{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/3757 <br>KARAR NO: 2024/2254<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2021<br>NUMARASI: 2019/927 Esas -  2021/785 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/06/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.08.2018 tarihinde Sefaköy İşletme Müdürlüklerince hizmet sahasında bulunan Küçükçekmece İlçesi ... Mahallesi, E-5 Yanyol Küçükçekmece/İstanbul adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma sırasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, müvekkili şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 17.082,70-TL hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalılar/borçlular tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 17.082,70-TL hasar bedeli 817,16-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 17.899,86 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya Örnek No:1 ödeme emri gönderildiğini, davalılar/borçlular ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini ve takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz orana ve ferilerine itiraz ettiğini ve  takibin durdurulmasını talep ettiğini, Davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesine karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın yetkilileri  tarafından inşaat sahasında herhangi  bir tesisat bulunmadığının  bildirilmesi  üzerine müvekkili şirket tarafindan inşaat faaliyetlerine devam edildiğini, gerçekleştirilen kazı işlemleri sırasında davacı tarafa ait kablolara rastlandığını ve durumun ivedilikle davacı şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketin inşaat faaliyetlerine devam edebilmesi için davacı tarafın da bilgisi dahilinde inşaat sahası içerisinde bulunan kabloların deplase işlemi, hiçbir  yasal zorunluluk  bulunmamasına rağmen müvekkil  şirketin iyi  niyetli yaklaşımı çerçevesinde tüm masrafları müvekkil şirkete ait olmak üzere gerçekleştirildiğini, davacı tarafça, müvekkili şirket imzasını taşımayan ve ne şekilde tanzim edildiği belirli olmayan bir tutanak dayanak gösterilmek sureti ile talepte bulunduğu ise de müvekkili şirketin bilgisi dahilinde olmayan iş bu tutanağın kabulünün mümkün olmayacağını,  her zaman tek taraflı olarak tanzim edilebilir nitelikteki tutanakta müvekkili şirkete ait herhangi bir imza bulunmamakla, hiçbir kabulü tazammun anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile dava konusu edilen hasar bedelin hangi veriler baz alınarak hesaplandığı ve tahakkuk ettirildiği de anlaşılabilir ve denetlenebilir olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...  Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; düzenlenen bilirkişi ek  raporu denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınarak; 1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı  tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin  4.661,59 TL asıl alacak,  68,96 TL işlemiş faiz  olmak üzere toplam 4.730,55 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren,  yasal  faiz işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-)Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin  reddine  ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişsiz olduğunu, deliller tartışılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini, araç ve personel gideri, malzeme ve montaj bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, etüt koordinasyon bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli, manevra bedeli, arıza ölçüm bedeli ve şebeke yıpranma bedeline ilişkin taleplerin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, haksız fiile dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından enerji kablolarına hasar verildiğini belirterek satılamayan enerji bedeli, etüt koordinasyon bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, manevra bedeli, arıza ölçüm bedeli, şebeke yıpranma bedeli, malzeme bedeli ve (montaj) işçilik giderlerinden oluşan zararının tazminini istemiştir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da  iddia etmemiştir. Öte yandan, tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür.  Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi  arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre  içinde  giderilmesi ve  eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de  talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı  ilamı). Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair  bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı  ilamı). HMK'nın 198. maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir\" hükmüne istinaden mahkemenin, dosyaya sunulmuş olan delilleri takdirinde bir isabetsizlik  bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın  hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2021 tarih,  2019/927 Esas - 2021/785  Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef91fa3b2f9533eb","SID":"2302c22432c842b5"}}