{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/704 <br>KARAR NO\t: 2024/914<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/71 E.  -  2021/420 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/11/2021 Tarih ve 2021/71 Esas - 2021/420 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br> <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, \"...\" ibareli markanın ilk olarak 1988 yılında yiyecek ve içecek hizmetleri için müvekkilinin marka üzerindeki hak sahipliği bakımından selefi olan ... tarafından işletmesinde kullanılmaya başlandığını, 1997 yılında işletmenin dava dışı şirkete devredildiğini, dava dışı şirketin de 2006 yılında açtığı şubede bu markayı kullandığını, dava dışı şirketin tescilsiz markasını 43. sınıf hizmetler için tescil ettirmek üzere 2006/49859 sayı ile başvurduğunu, başvurunun elde olmayan nedenlerle tescil edilemediğini, fiili olarak tescilsiz markanın kullanımının sürdürüldüğünü, 2011 yılında söz konusu işletmenin bütün halinde müvekkili şirket tarafından devralındığını, müvekkilinin de devirden itibaren markayı kesintisiz olarak kullandığını, müvekkili şirketin 30.01.2011 tarihinde aldığı ve içeriğini oluşturduğu \"www...com\" alan adı içeriğinde markasal kullanımları gerçekleştirdiğini, müvekkilinin \"...\" ibareli 43. sınıfta tescilli 2010/4323 sayılı markasının bulunduğunu, müvekkilinin tescilsiz markası ile birlikte kullandığı logonun da FSEK hükümleri kapsamında koruma altında olduğunu, müvekkilinin markasını inhisari olmayan kullanım izinleriyle başka işletmelere de kullandırdığını, müvekkili Şirketin markası, logosu ve ticaret unvanının tanınmışlık vasfı kazandığını, söz konusu markanın gerçek ve öncelikli hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkili şirketin izniyle ... Şubesinde markayı basit lisansla kullanan şirketin ortağı olan ...’ın kardeşi olan davalı ...’ın kötü niyetli olarak 2017/78507 sayılı \"... ...\" ibareli markayı kendi adına 43. sınıfta tescil ettirdiğini, söz konusu markanın müvekkili şirket markasının birebir aynısını içerdiğini ve eser vasfındaki logonun aynısının kullanıldığını, davalının yanına başka bir kişiyi de ortak alarak bir şirket kurduğunu, bu şirket adına yiyecek içecek hizmetlerinin sunulduğu işletmede \"... ...\" ibaresini kullandıklarını, 15.08.2018 tarihinde \"http://www. ....com\" alan adını tescil ettirdiklerini ve bu adreste ihlal konusu tanıtım işaretlerini kullanmaya başladıklarını, müvekkili şirket tarafından davalı adına tescilli 2017/78507 sayılı markanın hükümsüzlüğü ve davalı eylemlerinin men ve ref’i istemiyle Ankara 1. FSHHM 2019/271 esas sayılı dosyasının ikame edildiğini, yapılan yargılamada tedbir kararı verildiğini ve alan adına erişimin tedbiren engellendiğini, dosya kapsamında bilirkişi raporunun müvekkili şirket lehine tanzim edildiğini ve mahkemece markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve davalının eylemlerinin men ve ref’ine karar verildiğini, karar üzerine davalı tarafça \"...\" ibaresinin kullanılmaya başlandığını, müvekkili şirketin bu vesileyle davalı adına 43. sınıfta tescilli 2018/56107 sayılı markanın varlığından haberdar olduğunu, davalının eylemlerinde kötü niyetli bulunduğunu, müvekkili şirkete ait 43. sınıfta tescilli 2010/4323 sayılı \"...\" ibareli markasının asıl ve ayırt edici unsurlarından birinin \"...\" ibaresi olduğunu, dava konusu marka ile müvekkili şirket markasının ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkili markasının tarih olarak öncelik hakkına sahip olduğunu, markaların sınıfsal kapsamının da aynı bulunduğunu, markaların ortalama tüketiciler nezdinde aynı ticari kaynaktan geldiği inancının oluşacağını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markanın SMK m. 6/1 ve TTK hükümlerine göre hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkili şirketin tescilsiz markasını davalı markasının kapsamında bulunan 43. sınıf hizmetler bakımından kullanma önceliği bulunduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetinden davalının 1988 yılından bu yana haberdar olduğunu, müvekkili markası ile dava konusu markanın ayırt edici ve baskın unsurlarının aynı bulunduğunu, \"...\" ibaresi ile \"...\" ibaresinde sadece \"ö\" ve \"a\" harflerinin değişik olduğunu, bu farklılığın yeterince ayırt edicilik sağlamadığını, “@” işaretinin tanıtım işaretlerinin internet yoluyla erişildiğine işaret ettiğini, bu haliyle davalı markasının \"...\" biçiminde okunması ve algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, yardımcı unsur olan \"...