlerinin eşi ve babası bulunan yaya ...'a çarpması neticesinde meydana gelen 16/07/2014 günlü trafik kazasında ... hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ve eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) davacı ... için 8.000,00-TL, davacı çocuklar ... ve ...  için de ayrı ayrı 1.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden diğer davalı bakımından ise olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen; keza her bir davacı için ayrı ayrı 25.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL manevi tazminatında davalı araç sürücüsü ... kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; 02/12/2019 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de davacı eş ... için olan destekten yoksun kalma  tazminatına ilişkin istek miktarını 23.702,65-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, kusur bilirkişi raporları, tanık beyanları, olayla ilgili olarak Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2014/684 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosya kapsamından  temin edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; ...'ın ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda, davalı araç sürücüsünün %30 oranında, müteveffanın ise %70 oranında kusurlu olduğu, ... ölümü ile desteğinden yoksun kalan eşinin destek tazminatı talep hakkının bulunduğu, davacı çocukların ise  kaza tarihi itibariyle destek yaşından çıkmış olmaları nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, davacı eşin  talep edebileceği destek tazminatı miktarının yeterli ve geçerli nitelikteki  aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 20/06/2019 günlü raporla belirlendiği, kazaya karışan aracın tescil belgelerine göre kullanım tarzının hususi olarak bildirildiğinden, uygulanması gereken faiz cinsinin yasal faiz olduğu ve davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt halinin 20/11/2015 tarihinde oluştuğu, ayrıca kazanın oluş şekli, kusur oranları, tarafların sosyoekonomik durumları, paranın alım gücü, hak ve nesafet kuralları gözetildiğinde davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin  kısmen kabulüne karar verilmesinin uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle;-Davacıların MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN; -Davacı ... yönünden kabulü ile talep arttırım dilekçesi ile arttırılan 23.702,65 TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 16/07/2014 tarihinde davalı ... Şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 20/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,-Davacılar ...,  ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının destekten yoksun kalma şartı gerçekleşmediğinden reddine,-Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, -Davacılar  ... yönünden ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi tazminat toplamı 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 16/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; kazanın oluşumunda tüm kusur davalıya ait olduğu halde, hatalı bir biçimde sadece %30 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi neticesinde, davacı Sati bakımından  maddi tazminatın  olması gerekenden az hesaplandığı, diğer davacıların destek tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin de  tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere bakıma muhtaç olmaları nedeniyle isabetsiz bulunduğu, ayrıca manevi tazminat miktarlarının da hakkaniyetten uzak bir biçimde belirlendiği ve maddi tazminata ilişkin olarak talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin de doğru bulunmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, talepler doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, ölüm olayına dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle görülmekte olan davada kusur konusunda uzman bilirkişiler tarafından düzenlendiği anlaşılan 12/06/2018 günlü heyet raporundaki kazanın oluş şekli ile bu oluş şekline göre tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin, kaza tespit tutanağı ile bu tutanağa ekli krokideki belirlemeler yanında olayla ilgili olarak Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan ve UYAP kayıtlarından da anlaşılacağı üzere Yargıtay denetiminden de geçtiği anlaşılan 2014/694 Esas sayılı dosyadaki kusura ilişkin tespitlerle  ve dahi görülmekte olan davada ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden temin edildiği anlaşılan 02/05/2017 günlü kusur raporundaki kusura ilişkin değerlendirmelerle de örtüşmesi karşısında mahkemece 12/06/2018 günlü heyet raporu hükme esas alınarak kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %30 oranında, müteveffanın ise %70 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik tespit edilememesine, her ne kadar davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve kişisel müracaat sonucunda temin edildiği anlaşılan 21/05/2018 günlü heyet raporunda, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün asli ve tam olarak kusurlu olduğu mütalaa edilmiş ise de, Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen mahkumiyet kararına ilişkin olarak katılanların talebi ile 17. Hukuk Dairesi'nce yapılan temyiz incelemeleri neticesinde verilen 2019/4680 Esas-2020/867 Karar ve 2021/2090 Esas-2021/8326 Karar sayılı ilamlardaki \"...sanığın sevk ve idaresindeki otomobili  ile yerleşim yeri içerisindeki iki yönlü asfalt kaplama yol üzerinde Güney Yan yol istikametinde İstasyon Caddesine doğru seyri sırasında sağ taraftan karşıdan karşıya geçmek için demir korkuluklardan geçip, yola giren yaya ...'a çarpması ile yayanın hayatını kaybetmesine, tali kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda...\" şeklindeki değerlendirmenin esasen maddi olgu niteliğinde bir tespit olduğu gözetildiğinde, müteveffa yayanın kazanın oluşumunda hiç kusuru olmadığı, tüm kusurun davalı araç sürücüsüne ait bulunduğu şeklindeki böyle bir rapora itibar edilmemiş olmasının doğru bulunmasına; bundan ayrı destek tazminatı talep eden diğer davacıların kaza tarihinde yetişkin oldukları ve çalışmalarına engel bir durum içerisinde bulundukları da ileri sürülüp kanıtlanamadığına göre, yerleşmiş yargısal uygulamalar gözetilerek, davacı çocukların maddi tazminata ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında bir yanılgı tespit edilememesine; keza hükme esas alındığı anlaşılan 20/06/2019 günlü hesap raporundaki davacı ...'ın talep edebileceği destek tazminatı belirlenmesine esas hesap yöntemine (-kusur hariç) davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığı, aksine bu rapor doğrultusunda bedel arttırımı cihetine gidildiği dikkate alındığında, mahkemece %30 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmamasına ve dahi kazaya sebebiyet veren aracın hususi otomobil olduğu, ticari bir amaçla kullanılmadığı anlaşıldığından, hüküm altına alınan maddi tazminat bakımından yasal faiz uygulanmış olmasının da doğru olmasına; tüm bunlardan ayrı kazanın meydana geldiği tarih (-16/07/2014) oluş şekli, kusur durumu (-kazanın oluşumunda müteveffa %70, davalı araç sürücüsü ise %30 oranında kusurludur.) kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyoekonomik durumları birlikte gözetildiğinde mahkemece taksirli bir eylem neticesinde meydana gelen ölüm olayı nedeniyle davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının 26/06/1966 gün 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda gösterilen ilkeler ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala aykırı olmamasına ve davacıların talep miktarları da gözetildiğinde yetersiz bulunmamasına göre; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davacıların her birinden ayrı ayrı alınması gereken 427,60'ar-TL  istinaf karar ve ilam harcı toplamı olan 1.710,40-TL'den; davacılar tarafından ayrı ayrı yatırıldığı anlaşılan toplam 232,30-TL harç ile davacıların  birlikte istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında yatırıldığı anlaşılan  ilk başvuru harcı esasen yeterli olduğu için, daha sonra  fazladan yatırıldığı tespit edilen 486,30-TL  başvuru harcının   düşümü ile kalan 991,80-TL istinaf karar ve ilam harcının  davacılardan müsavi şekilde tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, maddi tazminat yönünden HMK'nın 361. madde hükmü  uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık, manevi tazminat yönünden ise HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24e37f79b16936a4","SID":"7dacfbde239ff633"}}