{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/636 <br>KARAR NO: 2024/517<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2020<br>NUMARASI: 2017/1110 Esas, 2020/565 Karar<br>BİRLEŞEN Bakırköy 7. ATM'nin <br>2018/98 Esas 2018/320 Karar sayılı dosyası<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 08/05/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalıların 4 adet asansörün revizyonunun yapılması hususunda anlaştıklarını, davacı firmanın revizyonu tamamladığını, asansörlerin yeşil etiketlerini aldığını ve asansörleri şartlara uygun kullanılır vaziyette davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın bu yönde hiçbir itirazının olmadığını ve yeşil etiketin alınması ile eser sözleşmesinin sona erdiğini, ancak davalı tarafın asansörlerin bakımını gereği gibi yapmadığını, kendi kusurundan kaynaklı problemleri davacı tarafa yüklemeye çalıştığını, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında iş bedelinin KDV hariç 65.000 TL olarak  belirlendiğini, müvekkilinin davalıya davaya konu teminat senetini verdiğini, müvekkilince tüm edimlerin yerine getirilmiş olmasına rağmen davalının davaya konu teminat senetini takibe koyduğunu ve müvekkili hakkında Bakırköy .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını belirtilerek işbu icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30/12/2014 tarihinde asansör revizyon sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince işin 28/02/2015 tarihi itibari ile bitirip teslim edilmesi gerektiğini, aynı sözleşme ile davacının sözleşme konusu işle ilgili 2 yıl garanti verdiğini, ayrıca cezai şart maddesi gereğince sözleşme şartlarının ihlali halinde müvekkilinin zararlarının giderileceği, sözleşme ile üstlenilen işlerin davacı tarafından eksik ya da hiç yapılmaması, işin üçüncü bir kişiye / firmaya yaptırılması halinde aradaki farktan davacının sorumlu olacağının belirlendiğini, aynı madde kapsamında 28.02.2015 tarihi itibariyle işin tesliminin gecikmesi halinde davacının davalıya günlük 1.000,00 TL ceza ödeyeceğini, 30/12/2014 tarihli sözleşme kapsamında davacının sözleşmede geçen hizmeti gününde teslim etmediğini, dolayısıyla davacılar vekilinin menfi tespit davasındaki iddialarının hiçbir yasal ve hukuki dayanağının bulunmadığını, sözleşme şartlarının tam olarak yerine getirildiğinin, 4 asansör için yeşil etiket alındığının davacı tarafın ispatlaması gerektiğini, icra takibine konu senedin teminat senedi olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatı talebininin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı olarak alacağının bulunduğunu, davalıya noter ihtarnamesi ile yapılan işin teslim edildiğini, asansörlere yeşil etiket alındığını, asansörlere yeşil etiket alınması ile sözleşmenin sona erdiğinin, borcun ödemesi gerektiğinin ihtar edildiğini, bu alacağı içerir cari hesap ekstresindeki miktarın tahsili için icra takibi yapıldığını, ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirtilerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle  davacının iddiası aksine müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını, taraflar arasında 30/12/2014 tarihinde asansör revizyon sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediğini, davacının yüklendiği işleri sözleşmede öngörülen sürede teslim etmemesi sebebiyle cezai şart alacakları olduğunu, sözleşme şartlarının tam olarak yerine getirildiğinin, 4 asansör için yeşil etiket alındığının davacı tarafın ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında 30.12.2014 tarihinde 1 adet insan ve 3 adet yük asansörünün revizyonu konusunda sözleşme yapıldığı, davacı şirketin sözleşme kapsamında yüklenici sıfatına haiz olduğu, işin bedeli olarak 65.000,00 TL, teslim süresi olarak 28.02.2015 tarihinin belirlendiği, taraflar arasında iş bitimi sonrasında kabul tutanağı düzenlenmediği, 3 adet asansör yönünden yeşil etiketin alındığı, ancak 1 adet asansör yönünden sarı etiket alındığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterleri ve cari hesap kayıtlarının incelenmesinde; 13.04.2016 tarihi itibariyle davalının davacıya 17.185,82 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, her iki tarafın defterlerinin bu alacağı teyit ettiği, davalının defterlerinde yer alan 31.10.2017 tarih 26.550,00 TL tutarlı \"modernizasyon ve proje be\" açıklamalı faturanın, davacı defterlerinde yer almadığı, davacıya gönderilen bu faturanın süresi içerisinde iade edildiği, bu sebeple davalı lehine delil niteliğinin bulunmadığı, Bakırköy .