\" ibaresinin davalı markasında aynen yer aldığını ve aynı biçimde konumlandırıldığını, davalı kullanımının müvekkili aleyhine haksız rekabet yaratacağını, müvekkili şirketin ticaret unvanının ayırıcı ve asıl unsurunun “...” ibaresi olduğunu, tescilli ticaret unvanının Paris Sözleşmesinin 8 ve SMK’nın 6/6 maddesi hükümleri uyarınca korunması gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, SMK'nın 6/9 maddesi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 2018/56107 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı, süresi içinde davaya cevap vermemiştir. <br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzerlik bulunmadığı, davacıya ait markanın bir bütün halinde isim ve soyisimden oluştuğu ve makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimi nezdinde \"...\" olarak algılandığı, dava konusu markanın ise aynı tüketici kesimi nezdinde ya \"...\" ya da \"...\" olarak algılanacağı, söz konusu markayı \"...\" olarak algılayacak ortalama tüketici kesiminin bu markayı davacıya ait \"...\" ibareli marka ile ilişkilendirmeyeceği, davacının önceki tarihli tescilsiz kullanılan markası ile davaya konu marka arasında “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından SMK m.6/3 hükmü uyarınca, davacının gerçek hak sahipliği nedeniyle itiraz hakkı bulunduğu, SMK m.6/6 hükmü uyarınca, davacının önceki tarihli ticaret unvanının fiili kullanımı nedeniyle, dava konusu marka kapsamında yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından üstün hakkının olduğu, davalı ...'ın, davacının önceki tarihli “Logo+... Restaurant” ibareli tescilsiz olarak kullanılan markasından haberdar bulunduğu, zira, davalının ... Rezidans İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin kurucu ortaklarından olan ...’ın kardeşi olması hasebiyle, \"...\" ibaresinin markasal kullanımından haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, davalı şahsın, başkasına ait olduğunu bildiği halde, bu marka ile iltibas oluşturacak derecede benzer davaya konu markayı tescil ettirmek istemesi eyleminin ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, davacının kullanım yolu ile ayırt ediciliğini arttırdığı ve belli düzeyde bilinirlik sağladığı markasının oluşturduğu imajından haksız yere yararlanma kastı taşıdığı, bu nedenle davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2018/56107 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkemece 6769 sayılı SMK’nın 6/1 kapsamında yapılması gereken markaların bütünsel benzerlik değerlendirmesinin hatalı biçimde yapıldığını, benzerlik değerlendirmesinin davacının amaçladığı biçimde \"...-...\" çerçevesine indirgendiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, müvekkili markası ile davacıya ait önceki tarihli olduğu belirtilen tescilsiz markasal kullanımlar arasında iltibas ihtimali söz konusu olmadığından somut uyuşmazlıkta herhangi bir kötü niyet ve dolayısıyla haksız rekabetin de söz konusu olmadığını, zira ortada birbirini kopyalama, taklit etme amacı bulunan bir marka başvuru iradesi bulunmadığı gibi ek unsurlar ile davacıya ait tescilsiz kullanımlardan uzaklaşılmaya çalışıldığını, sonuç olarak ortada bir kötü niyet ya da haksız rekabet iradesinin olmadığını, sırf ibarelerin benzer ya da ortak olması bile Yüksek Mahkeme tarafından kötü niyet olarak kabul edilmemekteyken, somut olayın özellikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, müvekkili markasının tescilinin kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkil markası ile davacıya ait tescilsiz markalar hiçbir şekilde benzerlik teşkil etmediğinden, kötü niyet kapsamında hükümsüzlük kararı verilebilmesinin mümkün olmadığını, diğer taraftan mahkemece kötü niyet iddiasına temel alındığı anlaşılan önceki mahkeme kararının kesinleşmediğini, istinaf incelemesinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...+şekil\" ibaresinin ilk olarak davacı tarafça 1988 yılında halen de kendilerine ait bulunan işletmede kullanıldığı, davacı tarafın hukuken yapılan devirlerle ibare üzerinde önceye dayalı hak sahipliğinin bulunduğu ve tescilsiz olarak markasal kullanımına kesintisiz devam ettiği,  davacının fiili kullanım konusunun davalı adına tescil edilen 2018/56107 sayılı \"...+Şekil\" ibareli markanın tescil edildiği 43. sınıftaki \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" ile aynı olduğu, davalı markasının \"...\" şeklinde de algılanabileceği, bu nedenle davacının markasal kullanımı (tescilsiz markası) ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacının ticaret unvanı nedeniyle de aynı hizmetler yönünden SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının oluştuğu, dava konusu markanın tescilinin kötü niyete dayandığına ilişkin ilk derece mahkemesi değerlendirmesinin de yerinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2024 <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ecb51d465c35b52","SID":"4ba05daab2acf07d"}}