{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/486 <br>KARAR NO: 2024/682<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2012/187<br>KARAR NO: 2018/314<br>KARAR TARİHİ: 05/04/2018<br>DAVA: Genel Kurul Kararının İptali<br>KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin davalı kooperatifin üyeleri olduğunu, arsa alınıp inşaata başlandığını ve 2004 yılında inşaat tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, üyelerin herhangi bir kişi veya kuruma borcu bulunmadığını, genel kurulun hegemonyası altına alınan kooperatif yönetimi ferdi mülkiyete geçisinin engellediğini, 1989 yılında 15 yıl süreli olarak kurulan kooperatifin süresinin 2004 yılında dolduğunu, 2012 yılında yapılan son Genel Kurul'da kooperatif süresinin 50 yıl olarak belirlendiğini, kooperatifin yönetiminin bir ailenin eline geçtiğini, üyelerin bıktırılarak hisselerini satılmaya zorlandıklarını, inşaatı tamamlanan binanın değerinin ve kira getirisinin yüksek olduğunu, kooperatifin feshine giden yolu açmamak için yönetim kurulunun ferdileşmeyi gündeme getirmediğini ileri sürerek davalı kooperatifin süresinin 50 yıl olarak belirlenmesine ilişkin ana sözleşme değişikliğinin ve yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin 19/06/2012 tarihli Genel Kurul Kararlarının iptaline, ferdileşmeye geçilmemesinin yasanın emredici hükümlerine ve ana sözleşmeye aykırı olduğunun ve ferdileşme koşullarının oluştuğunun tespitine, ferdileşme kararı verilerek ortaklara yerlerinin ortaklık senedinde yazılı şartlarda tahsisine ve gerekmesi halinde tadilat projesi yaptırılmasına, kooperatife birden fazla kayyım atanmasına ve kayyıma proje tadilatı yapmak üzere yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; kooperatif faaliyetinin halen devam ettiğini ve sürenin genel kurulda oy çokluğu ile 50 yıla çıkarıldığını, müvekkilinin ferdi mülkiyete geçiş işlemlerini başlatmak üzereyken dava ikame edildiğini ancak genel kurul kararının iptali hususundaki talebin reddedildiğini, davacının dava talebinin kooperatife ait 4 bağımsız bölümü 31 üyeye ayırması olduğunu, davacı yanın bu talebinin mümkün olmadığını, ferdi mülkiyete geçiş ile ilgili bir genel kurul kararı olması nedeniyle davacıların talepleri yerinde olmadığını, kooperatife ait 4 adet dükkan kiraya verildiğini ve kira bedellerinin kooperatif hesabına yatırıldığını, davacıların bu hususta şikayette bulunduğunu ancak yasal tahkikat sonucu faaliyetlerin usul ve yasaya uygun olduğu tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; \"...Somut olayda, davacıların genel kurul toplantısına katıldıkları görülmüştür. Davacı kooperatif üyelerince davalı kooperatifin 19/06/2012 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan 4 ve 6 numaralı kararların dilekçede ileri sürdükleri nedenlerle iptali istenilmiş ise de, incelenen Olağan Genel Kurul Toplantısı tutanağında genel kurula katılan davacıların iptalini istedikleri her iki karara ilişkin karşı oy kullandıkları ancak, muhalefet şerhini yazdırmadıkları anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacıların dava konusu yaptıkları genel kurul kararlarının iptalini dava etme hakları bulunmamaktadır. Diğer yandan, kooperatif üyeleri davacılar tarafından ferdileşme kararı verilmesi ve kayyım atanması isteminde bulunulmuş ise de, ferdileşmeye karar vermeye yetkisinin kooperatifin genel kurulunun yetkisinde olduğu ve mahkememizce bu konuda karar verilemeyeceği, kooperatifte organ eksikliğinin bulunduğu yönünde bir iddia ileri sürülmediğine göre kayyım atanmasına da yasal olanak bulunmadığı...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın reddi kararı hukuka uygun ise de davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olması sebebiyle ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının bu yönüyle düzeltilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesine dayalı olarak açılan genel kurul kararı iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 57 ve 58.maddelerinde ihtiyari dava arkadaşlığı düzenlenmiştir.  HMK'nın 57. maddesinde; \"Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir: a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması.b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri. c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması\",HMK'nın 58. maddesinde ise; \"İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.\" hükümlerine yer verilmiştir. Bu hükümler uyarınca birlikte dava açma hakkına sahip olanların her biri ayrı ayrı dava açabilecekleri gibi isterlerse birlikte de dava açabilirler ve davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı doğar. Somut olayda, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu ise de; davanın tek başvuru/karar harcı alınarak açıldığı ve sonuçlandırıldığı gözetildiğinde, davada vekille temsil edilen davalı yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi Dairemiz tarafından usul ve yasaya uygun bulunmuştur (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2024 tarihli 2023/1115 E. 2024/551 K., 10/01/2024 tarihli 2022/5310 E. 2024/75 K. sayılı ilamları).Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6787fea33d9a6e07","SID":"fd9a9a9f5c26b8ec"}}