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe konu 65.000,00 TL miktarlı bononun davalının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığına dair bilirkişiler tarafından herhangi bir tespitin yapılmadığı, bono üzerindeki miktarın taraflar arasındaki sözleşmedeki miktar ile aynı olduğu, bonodaki tediye tarihinin sözleşme tarihi ile aynı olduğu, davalı ile davacı arasında bonodaki miktara yönelik başka bir iş ilişkisinin olmadığı, davalı tanığının açıkça teminat senedi olarak alındığını belirttiği, taraflar arasındaki işin görüldüğü de anlaşılarak senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı, teminat senedi vasfında olduğu, davacıların senede dayalı takip açısından borçlu olmadıklarının tespiti gerektiği, teminat senedi olmasına rağmen icra takibine konu yapılması sebebiyle (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.12.2013 Tarih ve 11630/22745 E-K. Sayılı ilamı) davacıların lehine kötüniyet tazminatına hükmedildiği, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak iş sahibi davalının yer teminini usulüne uygun yapmadığı, asansör revizyonu için 1 asansör yönünden sarı etiket alınmasına sebebiyet veren durumun mülkün kendisinden kaynaklandığı, kuyu dibinin yetersiz olduğu, bu haliyle davacının kendisinden kaynaklı olmayan sebepler dolayısıyla süresinde ve tam olarak teslim yapmaması nedeniyle davalının sözleşmedeki maddeler dolayısıyla cezai şart ya da başka bir alacak talep edemeyeceği, ancak hakkaniyet gereği, davacı şirketin de revizyon teklifini sunarken zemin incelemesini tam ve düzgün yapıp ona göre sözleşme ve fiyat teklifinde bulunması gerektiği, bu yükümlülüğü davacının tam olarak yerine getirmediği ve 1 asansör yönünden 5.750,00 TL ek bir masrafla düzeltme sağlanacağının bilirkişi raporu ile belirlendiği, bu miktardan davacı şirketin sorumlu olduğu, icra takibindeki asıl alacak miktarından mahsubu gerektiği, bakiye asıl alacağın 11.435,82 TL olacağı ve yine bu alacağa mahkemece resen yapılan hesaplama ile 109,97 TL faiz talep edilebileceği, icra takibindeki alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile, Asıl Davanın  KABULÜ İLE, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip içeriğindeki borç yönünden davacıların borçlu olmadığının tespitine, İcra takibindeki alacağın %20'si olan 16.863,76 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Birleşen Bakırköy 7. ATM'nin 2018/98 Esas 2018/320 Karar sayılı dosyasındaki davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki davalı itirazının iptali ile takibin 11.435,82 TL asıl alacak ve 109,97 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 11.545,79 TL üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, İcra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davalar davalı vekilli istinafa başvurmuştur. Asıl ve birleşen davalar davalı vekili istinaf dilekçesi ile, müvekkili ile davacı arasında 30.12.2014 Tarihli Asansör Revizyon Sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme konusu 3 adet yük ve 1 adet insan asansörünün sözleşme şartlarında revizyonunun yapılarak, açık ve gizli ayıplarından ari olarak kabul tutanağı ile teslim etmeyi, sözleşme kapsamında her bir asansör için \"Yeşil etiket almayı\"  ve sözleşme ile yüklendiği işleri 28.02.2015 tarihi itibari ile bitirip teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini,  aynı sözleşme ile davacının sözleşme konuşu işle ilgili 2 (iki) yıl garanti verdiğini, ayrıca Cezai Şart Maddesi gereği 30.12.2014 tarihli sözleşme şartlarının ihlali halinde müvekkil şirketin zararlarının giderileceği, sözleşme ile üstlenilen işlerin davacı tarafından eksik ya da hiç yapılmaması, işin üçüncü bir kişiye / firmaya yaptırılması halinde aradaki farktan davacıların sorumlu olacağının, 28.02.2015 tarihi itibari ile işin tesliminin