{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/576 - 2024/911<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/576 <br>KARAR NO\t: 2024/911<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/80 E.  -  2021/395 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t:Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi, \t\t Ticaret Unvanının Terkini, maddi ve Manevi Tazminat <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/12/2021 Tarih ve 2021/80 Esas - 2021/395 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br> <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2002/35443 sayılı \"...+şekil\" ibareli tanınmış markanın bulunduğunu, yine aynı asıl unsurlu 2016/86599 sayılı markanın da müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının ise adına tescilli markanın bulunmadığını, buna rağmen \"...\" ibaresi ile \"... kuşu\" logosunu kullandığını, müvekkilinin 22/01/2021 tarihinde davalı kullanımından haberdar olduğunu, davalının söz konusu kullanımlarının, müvekkili markaları ile iltibasa yol açacağını, davalının eylemlerinin, müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı yana ihtarname gönderilmesine rağmen davalının kullanımlarına devam ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine, refine, davalının ticaret unvanının sicilden terkinine, 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkilinin 24.11.2006 tarihinde kurulduğunu, yaklaşık 15 yıldır kesintisiz bir şekilde matbaacılık sektöründe faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin faaliyetlerini sürdürdüğü \"....com\" alan adlı web sitesini de 27.11.2006 tarihinde tescil ettirdiğini, bu kullanımlara uzun yıllar sessiz kalan davacının 2021 yılında müvekkil şirketin ticaret unvanının terkinini talep etmesinin iyi niyet kaideleri ile bağdaşmadığını, davacının esas faaliyet alanının, kitapçılık/yayıncılık/kırtasiye faaliyetleri olduğunu, davacının 2002/35443 sayılı markasının herhangi bir emtia üzerinde kullanılmadığını, taraf  markalarının bütünü itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, bugüne kadar kimsenin bu iki markayı karıştırmadığını, kaldı ki işaretler benzer kabul edilseler dahi müvekkilinin uzun yıllardır kullanımı olduğundan davacı yanın sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını, davacının, adına tescilli markaları tescil olunduğu mal ve hizmet sınıflarında kullandığını ispatlamasının gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>     \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı tarafın fiili faaliyetlerinin matbaa ve baskı hizmetlerine yönelik olduğu, bu hizmetler ile davacının tescilli markası kapsamında yer alan 16. sınıftaki \"Matbaa ve ciltleme malzemeleri\" arasında düşük düzeyli bir ilişki bulunduğu, her iki taraf markasının da birebir \"...\" unsurunu ihtiva ettiği, tüketicilerin bu mallar ve davalı taraf faaliyetleri arasında iktisadi bir bağlantı kurabileceği, bu durumun ise normal şartlarda davacının tescilli markalarından doğan haklarının ihlali olarak yorumlanabileceği, ancak davalı yanın, 2007 yılından beri \"... ... +ŞEKİL\" markasını, aktif bir şekilde matbaa ve baskı hizmetlerinde kullandığı, davalının yaklaşık 15 yılı bulan bu kullanımları karşısında davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, davalı Şirketin, müvekkilinin tescilli markasına son derece benzeyen \"...\" ibaresini bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kullandığını, bu hususun haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili adına tescilli \"...\" ibareli markalarla davalının aynı unsurlu kullanımları arasında görsel, fonetik ve kavramsal güçlü bir benzerlik bulunduğunu, işaretlerdeki figüratif unsurların da yeterli düzeyde farklılık oluşturmayacağını, müvekkilinin haksız rekabet ve tecavüz fiillerini öğrenir öğrenmez harekete geçtiğini ve tescilin sağladığı koruma doğrultusunda yasal haklarını kullandığını, mahkemece her ne kadar müvekkilinin sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığı kabul edilmiş ise de davalının kullanımının, ticaret unvan terkini dışında marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle bu yönlerden müvekkilinin haklı olduğunu, diğer bir deyişle mahkemece iltibasın ve karıştırma ihtimalinin varlığının kabul edilmesine rağmen davanın tümüyle reddinin hatalı bulunduğunu,   müvekkilinin marka hakkına tecavüzü öğrendiği andan hemen sonra davalıya ihtarname keşide ederek, davalının tecavüzüne karşı çıktığını, davalı,  markasını iyi niyetle kullandığını savunmuş ise de önceki tarihli benzer markaların tespitine yarayan tescil edilebilirlik araştırmasını yapmadığını, ilk derece mahkemesince 08/09/2021 tarihli duruşmada oluşturulan ara karar ile davalı tarafından müvekkilinin tescilli markasına tecavüz edilip edilmediği, tecavüz var ise davacının tazminat alacağının ne olabileceği, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayıp uğramadığı, taraf markalarının benzer olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı hususlarının belirlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, heyet tarafından düzenlenen 18/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise herhangi bir tazminat hesabı yapılmadığı gibi dosya kapsamında sundukları delillerin de tartışılmadığını, bilirkişi raporunda genel itibariyle net bir görüş bildirilmediğini, düzenlenen eksik ve hatalı rapora göre hüküm tesis edilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\t\tDavalı vekili, mahkemece reddedilen maddi tazminat için 1.000,00 TL nispi vekalet ücretine hükmettiğini, mahkemenin reddedilen maddi tazminat davası bakımından takdir ettiği vekalet ücretinin hatalı ve yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, davacının maddi tazminat davası tümden reddedildiğinden Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre avukatlık ücretinin takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının kaldırılmasını istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, refi, meni, ticaret unvanının terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının ticaret unvanının 2006 yılında tescil edildiği, \"www....\".com\" alan adının da yine 2006 yılında davalıya tahsis edildiği, davalının 2011 yılından beri bu sitede \"...\" ibaresini markasal biçimde kullandığı,  bunun dışında da davalının söz konusu ibareyi markasal biçimde kullanımının 2007 yılına kadar gittiği, davalının markasal kullanımlarından yaklaşık 15 yıl sonra açılan işbu davada, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı, reddedilen maddi tazminat yönünden mahkemece davalı yararına takdir edilen vekalet ücretinin de AAÜT'nin 13/2. maddesine uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 187,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 239,75-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-Davalıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2024 <br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e786b14f710c939c","SID":"001c26699735aac0"}}