{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/626 <br>KARAR NO: 2024/576<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/09/2020<br>NUMARASI: 2018/822 Esas, 2020/507 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16.05.2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili,  müvekkili şirketin etiket üretim  alanında faaliyet gösterirken tedarikçilerden mal satın almakta ve satmakta olduğunu, ... markası ile faaliyet gösteren firma ile çalışıldığını, ...'dan sipariş üzerine çift sticker'a sahip etiketleri anlaşarak davalı şirketten tedarik etmeye başlanıldığını, davalı  şirketin belirtilen özelliklere sahip stickerları üreterek müvekkiline teslim ettiğini, teslim edilen stickerların bir kısmında hata bulunarak davalı tarafa iade edildiği ve cari hesaptan düşüldüğünü, ...'nın müvekkilden aldığı etiketle ürünlerini ihraç etmeye başladığını, ihracatında problemle karşılaşıldığını, stickerların üstündeki etiket kaldırıldığında alttakine zarar verdiğinin anlaşıldığı ve bu durumda müşterilerin ciddi zarar gördüğünü ve prestij kaybına yol açtığını, ...'nın uğradığı zararların tamamının karşılanmak zorunda kalındığını, ... tarafından ürünlere monte edilmeyen etiketler müvekkili işyerine geldiğini ve bu etiketlerin tüm işçilik ve malzeme masraflarının davacı müvekkiline ait olmak üzere yenilendiğini, bu durumdan davalı tarafın haberdar edilerek ...'nın yansıttığı zararın kendilerinden tazmin edileceğinin bildirildiği, davalının bu zararları karışlayacağını kabul ettiğini, fatura olarak davalı tarafa yansıtıldığını, davalı tarafın başlangıçta faturaları kabul ettiğini, defterlerine kayıt ettiğini ancak son 2 faturayı kabul etmediğini ve iade ettiğini bunun üzerine davalı aleyhine müvekkili tarafından  Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibe geçildiğini, davalının borcunu ödemediğini, açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,  davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacı şirketin müvekkili şirket dışında birçok şirket ile çalışmakta olduğunu, aynı stickerları başka şirketlerden de temin edebildiklerini, müvekkili şirketin gönderdiği ürünlerin tam ve eksiksiz olarak davacı tarafa teslim edildiğini, davacı tarafın süresinde yapılan bir ayıp ihbarının da söz konusu olmadığını, davacı tarafından talep edilen etiketin kaynağı yani karının davacı tarafından üretildiğini, herhangi bir ayıp olsa dahi bundan dolayı davacı tarafın sorumlu olduğunu, faturaların reklamasyon kısmının yalnızca stickerlar üzerine olduğunun ispatlandığını, hatanın ipinden fiyat hatasından ve kart renginden olma ihtimalinin olduğunu ve bu durumda müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, hiçbir tespit yapılmadan müvekkilinin sorumlu olduğu gösterilerek icra takibi başlatılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yapılan fason üretimde davacı taraf ile herhangi bir ön şart ve anlaşma bulunmadığı, davacı şirketin bu koşulları kabul ederek sipariş verdiğini, dava dilekçelerinde de ikrar ettikleri üzere  kalite kontrollerini yaparak etiketleri teslim aldıklarını, herhangi bir sorun olmadığını onayladıklarını, gizli bir ayıp söz konusu olmaması nedeni ile de süresinde müvekkile iletlen bir ayıp ihbarının  olmadığını, yapılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı istemine ilişkin olduğu, davalı tarafı eserin imal ve teslim yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacının eserin ayıplı olduğunu iddia ettiği, davalının ayıp olmadığını ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini savunduğu, dosyaya BA , BS kayıtlarının alındığı, ticari defterlerin incelendiği,  tanık dinlendiği, bilirkişilerden rapor alındığı, ticari defterlerin incelenmesi neticesinde  davacının dava dilekçesinde belirttiği 21.240TL ve 9.158,16 TL faturaların  davalı tarafından iade edildiği, 21.240 TL faturanın ters kayıt yapılarak  iptal edildiği, 9.158,16 TL reklamasyon  faturasının iptal edilmediği,  davalı tarafça bu iki faturayı kabul etmediği ve bu iki fatura haricinde diğer faturalara süresinde itiraz etmediği, TTK 23/3 uyarınca  8 gün içerisinde itiraz edilemeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağı, itiraz edilen faturalara konu alacağın ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarından davacı tarafın 95.611,26 TL  alacaklı olduğunun tespit edildiği, BA ve BS kayıtlarının da dikkate alındığı, taraflar arasında mail yazışmalarının olduğu, ayıp ihbarının bu mail yazışmaları ile yapıldığının kabul edildiği, davalı tarafça  davacı tarafa  toplam 2.724.000 adet piggyback sticker teslim edildiği,  toplam 560.000 adet stickerin ayıplı kabul edilerek davalı tarafa iade edildiği kalan 2.164.000 adet stickerin ise  bir kısmının davacı tarafından kontrol edilerek bir kısmını da kontrol edilmeden davacı tarafından kendi imalatlarında kullanıldığı, bu nedenle bu etiketlerin mevcut halleri ile kabul edildiği ve bundan kaynaklı olarak davalı taraftan talepte bulunulmayacağının değerlendirildiği, davalıya gönderilen 8 adet reklamasyon faturasından 2 adetine itiraz edildiği, bu iki faturadan birinin davacı tarafca ters kayıt yapılarak iptal edildiği, davacı ile davalı ticari defterleri arasındaki farkın  9.158, 16 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı,  bu fatura haricinde  davacının ve davalının ticari defter kayıtlarından davacının davalıdan  95.611,26 TL alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, kabul edilen bu alacak miktarının  teknik olarak incelenme gerektirmesi nedeni ile alacağın likit olmadığı, davalı tarafın kötüniyet tazminat yasal şartları oluşmadığı, icra inkar ve kötüniyet tazminat talepleri reddedilerek, davacının cari hesap alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, davalının kendi ticari defterlerine göre 95.611,26 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla alacağın likit olduğunu ve icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini, 9.158,16 TL faturanın hesaplama dışı bırakılmasının hatalı olduğunu, bu faturaların yansıtma faturaları olduğunu, davalının itiraz ettiği fatura ile kaydettiği faturaların konuları ve hesap ediliş şekillerinin aynı olduğu, sadece son faturanın itiraza uğradığı gerekçesiyle hesaplama dışı bırakılmasının tutarlı olmadığını belirterek kararın bu yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafında, mahkemece faturaya itiraz edilmediği ve defterde yer aldığı gerekçesiyle davacının alacaklı olduğunun belirlendiğini ancak ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıba karşı davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine ilişkin inceleme yapılmadığını, ayıp konusunda başka şirketle görülen davada davanın reddedildiğini ve bu hususta rapor sunduklarını, davacı şirketin davalı dışında bir çok şirket ile çalıştığını, aynı stickerların başka şirketlerden de temin edilebileceğini, ayıplı ürünün davalı tarafça üretildiğine dair dosyada delil olmadığını, davalının gönderdiği ürünlerde ayıp olmadığını ve süresinde ayıp ihbar yapılmadığını, kaldı ki ürünün kaynağı olan kartı davacının ürettiğini, fason üretim yaptıklarını, davacı ile herhangi bir ön şart ve anlaşma olmadığını, davacının kalite kontrolleri yaparak teslim aldığını, gizli ayıbın olmadığını, fatura bedelinin hangi hususlarla belirlendiğinin belli olmadığını, maliyet bedeli ile faturaya yansıtılan bedel arasında bariz fark olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davacı iş sahibi davaya konu takip ile ayıplı işler bedelini talep etmiş, davalı ise tüm iddiaları reddetmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davadaki uyuşmazlık eserdeki ayıbın varlığı, miktarı ve bedeline ilişkindir. Ayıbın varlığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu hususları tanık anlatımlarıyla anlaşılmış olup,  ayıp miktarı ve bedeli de taraf ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile saptandığından mahkemece verilen kısmen kabul  kararı usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olup belirtilen gerekçeyle her iki tarafın istinaf talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2020 tarih ve 2018/822 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,  2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Alınması gereken 6.531,20.-TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan  1.632,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.898,40 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c325af25f19d5af0","SID":"f3b633ebf5edf6f1"}}