gecikmesi halinde günlük 1.000 TL Cezai Şartın da ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı tarafından işin 30.12.2014 tarihli sözleşme kapsamında yapılıp teslim edilmediğini, sözleşmede açıkça kararlaştırıldığı halde \"Kabul Tuatanağı\"  da düzenlenmediğini, müvekkilinin sözleşmeyi ihlal eden hiçbir davranışının söz konusu olmadığını, davacının bu yönde bir iddiasının da bulunmadığını, davacıya yaptığı işin bedelinin tam olarak ödendiğini, müvekkilinin 30.12.2014 tarihli sözleşmeye göre davacının eksik yaptığı işleri üçüncü kişilere yaptırmasının tarafların anlaştığı bir husus olup bu konuda davacı tarafın da bir itirazı bulunmadığını, ayrıca cezai şart koşulu gereği davacının müvekkiline günlük 1.000,00 TL cezai şart borcu olduğunu, hukuki durum bu olduğu halde mahkeme tarafından sözleşmeye aykırılıkların hiçbiri mevcut değilmiş gibi davacı tarafın haksız ve mesnetsiz menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, 30.12.2014 tarihli sözleşmenin koşullarının davacı tarafından açıkça ihlal edildiğini, davacıya çekilen Büyükçekçemece ... Noterliğinin 31.10.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesine rağmen aykırılıkların giderilmediğini, müvekkilinin de son çare olarak gerek eksik işleri üçüncü kişilere yaptırmaktan kaynaklı alacaklarını gerekse cezai şart alacağını tahsil için yasal takip başlattığını, davacı vekilinin, sözleşme konusu işlerin tam olarak yapıldığını ve sözleşmeye konu 4 adet asansör için yeşil etiket alınarak müvekkiline teslim edildiğini iddia ettiğini ancak bu hususta sözleşme kapsamında işleri tam olarak yaptığını ve yeşil etiket aldığına dair bir delil sunmadığını, müvekkiline ait ve sözleşme konusu 4 Adet asansör için yeşil etiketin hiçbir zaman alınamadığını, davacının sözleşme kapsamında işlerini yapmaması üzerine, sözleşme konusu işlerin 3. bir firmaya (...) yaptırıldığını ve ancak mavi etiket alınabildiğini, buna rağmen dosyaya sunulan bilirkişi raporunda yeşil etiket alındığından bahsedildiğini, bu hususun gerçekle bir ilgisinin bulunmadığını, takibe konu senet miktarı kadar müvekkilinin alacaklı olduğunu, rızaen imzalanıp verilen senetten her iki davacının da ayrı ayrı sorumlu olduğunu, kambiyo senedi niteliğindeki bononun ayrıca sebepten mücerret olduğunu, mahkemenin aksine kanaat ile menfi tespit davasının kabulüne karar vermesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığını, yukarıda bahsedilen ihtarname ekinde tebliğ edilen 26.550,00 TL bedelli fatura kadar müvekkilinin alacaklı olduğunu, dava konusu uyuşmalık hakkında mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişilerden rapor alındığını, alınan kök raporun açıkça maddi hatalar, hatalı değerlendirmeler içerdiğini ve netice itibari ile hukuken hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu rapora itiraz edildiğini ve yeni bir heyetten rapor alınmasının talep edildiğini, mahkemenin haklı bir nedeni olmadığı halde dosyayı uyuşmazlık hakkında görüşünü açıklayan heyete vererek ek rapor alınmasına karar verdiğini, bu yönü ile eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak verilmiş kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl dava takip dayanağı bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti, birleşen dava eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda taraflar arasında 30/12/2014 tarihli asansör revizyon sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin sözleşme konusu işi tamamlayarak teslim ettiğini, sözleşme kapsamında teminat bonosu verildiğini, davalı iş sahibinin iş bedelinin bir kısmını ödemediğini belirterek asıl davada teminat olarak verilen bononun haksız takibe konulduğunu belirterek bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitini, birleşen davada bakiye iş bedeli alacağı için yaptıkları takibe itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya içinde bulunan belgelerden, taraflar arasında 30/12/2014 tarihli asansör revizyon sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye göre tarafların davalıya ait 3 adet yük 1 adet insan taşıma asansörünün revizyonun 28/02/2015 tarihine kadar yapılması konusunda anlaştıkları, sözleşmede