{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi<br>EK KARAR TARİHİ: 12/03/2024<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Başkanın görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili; müvekkilinin 2005 yılında geçirdiği bir trafik kazası sonucu ağır yaralandığını ve bacaklarının tamamen kesilmek suretiyle sakat kaldığını, bu nedenle müvekkilinin %95 maluliyet raporu bulunduğunu, sosyal hizmetlerde yaşamını sürdürdüğünü, davalının müvekkili hakkında ... şubesine ait ... seri nolu, 24/04/2016 keşide tarihli, 19.750,00 TL bedelli çek nedeniyle Gazipaşa İcra Dairesi' nin ... E sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu icra takibinden haberi olmadığı için borca ve imzaya itiraz edemediğini, bu nedenle icra takibinin kesinleştiğini, müvekkilinin başlatılan bu icra takibinden alacaklı olduğu İstanbul 24. İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı dosya alacağına konulan haciz sayesinde haberdar olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu İstanbul 24. İcra Müdürlüğü' nün ... E sayılı dosyanın müvekkilinin geçirdiği kaza sonrasında SGK' dan ve sigorta şirketinden almaya hak kazandığı tazminat alacağının tahsiline ilişkin bir takip olduğunu, müvekkilinin bu parayı tahsil edemediğini, Gazipaşa İcra Dairesi' nin ... E sayılı dosyasına konu çekteki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin kendisine ait olmayan bir borçtan haciz tehdidi altında olduğunu, tazminat alacağını dahi tahsil edemediğini beyanla öncelikle İİK 72/3 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini, akabinde davanın kabulü ile müvekkilinin Gazipaşa İcra Dairesi' nin ... E sayılı icra takibine konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, kötüniyetli hareket eden davalının %20' den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; takip dayanağının kambiyo senedi olduğunu, davacı tarafın senede ilişkin borcu olmadığı iddiasını ancak yine senet mahiyetindeki bir belge ile ispatlamakla yükümlü olduğunu, davalı müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, davacının iddialarının müvekkiline karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davacı yanın iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu icra dosyasında ödeme emri ve eklerini içerir tebligatın davacının dava dilekçesinde dahi belirtmiş olduğu adresine aynı konutta yaşayan yakınına teslim edilmek sureti ile 21/06/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğ tarihinden itibaren 6 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davacının ne icra dosyasında yapılan tebligata ne de dosya borcuna ilişkin hiçbir itirazı olmadığını, davacının çekin çalındığı, kaybolduğu gibi bir itiraz ve şikayette de bulunmadığını, verilen tedbir kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin takibe konu çeki iyi niyetli hamil sıfatı ile ciro yolu ile iktisap olduğunu, iyi niyetli üçüncü kişi yönünden tedbir kararı verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla davacının tedbir talebinin koşulları oluşmadığından reddine, davacının haksız davasının reddine, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminatın haksız ve kötü niyetli davacıdan alınarak davalı müvekkiline verilmesini talep etmiştir. <br>Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının Gazipaşa İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe dayanak ... ait 24/04/2016 tarihli, 19.570,00-TL bedelli ... seri numaralı çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararı ile, 2024 yılı itibariyle istinaf sınırının 28.250,00 TL olduğu, dava değerinin ise 19.570,00 TL olup bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, mahkemece verilen hükmün  miktar itibariyle kesin olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İstinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada kesin karar verilebilmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davanın menfi tespit davası olmakla yapılan yargılamada davacının icra dosyasına konu çek uyarınca borçlu olup olmadığının tespiti bakımından yargılama yapıldığını, dava değerinin de icra dosyasındaki miktar olduğunu, bu sebeple menfi tespit davasında dava değeri olan icra dosya borcu tutarı dikkate alınacak olup kesinlik sınırında olup olmadığının da icra dosyasındaki borç üzerinden değerlendirileceğini, İcra dosyası kapak hesabı uyarınca borç miktarının kesinlik sınırının üstünde olduğu görülecek olup yerel mahkemece menfi tespit davasında miktar itibari ile kesin karar verilemeyeceğini, İş bu sebeple istinaf başvurusunun kararın kesin karar olduğundan bahisle reddine karar verilmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, 09.03.2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesini tekrarla huzurdaki davada vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı müvekkile yükletilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Huzurdaki davanın açılmasında davalı müvekkilin bir kusurunun bulunmadığını, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının çıplak gözle tespit edilebilmesi ve müvekkilin bu durumu fark edebilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple davanın açılmasında müvekkile atfedilebilecek bir kusur da bulunmadığını, müvekkilin çeki ciro ile alan kişi olup senet üzerindeki keşideci imzasını huzurunda attırmakla yükümlü olmadığını, yine senet ciro ile tedavüle çıkabildiğinden müvekkile atfedilebilecek bir kusur da olmadığını, davacı tarafından müvekkilin kötüniyeti de ispatlanamadığını,  davanın açılmasına sebebiyet vermeyen tarafa yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yerel mahkemece verilen kararın kesin karar olması mümkün olmadığını, bu sebeple mahkemece verilen 12.03.2024 tarihli istinaf başvurusunun reddine dair kararın kaldırılarak 09.03.2024 tarihli istinaf başvurusunun  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine yerel mahkemenin 12/03/2024 tarihli ek kararı ile 2024 yılı itibariyle istinaf  sınırının 28.250,00 TL olduğu dava değerinin ise 19.570,00 TL olup bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla hüküm miktar itibariyle kesin olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Dava dilekçesi içeriğine göre; borçlu olunmadığının tespiti isteminin 19.750,00 TL'ye ilişkin olduğu tespit edilmiştir.<br>02 Aralık 2016 gün ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL'dir. <br>İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 21/02/2024 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir. Bu nedenle mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine ilişkin ek karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,   <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.  29/05/2024<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b88c6eabd6a75b29","SID":"bdc9adb199d160d0"}}