bedel olarak KDV hariç 65.000 TL öngörüldüğü, davacı yüklenicinin revizyon yapılacak asansörlere yeşil etiket almayı üstlendiği, sözleşmenin 4. Maddesine göre asansörlerin kurulumundan ve randımanlı çalıştığının tespitinden sonra kabul tutanağı düzenleneceğinin, karşılıklı kabul tutanağının imzalanması ile teslim edilmiş sayılacağının, 8.1 Maddede de garanti süresinin 2 yıl olduğu, 8.2 Maddede yüklenicinin edimlerini ihlal etmesi, taahhütlerini yerine getirmemesi, geç teslim halinde iş sahibinin uğrayacağı zararları karşılamayı ve geç teslim nedeniyle günlük 1.000 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiği, anlaşılmaktadır. Yine dosyaya gelen TSE Marmara bölge koortinatörlüğünün yazısından sözleşmeye konu 3 adet asansör için 11/07/2015 tarihinde yeşil etiket verildiği, bir tanesine 10/04/2015 tarihli kontrolde güvensiz (sarı etiket) etiket verildiği anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen dava yönünden, taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme edimlerinin tam ve süresinde yerine getirilip getirilmediğinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenicin sözleşmenin teminatı olarak iş sahibine verdiği teminatı iade alabilmesi veya teminat olarak verdiği bono nedeni ile borçlu olmadığını ileri sürebilmesi ve/veya iş bedeline hak kazanabilmesi için işi eksiksiz ve ayıpsız olarak sözleşmeye uygun bir şekilde tamamlayarak teslim  etmesi gerekir. Oysa somut olayda davacı yüklenicinin sözleşme ile taahhüt ettiği işi eksik yaptığı dosya içindeki belgelerden sabittir. Bir adet asansöre taahhüde rağmen yeşil etiket alınamamıştır. Her ne kadar yeşil etiket alınamamasının nedenleri arasında iş sahibinin sorumluluğunda bulunan hususlara da yer verilmiş ise de eser sözleşmelerinde yüklenici işin yapılacağı yeri görerek ve inceleyerek işin yapılmasında hukuki veya fiili bir engel olup olmadığını tespit edip var ise bunları ihbar yükümlülüğü gereği iş sahibine usulünce bildirerek onu bilgilendirmek zorunda olup aksi halde bundan kaynaklanan zararlardan sorumlu olur. Somut uyuşmazlıkta yüklenici basiretli bir yüklenici olarak sözleşme konusu asansöre mevcut haliyle yeşil etiket alınamayacağına dair iş sahibini uyardığını iddia ve ispat edememiştir. Buna göre davacının sözleşme konusu edimini eksik yerine getirmiş olduğu kabul edilmelidir. Eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli götürü olarak kararlaştırılmış ise yüklenicin alacağının bulunup bulunmadığı veya iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığının  fiziki orana  yöntemine göre tespiti gerekir. Bilirkişi tarafından eksik iş bedelinin davacının sunmuş olduğu revize fiyat teklifine göre belirlenmesi hatalı olmuştur. Bilirkişice yapılacak iş sözleşme götürü bedelli (toplam fiyat) olduğundan fiziki oran yöntemine göre eksik iş bedelini tespit etmektir. Bunun için, eksik ve ayıplı hususlar belirlenerek buna göre işin fiziki gerçekleşme oranı saptanıp götürü bedele uygulandıktan sonra bulunacak tutardan varsa kabul edilen veya ispatlanmış ödemeler düşülerek sonuca gidilmelidir.Davacı yüklenici işi sözleşmede öngörülen sürede teslim ettiğini yazılı kabul tutanağı ile ispatlayamamıştır. İşin geciktiği sabit olup, sözleşmede gecikme hali için cezai şart belirlenmiştir. Usulüne uygun yapılmış bir kabul tutanağı bulunmadığından, teslimde iş sahibinin cezai şart talep etmediği bu konuda itirazi kayıt koymadığı bu nedenle cezai şart talep edemeyeceği yönündeki bilirkişi görüşü hatalı olmuştur. Yapılacak iş işin teslim tarihinin belirlenerek, iş sahibinin gecikme nedeniyle isteyebileceği cezai şart miktarının tespit edilerek bu cezai şart bedelinin mahsubu ile davacı yüklenicinin talep edebileceği alacağın tespiti, yapılan ve ispatlanan ödeme düşüldükten sonra oluşacak sonuca göre davacı yüklenicinin alacağının olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar vermek olmalıdır.Anılan hususlara göre inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı  vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2020 tarih, 2017/1110 Esas, 2020/565 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9bfe92dec246935","SID":"c938589121dc2167"}}